Reklamlardaki Gibi Olmayan Şeyler/ Öykü 2. Bölüm.

Süt Mamulleri
Süt Ürünleri      
Reklamlardaki Gibi Olmayan Şeyler

_Babam benim okumamı ve bu işin başına geçip dünyaya bu tadı tanıtmamı istiyordu. Gıda Mühendisliği okuyacaktım. Babam çok şey istiyordu. Üstelik tüm bunları vasiyetimdir diyerek söylüyor, içimden ben "Yapma baba, istek neyse de, vasiyet de nereden çıktı?" diyordum. Özel okullarda okudum hep kızım. İngilizceyi özel hocadan öğrendim. Gel gör ki sevemedim, üstelik yeteneğim de yoktu, bundan dolayı hocamı sinirlendirdiğim çok olmuştur. Ama çat-pat konuşurum yani..." Bunları söylerken hem gülüyor, bir yandan da ifadelerimizi izliyordu, gözümüzü ondan kaçırmamız imkânsızdı. Cin gibi bir adamdı Satık bey.

Şimdi biz devam edelim onun hikâyesine. Babası küçükken onu mandıraya götürürdü. İlk ağızdan ürünleri tattırır ve 
_Bu tatları sakın unutma... derdi. Küçük yaşında tadımcı olacaktı neredeyse. Aslında o kadar nefislerdi ki, unutulur gibi değildi. 

_Dilde de tat hafızası vardır oğlum. Dilin bu tatları unutmayacak. Başka bir çeşidi tatmadan önce bir bardak suyu ağzında iyice çalkalayıp sonra ya çıkarıp ya içeceksin. Neden? Tatlar arasındaki farkı anlayasın diye... Gözün kapalıyken tattıracaklar yeni ürünü... Neden? Göz hırsızdır, dolanırken başka yerlerde o tadı tam hissedemezsin. Körler en iyi görenlerdir oğlum... derdi. 

Satık; böyle şirin ama zaman zaman onu zorlayan bir babaya sahipti. Ah süt... bu kadar lezzetli olmasaydın ya... O, bir kavanoz konsantre sütü kendinden geçerek yedikten az zaman sonra enerji patlamaları yaşayan ilginç bir çocuktu. Babası kafasını neden ağabeyine değil de ona takmıştı anlamıyordu. O sadece; zaten eve gelen ürünlerden yiyip, içseydi ya... Yine söylerdi fikrini. 

Babası üstelik ağabeyine kızardı zaman zaman. 
"Sende bu işin bir yerinden tutacak ne istek ne de zeka var diye bağırırdı. Gördüğü kadarıyla ağabeyi bu sözlerden hiçbir şekilde etkilenmiyordu. Umurunda bile değildi demek daha yerinde olur. O babasının arabasını sık sık alır, yakınlarındaki şehre giderdi. Bazen gece gelmediği de olurdu. Ertesi gün akşam üzeri evde kıyamet kopardı. Böylelikle Satık, ağabeyinin yaptığı hiçbir şeyi yapma hakkına sahip olamayacağını da anlıyordu. Babası onu mimlemişti bir kere. Keşke kahvaltılarda "Süt ne kadar lezzetli bir şey baba!" deyip durmasaydı. Gerçekten neden bu kadar lezzetliydi ki süt? Seneler böyle geçti. Lise bitmiş, babasının gözleri ona dikilmişti. Yaz boyunca mandıraya gitti babasıyla. Sonbahar geliyordu.

Babası, en güvenilir arkadaşından destek istedi.Oğlunun kaydını yaptırsın ve bir ev alsınlar diye. "Oğlumun istediği, beğendiği evi al." diye tembih de etmişti. Satık, belki bir arkadaş alırım yanıma düşüncesiyle 2+1 ev beğendi. O zamanlar internet böyle işlerde kullanılmıyordu daha. Aslında kendisi götürebilseydi ne güzel olurdu oğlunu. Ama bir bacağı avlanırken arkadaşının av tüfeğiyle yaralandıktan sonra sakat kalmıştı."Ben giderim..." diye ısrar etse de Satık, nafileydi, son söz hep babasınındı... Nihayet üniversiteye kayıt da, ev alma meselesi de hallomuştu. Tekrar dönüp hazırlıklara başlanacaktı. Evin döşeme işini de babasının arkadaşı üstlenmişti. Yusuf bey Satık'ı bıraktıktan sonra o işleri halletmek üzere şehre yeniden gidecekti. Bir ay içinde her şey tamamlandı. Eşyalar alındı, döşendi. Tüm beyaz eşyalar bile hazırdı.

Nihayet gurbet ellerde eğitim günleri geldi çattı. Tam gurbet sayılmasa da en çok taze sütü özleyecekti ve mandırayı.  Gitmeden babası ona "Sen umudumuzsun oğlum, mandıranın geliri sana feda olsun ama ne yap yap oku, bitir şu okulu. Fabrikayı kurmak sana ait. Kendi adını ver, ne istersen artık..." dedi ve selametle yolcu etti. 
Giderken kendisini sütten kesilmiş bebek gibi hissettiğini anlatmıştı... Çok zordu, hem de çok zor... Neydi bu süte olan düşkünlüğü bir türlü çözemiyordu. 

