Site Yönetiminde Darbe Oldu...

Doğa Manzara Yazlık
Boğaziçi Köyü       

Site Yönetiminde Darbe Oldu...

Bugün size çoğumuzun çok haklı olarak hayal ettiği o sessiz, doğayla iç içe yazlık beldelerin birinden bahsedeceğim. Ve ağustos böceklerinin hangi ciğerle bu kadar uzun cırladıklarını düşünen, her tehlikeye açık ve sezen yorgun bir kafaya yaptığı tahribatı hiç bilmeyecek olan ve mutlaka hikmeti olan cisimleriyle çok sayıda ve arıların azalması tehlike yarattığı için onları görünce neredeyse buyur ettiğimiz ama sokarsa ölecek diye temkinli yaklaştığımız bu anlar işin teferruat kısmı.
Tam da havuzun üstünde gözlemevi gibi, bahçesi olan alt kattayız. Site daha, bir türlü insanların birbirlerini benimseyemedikleri için, sağdakiler, soldakiler (havuzu baz alırsak) iki tarafın birbirinden hazzetmediği sık sık arızalar çıkan bir yer. 

Eskilerden ünlü, karizmatik, rahmetli bir erkek sanatçının iki kızı, bu sitede bayağı sayıda daire sahibi. Ama iskân ve başka sorunlar olduğu için çok da daire satın almaya uygun değil, bazı cambazlar tatlı dilleriyle satıyorlar. Alanlar sonra fark ediyorlar terslikleri. 


Elektrik AYDEM’e daha yeni bağlandı. Yani cereyan kesildiğinde müşteri temsilciliğini arama hakkını kazandık, arıza kayıtlarımız alınıyor artık. 
İkinci dert su. En önemli şey.Vakti zamanında sitede kuyu varmış ve yeterli imiş. Az oturan varmış zira.

Eee insan oğlu vakumlamaya görsün kuyu ses ve su vermez oldu. Şimdi bazı su firmaları zaman zaman su getiriyor ve depoyu dolduruyorlar. Eski yöneticimize ki, kendisini çok sever ve sayarım, bazı kişilerin nedense ona olan antipatileri bu sene ivme kazandı. Son toplantıdan önce bahçeme davet edip, ‘Neler oluyor oğlum? Siz neden bu insanların saldırısına maruz kalıyorsunuz' dedim. 'Olanca çalışıyorsunuz ama memnun olmuyorlar bir türlü.' Bana belki kırk beş dakika anlattı yaptığı işleri ve mecbur değildi. Her konudaki girişimlerini ve kuruşuna kadar harcamaları. Hiçbir açığı olmayan bir insan. Kendisi gemi kaptanı. Turları oluyor, gidip geliyor. Ama gittiği yerden bile mail yazışmalarıyla kimseyi ilgisiz ve bilgisiz bırakmıyordu.

Anlayamadığım şekilde havuz etrafında kulisler oluştu. Ben nefret ediyorum dedi ve kodudan. Ayy diye çığlık atmaktan başka tepkim olamaz. Havuza dört senedir bir kere dahi inmedim. 
Adaylar Site Sakinleri
Toplantı   

O ünlü rahmetlinin kızı ve yakınlarını; yalaka bir millet olduğumuz için genelde, tapışlayanlar çok oldu. Kışın buradaydım. Kamyon kamyon toprak taşındı ama zemin kaya olduğu için çimen inatla tutmuyordu. Her şeyden olduğu gibi bundan da yöneticimizi sorumlu tuttular. Çünkü adam mucizeler gerçekleştiremiyordu. 

