Çocuklar Hep Masumdur... 14. Bölüm

Orman
At binmek                                       

Çocuklar Hep Masumdur...


Bir şeylerin ters gittiğini artık kabul eden padişah; sadrazamı ve tüm saray erkânını toplar. Şehzadenin de katılmasını buyurur. Halkla ilgili tüm bilgileri almak istediğini söyler. Vezir ve şehzade hariç, hiçbiri halkın menfaatlerini düşünmüyorlardır. Anlatımları ve yorumları da bu doğrultuda olur. Bincan ise hiç fikir beyan etmez. Onun bu, tabi olmaya benzer duruşu ve bakışları padişahınkilerle sıkça karşılaşır. Padişah sanki ondan destek almak ister gibi bakıyordur. O sıralarda şehzade; sonun gitgide yaklaştığını düşlüyordur. Padişah hâlâ isyanların bastırılmasından yanadır. Sadrazam ve erkân dahil, bu konuda halkla uzlaşma kararına yanaşmamışlardır... Padişah yine bir takım direktifler verir ve orayı terk eder…

Toplantıdan çıkarlar, vezire fısıldayarak
-Vezir, bana şu ülkenin geçmişini daha detaylı anlatır mısın? 
Uzunca anlatır vezir. Padişahtan öncekileri ve onların ülkenin kaderinde iyi ya da kötü nasıl rol oynadıklarını; hatta kimleri, neden eş seçtiklerini… Duyduklarını çok dikkatle dinler. Hanım sultanların bazılarının hiç masum olmadıklarını öğrenir. Ülkenin kaderiyle oynamışlardır resmen. Saray ahalisinde hırs, hastalık gibidir sanki. Vezir devam eder,

-Padişah akıl tutulması yaşıyor. Ona göre ne halkın fakirliği, ne de haklı çığlıklarının önemi var. 
-Peki, sadrazam ya da erkân, eğer adil olsalardı; onu denetleme ve yeri gelince uyarma yetkisine sahip olabilirler miydi? Yani padişahın üstünde bir güç var mı?
-Tek sesli bir idaredir bu şehzadem, tahtta oldukça ona uymak zorundasın.
Bincan’ın gözleri yine ateş saçar. Dişleri kenetlenir.
-Ben at binmeye gidiyorum, der.

Vezirle konuştuktan sonra iyice hırslanmıştı. Haksızlık, buna meydan vermek ve göz yummak onun yapısında yoktu. Aniden içinden bir cürüm işlemek geçti. Padişahı; babası olsa dahi, bu uğurda öldürebilecek kadar hırslanmıştı. İçi titredi… Bir yığın can, hırs uğruna ölüyor; birçoğu da hürriyetlerinden oluyordu. Zindanlar ağzına kadar doluydu. Hakk, dünyadaki yaşamın ve insanların, kendi kurallarıyla yönetilmesini isterdi. En doğrusu buydu. Bu uğurda hırs sahipleri; işledikleri açık ve kapalı tüm cürümlerden mesuldüler ve kazanç gibi görünen aslında büyük kayıptaydılar. Halklar ise fi tarihinden bugüne kadar, belli yerlerde hâlâ işkence çekiyorlar.

Bincan yetkinin kendisine devrolmasını sabırla bekliyordu. 
Bir anda atına atlayıp hızla ormana doğru yol aldı. On dakikada gidilebiliyordu. Hayvanlar etrafını sardılar ve sesleri yeniden yükselmeye başladı. Aslında sıkça giderdi ama bugüne kadar onları bu kadar yakın hissetmemişti. Tesadüfen oraya yakın yerde duran bir köylü, seslerin geldiği yöne bakınca gözlerine inanamadı. Tüm hayvanlar şehzadenin yanında toplanmış, etrafında turlar atıyorlardı. Başının üstüne konan kuşlar, biraz durup yerlerini diğerlerine bırakıyorlardı. O ise önündeki tüm hayvan cinslerini, korkusuzca okşuyordu. 
Vaktin nasıl geçtiğini anlayamadı, zira onların yanında çok huzurluydu.  Saraydan merak ederlerdi. Kalkıp giderken ise, hayvanlar ona ormanın dışına kadar sesleriyle ve koşarak eşlik ettiler. Bazıları onun atının ayaklarına dolanıyordu. Bincan bunu hiç yadırgamıyor ve yaşamının onlarla başladığını biliyordu. Artık seçilmiş bir kul olduğunun da bilincindeydi. İçinden; bunu doğruluk, adalet ve düzen için kullanacağına söz verdi. 

