Hey Gidi Sanal Dünya...


internet
Örümcek Ağı
Hey Gidi Sanal Dünya...

Bizler bir mecradayız. Teknolojinin nimetlerinden yararlanarak hayatımızın daha da kolaylaştığını yadsıyamayacağımız gibi, herhangi bir terslikte eksikliğini duyacak kadar zorlanmamak için ise hayatın bundan ibaret olmadığı gerçeğini aynı zamanda kabullenmeliyiz. Müthiş bir ağ bu. Sanki dünyayı sarmış sanal dev bir örümceğin, kurumuş fakat kolay kolay kopmayan, hatta o harikulade nizamıyla, esnedikçe esneyen ve  tehlikeli boyutlara ulaşabilecek, insan beyninin bir mucizesi  olan alem bu. Hepimize, hatta her gün katılanlara, katılma konusunda son kararı vereceklere ve terk edenlerin yerlerini hemen dolduracaklara kollarını açmış ve beklemekte. Gencinden, orta yaşlısına, Üstad Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirinde yazdığı gibi yolun tamamına beş kalasına gelmiş tıpkı benim gibi sonradan açılan ve bu hıza ayak uydurmaya çalışırken kendisini unutan, o derece benimseyenleri de var.

Hepimiz ayrı ayrı ve çeşitli nedenlerle, ya da hayatın monotonluğundan sıkılıp kaçarak, belki de idealimize giden yolun olmazsa olmazının bu olduğuna karar vermişiz ki buradayız. 

Bizler ya gerçek manada bloggerız, ya da olmaya çalışıyoruz. Yine bizler bir takım eksikliklerimiz olsa da bu yolun gönüllüleriyiz. Hepimizin hayata bakış açılarımızın değişik olması kadar doğal ve kabul etmek zorunda olduğumuz bir başka şart yoktur bence. Amaçlarımız ve kategorilerimiz doğrultusunda gruplara ayrılmamız da doğaldır. Aynı görüşte birleşen ve demokrasi ilkelerine uyması gereken partiler gibi!, olması gerektiği gibi, ihlallerden  kaçınmamız gerekir. Anlarız zaten ve kendimize yakın görüp hissettiklerimizi alırız beğeni portföyümüze. Zira eş zamanlı olarak ne kendimize, ne de herkese yetemeyiz. Birini ihmal ederiz, diğerlerine fazladan zaman ayırırsak. Bir rota belirlemek ve etrafa şöyle bir göz atmak. Bunu baştan yapmalıyız bence. Ben her ne kadar bazı söylemlerde bunu zevk ve  sadece vakit geçirmek  için yaptığını söyleyenleri duyduysam da, anladığım kadarıyla alışkanlık yaptığını fark ettim. Mesela şu an yazıyorum. Fakat aklım dışarıda. Mail kutuma bakmak, genç arkadaşlarım neler yazmış, ne paylaşımlar yapmış merak içindeyim. Bir seneyi çoktan geçti. Ama hala bana teknoloji konusunda anlatılanları anlayamıyorum. Anlamak da istemiyorum. Sadece yazmak istiyorum.

Yazdıkça ve okudukça, bazılarınızın uzman tadında geliştirdiğiniz dallarınınızdan (hayatın keşmekeşinden dolayı kaçırdığım ) ve şu an meraklarınıza göre paylaştıklarınızdan nemalandıkça beynimin uzunca süredir aç kalan bölümlerinin nasıl kabul edip geliştiğini hissediyorum. Hepiniz iyi ki varsınız. Az çok tanıdım bu yolda karşılaştığım kızlarımı ve oğullarımı. Sizleri evlatlarıma benzer nitelikte sevdim, belki bazılarınızı kızdırdım bile...İnsan oğlu ve kızlarıyız. Hatasız olmamız mümkün değil.

