Heyy! Ben De Varım Dünyada...12.Bl.



Adli Hadise
Polis arması

Heyy! Ben De Varım Dünyada...12.Bl.

Hemen polise telefon açtım. Kızım ise derhal bahçeye çıktı ve Yusuf Beye "Ne yapıyorsunuz? böyle rahatsız etmeye hakkınız yok..." diye çırpınırken hemen ben de kızımın yanında yerimi aldım. Sadece uzun ve sert bir bakışla uyardım onu. İçeri girdik. Sesi yavaşlamaya başlamıştı, yapacağını yapmıştı zaten... Çatlamış camı ve üstüne dökülmüş çimento parçalarının resmini çekti kızım. Videoya çekmek heyecan ve korkudan hiç aklımıza gelmemişti. Zira çok şaşırmıştık. İlk güçlü saldırılarıydı. Bir yandan da ev sahibimizi kırılan camdan ve yapılan saldırıdan haberdar etmek zorunda idik. Elimiz kolumuz boşalmış polislerin gelmesini bekledik. 

Nihayet gelmişler ve saçma sapan sorularını yöneltmişlerdi "Tehdit var mı? Şahidiniz var mı?" Herkes duymuş olmalıydı, ama açılan bir kapı bile olmadı. Apartman görevlimiz de dahil olmak üzere. Biz kırılan camı gösterirken görevlilere, üstündeki döküntüler süpürülmüştü bile. Bizden ayrılıp yukarı çıktılar. Az bir süre sonra aşağı indiklerinde, apartmanlarda böyle şeyler olabileceğini ve tehdit edilmediğimiz sürece şikayet oluşturamadıklarını, devamı halinde müracaat edebileceğimizi söyleyip bizi vahdetimize bırakıp gitmişlerdi işte.

Olayı unutmaya çalışsak da, ne eski damadımın, ne de ev sahibimizin bizi en ufak bir koruma ve kollamaları sinyalini almadıkları için, "Yeni girişim ne zaman olur?" endişesini yaşıyorduk. Apartman görevlisi pasif biri olmasına rağmen"Sizi C.... bey neden korumuyor, kızını da mı düşünmüyor?" derken beni ve kızımı cevap hakkından  mahrum ediyordu.

Bu arada artık etrafı kapalı bahçemizin tam karşısındaki yoldan geçen yan bloklardaki hanımlarla da zaman zaman balkonlarından, bazen de davetleri üzerine evlerinde devam eden konuşmalarıyla ve ikramlarla taçlandırdıkları samimiyetlerini o maskeli yüzleriyle, takdir edilecek kadar ilerletmişlerdi. Yusuf amca ve Ferda teyze... Melek gibi komşularıydı onların. Karşılıklı fısıltı tarzı konuşmalar zaman zaman dedikodunun verdiği  hazzın coşkularıyla duyulur ve anlaşılır hale geliyordu. Böyle besleniyorlardı. Onlar düşünen hayvan bile değillerdi. Ben bu hanımların hiç birisiyle zaten hayatta tek kelime konuşamazdım. Kendileri oralı olmadıkları ve görmezden geldikleri için, selamlaşmadığımdan da üzüntü duymuyordum artık.



Ece Evren  






3 yorum:

  1. Ece ablam, gerçekten çok üzüldüm.Bu insanlardan malesef her yerde var. Dedikodu yaparak kendi karekterlerini gösteriyorlar.Kişi kendinden bilir işi demişler. Saygısız insanlar.Sende moralini bozmamaya çalış.Kızına ve sana kocaman öpücükler gönderiyorum.Rabbime emanet olun canım ablam. Sevgilerimle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kızım.Olay geçen sene oldu.Eylül ayında mahkeme biter bitmez, hızla gelişimini sürdüren bir semtte, güvenlikli bir siteye taşındık.Şimdi üst katlardayım.Kızım teşekkürlerini ve selamlarını iletmemi istedi.Seni öpüyoruz canım. Yavrularını da.Sevgilerimle :)

      Sil
  2. Bir gün tüh ben ne yaptım diyecekler inş. yakındır o günler Yaradanın sopası yok illa ki çekecekler cezasını :(

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la