Tek Kişilik Kalabalık 13. Bölüm


Artık Dur Kader
Artık Dur
Biz ilk üç kardeş ablam, ağabeyim ve ben doğru ya da yanlış seçimler de olsa evliliklerimizi topluma saygı çerçevesinde yaşıyorduk. Ablam ve ben eşlerimizi kaybettik. Ağabeyim şu günlerde kanser hastası. 4.evrede teşhis  konmasına  rağmen hala eşinin gayretiyle ayakta. Küçük kız kardeşim bir tane çocuk doğurabildi. Kerelerce iki büyük üniversite hastanesinin psikiyatri kliniklerinde yattı. Ve tek oğlunu hayatına hiç bir zaman dahil edemedi…O, verilen ilaçlarını içmemekte direndi. Yaşamı boyunca yirmiye yakın ev değiştirdi. Hep hayal ettiği sessizlikte bir ev bulurum ümidiyle. Sinirlerinin bozduğu organlarının iflas etmesi nedeniyle elli yedi yaşında bir araştırma hastanesinde çok kötü bir şekilde öldü. Benim hayranı olduğum kültürlü, ahlaklı, annemin yerine koyduğum tek arkadaşım ablamı da iki sene evvel kaybettim... 

Ondan sonraki bir sene benim için çok zordu. Küçük erkek kardeşim, evlilik yapmaması gerekirken çok yanlış bir evlilik yapmıştı seneler önce. Çok ağır  şuur kayıpları yaşadı. Hastalığı BİPOLAR BOZUKLUK idi. Ağır ilaçları ve üstüne, normal biriymiş gibi yapmaya çalıştığı askerlikte üstlerine verdiği  anormal tepkileri yüzünden , yediği meydan dayakları ve orada yaşadığı cinsel tacizlerden sonra yaşayan bir ceset gibi Ankara’da numune hastanesine bırakıldı…
O zamanlar eşim bu olaya el koyabilecek  en uygun kişiydi. Onu Ankara’da Numune hastanesinden  almak için hemen gitti. Aile(annem,ablam ve ağabeyim)İstanbul’da ortak bir karar verecekleri yerde, eşim işgüzarlık yapıp, onu Çanakkale’ye evimize getirdi. Aslında derhal hastaneye yatması gerekirdi. 

Kardeşimi gördüğüm ilk anda, içimi kaplayan o sıra dışı acıyı anlatmam mümkün değil. Sapsarı saçlarıyla genç kızlığımın neşe kaynağıydı o. Tatlı kardeşim. Beni görür görmez, bir gidip gelen aklının , beni hatırladığı bir anda, çok önemli bir şey söylermişcesine kulağıma ’'Kocan Hızır Aleyhisselam, biliyormuydun?..’’dedi. O kadar acı çekmişti ki onu kurtarıcısı olarak görmüştü ve normal değildi. Artık onun soru ve söylemlerine çok seçilmiş cevaplar vermem gerekiyordu. Onu tedirgin etmeden, kriz geçirmesine sebep olmayacak bir konuşma stili geliştirmek zorundaydım. Babamdan duyduğum en onurlandığım sözlerden  biri ’’Ece,sen benim  en akıllı çocuğumsun, bunu hiç unutma...’’idi. Bu sözün verdiği güven, bana babamdan kalan en değerli mirastı. Hemen bir tarz oturttum konuşmalarıma. Cahil bir toplumun aklı şeytanlığa çalışan bir polis memuru olan eşim ise( diyeceğim artık ve  hiç de pişmanlık duymuyorum bunu yazdığımdan ötürü!..) Onu bu haldeyken evime getirmişti.

Toplum olarak, medeni ülkelerin örnek alınacak bir dünya değerleri varken, en çok cinsel özgürlüklerini örnek almışız gibi gelir bazen bana...İstisnalar hariç, cinsel kimliğini hala oluşturamamış Türk erkekleri …Ben Arge değilim ama gördüğüm örnekler ve  duyduklarım yeter. Aslında beni, kocamın bunlardan nasıl etkiler aldığı ve uygulayıp uygulamadığı ilgilendiriyordu. Tabii ki de seneler geçtikçe kafamdaki soruların bir bir cevaplarını alıyordum. Hemen çokça erkeğin yabancı kadınlardan nasiplerinin alıp, üstelik bunu öğünme vesilesine dönüştürdükleri senelerden bahsediyorum. Eğer eşim cinselliğe verdiği önemi manevi  değerlere de verseydi anılarımın içinde böyle yer almazdı. Sanki ikimiz de psikiyatrmışız gibi kendinden geçmiş ve yoğun bakım hastası kardeşimi benim kollarıma bırakıyordu. Bu nasıl bir gafletti?..           


