Gözlerin Çılgın Dansı...3. ve Son Bl.


Gözlerin Dönmesi
Vertigo

Gözlerin Çılgın Dansı.


Bugün hikayemin tamamını buraya geçmeye karar verdim. Biraz dinlenmem gerekiyor. Gerçekten bazen hiç çekilmez oluyor bu alem. Her kültür ve eğitimden insanlar bir arada. Herkesi mutlu etmek zordur. Velhasıl nadasa çekeceğim kendimi, düşüncelerimi ve ruhumu. O nedenle hikayeyi kısaltarak yazıyorum.Arada bir yayın girerim belki, aslında gerçekten ne yapacağımı bilmiyorum şu an.

VERTİGO Gözlerin Çılgın Dansı son bölüm

Eşim diyaliz hastasıydı. Beş sene haftada üç gün diyalize götürürdüm. Kerelerce hastahaneye kaldırdım, gecelerce uykusuz kaldım. İkinci beş sene ise bir çok detayıyla birlikte evde CAPD yöntemiyle tedaviyi sürdürdük. Bu on senenin ilk senelerinden itibaren geceleri kulaklarımda yoğun bir uğultu ve uzun çınlamalar olurdu. Kulaklarıma pamuk tıkardım ve beynim bu seslerden o kadar yorulurdu ki, pamuğun ufak hışırtıları sanki beni bir nebze rahatlatırdı. Gündüzleri ise İstanbul'un yoğun sesi mi bastırırdı ya da belirtiler gece mi nöbet alırlardı bilmem.

Hayatımda böyle bir his yaşamamıştım. Ne depresyonumun ataklarında ne de başıma gelmiş tüm olaylarda. Böyle ölüm korkusu eşliğinde bilmediğim tanımadığım diyarlarda gönülsüzce dolaşmamıştım, hem de yerimden bile kıpırdayamadan. Sonunda ne olacak diye hiç bir şeyi merak etmemiştim bu kadar.

İşte o çok zor daldığım, terler içinde kaldığım gecenin sabahı vücudum uyanmaya dönerken midem feci bir şekilde bulanmaya başladı. Gözlerimde bir tuhaflık vardı. Onlarla irtibatım kesilmişti. Açmaya yeltendiğim an boşlukta uçuyordum sanki. Ayrı ayrı yönlerde bir topaç hızıyla dönüyorlardı. İçime ölüm korkusu oturmuştu. Sadece kelime-i şehadet getiriyordum. 'Allah'ım doğum gününde ölmek varmış kaderimde 'diye de içimden geçiriyordum. Durmak bilmiyordu nöbet. Başım ateş gibi yanmaya başlamıştı. Elimi bile oynatamıyordum. Yeltendiğimde olay katlanarak devam ediyordu. Kimseyi çağıracak gücümün olmadığını hissettim. Kıpırdamadan yatmaya devam ettim. Ama beynim yorgun düşmüştü. Gözlerim kapalı beklemeye başladım bir yandan dualar ederek.

Rahat on-onbeş dakika sürmüş ama daha gözlerim durulmamışlardı. Ölmeden çıktığıma göre bu fırtınadan mutlaka bir açıklaması olacaktı. Yarım saat daha kıpırdamadan durup iyice yatışmasını bekledim. Çok bitkin hissediyordum. Şimdi sessiz bir ortam ve uykuya ihtiyacım vardı. Bir de beni kıpırdatmadan destek olacak birine.

Ogün akşama kadar sadece mecburi ihtiyaçlarım için kalktım. Lakin robot gibi yürüyordum. Yine tetiklenmeyi bekliyordu sanki nöbet. Kızım gece yola çıkacaktı. O geceyi atlatmam lazımdı. Korkuyordum. İşte gece dayanmıştı kapıya. Derken yatma vakti geldi. Yatağa uzanmaya yeltendim. Yine uçurumdan düşer gibi oldum. Ne tam yatabiliyor ne de kalkabiliyordum. Arada bir açıda sabitledim vücudumu. Kızımın arkadaşına seslendim ve bir ambulans çağırmalarını rica ettim. Yedinci kattan nasıl indirirler, o sarsıntılara nasıl dayanırım hiç bilmiyordum. Tek bir kıpırdama bana istemsiz atılan bin tur olarak geri dönüyordu.

Ambulans geldi sedyeye sabitlediler beni. Külçeye dönmüştü vücudum. Bir yandan tansiyonuma bakıyor, "Hayret tansiyonu da normal."diyorlardı. Asansörden inişimizi hiç hatırlamıyorum fakat yollar o kadar çukurlarla doluydu ki, her çukura girişte kusmaya başlıyordum. İçimden onlara teşekkür ediyor, fakat tek kelime söyleyemiyordum. Nihayet hastahanedeydik işte. İçimi bir güven duygusu kapladı. Nöbetçi doktor neler sordu ve ben nasıl cevaplar verdim orası flu. Serum, mide bulantısı için iğne ve şüphe ettikleri her şey için sedyeyle götürüp getirdikleri bir yığın tetkik. Sabah koşa koşa gelen kızıma bir teşhis belirtilmemişti.

