Mim: Blog Yazarını Tanımak...


Yazmak, Blog Tutmak, Tanımak
Mim 


Mim: Blog Yazarını Tanımak

1-Nerelisin?

Dünyanın en güzel ülkesi, Türkiye’liyim. Türkiye’min orta Anadolu’sunda tam da göbeği dersek kabul görür şehri Konya’lıyım. Hiç Konya’lı gibi değilim. Zira babam oranın hâl ve ahvalini pek benimsemediği için kapalı kapılar ardında “Size Fransız terbiyesi veriyorum…” der ve işler dururdu bizi. Bunun ne işe yaradığını hâlâ anlamış değilim. Keşke öyle yapmasaydı, kimyamızı bozdu zira.

2-Burcun nedir?

Sormayın ama sordunuz😊Ben hayatımdaki tüm karmaşayı burcuma bağlıyorum zira. Gerçi burçlar ve astrolojiyi pek bilimden saymazlar ama bayağı da isabetli saptamalar var, en azından burçlar, doğum haritaları ve yıldız hareketlerinden giderek burçları etkilemesi konusunda. 
Ben aslan burcuyum. Aynen açıklamalarındaki gibiyim. Birden hiddetlenip, bir başımın okşanmasıyla kediye dönen; üstüme gelinirse kükremesinden önce kendisi korkan biriyim. Sevgi en zayıf karnım. Koşulsuz severim. Lakin ihanet benim nevrimi döndürür. Karşımdakine yüreğimi açarım ama hinlikleri çabuk sezer ve affetmem. Bu affetmeme yönümden taviz vermem, zira sonuna kadar dayanmışımdır zaten. Nokta koymaktan çekinmem. Son iki cümlede yazdıklarımı da yükselenimin akrep olmasına bağlıyorum. 

3-Bloglarda en ilgini çeken şey/şeyler nelerdir?

Samimiyet esastır. Herkes kendi çapında bir şeyler yapar. Ama illaki diğerlerinden ayıran özelliklere sahip beğendiğimiz, bizi çeken bazıları vardır. Hem kendisine sempati duyar ve bloglarını ziyaret için sabırsızlanırız. Bu blog tutma uğraşı, gerçekten bağlandığımız, tıpkı işe gider gibi yazmak ve sergilemek için sabırsızlandığımız ciddi bir şey bana göre. Biraz uzak kalınca yetim gibi hissediyorum, bloğumu ve kendimi.

4-En sevdiğin mevsim?

Ben sonbaharın kışa döndüğü mevsim arasını severim. Aslında ağustosun tam ortasında doğmuş biri olarak, öğle sıcağında dünyaya gözlerimi açmışım ama yaz mevsimini sevmem. Bunda sanırım; ne genç kızlığımda ve ne de evliliğim süresince hiç gezmeye gidememiş biri olmamın rolü büyük. Bu normalde insanların pek anlayacağı bir durum değil, insan ancak sevdikleriyle gezerse doyar gezmeye ya da sever. Öyle düşünüyorum. Zira yine şöyle bir teselli geliştirmiştim, avutuyordum resmen kendimi, “Hava kötü, dışarı çıkmak için hiç uygun değil…” Ne yazık ki bu teşhisimin doğruluk payının büyük olduğuna inanıyorum. Bayağı da işe yaradığını yazmalıyım.

5-Yabancı dil biliyor musun?

Hâlâ Türkçe’yi tam manasıyla öğrenmenin uğraşını veriyorum. Konuşma dili kolay, hataları bir nebze affettirir ama dilbilgisi ve imla kuralları çok önemli. Lisedeyken ve evde babamın Fransızca dilinden lügat hazırlayacak kadar bu dile vakıf olması, haliyle bizi de Fransızca'ya aşina etti. Fransızcanın genizden konuşulmasına hayranım. Başka dil bilsem de bu değişmezdi, zira İngilizcenin o kaydırır gibi telaffuzunu sevmiyorum. Fransızca daha organik geliyor kulağıma. Hele Arapça, tüylerimi dikenlendiriyor, hiç sevmiyorum, estetiği de yok bence. Kuran okunmasını burada muaf tutuyorum ve okuyana göre değişir diyorum. Herkes de hafız, hatip, müezzin kesildi şimdilerde maşallah…

6- Boş zamanlarını nasıl değerlendiriyorsun?

Eğer günlük yaptıklarınızı bir sıraya koymuşsanız, boş zaman diye bir şey olmaz. Biz ona teneffüslerinizi diyelim. İhtiyaç durumuna göre değişik bir hobi, televizyondan seçilmiş bir dizi, kitap okumak belki ilk sırada ve uzanıp beden ve beyin dinlendirmek. Dışarı çıkmayı çok da sevmiyorum. Mecburen çıkıp ve istemediğim, zor gelen yerlere gittiğim için, gezme zevkim hâlâ uyanmıyor. Bunu yaşamayan anlamaz. Ev bana güven duygusu veriyor. 

7- En son hangi kitabı okudun?

Franz Kafka’nın Dava’sını henüz bitirdim. Kafamda sorular dolu, ne anladığımı yazmam gerekiyor. Dönüşüm’ü yarım bırakmıştım, zira o böcek bir türlü düz hâle gelmedi, boğuluyorum sandım ve bir kenara attım. Şimdi espriyi tam kavramak ve yazar hakkında düşüncelerimin oluşması adına kitabı önce önüme koydum, inşallah bıraktığım yerini hatırlayıp, okumaya başlayacağım.

8-Hayatında pişman olduğun bir şeyi anlatır mısın?

Pişmanlık aynı hatayı tekrar yapmamak için unutulmaması gereken bir olgu ama ben hiçbir girişimimden pişman değilim. Hatalar da insanı olgunlaştırır. 

9-Tuttuğun takım var mı?

A evet, küçükken ağabeyim hepimizi toplayıp bize Galatasaray’lı olmamızı bayağı kesin bir dille dayattı. Ondan başka futbol meraklısı olmadığı için olsa gerek hemen anlaştık. Evliliğim boyunca da eşimin fanatik derecesinde sevdiği Beşiktaş sempatizanı olmakta hiçbir mahzur görmemiştim. Ama ben maç seyretmeye asla dayanamıyordum. Sebebim mazeretimdi. Oynayan topa uzun süre baktığım bir gün (eşimin ısrarla gel seyredelim demesi sonucu) bir zaman sonra başımın döndüğünü fark ettim. Teşhis vertigo oldu ve bu ısrar bir daha hiç olmadı. Zira futbol ilgimi çekmez. Bir topun ardından yapılan onca yorum, hatta cana zarar verecek kadar hırçınlaşılmasını aptalca bulurum.

10-Çantandan eksik etmediğin şeylerden bazılarını sayar mısın?

Cüzdan, kartlık, sigara, çakmak, bir fular, mendiller. Hepsi bundan ibaret.

11-En sevdiğin içecek nedir?

Çay severdim eskiden ama eski tadı yok. Bu nedenle Türk kahvesi öne geçti. 

12- Son olarak “Bloğundan para kazandın mı?”

Biraz güldüm 😃😃😃ve yazıyorum. Ben bloğumdan bayağı para ve sıhhatimi kaybettim ama hiç üzülmedim. Zira; tövbe estağfurullah, insan tanıdım, haliyle beni de birileri hep yanlış anlamakta sözleşmiş gibiydiler. Ben kazanılmasına da (reklam vs.) karşı değilim, kendi tercihidir insanın, bloglarımızla ilgilenip, sonra bize nankör diyenlere şaşırıyorum. Siz peşimizden koştunuz, o zaman zaten gönüllüsünüz demektir. Hele takıldığınız mevzular  hep aynıysa ve sonuç sizin kızmanızla bitiyorsa apaçık ki, hata yaptınız. Sizin peykiniz olmadık herhalde. Herkes istediğini yapar. Bu konu derin, burada kesiyorum. 

Beni ilk olarak momentos burada arkadaşım mimledi. Sevgili Düş Tasarımcısı Sevil kızım da mimlemiş, yeni gördüm burada ... Şimdi Feri kızım da yapmış. Sanırım ezgissimo başlattı. Ben mim yapmayı seviyorum. Bence dileyen herkes yapsın. Hepinize iyi bloglamalar ve sevgiler…


Ece Evren/Halkalı 03.04.2018

32 yorum:

  1. Ece ablacım, cevapların sıradanlıktan uzak, farklı bir kişiliksin :) Okumak keyifliydi.
    Sigara içtiğini bilmiyordum bak şaşırdım.
    Dönüşümü okurken bana da başlarda fenalık gelmişti böcek düz dönemeyince, ama sonrası akıp gidiyor, al baştan başla oku bence. Hemen biter zaten incecik :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özleem, canım. Çok teşekkürler öncelikle 😊 Sigara kötü örnek gibi oldu ama bizim ailenin spesiyalidir. İçmeyene çok kızarlar 😂😂😂
      Dönüşümü Dava'dan sonra okumak daha iyi oldu bence.

      Sil
  2. Kizim ve büyük oglum aslan ben de akrep burcuyum. Ikisinin birlesimine offf diyorum 😂😂😂. Yeniden yazilarinizi okumak güzel 😍😍😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Derya 😊 teşekkürler canım. Ben de sabırla her şeyin düzeleceğine iyice inandım. İyi ki tanıdım seni, sevdiklerimi. Sevgilerimle Derya 💟

      Sil
    2. Aslan, akrep karışımı... Gerçekten kaldırması güç benim için. Ama seviyorum ikisini de. O tatlı aslanları öpüyorum annesi 😊

      Sil
  3. Tanıştığımıza memnun oldum Ece Hanım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldiniiiz. Ben de sevindim tanışmamıza, hemen bakıyorum bloğunuza. Sevgiler...

      Sil
  4. Aslan burcu çok sevdiğim bir yakınımın burcudur; hani şu dokuz yıllık münasebetimin olduğu 💘
    Sanırım Blogçu Sultan başlatmış bu mimi ama olsun hepimiz severek yaptık, çok güzel bir mim oldu yine, Ece Abla'cığım 😊
    Bir zamanlar nasıldı değil mi Türkiye'de? Özellikle Fransızca gelirdi İngilizceden önce. Ben de hep Cumhuriyet Dönemi ve sonrası ile ilgili kitaplar okuduğum için çok öğrenmek istemiştim Fransızca'yı (Fransızca eğitiminden çok bahsedilirdi o kitaplarda zira). Anne-Marie David'in "tu verras tu te reconnaîtras" şarkısını ezberlemeye çalışmıştım Fransızca hiç bilmeden. Komik günlerdi 😅
    Çok samimi bir yazı olmuş yine Ece Abla'cığım. Hoş geldin yazılarınla aramıza, bahar geldi, sana da mutluluk getirsin, sağlıcakla kalasın 💜

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba canım.. Evet, sanırım döndüm, dilerim böyle gider Feri kızım. Mim bizleri kaynaştıran çok güzel aktivite.
      Ben sürekli Fransızca müzikler dinlerdim. On beş yaşımda iken Adamo'ya aşıktım inanır mısın 😂 Hey gidi günler. En sevdiğim şarkı da, France Gall'in 1965 de Eurovisyona katıldığı - Poupée de cire, poupée de son parçası idi ve bir çok şarkı ezberimde hâlâ.
      Çok teşekkürler canım. Sevgiyle kucaklıyorum seni 💗

      Sil
    2. Aslan burcu kıskançtır, yazmayı unutmuşum ama sevgisine güvenebilirsin 😊

      Sil
  5. Seni biraz daha tanımış olduk..Blog yazarlığında tanıdığıma hiç pişman olmadığım nadir insanlardansın. Türkçeyi de çok güzel kullanıyorsun ve şiirlerini gerçekten beğeniyorum, eline sağlık..Tekrar memnun oldum tanıştığıma

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğuş, çok teşekkür ederim, sağ ol oğlum. Şiir yazmayı gerçekten seviyorum. Beğenmen sevindiriyor beni. Sevgilerimle oğlum 😊

      Sil
  6. ellerinize sağlık çok samimi bir yazı olmuş devamını bekleriz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Ayşe, hoş geldiniz. Beğenmenize sevindim 😊

      Sil
  7. Sizi biraz daha yakından tanımak güzeldi. Emeğinize sağlık:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Ebemkuşağı. Siz yaptınız mı bakmalıyım 😊

      Sil
  8. Ece abla kalemine sağlık çok güzel bir mim olmuş. Mim yazılarını okumayı seviyorum.�� Sonbahar benim de sevdiğim bir mevsim. Bloglarda samimiyet içtenlik aslında hepimizin görmek istediği güzel unsurlar.Hep beraber Kavgasız, gürültüsüz, çekememezliğin olmadığı kimsenin birbirini incitmediği, seviyeli, samimi, hoş ortamların olduğu güzel bloglarla buluşmak dileğiyle Sevgiler �� ��

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Saadet. Ilımlı kişiliğin o kadar hissediliyor ki. Yazılarına yansıyor öncelikle. Blog tutmak çok güzel bir hobi, daha da ileri giderek vazife gibi görülebilir anlayışa göre. Ben mesuliyet duygusu gelişmiş biri olarak adeta çalışıyorum da, işe gitmemiş gibi hissediyorum.
      Mimleri çok seviyorum. Gençler daha güzel sorular buluyorlar. Sevgilerimle Saadet😊

      Sil
  9. 😊 Çantadaki malzemelerde kartlık olması beni eski günlere götürdü.. çalışırken kartvizit yaptrırdık ve onları koyacağımız gümüş kartlıklar almıştık. Hey gidi günler, bir kelime nereye götürdü beni. Evin güven duygusu vermesi cümlene içten katılıyorum. Nereye gidersem gideyim, evime döndüğümde müthiş bir huzur hissediyorum ben de.
    Eline sağlık canım... hastayken yaptın ya bu mimi, sen herşeyi başarırsın :))
    Kucak dolusu sağlık ve sevgi gönderiyorum. 💝

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili arkadaşım, burada öyle bir sıcaklık var ki, duygular bizi bağlayan. Pekala da öyle seviyor ki insan birbirini. Ayağa kalktım, kalkıyorum neredeyse... Bu defa daha güçlü olacağım inşallah.
      Mimi yaptıktan sonra daha iyi hissettim inan arkadaşım. Çok teşekkürler, sevgiyle kucaklıyorum seni 💟

      Sil
  10. Bu mim etkinliği gerçekten çok güzel seni biraz daha tanımış olduk Ece Abla, sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Atakan oğlum. Pek takip edemiyorum sizleri, üzgünüm... Sevgilerimle 😊

      Sil
  11. Davayı okudum ve bir şey anlamadım. Dönüşüm’de de bakalım böyle olacak mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Davayı, daha kafamda tam çözemedim ama insanın kendisine uyguladığı işkence gibi bir şey. Sanırım bütün dava yazarın içinde. Birkaç okuyan kişi görüşlerimizi almamız lazım. Ben internetten de araştıracağım. Ama yazarın anlatımı çok anlaşılır, anlaşılmayan mahkeme meselesi ???
      Dönüşüm için biraz bekliyorum açıkçası kafam yoruldu zira. Teşekkürler Cem 😊

      Sil
  12. Sevgili Ece abla, cevapların hepsi hem samimi hem de saygı duyulacak cinsten. Hele pişmanlık ile söylediklerin, ders gibi. Ben Kafka çok severdim aslında hala severim ama. Bazen ruhumu alıp boğuyor gibi hissediyorum ama yine de benim için başkadır. Gregor Samsa'yı bitirirsin umarım, güzeldir. Ama Aforizmaları ayrı severim.
    Sevgilerimle
    Ezgi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kızım Ezgi 😊 Mim gerçekten çok hoşuma gitti. Düşüncelerin için çok teşekkürler kızım. İnan, öyle sıcaksın ki, hissedebiliyorum canım. Sevgilerimle canım.

      Sil
  13. Aralık doğumlu biri olarak ben kış mevsimini hiç sevmem.Doğduğumda da epeyce kar yağmış ve yollar kapanmış.Demek sen de kendi doğduğun mevsimi pek sevmiyorsun.
    Eşinle uyumlu olan yanımız ise Beşiktaş sempatizanı olmamız :) Mim okumayı seviyorum,gayet keyifli bir mimdi :) Teşekkürler ablacığım :)

    YanıtlaSil
  14. Canım, kışı da çok sevmiyorum, sanırım gençken gezemediğim için içimde bir protesto sürüyor hâlâ. Yoksa yazın önü ve ardını seviyorum kızım. Teşekkürler, çok öpüyorum canım 💙 💚 💛

    YanıtlaSil
  15. hımm! demek cimpomlusunuz efenim..maalsef pen de cimpomluyum..🦁😀 elinize emeğinize sağlık,geçekten samimi cevaplardı..🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşasın, en büyük cimbom... Evvet Ertuğrul, sevindim 😊 Sağ olasın kardeşim. Seviyom ben mimleri 😊

      Sil
  16. Ece Ablacım çok güzel bir mimdi keyifle okudum.Bizleri kırmayıp yaptığın için teşekkür ederim😊Kafka Dönüşü'ü okurken ben de epey zorlanmıştım.Böcek haline dönüşmesi beni çok daraltmıştı..
    Fransızcanın ahengine hayranım ben de,çok güzel bir dil😊Sevgilerimle Ablacım kendine iyi bak❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kibar kızım 😊 Seni görmek sevindirdi beni. Yaparım yavrum tabii, mimler aramızdaki sıcaklığı, iletişimi arttırmakta ve tanımakta çok yararlı bence Sevil'ciğim. Teşekkür ederim canım. Sen de kendine iyi bak. Sevgilerimle 💙 💚 💛 💜

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la