Fırat'ın Engeli 3

Hayal Kurmak
Hayal Kurmak         

Fırat'ın Engeli 3

Acemi birliği, yanaşık düzen eğitimleri, silahları tanıma, emir komuta zincirine alışma, topluluk halinde yaşamayı öğrenme ve yemin törenine hazırlık şeklinde geçecek bir dönemi kapsar diyebiliriz. Acemilik eğitiminin son günü, tüm erlerin ve isterlerse gelecek ailelerinin katılımı ile bir yemin töreni düzenlenir. Bu yemin töreni ve asker yemini edilmeden önce kişiler tam anlamıyla asker sayılmazlar. 'Asker Andı' ya da 'Asker Yemini' olarak adlandırılır.-Alıntıdır-

Yanında bir defter getirmişti. Ona her gece yatmadan acemilik döneminde tüm yaptıkları uygulamaları yazıyordu. En son sayfaya sırf Aysel ile ilgili duygularını ve umutsuzluğunu yazıyor, bir nebze içi rahatlıyordu. Bir de ışıklı okuma gözlüğü almıştı. Herkes gece saha yürüyüşünden bitkin düşmüş horlamaya başladıklarında, Fırat anılarını yazıyordu. Bu saatleri seviyordu. 

Yemin törenine kimsesi gelemiyecekti, biliyordu. Annesini teselli ettiği sayfaları koparıp, kantinden aldığı zarflara özenle yerleştiriyordu. Yemin törenine gelemezse üzülmemesini sıkı sıkı tembih ediyordu." Annem kendine iyi bak. Sen bana hep lazımsın..." diyordu. Altına da  Asker oğlun Fırat diye ekliyordu bir de… 
"Benim için dualarını esirgeme anne..."diye ilave ediyordu.
Anlayacağınız Fırat, askerliğin  rutin uygulamalarına kendisini kaptırmıştı. Askerliğin erkeklerin hayatında bir dönüm noktası ve değişime neden olduğunu çok arkadaşından duymuştu. Öyle her şeyden rahatsız olan bir yapısı yoktu. Üstleri  babası kadar olmasınlardı. Alışıktı yani sertçe  emir söylemlerine.  Çok da fazla yakın geçmişini düşünmek istemiyordu. Zira buraya kendini adamaktan başka seçeneği yoktu artık. Vatanî görevdi. Borçtu. Ve ödeyecekti.

O gün gündüz faaliyetleri bitip yemekhaneye yine sırayla girdiler. Birden üç dört sıra önde arkadaşını gördü, şöyle bir uzanıp dürttü onu, 
 _Metin yanıma otur,  yerken konuşuruz.” dedi. Metin kafasını öne doğru birkaç kez salladı.

Acemilikte yemek saatlerine yemek içtiması denirdi.
 Sabah kahvaltısı 6:30-7:00 
Öğle yemeği: 12:30-13:30
Akşam yemeği : 05:00-6:00
"Hayatınızda yiyeceğiniz en kötü yemekleri acemi birliğinde yiyeceksiniz.Buna emin olabilirsiniz.Tabldotlar yağlı ve pis olacak.Yemeklerin tadı tuzu olmayacak ancak çok acıkacağınız için o yemekleri afiyetle yiyecek ve daha iyisini usta birliğinde görene kadar bu durumu garipsemeyeceksiniz. Örnek bir yemek menüsü vermek gerekirse ;
Mercimek çorba
Çoban kavurma
Soğan söğüş
Kemalpaşa tatlı 
Menü ilk bakışta göze hoş gelse de gerçekte öyle değil , yani çoban kavurmanın içinde et bulamayacaksınız soğan söğüş denilen şey bir baş soğan olacak mercimek çorba tatsız tutsuz buz gibi birşey olacak" – Alıntıdır-

