Bırakın Şiirimi, Ağlasın…

Kader Hastalık
Anahtar, Açar


Bırakın Şiirimi, Ağlasın…

“Ağlak Edebiyatı" mı dediniz?
Onca duyguları sorgulamadan, anlamadan söylediniz!
Boşuna ıslanmaz ki o sarı sayfalar
Yok, yok eski değil, sırf yazılanlardan sararan, solan…
Yaşanması çok zor şeyleri anlatan dizeleri 
İşte, o acısı kafiyeli şiirleri silmeye, 
Yaşananları ağlayarak kusmaya çalışan…

Yine erken karar verdiniz…
Ummadık yerlerde tutam tutam dökülmüş bukleler var
Canım yanar…
Rengini kaderin isinden almış simsiyah, kıvırcık saçlar
Tutundukları yerden fırlatılıp atılan sabırsızca

Yeni bir hikâye bu…
Yeni oyunu kaderin, yine sinsice ve aniden dalıveren
Alıştığı yere dadanan, müptelası olduğu sanki
Yine can evimden
Yine, tam da yaralı yerinden vuran...
Hedefi şaşırmayan kader!
Yağmurla yarışan yaşlar
Yerlerde kömür karası tutam tutam saçlar var…

Peki, hiç düşünüyor musun?
Kerelerce tekrara düştüğünü şu ahir zamanlarda?
Hikmetin olduğu ezberlenen
Ama hiç teselli etmeyen
Vazgeçmek aklından geçer mi senin hiç?
Aynı yerde konaklamak da bir yere kadar…
Bu defa güçlüyüm, restini gördüm kader!
Ta ki, sen buraları terk edene kadar…



Kullandığım bir anonim deyiş nedeniyle, bir şeyler yazma gereği duydum. Önceden duyduğum, kendimce anlamını düşünebildiğim, yine de  emin olmak için “ağlak edebiyat” nedir diye araştırdığımda İnstela’da bir yoruma rastladım.  

https://tr.instela.com/

Instela, üyelerinin başlıklar altında deneyim, bilgi, fikir ve duygularını paylaştığı bir sosyal platformdur.

Alıntıdır    Wundm yazar

Yorumun bir paragrafını geçiyorum. 

"Ağlamak kadar masum bir tepkiyle, edebiyat kadar yüce bir sanatı bu kadar küçük, miniminnacik bir anlama sıkıştıran kötü niyetli insanları ilk olarak esefle kınıyorum. İşe girinin esas kısmına, çekirdeğine geçiyoruz. 
Şimdi, kendine ilk önce sor, hiç kendini ağlak edebiyatı diye hor görüp haset içinde kendinden geçtiğin yazarların yerine koydun mu? İstersen ben vereyim cevabını: evet koydun. Koymak zorundasın zaten, yoksa ağlak olup olmadığına bile karar veremezsin. Demek senin bu konuda kendine olan bir nefretin var ki, kendi ufkunda anladığın ve "edebiyat" olarak nitelendirdiğin metinlerden çıkardığın manalar, seni bunu içinde tutamayıp haykıracak kadar rahatsız ediyor. Bu rahatsızlığın sebebinin tamamıyla kendin olduğunu ilk önce kafana sok." 



Ece Evren/Halkalı 07.02.2018

8 yorum:

  1. Alıntıya ayrıcalıklı vurgu yaptığınız için size tebrik ederim. Ayrıca gayet güzel bir yazı olmuş, kaleminize sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Onur. Böyle görmene sevindi. Sevgilerimle oğlum.

      Sil
  2. ağlak (edebiyatı), üzüntü veren bir olay üzerine yazılan çok duygusal olanların şiir biçimi herhalde..şiirin neden yoruma kapatıldığını anladım galiba,önceki yorumlarda kızınızın rahatsız olduğunu söylemişsiniz,çok geçmiş olsun..şiir buna hitap ediyor olmalı..duygusal bir şiir,emeğinize sağlık..sağlıcakla kalın..🙂

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Ertuğrul. Tamamıyla öyle. İçimi döküyorum böylece kardeşim. Sağ ol yorum için

      Sil
  3. İnsan olarak ağlayamadığımız için doya doya, şiirlerle yazılarla ağladık hep.

    YanıtlayınSil
  4. Halil Bey... Vatanımda olanlar, devam edeceğini tahmin ettiğim şehit haberleri, hayatımızda süregelen, bazen bayağı üzen şeyler, her birimizde ayrı ayrı...
    Çok teşekkür ederim yorumunuz için.

    YanıtlayınSil
  5. Ablacığım ben bu yazına yorum bıraktım diye hatırlıyorum ama acaba yanlış mı aklımda kaldı, ya da teknik bir aksaklıktan ötürü yazdığım yorum eline mi ulaşmadı? ....

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Olabilir canım arkadaşım. Hepsini tek tek tikliyorum ama. Tekrar bir bakayım, uykulu iken ben de bir yanlışlık mı yaptım acaba? 😂Sevgilerimle Müjde'm 💟

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la