Son Şarkı...

Son Şarkı...


Son Şarkı
Gramofon

Bugünlerde ben de dahil (örneğin dün iki paylaşım okudum), bu mecranın menfi yönlerinden serzenişlerde bulunuyoruz. Normal hayatımızda gördüğümüz kişileri mesnetli sever, ya da sevmez, üstüne bir de kıskanabiliriz. Ama buradaki kıskançlığı ben anlamam. Anlamak da istemem. Hanım bloggerlar, atipik olanları dışında birbirlerini desteklerler. Benim yaşımda biri için bu tatlı heyecanlar ancak mutlu eder beni. Üstelik de tanımadan sevmenin tadını yaşıyorum. Karakterler uçuşuyor karşımda. Tanışmak ve sarılmak istiyorum onlara. Paylaşımlarını göremediğimde bir merak sarıyor içimi. Çoğu güzel niyetli, eğitimli, anlayışlı kıymet bilen kızlarım ve kardeşlerim. Erkek bloggerlardan özellikle seçtiklerim var. Çok değerliler onlar. Tıpkı aşağıda vereceğim örnekteki kızımız gibi, ben de şu son hafta çok gelgitler yaşadım içimde. Ama gidemedim. Gitmeye gönlüm yok benim...

Post'un başlığı 'Son Şarkı'idi...

Geçen seneydi.Tarihi hatırlamıyorum. Bir blog keşfetmiştim. Bir genç kızdı ve çok nefis yazıyordu. Bırakılan yorumlar çoktu. Bir bir kibarca cevaplarını vermişti. Arka plan siyah olan bloglara özel bir ilgim vardı. Hayatın tüm karasının tonlarını yaşadığım için, bazıları gibi siyah renkten hiç ürkmem. Asil bir renktir siyah. Üstüne serpiştirilen diğer canlı renklerin tüm güzelliklerini serer gözler önüne. Tıpkı hayatta zor şeyler yaşadıktan sonra mutluluk geliverdiğinde onun değerini daha fazla hissedeceğimiz gibi.

İşte onun bloğu da öyleydi ve mausun ucundan dökülen onlarca minik beyaz yıldızcıklar hayattan bir şeyler beklediğinin kanıtıydı. Hassas, bir o kadar da terbiyeli olduğu ifadesinden hemen anlaşılıyordu. Yazısını sakladım. Bu bir veda yazısıydı. Sanırım daha evvel de gitmeyi denemiş, dayanamayıp geri dönmüştü. Yazısında kişilere sitem, gönderme vs.hiç bir zafiyet yoktu. Gururluydu. Ondan izin almadığım için tam metni giremem. Özetle yazacağım. Bu, egosundan vazgeçmiş, empatisi yüksek kızımız çok sündürmeden bir veda yazısı geçmişti. Sıkıldığına dair belirtiler vardı, takipteydim ve hemen gördüm. Vedaları sevmediğini, bu postu yazmamak için çok savaş verdiğini, yazmayı normal hayatında bırakmayacağını ama bloğunu kapatacağını yazıyordu. Tanıdığı, tanımadığı herkese teşekkür ediyordu. Çok etkilendim...

Onu daha evvel farketmediğim isabetli olmuştu. Daha çok üzülürdüm zira. Yazısında 'İyi ki varsınız, iyi ki yazıyorsunuz, karanlıklar aydınlanıyor diyordu. Söylecek fazla bir şeyi olmadığını, son bir kaç cümleyle bitireceğini yazıyordu. İşte duyarlılığından etkilendiğim genç kızımızın son sözleri

_Kaybettiğim, onca değer verdiğim insandan sonra, yazmak istemiyorum. Sadece benim değil tüm insanlığın kaybettiği bunca insandan, bunca hayattan Bunca duygulardan sonra yazmak istemiyorum. Acıları benden kat kat fazla olan insanlar varken, her şey bu kadar birbirine geçmişken oturup hiç bir şey yazmak istemiyorum. Benim yazmaya hakkın yok!Sonuç olarak burada olduğum için çok mutluydum. Hepinize mutlu ve umutlu hayatlar...'

Gitme! dedim içimden. Ağlatmıştı beni. Gerçekten çok üzülmüştüm.

