Dedektifin Hüsranı... 3.Bölüm


Anne Sevgisi, Baba, Anlaşmazlık
Anne, Çocuk Sevgisi
Dedektifin Hüsranı... 

Evlilikte Uyanış Devri...


         Arabasına bindi, bu gece eve gitmeyip annesi ve kız kardeşleriyle vakit geçirecekti ve bundan daha uygun bir gün bulamazdı. Her şeyi bildiği hâlde sessiz kalmaya karar verdiği ve rol yapmayı asla düşünmeyeceği için kocasını görmek istemiyordu bu gece. Asla onu meraklandırmak ya da dikkat çekmek değildi amacı. Sadece uzak kalma ihtiyacıydı… Biraz da, kocasıyla onu bu noktaya getiren sebepleri düşünmek istiyordu.

             
        Aslı, tanınmış iş adamlarından birinin, üç kızından en büyüğüydü. Zaman zaman bazı vesilelerle o sektörden bahis açılınca televizyon ve yayın organlarında babasının başarılarından da söz edilirdi. Nevin Hanım çok heyecanlanır, gece yemekte sitayişle anlatırdı kocasına… Annesinin o saf hâli asıl sorundu. Babasıyla aynı telden çalmıyorlardı. Annelerinin, Akif Beyin söylediği hemen her şeye mesnetsiz itirazları, babasına ulaşamadan ortalığa saçılıyordu rahatsız edici bir şekilde. Nevin Hanım maalesef cahil bir hanımdı. Ama Aslı, bunca eğitimden ve kafa doluluğundan bunaldığında,  içinde dinlenebileceği bir huzur bulurdu annesinde. Onun anne olması yeterdi. Fakat babasına yetmiyordu işte. Onu eğitme ve geliştirme misyonu üslenmişçesine çabalıyor, toplantılarda yanından eksik etmiyor fakat sonuç hep hüsran oluyordu. 
            
        Malikânelerde, hizmetlilerle büyüdüğü hâlde en ufak bir büyüklenme hissetmezdiniz Aslı’da. Akıllı bir kızdı ve zekâsı da müthişti. Anne ve babasının aşklarının doruk yaptığı; erkek ve kadın olmalarının yettiği, sırf daha açığa çıkmadığı için irdelenmeyen karakter özellikleri ve birbirlerinde bulduklarının yeteceği yanılgısıyla devam ettikleri yapay ama dingin yılların meyvesiydi o.  
Bu çizginin dışına çıkmayı akıl edemediklerinden, sorunları olmadığı yanılsaması zamanlarıydı onlar.               


       Yıllar devrildikçe evdeki hava da tatsızlaşıyordu. Babasının annesiyle ters düşmeye başlaması ve görüş farklılıklarını, olan huzurlarının tam orta yerine bir bomba etkisi yaratacak kadar acımasızca koymasına bir türlü anlam veremiyordu. Tüm bunlar Aslı’yı koyu koyu düşündürmeye başlamıştı.  Aynı yapıda olmamaları bir yana, düşünmeden, birbirini tanımadan yapılan bir evlilikti bu. Bundandır ki, saçma ve asla sonuca götürmeyecek çekişmeler bitmek bilmiyordu. Annesi her defasında çaresiz kalıyor, cevapları onda olmayan sorgulamaların altında eziliyordu. Aslı en büyük kardeş olması hasebiyle en çok anlayan ve üzülen oluyordu. Çocuklar da artık bayağı huzursuz olmaya başlamışlardı. 

               
      Babasının annesini hoş görmemesine anlam veremiyor, kendisine uygun olmadığını fark etmesine rağmen, üç çocuk yapmalarını hele hiç anlamıyordu. Bu evliliğin tek müsebbibi babasıydı… Bazen tartışmanın en alevli anlarında Aslı’dan hakemlik ve ara buluculuk yapmasını; üstelik ayrımcılık yapmaya zorlarcasına, kendilerine destek vermesini isterlerdi. Aslı ise bundan hiç hoşlanmazdı. Yapmazdı da. Hatıra binaen değil, her işi kendi istek ve seçilerine göre yapardı. Sonunda anlaşamadıkları birçok konu olduğu, koca malikânede, odalarından sıkça yükselen seslerden fark ediliyordu. Hizmetliler de soru dolu bakışlarla dolaşıyorlardı. Aslı onlara telaş etmemelerini salık veriyordu. Bu böyle devam edemezdi elbette.
              