Şahsen ben böyle bir yerin düzeni için, yaşayanlarının bilinçli ve mutedil insanlar olmalarını tercih ederdim. Aslında benim iki üç seneye kadar yazlıklarla ilgili ne bir yaşanmışlığım ve hâliyle açlığım ya da özlemim yoktu. Ama sürekli oturanların bu acayip tavırlarının şımarıklıktan olduğunu tahmin ediyordum. Alışmışlar ve istedikleri olsun diye sürekli başkanla ve çalışanlarla didişip duruyorlardı. Eğer onlara katılmazsan sana yaratığa bakar gibi bakıyorlardı. Ya iç içe ya da buz gibi. Duruşumuzu kabul etmeleri üç senemizi aldı.

Toplantı günü geldi çattı. Merak ediyordum açıkçası. Eski yöneticimizi nasıl devireceklerdi?
Kızım tertemiz giyindi ve havuzun solunda bir alanda gerçekleşecek toplantı yerine gitti. Eski başkanın denetleyicilerinden biriydi.

Önce eski başkanımız masaya oturup, faaliyet raporları hakkında efendice ve elindeki evraklarla bilgiler verdi. Ben balkon kenarına oturup tepeden izledim olanları. Arka tarafta bir kaynama söz konusuydu, fısıldaşmalar, sessiz söylenmeler sürüyor, başkanımız sadece ön sıralara anlatıyordu. Bence “anlat ve git “tavrı vardı. 
Ama muhalefet gücünü nerden alıyordu bilemem? Negatif bir güçtü. Ezer geçerdi… Büyük örneklerini gördük, hâlâ yaşamaktayız.

Adaylarını çoktan seçmişlerdi. Birden hareketlenme ile, meclisimizdekine benzer hızlı bir telaffuzla kadro isimleri okunuyor, kalkan eller sayılmadan seçiliyorlardı. Ben balkon kenarında iyiden iyiye şişmiştim.  Ne hâlleri varsa görsünlerdi. Ama bu esnada sağ ve arkalarda oturan rahmetli ünlü sanatçımızın damadı, “kumlu killi su gelen kuyu zamanında bizi neden susuz bıraktın?” diyerek artık düşmüş başkanımıza saldırıya geçince adalet duygumun kabarıp ve durdurulamaz sesimin sitede yankılanmasına engel olamadım. ‘Yeter dedim. Arkada kaynadınız durdunuz, işte düşürdünüz, buyurun siz her şeyi halledin. Ama o insana saldıramazsınız.’ diye bağırdım. Kızım koşarak yukarı çıktı ve beni durdurmaya çalıştı. İşte biz, hepimiz, zamanında tepki vermediğimiz için kaybettik. Kötünün galip olması hiç boşuna değil. 
Böyle yerlerde yaşamak düşünceniz ve imkânınız olursa önce kiracı olun derim. Bir bakın düzen var mı ve insan profili nasıl? 

Her yerde böyle sivrilmeye çalışanlar var. Ama burası dinlenmek ve sonra şükretmek gereken bir yer. Ben bu gibi yerlerin de, müdavimlerinin dışında yeni gelen ve kendileri gibi olmayı reddedenlere zehir edilmek istendiğine inanıyorum. İnsanoğlu varlıkta da, yoklukta da huzursuz ez cümle.

Huzurlu bir hafta sonu dileklerimle.

Ece Evren/Milas 28.07.2017

28 yorum:

  1. TBMM vakalarına benzemiş meclis toplantınız :) aynı şeyler orada da sürekli ceryan edebiliyor..başınızdan geçenleri anlamak zor değil,yaşayanlar bilir..yöneticilik yapmak pek kolay değil..ne kdar dürüst de olsanız,mutlaka bir yerden sorun çıkabiliyor..o açıdan olup bitenlere sessiz kalmamanız gayet yerinde olmuş..size iyi tatiller dilerim..sağlıcakla kalın.. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Yıldırım. Bu insanların içine karışmadığım için çok mutluyum. Hani bağırınca hiçbir tepki de almadım. Birkaç meraklı kadın başlarını uzatıp yukarı baktılar. Ben de 'önünüze bakar mısınız!' dedim.
      Bu nimetten bir vesile ile yararlanıyorum. Allah herkese nasip etsin dilerim. Teşekkürler kardeşim.

