ÖLÜ BİR KÖPEKTEN İNSANLARA MEKTUP

Cani İnsanlar
Köpek katliamı                
ÖLÜ BİR KÖPEKTEN İNSANLARA MEKTUP


Biraz da Düşünelim.!?  Face,deki bu paylaşım Kalbimin Çığlıkları D.U'a aittir.


Ben dokuz yaşında, yaşlı bir sokak köpeğiyim. Bugün öldüm. Beni ve kardeşlerimi, içinizden biri zehirleyerek öldürdü. Oysa bize yemek getirdiğini görünce öylesine sevinmiştik ki üzgün kahverengi gözlerimizde minnet parıltıları, kuyruğumuzu mutluluktan sallaya sallaya yemiştik verdiği yemekleri; hatta ben yemekle, gidip onun ellerini yalayarak teşekkür etmek arasında kalmış; ama çok aç olduğum için sevgimi yemeğimi bitirdikten sonra göstermeye karar vermiştim. Maalesef gösteremedim.

Biliyor musunuz, zehirlenmek çok ıstırap verici bir şey. Ölene kadar geçen sürede iç organlarım, boğazım yandı; damarlarım parçalandı, gözlerim kanadı; her yerimi korkunç bir acı kapladı, nefes alamadım! Acıyla çırpınırken havlayamadım bile... Hele ki size yemek verdiği için minnet duyduğunuz biri tarafından zehirlenerek öldürülmek çok daha acı.

Siz bizim bir kalbimiz olmadığını zannediyorsunuz, ama yanılıyorsunuz; bizim bir kalbimiz var, kalbi olmayan sizlersiniz. Şayet kalbiniz olsaydı, bizim kalbimizi her daim ıslak ve hüzünlü kahverengi gözlerimizde; birbirimizle oyunlarımızda; bizi biraz seven, azıcık başımızı okşayan insanlara bile gösterdiğimiz sımsıcak sevgide; bize sahiplik yapan insanlara olan bağlılığımızda ve sadakatimizde görürdünüz. 

Bizim bir kalbimiz var ve benim kalbim bugün kendisine en ufak bir kötülüğümün dokunmadığı bir insan tarafından öldürülürken çok acıdı.
Evet, ben dokuz yıllık acıyla dolu hayatı bugün sizden birinin eliyle bitirilen yaşlı bir sokak köpeğiyim. Ve gitmeden önce size bu mektubu bırakmak istiyorum.
Siz bizim kalbimiz gibi aklımızın da olmadığını zannediyorsunuz; ama, 
bunda da yanılıyorsunuz. Sizin ömrünüzle altmış yıla denk gelen dokuz yıllık yaşamım boyunca sizi izledim. Kendinizi benim gözümle görseydiniz, insan olmanızla böylesine böbürlenmeye utanırdınız. 

Ben yaşadığım her dakika sizin yerinize utandım.
Neredeyse tamamınıza yakınınız, bu dünyanın sadece insanlara ait olduğunu zannediyor ve bu güzel gezegeni insan olmayan her canlı için cehenneme çevirmek adına birbiriyle yarışıyordu.
Sözde bizi sevdiğini iddia edenlerinizin çoğu bile...
Uzak gezegenlerin sürgünleri gibiydik dünyanızda; siz nefes alıyordunuz, biz esef.
Parıltılı neon ışıkları, her gün binlerce ağaç keserek yerlerine kendiniz için birer hapishane diktiğiniz beton yığınları ile size cennet gibi gelen, bizim için ise cehennem olan bir şehirde yaşıyordum ben de sizinle birlikte. Daha doğrusu yaşamaya çalışıyordum.
Sizin gece biraz geç saate kalsanız korkuyla geçtiğiniz izbe sokaklarda, sığınacak hiçbir yerim olmadan binlerce aç, susuz, yapayalnız gece geçirdim ben. O yalnız ve her an birisi tarafından tekmelenme korkusuyla titreyerek geçen gecelerimde en çok ağladığım şey neydi biliyor musunuz? 

Beni yavruyken bir hevesle evlerine alıp seven, koruyan, besleyen, sonra da hevesleri geçince sokağa atan ailemin ve evimin özlemi. Hele o ailenin beni çok seven çocuğuna duyduğum hasret çoğu zaman açlığımın, susuzluğumun ve soğuğun acısının bile önüne geçiyordu.
Sevgi, sadakat ve bağlılık hisleriyle dolu bir canlı olarak, sizlere baktıkça nasıl şaşırdığımı bilemezsiniz. Beni çok sevdikleri halde bir anda sokağa atan insanlara; sokaklarda kardeşlerimle birlikte yaşam mücadelesi verirken gördüğüm hiç nedensiz şiddetlere, tekmelere; o kadar çok ve çeşitli yiyeceğiniz varken, yemek artıklarınızı bile bizimle paylaşmamanıza; bize yaz sıcaklarında bir tas su vermemenize nasıl şaşırdığımı, kalbimin ne kadar acıdığını bilemezsiniz!
İnsanların çoğu bilmiyor; fakat biz köpeklerin insan olmadan yaşamda kalma şansımız yok. Bize bu kötülüğü de yine bin yıllar önce bizi doğadan koparıp evcilleştirerek siz yaptınız. Artık hayatımızı sürdürebilmek için tamamen size muhtacız; fakat siz bizi artık yaşam alanlarınızda istemiyorsunuz. 