Nihayet  özellikle seçtikleri uzun masanın tam köşesine oturdular. Tepsilerini önlerine  koyup  yemeye koyuldular.  
Sessizliği Fırat bozdu
_Askerliğe alıştın mı Metin?  Seni hep uzaktan gördüm, fırsat olup konuşamadık hiç...
_İyidir Fırat, alıştık işte gördüğün gibi, mecburuz , kaç gün kaldı ki yemin törenine?
_Öyle kardeşim. Evle haberleşebildin mi hiç? Bu soruyu duymamış gibi yaparak sanki cümlenin sonunu getiremeden Fırat
_Yatakhanede kafa arkadaşların var mı? diyerek adeta sözünü kesti.
_İyiler arkadaşlar, yalnız Çanakkale’den gelen bir Yusuf var ki o bizi acaip güldürüyor, çocuğun konuşması bile komedi…
_İyi iyi...dedi Metin. İnsan iki laf konuşacağı kimse arıyor. Fırat sorduğu soruyu tekrarladı
_Evle haberleşebildin mi Metin? Benim öğrenmek istediğim bir şey var ve ancak sen yardımcı olursun. 
_Haberleştik tabii; annem, babam, kardeşim uzunca yazmışlar, insana iyi geliyor. Ya sen? Aysel’den haber aldın mı hiç?
_Haber? Mektubu soruyorsan hayır, hiç yazmadı. Artık yazmaz mı dersin Metin? Aysel’in arkadaşıydı kız kardeşin,  ona  bir sorsan?

Değişik bir sessizlik oldu. Metin’e doğru beklentiyle bakıyor ama Metin suskunluğunu sürdürüyordu. Fırat gerilmişti.
_Bildiğin bir şey mi var?
_Var ama sana söylemekte gerçekten zorlanıyorum. Kaçış yok bundan, bana mutlaka pişmanlık yaşatacaksın ama bir şekilde duyacaktın. Bunu söyleyen ben olayım istemezdim, çok üstüme geldin...deyiverdi. Fırat’ın beti benzi birden atmıştı. 
_Sakin ol kardeşim, Aysel maalesef ailesinin zoruyla evlendirilmiş...
_Artık bir ölüm sessizliği hakim olmuştu aralarında. Tek kelime daha etmediler. Fırat yavaşça tepsisini ileri doğru itti ve ayağa kalktı. 
_Sağ ol haber verdiğin için Metin, görüşürüz dedi.

Hiçbir şey gizli kalmazdı. Annesinin kuşkusu gerçek olmuştu.
Akşam yürüyüşüne kadar lavaboda yüzünü yıkarken gözyaşları da akan suya karışıyordu. Kafasını kaldırıp puslu aynaya baktı, gözleri kan çanağına dönmüştü. Askerlik kararından dolayı ilk defa pişman hissetti kendini. Ama başka bir düşünce de diğerinin önünden geçti. Bu gelişmeler olurken orada olsaydı, belki de tepkilerini kontrol edemeyebilirdi. “Ya sabır... Yardım et Allah’ım .” diyerek sayıma gitti.

Yürüyüşte attığı her sert adım olaydan hıncını almak gibiydi. Yutkunurken boğazı düğümleniyor, avazı çıktığı kadar bağırarak o düğümleri çözmek istiyordu. Serbest olsam belki o sevmediğim içkiden bile yardım alırdım diye geçirdi içinden. Solukları gittikçe hızlandı. O kadar isyan doluydu ki içi, o yürüyüş sabaha kadar sürseydi de bir başına kalacağı, düşüncelerin beynini kemireceği  yatağına bu gece hiç girmeseydi keşke.

Gece kimilerine kolay, kimilerine zor geçerdi. Kayıplar en çok da geceleri hissettirirlerdi yokluklarını. Battaniyesini başının üstüne kadar çekip dua etmeye başladı. Gecenin örtüsü  vazifesini yapıyordu. Ona sığınmak en iyisiydi.


Ece Evren     21.12.2016

22 yorum:

  1. Ece ablam; yüreğine,kalemine sağlık. Gece kimilerine kolay, kimilerine zor geçerdi. Emeğine sağlık. Kucak dolusu sevgilerimle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Banu kızım. Şeref konuğumsun. Sevgiyle kucaklıyor, yavrularımızı öpüyorum canım :)

      Sil
    2. Çok çok seviliyorsun :) Her daim özel birisin,ailemden,candan. Kucak dolusu sevgiler ablam.

