Dirilişe Doğru 2. Bl.

Bekleme Salonu,
Muayenehane Salonu 

Dirilişe Doğru 2. Bl.

Depresyon serisine devam ediyorum. Öncelikle şu bilgiyi geçmem gerekir. 

1- NP İSTANBUL Beyin Hastanesi; psikiyatri, nöroloji, genel cerrahi, beyin sinir ve omurilik cerrahisi, kardiyoloji, KBB konusunda hizmet veren, beyin odaklı genel hastanedir.
2- Beyin alanında var olan hizmetlerin yanı sıra nöroşirürji, genel cerrahi, kulak burun boğaz, dahiliye, çocuk sağlığı ve hastalıkları... vb. branşlarda da hizmet vermektedir.

4. Özel ambulanslı, 7/24 Acil Psikiyatri hizmeti veren bir hastanedir.

5. Cerrah operasyonlar için A sınıfı ameliyathane ve yoğun bakım servislerine sahiptir. 

6. Kliniğimizde, tanı ve tedavi süreçlerinde Farmakogenetik (tedavisel ilaç kan düzeyi izlemi (TDM), Fenotipleme ve Genotipleme) uygulanmaktadır.

7.“Beyin fonksiyonlarını ölçerek tedavi”, “Düşünce Odaklı Tıp” gibi yaklaşımları benimsemektir.?

8. Üsküdar Üniversitesi’nin bilim ortağıdır. Üniversite ile teknolojik, akademik ve bilimsel alanda çeşitli iş birlikleri gerçekleştirmektedir.

9. Hastanemizde Nöromodülasyon tedavileri sunulmaktadır. Bu merkez beyin uyarımı ile beyin fonksiyonlarını ölçerek, tedaviyi amaçlar.

10. Şehirdışındaki ve yurtdışındaki danışanlar için telepsikiyatri (online terapi) hizmeti vermektedir.

11. Bağımlılık Kliniği (NPAMATEM) olarak İleri Toksikoloji Doğrulama Laboratuvarı hizmeti sunulmaktadır.

NP İSTANBUL Beyin Hastanesi      
Belki aranızda, düşünenleriniz vardır. Başka şey yok muydu serisini yapacak da neden depresyon? diye. Evet, benim için en önemli konu bugünlerde bu olmak zorunda. Zira doktordan duyduğuma göre depresyon artık her kesimde ve o kadar çok insanda görülür olmuş ki, randevuları üç ay sonraya verebiliyorlarmış. Dikkatinizi çekerim, bu bir özel hastane. Varlık sahibi olmasam da, keyfi harcamalardan kesmeyi uygun görüp, o meblağı vermek zorunda idim. Demek istediğim, gelir düzeyi yüksek olanlar da bu hastalığın pençesine düşebiliyorlar. Zira neden tek maddiyat değil tabii ama önemli rolü var sıkıntının her çeşidinin insanın ruh hâlini bozmakta. Hasta olmanızdaki dahliniz ancak; sorumsuzca yaşayıp, belki pişman olmak fakat zararından kaçamamak, geçim sıkıntısı yaşamak, hayatın içinde hemen herkese uğrayan sıkıntılar ve fakat bunların sizi dayanamayacak hâle getirmesi. Çözümler geçici olursa eğer, yeni bir sıkıntıda daha çok risk altında oluyorsunuz. 

Bir de genetik faktörler ruhsal rahatsızlıkların sebebidir. Siz ne kadar düzgün ve dikkatli yaşarsanız yaşayın, içinizdeki genler duygularınızı ve sağlığınızı alabora edebilir. İlaçlar konusunda ahkâm kesmeyeceğim çoğu kimse gibi... 
Diyelim bir organınız rahatsızlandı. Doktora gittiniz ve; ya ameliyat oldunuz ya da ayaktan muayene ve içmeniz gereken ilaçlar verildi size. Peki, verilen ilaçları içmez misiniz? İsterseniz içmemeyi deneyin... 