Ece Evren/Halkalı  01.08.2018  



8 yorum:

  1. Bin CAN artık aktif olmalı bunu yaparken bize Osmanlı şehzade hiyerarşisi gibi değilde Padişahı telkin edip tahta geçmesi daha demokratca geliyor.!Olağanüstü güçlerini halkın yararına kullanacak ama bunu istemeyenler sarayda çoğunluk.? Zira Padişah onlara göre herşey.?Binanın yanına birilerini destek alması lazım.?Bu arada halkla diyalogları ona daha farklı fikirler verebilir.?SÜPER KRALIÇE ABLAM DEVAM.! SEVGİLER SAYGILAR D.U

    YanıtlayınSil
  2. Bincan'ın biraz da gençlikten gelen hırsını söndürmek lazım. Yanlışların devamı, yanlış olmamalı bence de. Evet, elimizde daha tam yoğrulmamış bir Bincan ve halk var. Halk zaten büyük ihtimalle barıştan ve haklarının iadesinden yana.
    Padişaha, bugüne kadar kendisine özel davrandığı için şehzademizin bir minnet borcu var ve zaten ben bugünlerde yazdığım bir metinde onun bunu düşündüğünü yazdım. Dilerim yakışan bir son yazabilirim. Toparlıyorum Duycan.
    Yine çok değerli bir yorumdu. Çok teşekkür ederim. Sevgiler, saygılar :)

    YanıtlayınSil
  3. Seçilmiş bir insan olarak,doğruluk,adalet ve düzen için bunu kullanabilirse süper olur..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Son bölüm geldi çattı. İnşallah hiç kimse ne açık ne de gizli güçlerini kötüye kullanmaz da şu dünyada huzuru buluruz.
      Sevgiyle kucaklıyorum seni kızım :)

      Sil
  4. Ece Ablacım,epeydir blogları çok sık ziyaret edemiyordum şimdi sana uğrayınca bu güzel hikaye serisiyle karşılaştım ve tek tek okumaya başladım:)İnan çok beğendim farklı ve sürükleyici bir seri olmuş.
    Bincanın haklı olduğu konular var üstelik hayvanlarla kurduğu özel bir durumu da söz konusu.Ama bundan sonrası için ne yapacağını kestiremiyorum:)Çünkü toyluğu da söz konusu..Bu nedenle hikayenin devamını merak ettim:)Kitap haline gelse keşke ya da dizisi olsa ne hoş olurdu..Kalemine sağlık Ablacım: )Sevgilerimle💕💕

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoş geldin Sevil kızım. Bu sene yaz, evde kapalı geçti. Kızım iyileşmeye başladı ve en büyük mutluluğum bu. Ben de, boş durmadım ve önce bir masal düşüncesiyle başladım yazmaya. Nerelere geldi, öykü oldu. Bincan çabuk olgunlaşmak zorunda kaldı, hatta padişah son bölümde sürpriz yaptı:)
      Hikâyelerimi birleştirmeyi düşünüyorum. Ama dileğim önce şiir kitabı çıkarmak.
      Çok teşekkür ediyor, sevgiyle kucaklıyorum seni canım :)

      Sil
  5. Insallah düsüncelerini gerceklestirip adaleti getirir 😊

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la