      Sil
  2. Kesinlikle size katılıyorum. Yazlık demek huzurla dinlenerek vakit geçirmek demek. Satın almadan önce bence de gidip orada biraz yaşamak gerekir. Kötü komşularla yazlık gerçekten de çekilmez.
    Sevgiler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çekilmiyor yavrum, hele bu yaşta şımarık zenginlerin arasında mümkün değil... Teşekkürler yorum için. Sevgilerimle.

      Sil
  3. Inanin ki yanimda yöremde komsu olmadigina sükrediyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Derya, iyi ki yokmuş. Onlar gibi olmak şart sanki.

      Sil
  4. Bu aralar sanıyorum bir çoğumuz gergin iletişimler yaşıyorum.Kendimizi ne kadar koruyup uzak tutarsak o kadar iyi olur diye düşünüyorum.Döngünün içine girersek eğer dengemiz şaşabilir :) Geçmiş olsun ablacığım :) Sevgilerimle :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yurdagül kızım. Her imkânları var, takacak mutlaka bir şey buluyorlar. Bence şımarıklıktan. Sevgiler kızıma.

      Sil
  5. sitede ne zaman toplatı olsa kavga çıkar bizde.gitmekten vazgeitm ya koca koca insanların çocuk giibi kavga edip sonra çocuklarına iyilik anlatmaya çalşmaları komik

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence de komik Meltem kızım. Hareketlerini, hırslı heyecanlarını bir görseniz şaşardınız. Bir iki tip yetiyor zaten, bir de yandaşları.

      Sil
  6. Çok güzel bir yazı hatta öykü tadında olmuş. Zaten bizim insanımız hep anlattığın gibi... Birlikte yaşamak, hak-hukuk kimsenin umurunda değil... Artık senden korkarlar :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Korkuyorlar Mustafa, tepeden bağırmak çok zevkliymiş. Bağırdığım adam merak edip yukarı bakmadı bile... Namım yayılmış olmalı (gülen surat)

      Sil
  7. Ay, nasıl bir siteymiş çok üzüldüm senin ve kızın adına. :((( Bir kere susuz nasıl oluyor? Belediyenin suyu gelmiyor mu? Yazıklar olsun. Ablacım geçmiş olsun diyeyim, en güzelini yapıyorsun dedikodulara karışmamakla, bırak ne halleri varsa görsünler.
    Sevgilerimle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Müjde'ciğim. İskan için yeni müracaat edilmiş. O hallolunca şebeke suyu gelirmiş ancak.
      Ben onlarla asla tek kelime konuşmam. Bir iki temiz insan var. Arada bir otururuz bahçede o kadar. Sağ ol canım yorum için. Sevgiler sana...

      Sil
  8. Yazını öyle büyük bir keyifle (her ne kadar keyifsiz bir durumdan bahsetsen de) okudum ki Ece ablacım; anlatımın, hikâyeleştirmen müthiş. Yazı, kendisini baştan sona okutuyor üslubunun doğallığı, tane taneliği sayesinde.

    Olayı okuyunca şu an oturduğum sitenin ilk yönetiminin başına gelenler anılarımda canlandı. Büyük bir şirketin büyük bir sitesi burası, oldukça kalabalık bir yer. İlk site yönetimine şikayetler öyle arttı öyle arttı ki site sakinleri baktılar hiçbir tepki yok yönetimden, bir akşam baskın yapıp hepsini darp ettiler. Ben de sosyal medyada paylaşılan videolardan öğrendim yaşananları, şok oldum. İnsanlar artık çıldırmış, site yönetimi de hiçbir soruna çözüm üretmeyince (belki de üretemeyince) olaylar çirkin bir boyuta taşınmış.