İşte bu misalden gidersek, beyin de bir organdır, hatta hepsinden önemlidir. Hâl ve davranışlarınızda dengesizlik; sabrınız ve tahammüllerinize sınır koyup; ilkin sizi zor durumlara düşüren, dışarıdan hiç hoş görünmeyen hallere sokan, beynin kimyasında eksilen maddeler sebebiyledir. Peki, bunları tamamlamak gerekmez mi? Hayır efendim, hoş görülmez. En kolayı; eğlenme nedenidir toplumumuzda, bir ezbere takılıp kalmak ve ancak başlarına geldiğinde anlamak. "Mal gibi bakıyorsun, yine ne içtin?.." 
Diyelim mideniz hastadır, ilacınızı efendi gibi içersiniz. Üstelik yakınlarınız ya da rahatsız olduğunuzu bilenler size anlayışlı davranır, diğerindeki gibi böyle saçma sapan laflar duymazsınız. Bu gibi ruhsal rahatsızlıklarda ise, sizin x2 düşüşünüze neden olur ters ve sevimsiz yaklaşımlar.Yani eğer bu tür bir hastalığınız varsa, kötü yorumlar sizi hep huzursuz edecektir. En kötüsü de nedir bilir misiniz? Bu tip hasta olup, bir de bunu kabul etmeyenlerdir. Egoları yüksek tiplerdir bunlar, diğer naif ruh hastaları gibi olmazlar ve o ezbercilere hayatı dar ederler.

Gelelim benim o gün yaşadıklarıma. 

Tam randevu verilen günde, İstanbul trafiğinin izin verdiği, yirmi dakikalık mesafeyi tam iki buçuk saatte aşarak hastanenin önüne geldik. Elit bir semtte ve cadde üzerindeydi. Çok umutlu gelmiştim. Kaydımı yaptırıp, az zaman sonra doktorumun önündeydim. Ben rahat görünümlü bir hastayımdır ve ne zaman bunun için doktora gitsem, sanki depresyonum benden uzaklaşır. Tedavilere çok inanır ve denileni mutlaka yaparım. Doktorum benim yaşlarımda erkek ve durgun, huzurlu görünen biriydi. Sorduğu soru üzerine doğal olarak bugünden geçmişe doğru bir yolculuk başlamıştı bile... Önemli olan dışardan birinin sizde gördüğüne benzer; değişen ve rahatsız edici hâllerinizi, kendinizden tarafsız olarak anlatmanızdır. Eğer iç görü sahibi değilseniz bunu yapmanız zor. 

Hikâyenizi anlatırken sürekli dış etkenleri ve insanları suçlayan bir konuşma içindeyseniz, doktorunuzun işi ve teşhisi daha kolay olacaktır. Zira anlattığınız gibi, ne çevre ve etkenler, ne de tam olarak insanlar suçludur. Siz de suçlu değil fakat hastalığın mağdurusunuzdur. Doktorun karşısında oyunlu konuşmak, olan biteni saklamak ya da senaryo yazmakla bir yere varılmaz. Tüm gerçekleri, pişmanlıklarınızı ve tümden hayatınızı anlatmak zorundasınız, ne kadar zor olsa da. Uzun süren bir konuşma idi. Sürekli not alıyordu doktorum. Sorulardan ve aralarda fikirlerini söylemesinden hoşnuttum. Sonra, dışarda bekleyen kızımı çağırdı. Ben çıkmak istedim ama doktorum "Siz de kalın" dedi. Kızıma hakkımda sorular sordu ve ilk soru üzerine kızıma her şeyden rahatça söz etmesini rica ettim. Ben o gün kızımın izlenimlerini de, rahatsız olduğu şeyleri de öğrenmiş oldum. Doktorum ona "Çok travma geçirmiş ve tedavi bayağı ertelenmiş" dedi. Halbuki psikiyatrımın, ona gittiğim tarihlerin birinde "İyisiniz, neden geldiniz?" dediği bile oldu... 
Nihayet doktor sekreterinden bir iki test yapılmasını ve uzaktan geldiğimiz için o güne alınmasını rica etti . Bana verilen ve senelerdir içtiğim bir ilaç da tansiyon yükseltirmiş, "nasıl dikkatinden kaçmış" diyerek doktorumu bir manada eleştirdi. Bu tip ilaçların birdenbire bırakılmasının sakıncalı olduğunu belirterek, bırakmak üzere doz düşürmemi istedi. 

Rorschach testi      
İlk test " Rorschach testi" diğer adı ile mürekkep testi idi. Ben yirmi sene önceden aşina idim bu teste ve o günlerde bu resimlere verdiğim cevapları keşke unutsaydım dedim. Resim ve müzik hafızam, beni rahatsız edecek kadar kuvvetlidir. Hatta bu resimlerle test yapılan gün neler yaşadığımı bir bir hatırladım. Doktora; onları bana tek tek gösterirken, bunlara daha önce verdiğim cevaplardan kopya çekmiş gibi olup olamayacağımı sorduğumda "aynen söyleyebilirsiniz" dedi. Zaten bu sorum bile onun teşhisi için ip ucuydu. Başladık tek tek cevaplamaya. Aslında sıkıcı diyebilirim. Neden derseniz, manasız gibi görünen bu resimleri seyrederken, eğer o anki ruh halimden giderek anlatmaya başlasam, dürüstçe bu testten hiç hazzetmediğimi söylerdim. Lakin bu seansa uymak ve belki biraz saçmalayarak da olsa cevaplamam gerektiğinin bilincindeydim. Hiçbirine " Anlamsız, nedir bu belli ki sinir bozmak için..." demedim ama hissettiğim bu idi. Uygun cevabı olamazdı bu amorf resimlerin, hatta gayet sakin birine seyrettirip soru sorsanız, ilgileneceğini hiç sanmam. Ancak, sizin onları neye benzettiğiniz ve ne düşündürdüğü önemli. 