Sırada ben vardım. Yazıyı okuduğum an sanki bir yakınımı kaybetme korkusuna benzer bir ruh haline girmiştim. Tanımadığım bir acı oturdu yüreğime. Sonrasında bu işler nasıl olur bilemediğimden blogger arkadaşlarının yorumlarını takip ediyordum artık. Biraz bekler mi? merak eder mi? Belki vazgeçip dönme ihtimali olur mu? diye bir beklentiye girdim. Bilmediğim yerlerde acı çeken biri vardı. Bir iki söz duymak istiyordu belki arkadaşlarından. Keza arkadaşlarından bazıları, onu dönmeye ikna etmeye çalıştılar. Sorun bir çok kaynaktan olabilirdi. Ya da hiç tahmin edemiyeceğimiz bir nedenden. Dönecek hali yoktu...Hiç rastlamadığım arkadaşları ya da ilk defa keşfedenlerin yorum sağanağı vardı. Arkadaşları beni ne kadar da çabuk bilgilendirmişlerdi öyle...Biraz zayıf görünmeye gelmezdi buralar. İnsanların genel tarzı buydu zaten. Çabuk içiçe geçip ve aynı hızla unutmaya hazır olmak. Birinden biri mutlaka yanlıştı. Ama çoğu insanlar adlarının başına eklenen yetersizlik sıfatlarına layık değil miydiler zaten? Burada hiç insaflı olamayacağım. Arkadaşlarının yaptıkları yorumlardan daha evvel de sıkıntılı ve sessiz dönemleri olduğunu anlamıştım. Üstüne, bu psikolojide olan birini daha da üzen tavsiyeler.'Çok bilmiş ukala şeyler' diyordum içimden ...

Ona bıraktığım yorumum:
Bu ne asilce yazılmış bir yazıdır yavrum. Sayfana girişim 'bir membağ buldum', çıkışım ise veda niteliğinde mi olacaktı? Ben de uzatıp sündürülen vedalardan hazzetmeyen, senin gibi bunaldığım şeyi birdenbire bırakmaya meyilli bir karakterim. Acaba ne zamandır buralardasın, neler yaşadın ki veda ediyorsun arkadaşlarına? Gerçek yaşamın çakması olan bu yerde. Nasıl ve hangi nedenle  başladın yazmaya? Bırakacak kadar etkili yaşanmışlığın ve acıyan duyguların hangileriydi? Peki beni buraya çeken korkularımı takip etme alışkanlığım mıydı? Ya da bu çekim gücü, ezelden ruhlarımızın aşinalığından mıydı? Eğer etkilenmezsen Gitme!.. sözcüklerinden o zaman benim tek merak ettiğim senin içindeki fırtınalar. 'Üzgünüm 'sözünden başka ne yazabilirim ki? Belki inanamıyacağın, belki de seni hiç etkilemeyecek. Belli olan tek şey dinlenme ihtiyacın. Allah'ın sana her konuda destek olması dileklerimle...Ben de parlak bir yıldız gördüm, zamansız ama tüm ihtişamıyla kayıp gitti derim. Tüm güzel dileklerimi sayfana bırakıp gidiyorum kızım. Seni tanımak güzeldi. Güle güle kardeşim.Ece ablan.

Bu genç kıza gerçekten çok üzülmüştüm. Yeni bir yorum bıraktım.

Yazını yine okudum. Ve yine çok etkilendim. Hayıflandım kadere... Kaderim aynı duyguları yaşadığım bu genç kızla neden beni normal hayatta karşılaştırmadı diye. Kim bilir şu an neler düşünüyor? neler yapmak istemiyorsun çoktaaan vazgeçtiğin...
Seçim zamanı...Gidip oy kullanmak gerek. İçimdeki gitme kalma seçimi gibi. Senin karar vermeden bir önceki halin gibi...Benim seçimimin bir tek oy vereni var, o da benim. Ben ve beni kıskaca alan ruhum , 'HAYIRR'diyemeyen benden izinsiz verici hallerim. Ben böyle kusursuz yazıların yorumcusu olmak isterdim.