    Keşke herkes birbirini güzel güzel dinlese, anlamaya çalışsa, rakibi veya kölesi gözüyle değil de "bu sorunu beraber çözebiliriz" düşüncesiyle birbirine yaklaşsa. Bahsettiğin yer üstüne üstlük insanların tatil yapıp, kafa dinleyeceği bir yerken neyi paylaşamıyorlar, neyi elde etmeye çalışıyorlar? Çok garip.

    Bir yerden ev almadan önce orada bir süre kiracı olarak oturun önerine yürekten katılıyorum, harika bir tespit. Ben, bu gerçeğin farkına şu an kiracı olarak oturduğum sitede vardım. İlk deneyimim ve sürekli "bu sitede ev sahibi olsaydım sinirden çıldırırdım" diyorum. Siteden ev alanlarla karşılaşınca da "geçmiş olsun, Allah sabır versin" diyorum. Oysa o insanlar internetten ne kadar araştırırsa araştırsın sitede oturanlarla görüşüp konuşmadıkça yıllarını heba edecekleri bir işe imza atabiliyor, emlakçılar da zaten daireleri satabilmek için her şeyi toz pembe gösteriyor.

    Çocukluğumdan beri bana yazlık almak da hep gereksiz gelmiştir. Hem ekonomik anlamda külfet gözüyle bakmışımdır hem de yazlık hangi tatil beldesindeyse ömrüm boyunca sadece orada tatil yapmak zorunda kalmama yol açacağı için sevimsiz gelmiştir. Çok eskiden sınıf arkadaşımın Kuşadası'ndaki yazlıklarına gitmiştim, üç katlı bahçeli güzel bir evdi. En üst katta arkadaşımın odası ve odasının baktığı bir terası vardı. Babası, "Evren bak sadece üçüncü kata kadar uzanan şu merdivenler için 3 milyar harcadım" demişti. Merdivenler 3 milyarsa evin kendisi kim bilir kaça mal oldu diye düşünmüştüm. 3 milyar sadece mermer merdivenlere vereceğime bir yaz Karadeniz'de diğer yaz Akdeniz'de tatil yapar Türkiye'nin her yerini görürüm diye mantık yürütmüştüm.

    Konu nereden nereye geldi. En iyisi mi size iyi tatiller ;)

    YanıtlayınSil
  9. Evren oğlum. Vaktinden fedakârlık yapıp bu uzun ve gayet açıklayıcı, aydınlatıcı yorumu bıraktığın için çok teşekkür ederim.
    İstanbul'da iken de kızım sitenin toplantılarına gider, bitkin bir hâlde dönerdi. İnsanların bu kadar hırslı olmalarına ve birbirlerinin haklarına karşı duyarsızca davranmalarına şaşırıyorum açıkçası.

    Eğer genç olsaydım aynı şekilde düşünürdüm. Zaten ben burada nöbetçiyim sanki. Onlar çeşitli yerlere gidip geliyorlar. Benim için iyi oldu, zira menisküs yırtıklarıyla dolu dizlerim, hiç kıpırdatmasalar daha iyi. Ben de işte bu yaramaz insanlardan kafamı dinlemeye fırsat bulursam pek keyfim kaçmıyor.
    Dilerim istediğin gibi çeşitli yerler tanıyarak tatillerini yaparsın yavrum. Yorum için çok teşekkürler. Sevgiyle gözlerinden öperim. (Dün misafir vardı, videonu bu gece izleyeceğim)