Korefenomeni, sevgili kızım.yazmazsam çatlardım ancak bunu istemezsin bilirim. Her ne kadar sanal olsak da...Ya kızım sen ne kadar akıllısın...Ben yorum yaptığım bütün bloggerların her çıkan yeni yorumunu haliyle bize de geldiği için hemen okuyorum, hiç geçmem.Alışkanlık da diyebiliriz buna, umursama da. Ama şu cümlenden çıkarak bir yazı yazmam vacip oldu, çok etkilendim. "Çok şükür şaşkalozluğun vermiş olduğu
benzerlikten dolayı yakınlaşmamız tam gaz devamm." Anladım haklısın. Başlık buna benzerse kırılmayacağına dair bana bir tüyo verirsen, uzun yazmana gerek
"Okey."desen kafidir. Sevgiler :) Ve Korefenomeni kızım bana 'Okey...'dedi. Anladığım şuydu ki, başta da yazdığım gibi, belki gerçek hayatta karşı karşıya gelsek duruşumuzla bile anında itici gelebilecek hallerimiz olabilir. Belki hiç
anlaşamıyacağımız ve içlerimizin bunu hissedip biraz itiraz ettiği, bize de aynı duygularda akseden ya da hiç bir etki alamadığınız durumlar olur. Bu gayet doğaldır. Mim, ya da her türlü etkinliklerde, bir oraya, bir buraya koşarken,
o yoğun trafiklerde zaman zaman sendeler ve yetişememenin çaresizliğiyle şaşkın bir durumdayken 'Ne?', 'kim?, 'Nasıl?' deme şansımız olmadan sıkıca izleyip onaylayamadan, içimize sinmeden ve bir süre sonra onlardan ayrılacağımızı 
bildiğimiz için, önümüze gelen boş kağıtları imzalar gibi hissederiz.
Ama tevazu her zaman sonuç almıştır. Korefenomeni kızım mütevazı bir kişiliktir.
Hepinizin ayrı ayrı sevdiğim hallerinizi bir bir yazmak isterim. Dilerim yapabilirim. İyi ki varsınız. Sevgilerimle


Ece Evren        22.03.2016







27 yorum:

  1. Sizinde dediğiniz gibi belki yan yana dursak hiç hoşlanmayacağız birbirimizden, yada çok seveceğiz kimbilir. Ama gerçek olan bu sanal alemde birbirimizi böyle güzel sevmemiz ve böylesine samimi duygularla saygı duymamız birbirimizi gönül gözüyle yargılamadan, görünüşlerimize göre ön yargıda bulunmadan salt kişiliklerimizle tanıyıp sevmekten kaynaklanıyor. Görmeyen gözün gönül sevgisi bu ece ablam. Saygı ve sevgilerimle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zehra, katılıyorum yavrum.Görmeden sevebileceğimizi zaten biliyorum. Sevgiden öte, her birinizin verdiği sıcaklık ve samimiyeti hemen alıyorum zaten. Fakat tam tersi de olabiliyor.Yani hayatta nasıl biri olduğunu bilmeden acı bir yorum bırakarak içlerini dondurup, belki o gün yaşadığı bir acıyı katlamamız ihtimali de yüksek.Bu yazıdaki manaları esnek tutmaya çalıştım.Nihayetinde yasa tasarısı değil.Gerçek hayatımızda senelerce dost olduğumuz birinin, hiç ummadığımız anda yalnız bizi bırakması kadar korkunç hiç değil. Duyarlılığın için teşekkürler kızım.Sevgiler.

      Sil
  2. sende iyi ki varsın ece abla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Kurall, bu söze inan çok ihtiyacım vardı. Beni anlamışsın:)

      Sil
  3. Çok haklisiniz aliskanlik yapiyor. Özellikle de elimizin altinda oldugu için telefonlar. Korefenomeni konusuna da katiliyorum benim de sempatik ve içten buldugum arkadaslarimizdan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
    3. Teşekkürler D.Soygül.Ben de alıştım. Fakat bu yaşta risk bazen beni düşündürüyor.Zira zorlayan bazı etkiler olabiliyor.Etki geliyor, mecburen ve kaçamadan alıyoruz, ama tepkilerimiz karakterlerimize göre değişkenlik gösterebiliyor :(( Sevgiler...