      Sil
    3. Canım, ben de seni çok seviyorum. Çok mutlu ettin beni. Sevgiyle kucaklıyorum yavrularımızı ve seni. Eşine selam ve saygılar kızım :)

      Sil
  2. Çok üzücü... Askerde hiç bir şey de yapamadı. Ayselle evlenebilmek için gitmişti... Ahh böyle ailelere çok şey söylenir halbuki..
    Yüreğine sağlık abla 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol yavrum. Kim bilir kimler neler yaşıyor? Askerlik eğitimden ibaret olsa. Şimdilerde anneler askere gönderirken evlatlarını yürekleri baştan sızlıyor daha.Sevgilerimle canım :)

      Sil
  3. Bir omuzda vatan dierinde aşk acısı. Kınalı kuzuların bitmez çilesi. Bu yüzden şehit olup ak güvercinler gibi peygamber katına kanat vururlar bir bir. ''ve onlara ağuşunu açmış bekliyor peygamber'' yüreğiniz kaleminiz dert görmesin....

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Gönül Telim. Askerlik nasıl kutsal bir görevdir. Hele günümüzün askerleri... Allah'ım hepsini korusun. Vatanımız ilelebet payidar olsun.Şehitlerimize Allah rahmet eylesin. Nurlar içinde olsunlar. Sevgilerimle...

      Sil
  4. Ah Ece ablam, içimi dağladın. Gözlerimden yaşlar damladı... Bir hikaye olmaktan çıktı ve o anı yaşadım sanki. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Yüreğine sağlık ablacığım ❤️

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ah canım benim. Kim bilir buna benzer neler yaşıyor askerlerimiz. Allah hepsini korusun. Sağ ol İlknur'um. Hayırlı geceler canım.

      Sil
  5. Askerdeki yemek menüsüne takıldı aklım.Dilerim dolu dolu ve severek yemek yedikleri günleri yaşar Mehmetciklerimiz.Duygu dolu bir yazı.Kalemine sağlık ablacığım...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Yurdagül kızım. İnceledim internette. Aynen kaç genç aynı şeyi yazmış. Üzüldüm doğrusu. Dilerim Allah hepsini korur. Bugün on dört tane daha şehit vermişiz. İnşallah artık biter bu acı günler. Sevgilerimle kızım.

      Sil
  6. Askerliğini tamamlayanların anlattığı ne çok öykü vardır. Yaşanmış günler, olaylar uzun, farklı anılar olarak anlatılır. Son yıllarda üzücü anılar çoğaldı.
    Çok gerçekçi bir öykü olmuş, kutlarım.
    Gerçek askerlik öyküleri de çok yazılır sanırım.
    Sevgiler...

    YanıtlayınSil
  7. Sevgili Makbule kardeşim. Aynı yazdığınız gibi, benim erkek kardeşimin öyle bir öyküsü var ki, tedavi olmasına rağmen senelerce ailemizce unutulamadı ve üzüntü kaynağı oldu. Onu yazmam mümkün değil.
    Beğenmeniz sevindirdi beni. Çok teşekkür ederim. Selam ve sevgilerimle :)

    YanıtlayınSil
  8. gerildim fıratın yerine koyuyorum kendimi allah kimseye yaşatmasın:(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Amin. Kim bilir hem askerlik, hem gönül hikayeleri, sevdiklerine ulaşamamak, terör belası. Allah hepsini korusun dilerim. Sağ ol yorum için :)

      Sil
  9. Ablacım hikayen çok güzel. Başından sonuna keyifle okudum ve devamını da merak içinde bekliyorum. Bakalım Fırat şimdi neler yaşayacak?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Elif'ciğim. Aslında bitecekti bu bölümde ama uzun olacaktı. Yormak istemedim okuyacakları. Sevgilerimle Elif kızım :)

      Sil
  10. Aysel de keşke ailesinin baskısına direnseydi:( çabuk pes etti ama tabii durumunu bilemiyoruz:( Fırat için çok üzüldüm:( Kalemine sağlık ablacım. Bakalım ne olacak....?
    Sevgiler:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aysel, o ayrı üzüntüler çekti, sevmediği biriyle yaşıyor. Aileler işte... Sağ ol kardeşim benim. Sevgiler Müjde'ciğim :)

      Sil
  11. Yüreğine sağlık Ece Ablam... Canımız yandığında hep bir şeylerle oyalanmak isteriz, hiç durmak istemeyiz ya... Fırat da öyle olmuş demek ki... Gece olunca, etraf sessizleşince üşüşüyor acıların en büyüğü insanın başına.
    Merakla okuyorum bu öyküyü. Ellerinden öpüyorum ablacığım <3

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Blana'm. Vaktin olunca oku canım. Kalbini hissettiğim kızımsın. Sevgiyle kucaklıyor, öpüyorum seni :)

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la