Atipik depresyon hastası idim. Günlerce uyuyup kendime gelince ilkin psikiyatristimden randevu aldım. Hiç yabana atılacak bir nöbet değildi zira. Doktorum bunun sinirsel olamayacağını ve Kbb'ye muayene olmamı  salık verdi. Benim doktorum çok değerlidir ve sırdaşımdır. Ertesi günü Kbb doktoruyla karşı karşıyaydık. Hastalık hikayemi dinledi. Ayakta düz bir hatta yürüttü. Yürürken beni aniden  ittirdi, yalpaladım. Diğer koluyla korumaya almıştı. Yerime oturttu. "Vertigoyla tanışmışsınız "dedi. Bir dizi tetkikten sonra Pozisyonel Vertigo, (yani en iyi huylu olanı) teşhisini koydu. İyi huylusu böyleyse diğerinden Allah korumuştu zaar. Bu semptomla nasıl yaşarım, o anlattı ve ben notlar aldım.

Artık oluşmasını tetikleyen durumları biliyor ve geleceğini anlıyorum. O zaman eğer evde yalnız isem hemen son gücümle tuvalete gidiyor, sonra bir pet koyup yatacağım zemine yayıyor, yavaşça ve yüksek yastıklarla uygun pozisyonu buluyor uzanıyorum. Kıpırdamamaya çalışıp beklerken de kızıma haber veriyorum.

İnsanoğlunun aniden başına gelen her türlü ters durumlara tepkisi güçlü olabiliyor. Ama kaldıramayacağımız şeylerin çok olduğunu sanmıyorum. Gücümüzü kullanmayı başarmalıyız. Çocukluğumdan beri yaşadığım travmalara şimdi gülüp geçiyorum. Çünkü hayat ciddiye alınacak kadar insaflı davranmıyor bizlere.

Epeyce kısalttığım öyküm burada bitti. Hepinize sağlıklı bir ömür diliyorum.



Ece Evren       

20 yorum:

  1. Çok dğerli ve sevgili Ece Evren,
    Yazınızı ilgiyle ve derin bir empatiyle okudum. Bu büyük acılarla dolu günlerin ve saatların asla tekrar etmemesi dileğiyle size sürekli, tam ve tüm bir sağlık ve rahatlık, mutluluk ve huzur, kut ve umut diliyor,sevgiler ve saygılar sunuyor, GARİP ŞİİRLER'in hayranlarından bir olduğumu belirtmek istiyorum. Gönül Pınar Atacı,
    10.5.16, 16.02

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Gönül Pınar Atacı, sayfamda sizi görmek tanımak ve güzel dilekleriniz beni çok mutlu etti.Size hitabedebildiğimi öğrenmek de.Sevgilerimle canım :)

      Sil
  2. Çok geçmiş olsun :( Ne kadar zormuş...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kahve Yanı, ilgin için teşekkürler canım.Geçti gitti.Tanışmak zordu, anlaştık hastalıkla.O inatçı fakat ben muti olmalıyım.Slogan bu.Sevgilerimle, sağolun :)

      Sil
  3. Bütün hikayeni okudum, Ece Abla. Hayat zaten yorucu, bir de bu hastalık... İlk evresi anlattığın gibiyse ilerisini hiç düşünemiyorum ben de. Allah şifa versin o durumda olanlara.
    Arada dinlenmek, dediğin gibi nadasa çekilmek gerekiyor. Daha iyi, daha hazır ve güçlü dönebilmek için. Dilerim her şey istediğin gibi olur ve arayı fazla açmazsın. :) Varlığın, yazdıkların ve yorumların benim için ve eminim pek çok blogger için çok değerli. Saygılar. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Serdar.Tabii nedenleri var ve sırf bu mecra kaynaklı.Dedim ya Serhat, keşke herkes en azından terbiye çerçevesinde yorum yapsa. Dayanamıyorum artık bazı şeylere.Hakaret asla kaldırabileceğim bir şey değil.Ben iyisi mi biraz şiirlerimle kalayım.Derleyip toplayayım.Sevgiler oğlum.Her işinde kolaylıklar ve başarı dileklerimle.

      Sil
  4. Canımmmm kim üzdü sizi bu kadar? Bizi bırakıp ereye gidiyorsunuz. İnanın bu durum beni çok üzer. Lütfen ve lütfen kimseyi umursamayın. Bir süre dinlenin ama bizi özletmeyin. 😞😞

    YanıtlayınSil
  5. Şikayetler arttıkça nedenleri yaratmış olma kuşkusuna düşmekten korkuyorum.Genç olsam diyeceğim ki boş veer.Ama hepsinin erkek olması 'tek yerden mi bu atışlar diye düşündürüyor.Tigris'im.Özletmem canım.Alıştım zira.Sevgilerimle kızım.