      Sil
  4. Bazen deriz ki insan tanımalarında ön yargılı olmamak lazım. Evet doğrudur olmamak lazım aslında da ben bunu pek beceremeyenlerdenim. Aslında buna ön yargı demem hata ilk gördüğüm anda bir insana eğer ısınamamışsam asla ısınamıyorum. Onu yargılamıyorum belki harika fikirleri vardır. Belki mükemmel bir karakteri vardır. Ona saygı duyuyorum ama ne hikmetse asla ısınamıyorum. Bugüne kadar bu ön görgümde pek yanılmadım.ve şuna inanırım insan insanın aynasıdır. Ben ona ısınamamışsam kesinlikle oda bana ısınamamıştır ve asla şartları zorlamam. Güzel günlerin olsun Ece hanım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

      Sil
  5. Ne güzel açıklamışsınız, yüreğinize sağlık. Birbirleriyle iyi anlaşan insanlar uzaktayken birbirini daha iyi anlıyorlar. Blogger olarak yeni olmama rağmen çok güzel insanlar tanıdım, benimle aynı düşüncede, aynı fikirde, aynı zevklere sahip ve çok mutlu oldum. Çevremde beni anlayan kimse olmadığı için şu zamana kadar hep sosyal ağ aracılığıyla edindiğim çevrem bana daha yakın oldu. Dediğiniz gibi tanışsak, elektiriğimiz aynı tutmayabilir, yine de ön yargı duvarını kırdığımızda ve sabırlı olup birbirimizi anlamaya çalıştığımızda her şey çok kolay olur. İnsan değerlerimize saygılı olmak çok önemli. Sizi tanıdığıma çok sevindim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sevindim canım. Tabii ki hemen bloğuna gelip seni ekleyeceğim ve bir göz atacağım.Bakalım kızım nelere ilgi duyarmış diye :))

      Sil
    2. Her zaman beklerim. Öpüldünüz. :)

      Sil
  6. Tek kelimeyle demek istiyorum ki;
    İyi ki varsın ECE ABLA ve iyi ki Blog yazıyorsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Gökhan oğlum inan beni çok mutlu ettin zira çok canım sıkılıyor bu günlerde.Bırakasım vardı, ama çok da seviyorum. Teşekkürler, başarılarının devamını dilerim oğlum.Sevgilerimle :)

      Sil
  7. Ece hanım merhaba, sanal dünyanın gün geçtikçe kirlenip acımasız bir hal aldığını düşünüyorum. sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabaa; Aşağı yukarı anlatmak istediğim oraya doğru gidecekti, daha da açsaydım konuyu.Sevindim yorumunuza :) Sevgilerimle.

      Sil
  8. Canım Ece Ablammmmn blogger olmamın en güzel anıydı sizinle yolumuzun kesiştiği o güzel zaman;))
    Hep burada bizimle ol Ece Ablamız bir tanemizzzzzzzzzzz ;)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım Tigris'im teşekkür ederim.Benim de yoluma çıkan bir mücevherdin sen.Siz de hep benimle olun.Sevgilerimle...

      Sil
  9. Selam Ece,
    "Neden Yazıyorum? bir denememde "Okudu, yazdı ve öldü" tabirini kullanmıştım. Henüz blogda paylaşmadığım eski yazılarımdan... Blogcular işte bu görevi yapıyorlar. Sanal denilen bu gerçeklikte yaşamı elektronik ortama taşıyorlar. Değişik yaşamlar ve fikirler depolanıyor böylece. Fakat blog yazarı da birazcık olsa yeniliklere açık olmalı. Sadece yazmak yerine son zamanlarda videoları ve görselleri arttırdım. Çünkü klasik blogculuk artık devrini bitirmeye başladı.