    YanıtlayınSil
  10. Toplu halde yaşama olayı çok zor ve bizler gördüğüm kadarıyla ne kışlık ne yazlıklarda bunu başaramıyoruz. 1 dönüm arazi içindeki evime şükretmem gerek, köydeki komşularla aramda da epey mesafe var. Tek başınalığı cidden özlüyor ve istiyor insan. Sizin bu yer Bodrumda sanırım, ordan ev bakmıştım bir zamanlar.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Momentos'cuğum. Aralarda mesafe olmalı, zira kışlık mantığıyla geliyorlar, çabuk samimi oluyorlar ve devam ettiriyorlar da. Ben bundan anladığımı şimdi hangi ifadeyle anlatsam yanlış olur. Her yaptığını doğru sananların, diğerlerini sürekli izlemesi ve kusur araması. Ama ben onlarla ilişkimde, hafif bir gülümsemeyle selam vermekten ileri gitmedim. Mecbur değilim zira.
      Yazlık Bodrum'a 30 km uzaklıkta. Milas'a bağlı bir köye yakın siteler mevkiinde. Bodrum sayılmaz yani, genel adı olmuş, Bodrum diyor herkes. Büyük söylemişim, 'hayatta Bodrum'u ne görmek, ne yaşamak isterim' derdim. Yakınlarına bir yere savurdu Allah. Ama eğer sorunlar hallolursa güzel bir yer. Sevgilerimle canım.

      Sil
  11. Bizlere Apartman medeniyettir diye tanittilar. Ancak apartman(site)lar aslında insanlarin ruhunu bogan yapilar haline gelmiş durumda. Zira komsuluk dahi kalmamis durumda. Kendi apartmanimda kac kez sahit oldum ki bu yönetici secimlerinde sirf aidat parasi vermemek diger komsusuna karsi ustunlyk taslamak icin gurultu cikaranlari...

    En güzeli çekip bie köye degil de kasaba tarzi bir yere gideceksin...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Öyle bilirdik Murat oğlum. Benim zamanımda evler çok katlı, insanlar da böyle ön yargılı değillerdi. Artık tartışmak için en ufak bir kıvılcım yetiyor.
      Bloğuma hoş geldin oğlum. Bakalım profilin nereye götürecek?

      Sil
  12. İskan büyük sorun. Bunca zaman neden başvurulmamış ya da alınamamış?
    Burada annemlerin sitesinde toplantı Ankara'da yapılıyor. Düşünün Alanya'dan kalkıp gitmek zorundasın. Yaz döneminde, yazlıkçılar Alanya'dayken toplanılsa ya. Yok illa eziyet, kafasına buyruk hareket. Herkes Ankara'da yaşamıyor, nasıl gidilsin?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Siteyi yapan şirket, birden üstünden tüm mesuliyeti atıp uyanık bir adama teslim etmiş yetkiyi. Ben bizimkilerin hangi şartlarda aldıklarını bilemiyorum, aklım da ermiyor. Yalnız her şeyin hallolmaya başladığı söyleniyor.
      Demek annenizin sitesinde de böyle bir şart var. Ben anlamıyorum, insanlar birbirine manevi işkence yapmaktan zevk almaya mı başladılar? Hayret yani. Çok haklısınız. Yorum için teşekkürler.

      Sil
  13. https://twitter.com/mujdural

    bu linki tıkla ablacım benim twitter sayfam:)
    ben bilmiyorum kızım biliyor diye yazdığın için link atayım dedim.:)
    Sevgilerimi bıraktım:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Müjde'ciğim. Hemen koşuyorum. Sevgiler.

      Sil
  14. Yanıtlar
    1. Emre... Sensin değil mi?
      Yok ya zor değil, sadece şımarıklık, başka bir şey değil.

      Sil
  15. Ece ablacım geçmiş olsun diyeyim.Umarım hallolur sorunlar ve tatil keyfine varırsınız.İnsanlarla anlaşmak iyice güçleşirken, hiç değilse, kafa dinlemek için gidilen yazlıkta böyle sıkıntılar yaşanmasa keşke:(
    Kocaman sevgilerimle ablacım...

    YanıtlayınSil
  16. Aytül'cüğüm. Biz alıştık zaten ama tabii o anlarda telaşlanıyor insan. Kimin ne tepki vereceği belli değil zira. Sevgiler canım.

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la