Çocuklar Hep Masumdur... 10.Bölüm

Saray Hayatı
Jokey                

Çocuklar Hep Masumdur...

-Şehzadem...
-Padişahım
-Halktan isyan çıkartanlar varmış. Anlaşıldı ki yeterince ders almadılar. Bunları bastırman gerekiyor!
-Peki, nasıl?
-Öldürteceksin, astırtacaksın, bezdirteceksin...
-Kendi ülkemin halkını?
-Kendi ülkenin selâmeti için...
-Yapamam!
-Öyle bir  şansın yok, zira sen zaten yoktun, sayemde varsın...
-İlki, ikincisi zor olur belki ama alışırsın... 
Babası ona öldürmeyi, yok etmeyi emrediyordu... Nasıl bir gaddarlıktı bu?

*** 

Yemekte padişahın söyledikleri, bütün gece şehzadenin kafasında yankılanmış ve Bincan neredeyse gözlerini kırpmamıştı. 
-Öyle bir  şansın yok, zira sen zaten yoktun, sayemde varsın...
Bu ne demekti ki böyle?.. Sabaha karşı biraz daldı ama çılgın gibi bağrışan hayvan sesleriyle uyandı. Artık bunu hiç yadırgamıyor, herkesin aksine bu sesler ona güven veriyordu. Pencereyi açtı, adeta çoğuyla göz göze geldi. Kuşlar ona yakın uçuyor, köpek ve kurtlar sarayın tam önünde uluyorlardı. Ülkesinin kaderi değişecek ve bunu padişahın emrettiklerinin tam tersini uygulayarak kendisi başaracaktı. İçinden söz verdi…

Gün iyice ışıyınca sarayda hazırlık başlardı. Sofrada yok yoktu. Topluca kahvaltı edilmek üzere salona geçilir, herkes padişah gelince ayağa kalkardı. Bir el hareketi yeterdi oturmaları için… 

Bincan, padişahın isteği üzerine sağında otururdu hep. Bu defa karşısına oturmasını buyurdu.  Padişah; büyük ihtimalle konuşmaya niyetliydi ve onun gözlerindeki ifadeyi okumak istiyordu. Zira, şehzade ile ilgili bazı düşünceleri ve endişeleri vardı. Ne de olsa soyundan değildi. Padişah bugüne kadar çok yanlışlar yapmış olsa dahi, bunlar onun doğru bulduklarıydı. Şehzadenin, onun yolundan gitmesini ve ona tabi olmasını istemesi doğal olabilirdi... Nice yanlışlar, halkların perişan olmalarına rağmen; karşı çıkılamayıp, onlarca sene halkı bezdirmemiş miydi? O iktidar denen illetin, iki ucu bıçak yetkisi, ortalığı yakıp yürekleri kavurmamış mıydı? Artık neresinden bakılırsa bakılsın duruma, gerçek olan; yanlışların onların doğruları olmasıydı. 

Bincan’ın hâli tatsızdı ve herkeste merak uyandırmıştı. Masada gergin bir hava hâkimdi. Valide ana da endişeli gözlerle şehzadeye bakıyordu. O ise sakince kahvaltısını etti, gözlerini kaldırıp padişaha dikti. Tıpkı padişahın rüyasında gördüğü bakışlardı bunlar... Padişah ürperdi, rüyayı yeni görmüştü daha. Etkisindeydi hâlâ... Şehzadenin ondan korkmadığı o kadar belliydi ki, ateş saçıyordu bakışları. Ve buyruk tadındaydı konuşması. Aslında padişah onun bu halinden hoşlanıyordu. 

-Beni halkımla tanıştır padişahım, dedi
-O da nereden çıktı, çık balkona seyret, dolaşır dururlar oralarda. Törenlerde de gördün! Öyle derbeder, üstü-başı dökük, kafası çalışmayan tipler…
-Halkımla tanıştır beni padişahım! Diye daha bir vurgulu söyler. 
-Şehzadem, neden anlamak istemiyorsun, sen onlarla görüşemezsin. Asilsin; neden, nasıl görüşeceksin, düşüncen ve niyetin ne senin?
-Sizin onları aşağılama nedeniniz ne?
-Devlet işlerine karışmak ha? Daha erken değil mi? Padişah gevrek gevrek gülüyordur aynı zamanda…
-Ülkede her gün kaç kişi ölüyor; öldürülüyor, hapishaneler dolu, bu sizi hiç rahatsız etmiyor mu?
-Oooo, direnişçi mi oldun sen, bütün eğitimler boşa mı gitti yani?
-O ne demek padişahım?