Ben canavarlı korku ve bilim kurgu filmlerindeki anormal yaratıkları ne görmekten hoşlanırım, ne de hiçbir zevk vereceğine inanmam. Kişiye göre değişir ama bu tercihimin, zevk almamda eksiklik olduğuna da inanmıyorum. Yalnız bu resimli kartlara, iki ya da üç tane eklendiğini fark ettim. Doktor hanım bunları sona bırakmıştı program üzerine sanırım. Üzerlerinde daha bir durarak sorular sordu. Zaten sürekli not alıyordu. Tam "oh" derken, bir düzineye yakın kart çıktı yine. Bunlarda çizilmiş resimlerdi ve iki-üç tanesinde aralarda tek çocuk olanları vardı. Onları, istediği gibi bir minik öykülere sığdırırken içimin daraldığını hissettim, zira çocuklar benim yüreğimde apayrı yerdedir. Bu hikâyeler de bitince yenileri geldi. Bu defa hatırladığıma göre, on minik öykü istedi. Vakit o kadar çok değildi, panik yaptım ama sabrım sınanıyor olabilirdi. Öyküleri konuşarak anlattım. Sıkılmıştım yirmi sene önce sadece o bir düzine kart beni bu kadar sıkmamıştı. Bu kişilik testi idi. En sonunda üstünde hiçbir şey olmayan bir kart ve bunu konuşarak doldurun dedi. Başladım ömrümde yeni bir sayfa açılması halinde, olmasını istediğim ve hayal ettiğim şeyleri anlatmaya. Doktor hanım "Tamam" demeden zaten söyleyeceklerim bitmişti. 

İsim hafızamın zayıf olduğunu yineledim, o anda ayaktaydım. Çıkmak üzere idim. Bana "bundan önceki başbakanın adı neydi? diye sordu, sinirlendim ve resmen dondum kaldım. Beni çok kızdıran bir soru oldu bu. Kafamdan silmişim ve yenisini de sileceğim Allah'ın izniyle. Ben zaten isim hatırlamaz, siyasetten nefret eden biri olarak tümden her şeyi unutmak isterken, bu teste dâhilse hiç yakışmayacak saçma sapan bir soru gibi geldi bana. Yüzüne baktım, gerçekten kızmıştım ve hatırlamadım. Şimdi tam da misilleme zamanıydı. "Baş harfini söyleseniz" dedim. Yok, hiçbir şey gelmiyor aklıma ama biliyorum ki nedensiz değildi. Sanki hatırlamayışıma şaşırdı ve " çok ayııııp..." dedi değişik bir gülüşle katışık. Benim yerime onun yüzü kızardı, ben de ona şaşırdım. Nasıl bir ayıptı ki bu?.. "Baş harfini söyleyin" dedim, "A" dedi. Yok dedim, hiç hatırlamıyorum. Alfabenin ilk harfinden başka bir önemi yok benim için ya da keşke "Atatürk idi" deseydim. Adı söylemekten kaçındı, "eve git de öğren ya da sor" der gibi. Aman Yarabbim, tarih dersindeyiz sanki... Sanki Cumhuriyeti kim kurdu demiş de cevap verememişim gibi. Sanki Kurtuluş Savaşı'nı unutmuşum gibi... Yüzüne imalı bir gülüş atıp, çıktım. Nasıl oldu da o kıymetli şahsiyetlerden birini hatırlamamıştım? Sinirden güldüm. İçime ve tedavime o an şüphe girdi... "Hepsi aynı düşüncede değildirler inşallah" dedim.