Hayatım boyunca üstüme yıkılan görevlerin hiçbirini reddemeden üstlenip, işgüzar duygularımın kölesi oldum hep. Belki senin şimdi beni okuyacak halin bile yok. Benimse başıma gelen tüm belalardan sonra, artık başkalarında tuttuğuna inandığım dualarım var ancak. Seni önce kendine sonra Allah'a emanet ediyorum yavrum...Ruhun huzura kavuşur dilerim. Hayatın çarkında, onun acılarının bilincinde, ama alışmaya çalışıp üstlendik onları. Bu bizim yapımız ve dolayısıyla otomatik seçimlerimizdi. Acı da bir bağımlılık olur bazen hayata bir şekilde devam edebilmek için. Mutluluk ağır geldiğinde ağır bir yemek gibi, sığınılacak tek yer acının verdiği marjinal hazdır.

Yarın paylaşımının olduğu yıldızladığım gelen mesajı tıkladığımda belki de bloğun açılmayacak. Ama ben seni asla unutmayacağım.

Bu, ismi Bereketin Simgesi olan genç kız bir kaç kısa mesajlar yazdı ve GİTTİ!

O gün bugündür görünmüyor...Ben de hayatın akışına kapılmış gidiyorum. Sık sık  buralarda kırılınca ben, hemen aklıma düşüyor. Birinin, hem de hiç tanımadığım birinin mutsuzluğu üzebiliyor beni. Empatide sınır, uzaklık, velhasıl engel tanımıyorum ben.

 Birbirimizi üzmeyelim. Olur mu? Zira bunu çok güzel beceriyoruz. Sevgilerimle.