      Birdenbire annesini aramadığı geldi aklına, hemen aradı ve evde olduklarını öğrenince derin bir oh! çekti. Neredeyse köprüye yaklaşmıştı zira. Daha yolu vardı. Anılarındaki yolculuk devam ederken efkârlanmıştı. Bir sigara yaktı, camı araladı, derin bir nefes çekti… Yaklaşınca bir AVM ye uğrayıp onları sevindirecek bir şeyler almalıydı. Unutmamak için, evlilik yüzüğünü sol parmağından çıkarıp sağa taktı. Bu sadece hatırlama amacıyla yaptığı bir şeydi. Batıl itikatlar konusunda ise annesinden duyup, ona saçma gelen birçok şey aklına geliverdi. Annesi mahalle kültüründe yetişmiş bir memur kızıymış. Bu hikâyeyi kim bilir kaç kez dinlemişti annesinden. O; öyle bir yerde doğup, büyüyüp, varlıklı biriyle evlenmenin saçma gururunu yaşardı ve sıkça dile getirirdi. Kardeşleri de, o da sıkılırlardı. Bir takım öğretilmiş batıl inançlarını da, yeri geldiğini düşündüğü anlarda, aksatmadan ve inatla söylerdi sanki kanıtlanmış bir bilgi sunarcasına ve bütün ciddiyetini takınarak... Kızlar “Tabii anne” der, kıkırdayarak gülerlerdi. 
             
      Nerede kalmıştı Aslı düşünce yolculuğunda? Ha evet, annesi liseyi güç-bela bitirmişti. Orta halli bir ailenin kızıydı.  Sırf malî kaygılar nedeniyle,  bir an önce çalışma hayatına başlamasını istedi aile. Aslı, annesinin ev ekonomisinden zerre kadar anlamadığını bildiğinden, onun meslek okulunda muhasebe tahsili görme amacının ne olduğunu bir türlü bulamıyordu. Sayısal zekâ, duygusal zekâ ile paralel mi olmalıydı? Yoksa sırf hesap ve kazanç düşüncesine mi odaklıydı Nevin Hanımın muhasebe okumaya ilgisi? Aslı bilgisine başvuruyordu burada. Şöyle öğrenmişti, Duygusal zekâ, ya da kısaca ifade ettiğimiz şekliyle EQ. İnsanın sosyal boyutta ne kadar etkili olduğunu ölçen, verdiği tepkileri değerlendiren, sayısal zekânın hep gölgesinde kalmış, kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülen zekâ türüdür. 

Alıntıdır  

https://onedio.com/haber/mantik-mi-duygu-mu-duygusal-zekasi-yuksek-olan-insanlarin-cok-iyi-bildigi-16-durum


Sorsa annesinden bu cevabını alamayacağından emindi. Annesinin ebeveynlerinin, birer vasat rol model olduklarını az-çok biliyordu. 


Ece Evren/İstanbul 15.01.2018

22 yorum:

  1. Yine harika bir yazı yazmışsın Ece ablaa kalemine sağlıkk!😊

    YanıtlayınSil
  2. Her şeyi bildiği halde rol yapmak istemediğine göre, Aslı'yı kocası kesinlikle aldatıyor diye tahmin ediyorum ablacığım. Aslı'nın çocukluğunu da öğrenmiş olduk, annesine üzüldüm hele böyle bir konuda çocukların hakemlik yapması olacak şey değil....Bakalım ne olacak? Eline sağlık ablacığım. Sevgiyle kucakladım. Emojiler de var kopyalayım bakayım:😲

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Müjde'm, başka türlü yapamadık, böyle güzel oldu. Ben seviyorum emojiyi,

      Aslı'yı aldatıyor kocası. Bundan emin zaten. Nice böyle evlilikler var, benim için en iyi örnek, benim rahmetli annem. Hiçbir özellikleri uymazdı babamla. Hem gitmiş Trakya'dan bir Varidat Memurunun kızını almış. Eline kitapları, kucağına sıra sıra çocukları dizmiş, üstelik bir de dayak... Bu hikâyeyle biraz hırslarım da açığa çıkmış olacak. Teşekkür ettim canısı. Sevgilerimle 💙

      Sil
  3. Nerelere gidecek bu öykü. Çok merak ediyorum. Kaleminize sağlık:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kardeşim. Günü gününe yazıyorum. Belki içimde tıkanan, çözemediğim şeyleri de açığa çıkarıyorumdur. Diğer hikâyelerime benzemeyeceği kesin, yani tarz olarak. Çok teşekkür ederim canım...

      Sil
  4. Bir yerlerden etkilenerek mi yazdin ablacim sen bunu. Hislerim bana bunu uyandirdi bir yaşanmislik var sanki.

    Böyle olupte susmak zorunda kalanlara cok üzlyorum :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yok Özlem, birden aklıma geldi, aldatan kocalardan en salağını tanıyorum ya, belki ondandır 😅 hani wattpat olayı... Aldatılmak çok kötü yavrum. Haklısın.