- İşte onu sen hiç bilemeyeceksin oğlum. Bak sağlığım gittikçe bozuluyor, yakında yerime geçeceksin. İzimden yol almak zorundasın. Şunu unutma ki, tehlike en yakından gelir. Yakın, sana itaat etmek zorundadır. Sen her ne kadar padişah olsan da, önde ordu ve sen, arkada direktifi veren hep ben olacağım… Bu hep böyle geldi ve böyle gitmek zorunda!

Dipnot ama bayağı uzun :) Belki bir tarafından ışık tutar, zira biz Konya'nın Samancızâde sülalesindeniz, acaba alışkanlıklar oradan mı geldi diye düşünürdüm. Bir an evimdeki yemek seansları geldi aklıma. Bizim de; babamın direktifiyle ki emir eri anacığımdı, sofrada bir oturma düzenimiz vardı. Hepimiz babamı beklerdik ve gelir gelmez ayağa kalkardık. O da eliyle işaret eder, sonra otururduk. Ben çok sinir olurdum... O günlerden beri kalabalık sofraları sevmem, emirleri de...>
Aristokrasi evlerde de olurmuş demek...

Ece Evren/Halkalı 28.07.2018


8 yorum:

  1. Bin CAN adil ve halkçı.!Mevcut sistem padişahlık monarşi.?Halkına güvenmeyen bir padişah ve askıdan yana.?BINCAN'IN İŞİ ÇOK ZOR.?GÜNEŞI ARAYAN ZERDÜŞ.!SOFİNİN DÜNYASİ INSANLIK KAZANMALI.!Ama Bincan'dan babasını vicdana getirecek özĺü sözler ve davranışlar gelecek mi.?SEVGİLER SAYGILAR KRALİÇE ABLAM.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Padişah, gaflet ve dalalet içinde. Aralarına bir soğukluk soktum bu gece 11. bölümde. Şehzademiz halktan yana. Rejimleri değiştirenleri çok severim ben. Sofi'nin dünyasını okuduğumda kafamın allak-bullak olduğunu hatırlıyorum. Açıkçası senin kadar bilgili değilim, değerlendirmelerin çok kaliteli oluyor.Zerdüşt Güneşi bulmuştur belki ama başka manada. Bincan ise asla Godot'yu beklemiyor.
      Allah'ın izniyle indireceğiz padişahı :))))) Sevgiler, saygılar Duycan kardeşim :)

      Sil
  2. Padişahlar halkın içine karışsaydı işler daha da değişirdi tabi, burjuva sınıfından nefret ediyorum, çok iyi bir hikaye olmuş bence hikayeler basılmalı senin adına :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Beğenmen beni çok mutlu etti Elif kızım. Bloğumu dışarı taşıyorum zaten. Burası hep kalacak ama bazı şeyler değişir diye korkmuyor da değilim. Gözlerinden sevgiyle öpüyorum :)

      Sil
  3. Biz de aile olarak çok kalabalıktık.Sizin kadar sert bir aile düzeni yoktu ama hepimizin aynı anda sofrada olması gerekiyordu.Çok severdim ben ailecek bir arada olmayı.Eğlenceli geçerdi bizim yemekler.Okumadığım bölümleri okumaya devam :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben doktorumdan tüm bunların nedenlerini duydukça dehşete düşmüştüm Yurdagül'üm. Bize acımış yine de Allah rahmet eylesin :)
      Ben annem ve kardeşlerimle tüm gün o kadar mutluyduK ki, eh geceleri OHAL vardı, olacak o kadar :)))

      Sil
  4. :D dipnota cevap, kalabalık sofraları çok severim; ama kimseyi beklemeyi sevmem

    YanıtlayınSil
  5. Tabii olan, aile sofralarının neşeyle geçmesidir kızım. Ama içi huzursuz biri, o sofradaki tüm tadı yok edebilir :(

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la