Ece Evren      13.05.2016



Yorumlar

BLOGGER: 24
Loading...
Ad

. Şiirlerim "Satır Arası" # MİM 3 23.nisan çocuk bayramı Acı acılar acıları adalet ağır kayıplar ağlamak ağlıyor aile aklanmak Aklımda Deli Sorular / MİM 2 aklın sükutu akraba akşam aldanışlar aldanma aldanmak alışkanlıklar Allah Allah'ı hissetmek Allah'ın yüceliği an analar Ankara'da patlama anlamak anlaşılmak anlaşılmamak anlaşmak anlayamamak anlayış anmak anne annelergünü arama arayış Armağan Artık Anla askerlik Aslında Erenler aşk aşk acısı aşk çıkmazı aşk romanı aşkın gücü aşkın muhasebesi aşkın ölümü Ata'mızın vefatı Atatürk Atatürk' atlatılamayan travmalar avuntu ay ayak uydurulamayan dünya aymazlık ayrılık ayrılıklar azrail bahaneler barışmak baş eğmek başlar sağolsun bayrak bayram Bazıları beklemek beklentiler belirsizlik bembeyaz Ben ben kimim bilimsel veriler.Arthur Schopenhauer bilinmeyenler bir dost bir engelli bir garip dönem bir rüya ki bir umut Biraz Huzur birlik olamamak bitiş bitmiyor biz olamamak blog blog tanıtım Blog.Yazılarım blogger blogger dayanışması bloggerlar bloggerlar kaynaşıyor bloggerler bloglar bloglar arası dayanışma bloglar arası iletişim Bloglar arası röportaj Boğan Günahlar bombalar boşa giden yıllar boşa gidenler boşanma boşluk boşluk üzerine Bukalemun tabiatlı adam bulmaca bulutlar büyü can kırıkları canverenler cehennem Cehennem de Almaz cennet cevaplar ceza Cumhuriyet çabalar çanlar çaresizlik çelişki çelişkilerim çıkmazlar çocuk çocuklar çocukluğum çocukluk Dağınık Anne şiiri Dayanamıyorum dayanışma dayanma gücü Deeptone kitabı değer ölçüsü değeri değersiz hissetmeler değirme değişiklikler delice sevmelerim demokrasi depresyon derin kaygı destekler devrimleri dibe vuruş dikkatli dilsizlik dinginlik dini bayramlar direniş diyalog diyaloglar Doğallık doğduğumyer doğru muallakta doğum doğum yerim doğuşum dolunay dostluk Dönüş döşemeler dul duyarsızlık duygular duygularım dünya Dünya Emekçi Kadınlar Günü dünya kadınlar günü dünyada kötülük dünyadan soğuma dünyadan uzaklaşmak dünyanın gidişatı Dünyanın Hakkını Vermeyeni Dünyanın Kiracıları düşüncelerim düşünmek düzene uymama ebcet hesabı ece ece evren ecel edebiyatta atışma tarzı ego egoizm eğitim eğitim neferleri eleştiri elveda emeklerim emin olmak en büyük şans En Yaralıyım endişe engeller engelli engellilerin sorunları erdem Erozyon etkiler etkinlik Etkinlik yazım etkinlikler evlilik evren ezanvakti fazla önemsemek fırsatlar fırtına sonrası fidan fikir ayrılık nedenleri gaflet uykusu garip gece gecikme geç kalmış bir aşk geçen sene Geçen Sene Bu Zamanlar geçici geçinme geçişler geçmiş gelecek gerçek gerçek alem gerçekler gerginlik gidişat gittikçe zorlaşan durumlar gizem görmezden gelme görüşü netleştirememek Gözünüzü ve Elinizi Emeklerden Çekin! gözyaşları gözyaşları.Şiirlerim gözyaşlarım.Yazılarım gurur güçler gülerken gülmek gün batımı gün dönümü günü güvensizlik güzel el hainler hak hakaretler Hakkımda Yazım haklar hakları haklarımız haksızlıklar hangisi yanlış hapsolmak haram harcanmak hasret hasreti hasta Hasta Bakmak Nasıl Olmalı? hatır hatırlamamak havalimanı Hayal hayal bitimi hayal kırıklığı hayal kırıklıkları Hayalden Öte Hayaller hayallerim hayallerin hayalleriniz hayat hayat arabası hayat devam etmeli hayat oyunu hayatın sürprizleri hayattan kaçış hayır diyebilmek hayır işlemek hayırlı olmak Hayırlı Olsun hayvan hayvan sevmeyen insanlar hayvanlar hazmedememek hediye çekilişi her bölüm bir kesit her şeye ayak uydurma hesap hesap dökümü hesaplar hırs hırsızlık hırslar Hikayelerim Hikayelerim. hikmetleri hilal hissettirdikleri huriler huylar hürriyet hüsran hüzün ışıklar içgörü içimin fırtınaları içine kaçmak içtenlik idealleri ihanet ihanet. Şiirlerim ikazlar ilahi ilişki ilişki çıkmazı ilk karın mutluluğu iman inanamak inanç inkar insan İnsan insan hakları insanlar insanlık insanlık ne halde internet intikam islamiyet İslamiyet İstanbul isteksiz yolculuk isyan izbeler kabus kaçış yok kadercilik Kaderin İzni kadınhakları kadınlar kadınlara haksızlıklar kalem kalıntı kalleşlik kalp kan kanatlarında ruhum kanser gibi illet kaos kaoslarım Kara Pazarlar Kara Pazarlardan karakter kararlılık kararsızlıklar kardeş kaybı karmançormanlık karmaşık duygular kasaba katıkalpler katliam katliamlar kavuşma kaygı kayıp kayıp günler kayıplar kayıtsızlık kaynaşma keramet kırgınlık kırgınlıklar kırıcı olmak kırmızı kısmet kıyamet kibir