Ece Evren   20.07.2016


13 yorum:

  1. Ece Abla kişisel sebepler ve malum olaylardan sonra hem blogu hem yazılarını ihmal ettim, öncelikle affına sığınıyorum bunun için. Kaldığım yerden buraya kadar okudum hepsini. Yaşadıkların karşısında söyleyecek fazla sözüm yok, aynı şeyleri tekrar etmek de istemiyorum. Zor gününde yanınızda olmayan, hakkınızı yiyen akrabaların olması çok acı, insanoğlu işte dünyalık şeyler bürüyor gözünü, doğruları görmezden geliyor bunlar için.
    İnsanın tüm bunları kaldırması gerçekten zor ama sen bunu başarıyorsun, hatta üstüne bizimle paylaşıyorsun, daha saygın ve güçlü bir duruş olamazdı benim gözümde. Devamını bekliyor olacağım, saygılar, sevgiler. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim değerli, hatta manevi oğlum diyecek kadar sevdiğim bir gençsin Serhat.Seni aradı gözlerim, hatta bir ara sabırsızlanıp sorsam mı dedim.Ama buradasın.Çok sevindim.Zaman geçse de acılarının peşimizi bırakmadığı hikayemi okuduğun ,ortak olup, güzel ve teselli edici düşüncelerini paylaştığın için sana minnettarım.Sevgiyle gözlerinden öperim oğlum.Ailene selamlarımı ve sevgilerimi iletirsen mutlu olurum. Görüşmek dileğiyle :)

      Sil
  2. Çok zor hatta zor kelimesi bile az kalıyor yaşam serüveniniz de:( Sabır taşı olsa çatlar derler ya öyle,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hatice kardeşim.Bunu yazman bile onarıyor beni.Ama hayat zaten mücadele değil mi?İnşallah bunlarla kalır.Sevgiler canım.

      Sil
  3. selaaammm:):) bi kahve var mı acaba? :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek! ama hikayenin yanına sanırım acı kahve yakışır.Tadımız tuzumuz yok da...Bu yorumunuz iki anlamda da olabilir.Ben size kırk yıl hatırı olacak bir kahve ikram edeyim.Afiyet olsun (c)

      Sil
  4. Psikiyatrik hastalıklarda aile desteği çok önemlidir.Aile,bilinçli olduğu ve uygun şekilde hastanın tedavisini yaptırdığında toplumda normal hayatını idame ettirebilir.Ben psikiyatri servisinde çalışırken,çoğu ailenin psikiyatrik hastalarını dışladığını,ilaçlarını düzenli almasını takip etmediğini ve sevgilerini de göstermediklerini görmüştüm.Ülke olarak,bu rahatsızlıkları öteleyerek yok yaşayamayız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet canım.Şöyle bir zorluk oluyor. Yakinen yaşadığım için, bu hikayenin devamında onu da anlatıyorum zaten.Eşlerimiz öncelikle arıza çıkarıyorlardı.Örneğin; anlasaydı kardeşimin durumunu, biri sekiz, biri bir yaşında çocuklarımız olduğu halde ve sıkı yönetim olduğu günlerde evimize getirmezdi.Kendisi zaten polisti, evde yoktu hiç.Zira anlatacağım gibi, hiç bir sıcak yaklaşımdan anlayacak gibi değildi, hafıza yarım dumurdu.Zaman zaman abla diyordu sadece.
      Diğer zamanlarda ben gerçekten acıma duygusu zirvede biri olarak kardeşimi çok sık ziyaret ettim ve onu hep normal olduğuna inandırmaya çalıştım.Çalışma hayatını sürdürebildi.Asıl sorun kız kardeşimdi.Onunla bir saat oturmak, mimiklerinize kadar dikkat etmeyi gerektiriyor ve ona uygun söz aramaktan bitap düşüyorduk.Sonra birdenbire evden kovuyor, komşularına da bizim onu bir kenara attığımızı söylüyordu.Yani kocaman kadını kucağınıza alıp sürekli sevdiğinizi söyleseniz mutlu olacak gibiydi, evde yapışık yürüyorduk adeta, bunalıyordum.Üstüne sokağa çıkardığımızda, esnaf ve önüne kim gelirse önce yakın davranıp, tek kendisine ters gelen sözde kriz geçiriyordu.Yani ilgilenmelerimizden hiç randuman alamadık.Ona ilaç içirmek, ya da iç demek çok büyük tepkisini göze almak demekti.Çocuklarımız ürktü.Soru bile sormayacak kadar akıllıymışlar demek ki.Biz onlara sadece 'Hasta yavrum, anlayış göstereceğiz.'diyerek kafalarını fazla karıştırmadık.Gördükleri yetiyordu zaten onlara.Sevgiler canım.

      Sil
  5. Ah Ece ablacığım, içim paramparça okuyorum yazdıklarını. Ve çorap söküğü gibi herşeyin üst üste gelmesine hayretlerle bakıyorum. Daha iyiye gitmesi lazım derken, aynısının bir başka versiyonu çıkıyor ortaya. Yardım etmeyen akrabalar, acaba bu yazdıklarını okuyunca ar duyarlar mı? Rahmetli baban, evlatlarında açtığı kalıcı hasarların hesabını verebilir mi?

    YanıtlaSil
  6. Hiç sanmıyorum.Ardından yaşadıklarımız, dinamo taşlarının ağır ağır yıkılışı gibiydi.Hiç dik kalan olmadı benden başka.Ben annem dahil hepsinin kötü zamanlarında yardımcı oldum.Bir tek abim, hep bizden uzak kalmayı tercih etti.Ama kendisinden kaçamaz insan.Bir tek kendisinden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. En çıkmaz sokak, kendimize çıkan yol :(

      Sil
  7. Böylesine zorlu hayatta kalma çabanızı kutluyorum herkesin yaşamının belli döneminde var olan sıkıntılar ,siz her şeye rağmen dik ayaktasınız biliyorsunuz paylaşıyorsunuz önemli olan bilincine varmak dilerim bundan sonra yaşamınız her sıkıntıyı unutturacak güzellikte olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim canım.İnşallah hepimizin hayatı güzel olsun.Sevgilerimle.

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la