Bir röportajında ona sorulan
_Peki Satık bey, nasıl böyle herkesçe tanınıp, üstelik dünya markası oldunuz? sorusuna gülümseyerek 
_Siz süt aşkı nedir bilir misiniz? dediğinde tüm ekip kahkahaya boğulmuştu. Çok ilginç bir adamdı vesselam...


3. bölümde görüşmek üzere.Sevgilerimle

Ece Evren      12.02.2017
  


24 yorum:

  1. Süt aşkı,komik bir ifade yaaaaa :)) Bekliyorum devamını ablacığım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay yanlış yazdım, yeniden yazıyorum Yurdagül kızım.
      Muzip modundayım bugünlerde, değerlendireyim dedim :) Eğleniriz. Sen bu mimi yaptın sanırım. Yetişemedim bir ara ona da bakayım. Teşekkürler canım. Sevgilerim ve güzel bir hafta dileklerimle öperim kızımı :)

      Sil
  2. Aaa! Ben yeni geldim (birkaç gündür kimselere uğrayamıyordum) ne hoş bir öykü, kalemine sağlık senin ve diğer katılan, başlatan arkadaşların. Sevgilerimle:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım, hoşgeldin, meraklandım senin için :( Bloğuna geldim, gittim, sevindim gördüğüme. Dilerim iyisindir. Böyle bir şey buldum ancak. Aslında bayağı düşündüm. Hikâye yazmayı özlemişim. Sen mim listemdesin Müjde'ciğim. Şimdiden arızalı çıkan bir ürün falan bulmaya çalış hayatım :)) Sevgilerimle :))

      Sil
  3. İşine aşk bu olsa gerek :)

    YanıtlaSil
  4. Başlığı görünce mim sandım ben. İnanmıyorum 1.bölümü okumadan 2.bölümü okudum. Nasıl da gözümden kaçmış. Ne zaman başladın bu hikayeye ablam. Ben gidip ilk bölümü okuyayım o zaman ❤️❤️ Kalemine sağlık ablacığım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben öbür yorumunu cevapladım senin İlknur'um. Anladın zaten canımsın. Muzipliğim üstümde bugünlerde. Sevgiler kızıma :))

      Sil
  5. Tadımcı olmaya giden yol ne güzel anlatılmış."Kendini sütten kesilmiş gibi hissetmek" düşündüren bir deyiş.Emeğine sağlık.
    Esenlikler diliyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kardeşim. Ne yapsam bilemedim. Böyle düşündüm. Biraz da hem gülelim, hem de düşünelim istedim.Çok teşekkür ederim. Mimliyorum sizi de. Bilginize :) Selam ve sevgilerimle :)

      Sil
  6. Satık Bey de ne yaparsa yapsın aşk ile yapanlardanmış demek :) Çok güzel gidiyor, beklemedeyiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmen beni sevindirdi Fidan kızım. Sardı beni hikaye. Neredeyse ben dahi sütten soğuyacağım :))

      Sil
  7. Ece Ablacım sizi bir Mime etiketledim:)

    YanıtlaSil
  8. Teşekkürler canım. Hemen bakıyorum :)

    YanıtlaSil
  9. Arada ince mesajları olan harika bir öykü çıkıyor Ece ablacım. Eline sağlık, bayıldım! Devamını bekliyorum :) ❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyorum Emine'm. Sağol kızım. Sayende old. Birazdan sanırım son bölüm ve çok kişiyi mimleyeceğim. Sevgiler canım :))

      Sil
  10. Merhaba Ece Hanım, benim yorumum size ulaşmadı mı yoksa yanlış bir şey mi yazdım acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah canım. Ben şu hikayenin derdine düştüm, biraz da kırgındı vücudum bugün, yeni bakabildim canım. Hiç olur mu? ne güzel yorumdu. Satık beyi bu yola düşüren benim :)))

      Sil
  11. Ah Ece Abla çok güzel merakla bekliyorum. İlk bölümü de okudum ama buraya yorum yaptım. Geç kalınca okumaya böyle oluyor. Birde çok güzel yazıyorsunuz. Hani bitti diye üzüldüm :( Kaleminiz yorulmasın, Sevgilerimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bitmedi Büşra'm. Adamın süte bu kadar taktığını ben de yeni fark ettim :) Sanırım bu düşkünlüğün sonu hastalık. Sağ ol kızım.Sevgiler benden de :))

      Sil
  12. Damak tadının gelişmesini ne kadar güzel anlatmışsın Ece Ablam. Keyifle okuyorum. Ellerine sağlık ablacığım, öpüyorum <3

    YanıtlaSil
  13. Sağ ol Blana'm. Aslında ben konsantre süte bayılırım. Torpilliydi, ondan bahsettim öyküde. Gözlerinden öperim kızım

    YanıtlaSil
  14. Satik bey çok alem 😊.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nevi şahsına münhasır o Derya'cığım :)

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la