kimliğim kimliklerimiz kişilik bozukluğu kişisel blog kişisel idare kitap yorumu kitaplar kollarım kopya yazılar korku korkular koşturmalar kötü emeller kötü ortam kötü yorum kötüler kurall Kuran-ı Kerim'i anlayabilmek kurban kurtulma isteği kuruluşlar kuşkularım kutlama kutlamalar Kutsa küfürler kültür başkenti Madem ki Maden mahşer maneviyat martı masallar mavinin büyüsü Meçhule Uyandık Yine med cezir melek merhaba mevsimler milli bayramlar mim Mim Etkinliği mim gibi bir güzellik mim soruları cevaplar mimlemek mimlendim mimlenmek misafir yazar mucize mucizeler mutluluk mutsuz günler mutsuzluk müşterek mütevazı olmak nasip nefis ziyanları Nefisler nefret nereye gidiyoruz nida nikah nimetler okul okumak olanlar olanlara anlam verememek olaylar on kasım onur oyuncular öğrenim. Yazılarım öğretmenler ölüm ölümler ömürler öze saygı özlem özlemek paradoks paylaşımlar paylaşmak pazarlar pişmanlık piyonlar polisler profil karmaşası profiller Puslu Dünya Reklamlardaki Gibi Olmayan Şeyler renkler riya riyakar insan roman Romanımı kaybettim hükümsüzdür ruh ruhun zedelenmesi rüya Sade ve Derin saf düşünceler sahipsiz aşk samsun sanallık sandalyeler sanık sapan Satır Arası satışlar. küçük görme satranç seçenekler sela sempati sen senarist senden bir daha sendrom sensizlik serçe sessizliğin dinginliği Sessizlik sevgi sevgili sevgisizlik sevilmek sevmek sevmekle sevilmenin farkı sevmenin ızdırabı sığınmak sıradanlık sırlar siber alem siber âlem siberalem simitçi sinir sis siz Sizce Mutluluk Nedir? son sona yaklaşma sonsuzluk sonu merak sonuç sonuçsuz sevmeler sorular sorunlar Sosyal Medya Kafe-Yaşam Bloğu: Blogger Hazır Tema(Şablon) Düzenleme Resimli Anlat... sosyal olmak sömürü söz hakkı Sözler Tükendi Stephan stres sur Suratlar susmalı sükut-u hayaller şairler. Şans Mimi şansızlık şarkı şehitler şehitler var yine şehitlerimiz şehr-iaşk şeker bayramı Şekilden Şekle şeytan şiddet şiir oku şiirler Şiirlerim Şiirlerim. Şikayetname Şükret şükretmek şüphe götürmez gerçekler talan tanımak tarih boyunca değişen isimleri taşlar tat tavizsizlik tecavüzler teknoloji telafi tepkiler terör terör belası terör laneti tıkandık toplum toprağım tufanın talanı tutsak avazlar tutunacak dal tükeniş tükenmek tüketmek uçak uçmak umarsızlık umut umutlar umutsuzluk uzaklar uzanmak üstü çizilmiş yazılar üzüntü vahim olaylar Varlıklar vatanım vazgeçememek veda vefa vefasızlık vermeler vertigo belirtileri vurgun Vücutlar yaftalanmak yakamoz yakınlar yalan Yalnız İnsanlar yalnız kadın yalnızlık yanılma yanlış kullanımlar yanlış seçim yanlızlığın sükuneti yapaylık Yaradan yaradılışımız yaradılışın sırrı yaralanmak Yaratan Yaratılış Sırrı yardım isteği yargı yarım yarınlar yaşam Yaşam Denen Mucize yaşam hakkı yaşamak yaşanan zorluklar yaşla gelen acılar. Yazılarım. Yayınevi Sorunsalı yayınlanmış yazar Yazılarım Yazılarım. Yeni bir yıl yeni umutlar yeni yıl yeni yil yeniyıl yeter yetimler yıkılan umutlar yıkılmak yıkılmış hayaller yıkıntılar yıldızlar yine kurbanlar yine terör yirmi iki blogger yitirilenler yitirme yoğun duygular yoketmek Yokluğumda Sen yol bulamamak yollar yoruma tepki yüreğim yürek zaman Zaman Durdu Bak Yine Zaman Şahidimdir zamanın kaydı zamanlar zindan zor insanlar zorbalık zorluklar zulüm
false
ltr
item
Ece Evren'in Kişisel Bloğu: Son Şarkı...
Son Şarkı...
Son Şarkı...
https://2.bp.blogspot.com/-NzCJPsKgIr8/V_ok_Zeq2zI/AAAAAAAAH8c/iDe36044XVQlm7vQFmywdHMz2M9X2CxWwCLcB/s1600/son%2B%25C5%259Fark%25C4%25B1.jpg
https://2.bp.blogspot.com/-NzCJPsKgIr8/V_ok_Zeq2zI/AAAAAAAAH8c/iDe36044XVQlm7vQFmywdHMz2M9X2CxWwCLcB/s72-c/son%2B%25C5%259Fark%25C4%25B1.jpg
Ece Evren'in Kişisel Bloğu
http://www.eceevren.com/2016/05/son-sark.html
http://www.eceevren.com/
http://www.eceevren.com/
http://www.eceevren.com/2016/05/son-sark.html
true
2595208849766120292
UTF-8
Yayın bulunamadı Tümünü Gör Devamını Oku Cevapla İptal Sil By Ana Sayfa Sayfalar Gönderiler Tümünü Gör Benzer Yayınlar Etiket Arşiv SEARCH Tüm Yayınlar Eşleşen arama bulmadı Back Home Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Paz Pzt Sal Çar Per Cum Cts January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec Az önce 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 Saat önce $$1$$ hours ago Yesterday $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 haftadan fazla Takipçiler Takip et THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy