Geç Kalan İtiraf - 9. Bölüm


Dans, Müzik
                    Eğlenen Gençler                                                   


Geç Kalan İtiraf - 9. Bölüm

Hikâyemle ilgili öğrenmek istediğim ve gereken ne varsa, internet sayesinde google,dan araştırdım. Öğrenmeyi bu kadar sevdiğimi inanın bilmezdim. Olan ve bugüne kadar uzanan hayatımı düşündüm. Pişmanlık yoktu. Öyle gerekiyormuş, öyle olmuş; demek ki ben de, ev kadınlığı ve irili ufaklı acılarla sınanıp tecrübe kazanacakmışım diyorum şimdi. İnanın pek yazmam bunu ama bu sabah mutlu hissettim kendimi. Bunu sizlerle paylaşmamak olmazdı. 

Google,da arama yaparken karşıma sıklıkla ekşi sözlük çıkıyordu. Genelde hukukla ilgili bilgileri araştırdığım için, sözlükte yazanlardan önce; diğer, mevzuatlarla ilgili bölümleri okuyor ve bir bir not alıyordum.

9. bölüm

Hacer, ders konusunda kendine öyle güvenli bir kızdı ki, başarısız olma lüksü yoktu. Sınavı çok iyi geçmişti. Kafasını dersten kaldırmıyordu ve özellikle bu okul, bunu istiyordu. Akıllıydı; dürüst ve terbiyeli bir kızdı. Ama kanı kaynamıştı bir kere, durdurmanın âlemi yoktu. Zaten böyle giderse belki de karşı çıkamayacaktı bir zaman sonra. Tehlikeyi gidermeliydi... Sınıftaki oğlanların çoğu, bugüne kadar onda şanslarını denemişlerdi. Fotokopiden çıkmışcasına aynı cevabı veriyordu. “hiç işim olmaz!.." Bazısı gülüyor, bazısı da bayağı bozuluyordu. Ah şu erkekler… diyordu. Eğlenceden, partilerden geri kalamazdı bu tipler. ‘Acaba onlar mı doğru yapıyorlar, yine de içlerinde çok başarılı olanları var çünkü’ diye düşündü. 

Kızlarsa, Hacer’e her defasında ısrar etmişler ama hep reddetmişti onları. Bazen özenmiyor değildi. Dans etmeyi kendiliğinden bilirdi. Bu cepteydi. Ya bir kokteyl ikram edilse ne yaparım diye düşündü. “gazoz, meyve suyu, kola” seçeneğimi kullanırım. O da mı sorun yani? “Hacer, hayallerime taş koyma!” dedi kendine… Yanında sevgilisi olsa, daha rahat olurdu tüm bunlar. O sevip, sevileceği bir erkek arkadaşı olsun istiyordu o kadar, macera yaşamak değil... 
Hayal kurmak yeter! dedi ve kitabıyla tekstlerini alıp, kantine doğru yol aldı.

Lale nereye kaçmıştı acaba? Yatakhanede görememişti onu. Bir anda; yaşadığı kasabadan bir kız gözüne çarptı. Ailecek görüşüyorlardı. Dikkatle baktı, evet; Faziletti bu. Şu an onunla asla konuşmazdı, ancak burun buruna gelirlerse, o da belki... Hastalığını, babasının sütçü olduğunu, kardeşinin yaramaz bir genç olduğunu, dayısının katil olduğuna kadar, her şey hakkında bilgisi vardı. Ve dedikodu ortamında büyümüş bir kızdı. Nerede okuyordu acaba? Lale’yle onu karşılaştırıp öğrenirdi bunları. Maşallah Lale, yedi kralla barışıktı. Öyle donmuş bir şekilde dururken, onun çıkış kapısına doğru gittiğini görünce sevindi. Kantinde bir şeyler atıştırmak istiyordu zira. Gece bu kız kafasını karıştıracağa benziyordu. 

Günler böylece geçip gidiyor, sınavlar bitmiş, finaller yaklaşıyordu. Çok çalışmalıydı, çok…
Biraz moral kazanmanın ne sakıncası olurdu ki?  

Ece Evren/Halkalı

4 yorum:

  1. Ekşi sözlük ekşi gerçekten. Bazı önemli tüyolar içeriyor bazı yorumlar. Ama seviyenin bu kadar düşük olmasına gerek yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Turgay kardeşim, gerçekten orası (ekşi sözlüğe dair alıntı) hikâyenin içinde değil ama onların psikolojilerini, samimiyet sınırlarını anlamak için bakmak zorunda kaldım. Kendime ve size saygım adına operasyonla o bölümü çıkaracağım. Fikrini belirttiğin için teşekkürler.

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la