    YanıtlayınSil
  6. Merhaba sevgili Ece abla ;
    Öncelikle yine yeni yeniden emeğinize gönlünüze ve kaleminize sağlık diyorum ... Umarım Allah ın izniyle geçip gitmiştir ve olduğu yerde kalır hastalıklar ... Rabbim sağlık ve şifa versin ...
    Lütfen kimsenin Ece Evren i üzmesine izin vermeyin ... Ne kadar değerli olduğunuzu ve bunca seveninizi unutmayın ... Haddim olmayarak bunları yazıyorum kusuruma bakmayın ... Herkesi memnun etmek imkansız .. Şikayetler de eleştiriler de olacaktır . Baktınız çok rahatsız olan var izlemesin sayfayı sevenler yeter ...
    Kendini dinlemesi insana ara sıra bazı bazı iyi gelir gerçekten de ... Ama bu uzaklaşmayı nadası Ece gerçekten istiyorsa ....
    Umarım doğru ifadeler kullanabilmişimdir ..
    Sevgiyle ve huzurla kalın ama önce sağlık olsun

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Anlıyorum canım.Anlatmak istediğin herşeyi.Şu, her etkiye tepki verme huyumu yazılarıma gömmek istiyorum.O kadar boş bırakmam blog evimi. Birbirimizsiz yapamayız sanırım.Yayınların arasını biraz açarım.Zira okumam gereken bir çok kitap bekliyor beni.Ama bırakamam sanırım.Sağlığım iyi şükürler olsun.Yaşıma göre hareketliyim de.Değerli önerilerini gayet önemsiyorum.Biraz hazımlı olmam lazım.Çok teşekkür ediyorum didemika. Değerli kızım.Sevgilerimle.

      Sil
  7. Vertigo ataklarını çok şiddetli yaşamışsınız, büyük geçmiş olsun.Her şey daha sağlıklı, daha huzurlu olmamıza bağlı. Çok ince detaylar yoruyor insanı.
    Eminim bloglarda sizi arayacak çok insan olacaktır. Molanız uzun sürmesin lütfen.
    Esenlikler dilerim. Sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Makbule kardeşim.İlginize çok teşekkürler.Dinlenmemin çok uzun süreceğini sanmıyorum.Hastalığım stabil.Tabii ki dikkat ediyorum.Size ve eşinize sağlıklı günler dilerim.Sevgiler canım.

      Sil
  8. Ece Ablacığım, gerçekten ne zor, ne korkunçmuş :( Neyse ki, baş etmenin yolunu bulmuşsun ve çok şükür ki en iyi huylusuymuş vertigonun.
    Ece Ablam, kendini bilmez, saygısız insanlar yüzünden sakın bizi bırakma. Ben çok üzülürüm:( Dinlen, istersen mola ver ama gitme sakın ablacığım

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Blana canım.Vertigo gerçekten kısa süren bir fırtına gibi.Ama artık huyunu öğrendim.Olmuyor bayağıdır.İlgine çok teşekkür ederim.
      İkinci ve asıl konu beni üzdü.Lakin pire için yorgan yakılmaz diyenlerdenim.Biraz doğaya atayım kendimi.Mutlaka bana eşlik eden satırlarımı kayıtlarıma devam ederim.Özlüyorum zaten biraz görmesem sizi. Sevgilerimle canım.

      Sil
  9. Sevgili Ece Abla,büyük geçmiş olsun.Neyse ki kalbinizin, ruhunuzun yüceliğiyle zorlukları atlatabilecek güce sahipsiniz.Allah dağına göre kar verir derler ya,bazılarımızın hayatları zorluyor maalesef bizi zaman zaman.Bundan böyle dağlarınız hep bahar olsun.Sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aytül, ismi gibi kibar ve düşünceli kızım.Acıları süslerken onları ebedileştiriyorum.Ama yaşamak için çok nedenlerim var.Dua gibi dileklerin için teşekkürler.Hep sağlıklı ve mutlu ol kızım.Sevgiler.

      Sil
  10. Merhaba, geçmiş olsun. Kalıcı şifalar diliyorum. Vertigo ismini son zamanda çok sık duyuyoruz. Stresin tetikleyen önemli bir faktör olduğunu sanıyorum. Kronik hale gelme olasılığı insanı tedirgin ediyor ama derdi veren Allah şifasını da gönderiyor. Sağlıklı, huzurlu günleriniz olsun.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Begonvil Sokağı.Başında farkedip önlem aldım.Çok sebebin birleşmesi tetikliyor tabii.Ama tuzu hayatımdan çıkardım ve artık eksikliğini hissetmiyorum.Zira en ufak bir tansiyon olayı tetikliyor.İlginize teşekkürler. Size de sağlık ve mutluluk dolu günler diliyorum.

      Sil
  11. Sizi hep güçlü bir kalem olarak değerlendirdim. Gücünüzün böyle bir öyküsü olduğunu okumak beni ayrıca heyecanlandırdı. Acılar insanın zımparasıdır parlatır dedikleri doğruymuş diye düşündüm bir an. Güçlü yüreğinize sağlık.

    YanıtlayınSil
  12. Benim için ne kadar değerli bir yorum olduğunu söylemeliyim.Aslında hep kendi yaşanmışlıklarımdan yola çıktım yazılarımda.Zordu hayat benim için.Güçlü olmak ise hediyesi oldu.Sağol, kalemine hayran olduğum Küçük Prens.

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la