Bizi topluca attığınız ormanlık alanlarda hayatta kalacağımızı zannederek vicdanınızı rahatlatıyorsunuz; ama bu, siz bize yemek getirmediğiniz sürece mümkün değil. Ve içinizdeki bir avuç merhametli insan haricinde, hiçbiriniz getirmiyor; bizi orada birbirimizin ölülerini yiyerek çıldırmaya terk ediyorsunuz. Eski insanlar dünyanın insanlar kadar hayvanlara da ait olduğunu bilirdi; sizler sadece size ait olduğunu zannediyorsunuz.
Bugüne dek gözümün önünde sayısız kardeşimin açlıktan ölüşüne, işkence görüşüne, hatta tecavüze uğrayışına ve öldürülüşüne tanık oldum. Bugün de dünyanın ben olmadan daha güzel bir yer olacağını zanneden biri tarafından ben öldürüldüm.

Oysa ne kadar sevinmiştim bana yemek verdiğinde! Yemeği mi, onu sevmeyi mi tercih edeyim bilememiştim. Tıpkı son nefesimi verirken, zehirin acısının mı kalbimin acısının mı daha korkunç olduğunu bilemediğim gibi...
Siz bizim kalbimiz olmadığını zannediyorsunuz, ama yanılıyorsunuz; bizim kalbimiz var! Kalbi olmayan sizlersiniz! Olsaydı, şu koskocaman dünyayı bizimle seve seve paylaşmayı bilirdiniz.
İmza: Ankara Batıkent'te zehirlenerek öldürülen yaşlı sokak köpeği.

*Alıntıdır

EceEvren/13.04.2019

16 yorum:

  1. Yaratılmışların en değerlisi insan, sonra sırasıyla bir ruhu ve canı olan hayvan. Daha sonra ruhu yok ama canı olan bitkiler. Ve en son taş toprak. Biz cansız evdeki bir vazoya, bir tabloya bile ne kadar değer verirken, evimizin en güzel yerlerinde çiçekler bitkiler yetiştirirken, bizim gibi canı ruhu olan hayvanlar, kediler köpekler çok daha değerli değil midir...Ama insan zalim olunca insana bile yapmadığını bırakmıyor ki...Olay kalp ve vicdanlarda...Teşekkürler paylaştığın için, içimizi döktük biraz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanır mısın Duo Diyet, yemeden içmeden kesildim. Anlayamadığım, bu insanlar kimler? Vatanımda ne işleri var? Nasıl bir sapıklıktır bu? Bugün instagramda gördüm 30 köpek daha bir yere ölü olarak bırakılmıslar. İçlerinde 2 pitbull da varmış, bir cins köpek daha ve iki kedi... Keşke o mücadele sırasında onları parçalasalardı. Allah ıslah etsin diyeceğim de, artık bunlardan hayır gelmez :(((

      Sil
  2. Daha duyarlı olmayı ne zaman öğreneceğiz Ece abla? Ümitlerimi tüketmek istemiyorum.

    YanıtlaSil
  3. İnsanın kendi cinsine neler ettiği çoğu zaman gözlerimizin önündeyken ,köpekleri zehirlemeleri neden şaşırtıp, kızdırıyor ki bizleri.
    Devletin ya da hayvanseverlerin bir şekilde barınak olayını yaygınlaştırmaları lazım.Sokaklarda ,ormanlara bırakmayla olmuyor bu işi.
    Yazık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet canım. Yönetilemiyoruz ki hiçbir şekilde. İnsanları böylesine kahredenler,
      hayvanları mı düşünecekler ?

      Sil
  4. Ankara'da başka bir ilçede yine köpek katliamı yapılmış.. Sonumuz nereye gidiyor belli değil. Gerçekten çok üzüldüm haberlerde görünce. Bunu yapanlar insan olamaz, bir kalbe sahip olamaz.

    YanıtlaSil
  5. Bu habere çok üzüldüm. Annem hep hayvanları, bitkileri sevmeyen insanları da sevmez der... Bunu yapanlarda insan olamaz bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle Tuğçem. Çok üzgünüm. Sona erecek gibi de görünmüyor maalesef...

      Sil
  6. Cok cok üzücü bir olay kendime gelemedim görünce. Bunu kesin mansur yavasa komplo olarak yaptilar ama bunu yapanlar insan olamaz 😠

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle Deryacım. Çok üzgünüz. Yeni bir vaka daha var ama nerede bilemiyorum.İçinde iki pitbull ve bir cins ve iki kedi olan tam otuz can. Vahşet bu... Çığrından çıktı artık bu iş.

      Sil
  7. Diyecek bir kelime bulamıyorum.

    YanıtlaSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la