    Neyse yazmaya devam edelim...

    YanıtlaSil
  10. Haklısın Mustafa, değişiklik ve gelişme olmazsa, rutinler sıkar insanoğlunu. Fikirler insanın kendisini bağlar, ama yenilikler dikkat çekici ve gerçekten çağa ayak uydurmak için gerekenlerdir.Eğer bir tarama yaparsak paylaşımları, az çok farkederiz gereken güncellemeleri. Emeğine sağlık.Videoların gayet güzel ve seyredilip dinlenesi.Şehir dışındayım.Döner dönmez takipteyim.Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
  11. Ece Abla!!! süpersin, alkışlıyorum seni...
    Üzüldüm bu yayını geç gördüğüme :( Ne güzel ifade etmişsiniz siber ortamı... Şaşkaloz halim her daim devam ediyor, biliyorsun, teşekkür ederim güzel düşüncelerin için, sevgiler, saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım, hoşgelmişsin.Sen bir tanesin.Yazdıklarım düşündüklerim.Başarılar ve sevgimle.Ablan :))

      Sil
  12. ECE ABLAAAA!!
    İyi ki blog yazıyorsun ve iyi ki aramızdasın!!!! Esas zor olan yazı yazmak, diğer kısımlarda buradaki herkesin -onlar adına rahat rahat konuşabilirim çünkü hepsi pırlanta!!- seve seve yardım edeceğine hiç süphen olmasın :) sen yeter ki yaz..
    Ne güzel söylemişsin... Bazı yerlerde durup düşündüm yine, hepsini aynı anda yapamayız demişsiniz ya, kaçırdığım, ihmal ettiğim oluyor diye, özellikle oğlum için. Umarız kimseyi kırmamışızdır. Olduysa yaptıysak sen de bizi affet lütfen.

    Ve sevgili ruh ikizim, Fenom! Onun için ben ne kadar yayın yapsam az :) Akıllı ne kelime! Hem zeki, hem başarılı, hem yardımsever, hem hoş sohbet.... Blog hayatıma başladığımdan beri yoldaşım oldu benim, ne desen haklısın :)

    Kocaman sevgiler size ve yorumlardaki güzel yüreklere (duygusala bağlamayın beni kötü oluyorum, haha :D)

    YanıtlaSil
  13. DAğınık AnNe,iyi ki sizleri tanıdım tatlı kızım.Çok seviyorum ben sizleri.Artık kendimi hiç yalnız hissetmiyorum.Mutluyum aranızda canım :) Affetmek için ise, ben hiç birinize kırılmadım ki canım.Sizler beni hep onurlandırdınız.Evet Korefenomeni kızım, onu göremesem de hayal ediyorum.Hepinizi düşünüyorum.Kim bilir nasıl cıvıl cıvıl ve hayat dolusunuzdur.Dilerim ömür boyu mutlu olursunuz kızım.Bol sevgimle canım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Abla, ben de bloga başlarken bu kadar dostum olacağını, böyle bir ortama gireceğimi hiç ama hiç tahmin etmezdim.. :) Ne mutlu hepimize..
      Hepimiz öyle olalım ablacım, dermansız derdimiz, gülme dışında akan gözyaşımız olmasın :)
      Ben biraz daha yorgun ve bedenen çürük bir insanım aslında ama iletişime geldiğinde tüm enerjimi kullanıyorum, o da sizlerin sayesinde :)
      Fenom hepimize yeter ;)
      Benden de sevgi ve saygılar..

      Sil
  14. Canım kızım,inşallah sağlık konusunda sıkıntıların biter :( Buralarda ben de mutluyum canım benim.Yazmak, sizlerle yazışmak benim terapim adeta.Dualarına canı yürekten aminn diyorum.Allah dert verip derman aratmasın yavrum.Kendine iyi bak canım.Sevgilerimle öpüyorum :)

    YanıtlaSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la