      Sil
  5. Çok ilginçtir ki sayısal ya da eşit ağırlıklı gibi bölüm okuyanlar,daha sonradan sosyal bilimlere dönüyor.Benim ilk okuduğum üniversite iktisattı.Baya matematik,istatistik filan gibi dersler vardı.Matematiğim fena olmadığı için okulu bitirdim ama çok fazla zihinseldi bu tür şeyler.Sonra işte alan değiştirme arayışları ve çabaları oldu bende.Matemetiksel şeyler sol lobu çalıştırıp,sağ lobun zayıf kalmasına neden oluyor.Öyle olunca da sanatsal ve duygu içeren şeyler olmuyor ve insan beslenemiyor.Eninde sonunda insan,kendini besleyen şeylere dönüyor velhasıl.Merakla bekliyorum hikayenin devamını :) Sevgi ve saygılarımla ablacığım :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yurdagül'üm, sayısalda kuvvetli olman, psikolojide de zekana kıvraklık sağlamıştır mutlaka. Teşhislerin kuvvetli olur bence. Bak ben de, yuvarlak hesapları yaparken başarılıyım ama ince hesapta başarısızım. Üstelik matematik, cebir bunlardan ödüm kopardı lisede. Teşekkürler canım. Bakalım, birden ivme kazanır belki öykü. Sevgiler canım 💓

      Sil
  6. hımm piki bakalım aslııı bugünlere nasıl geldiii :)

    YanıtlayınSil
  7. 💓 Süper, inan kendi öykümü yazarken yoruluyor ve hemen gelip burda dinleniyorum 😛 eline sağlık..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım, dinlenirken sana bir kahve ikram etmek isterdi gönül. Başladık bakalım, nasıl çıkacağım işin içinden? Sağ ol canım benim 💟

      Sil
  8. "Duygusal zekâ, ya da kısaca ifade ettiğimiz şekliyle EQ. İnsanın sosyal boyutta ne kadar etkili olduğunu ölçen, verdiği tepkileri değerlendiren, sayısal zekânın hep gölgesinde kalmış, kadınlarda daha yüksek olduğu düşünülen zekâ türüdür. " bu son cümle bana nedense çok ilginç bir tanımlama gibi geldi..🤔 sanmıyorsam kadının adı olmasından dolayı olabilir..kadınla zeka arasında bir bağlantı /orantı açıklanmak istenmiş gibi..😊 aslı annesinden cevabı alamacağını bildiği için herhalde böle bi düşünceye girdi..mantıksal ifadeler bunlar,çoğu zaman böle şeylere pek kafam kaldırmaytabiliyo..🙂 emeğinize sağlık..🙂

    ha ha!kopyala emojileri eklemişsiniz 😎 😄 😃 😂 elinize sağlık.. 🙂

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslı, aslında mantıklı olmak zorunda kalmış bir evlat. O yazı bir alıntı, belirtmeyi atlamışım, iyi ki mevzu ettin 😰Kendi fikrimi sorarsan; bizde şeytani zeka var, genelimiz şüphe etmeye meyilliyiz ya, alternatifleri tarama hızımız yüksek😰😰😰 Oh be, doya doya emoji kullanayım.

      Ben değil, bir kızım var, ona rica ettim Ertuğrul, sağ olsun yaptı. Teşekkürler yorumunu eksik etmediğin için kardeşim. Sağlıcakla kal😖

      Sil
  9. Ececiğim ben yorum yazmıştım ama ulaşmadı mı acaba? üstelik yayınlanınca "beni bilgilendir" kısmını da tiklemişim ama anlayamadım ❤ tekrar yazayım.

    Dedektifin Hüsranı nasıl olacak izlemedeyim. Aslı' nın geçmişini öğrenirken, dirayetli duruşun nerden geldiğini de öğreniyoruz. Hadi bakalım, kalemine kuvvet 💓

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım, kızım rahatsız ya, dün hiç girip yorumları onaylayamadım. Gelmiş canım. Tekrar çok teşekkürler arkadaşım. Senin de kalemine kuvvet Sezer'im 💗

      Sil
  10. Eline sağlık Ece abla harika olmuş.Büyük bir keyifle okuyorum.Şimdi 4.bölüme geçiyorum.😊💙

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Saadet'ciğim, mutlu oldum canım. Çok teşekkür ederim. Sevgilerimle 💟

      Sil
  11. Araya Onedio’dan yazı sıkıştırmak güzel olmuş 😀

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Desteklemek lazımdı, araştırmayı seviyorum. Özet bilgiler çok hoşuma gider. Eh öylece sıkıştırdım Cem. Teşekkürler yorum için 😄

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la