Sıra kocaman siyah deriden, rahatça bir koltukta mumya gibi oturmaya geldi ve gerçekten tahammülümü o hanım doktorda bırakmış ve sinirliydim. Kafama birçok deliği olan lastik şapka geçirip şakak önlerinde iki kablo soktu hemşire. Sonra kafa derimin çeşitli yerlerine dikey olarak jel sıktı peyderpey. Ağzım hafif aralık, gözlerim kapalı kıpırdamadan durmamı istedi. Bir ara değişik ışıklarla kapalı gözlerim tarandı. Kafamdan aldığı sinyalleri kaydediyordu makine. Bittiğinde saçlarım birbirine yapışmış ve tahammülümse bitmişti. Hastanelerde sadece hasta baktığım için, kızım adına üzüldüm. Fakat sonuçta olması gereken bir kontroldü. Sonunda kayıt olduğumuz yerden, içinde neredeyse yüzlerce soru olan bir dosya verildi ve içindekileri evde düşünüp taşınarak cevaplamam istendi. O sorulardan bahsetmeyeceğim. İçimden geldiği gibi, çekinmeden, saklamadan cevapladım. Teşhis konup ve tedavi başladığı zaman bunlardan da ve en sonunda memnun kalıp kalmadığımdan bahsedeceğim açık yüreklilikle, yani her zaman olduğum gibi...

Hastalık kimseye uğramasın, huzurlu günler dileklerime. Sevgiler hepinize...

Baştaki maddeler alıntıdır https://npistanbul.com/neden-npistanbul-beyin-hastanesi



Ece Evren/Halkalı 10/04/2018

29 yorum:

  1. Yaşanılan bir takım mutsuz olaylar insanın geçmısten kopup geleceğe yönlenmesinin hızını azaltabilir.?Oldu İLE öldü arasındaki tek fark üzerlerindeki noktadır.!
    Değişmeyen tek şey değişimdir.!Hayat cevabını öğrendiğimiz hiç bir soruyu bize tekrar sormaz.!Karşımıza çıkardığı sorular hep yeni sorulardır.!Beyaz bir kağıda kurşun kalemle hayatınızı yazın desem yaşadığınız süre nin belkide yüzlerce katı zamanınızı alır.!Hoşunuza gitmeyen kısımları silin desem.!İzi kalır ve sildiğinizi anlarım.!Kraliçe ablama
    Psikologluk yapmak haddime değil.!Peki bundan sonra beyazı sevmek için ne yapacağız.!önce kullandığımız eskimiş beynimizi formatlıyacağız.!Sonra hoşumuza giden progrprogramları beynimize kayıt edeceğiz.!KAR'I da seveceğiz yağmuru da.! Sonra o mis gibi kokan toprağın kokusunu içimize çekeceğiz.! Sonuçta bizi saracak olan ebedi dostumuz kara toprak değil mi.!İşte kara yani siyahı sadece toprağa bırakacağız.! Beyazı maviyi yeşili seveceğiz.!?
    SONUÇ..?
    Ben de kafayı yedim tanıdık bir psikoloğun var mı beni dinledikten sonra intihar etmeyecek kraliçe ablam😀😇 SEVGİLER SAYGILAR EMEĞİNİZE YÜREĞİNİZE SAĞLIK KRALİÇE ABLAM.! D.U

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duycaan, ne güzel bir yorum yine. Çok teşekkür ederim kardeşim. Ziyaretlerin çok mutlu ediyor beni.
      Tabii ki yeni bir format atmak istiyorum kendime. Eskiden sevdiğim renkleri sandığımdan çıkarıp, kalan ömrümü huzurlu yaşamak dileğim. Allah'ın sundukları, mutlu olma borcunu da birlikte getiriyor bize.
      Sağ ol Duycan. Sevgiler ve saygılarımla...

      Sil
  2. Çok geçmiş olsun. Bazen doktora sağlam gidilir, hasta dönülür. Sanki buna benzemiş gibi.😞

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tabii canım. Küllerin karıştırılması ve tam unutulmamış acıların alevlenmesi gibi... Çok teşekkürler canım. Sevgilerimle 😊

      Sil
  3. Geçmiş olsun. Umarım bir daha aynı şeyleri yaşamazsınız...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler canım 😊 Dilerim kimse yaşamasın. Sevgilerimle 😊

      Sil
  4. Hemen bu yazıya zıpladım ilki de varmış bu yazının ama sonra bakacağım. İnan çok sevindim, bu kadar derin bir tarama geçirmene. Daha önce hatırlarsan bipolar yazı dizimde, arkadaşımın ilk doktorunun nasıl eksik ilaç verdiğinden bahsetmiştim. Maalesef bazısı hafife alıyor, başından savıyor tavırlarıyla :( Ayrıca ilaç etkileşimleri de müthiş önemli, al sana bir hata daha eski doktordan. Cidden çok ilerleme kaydedeceksin bu yeni sistemle gör bak. Üstelik sendeki bu istek nasıl yardımcı olacak beraber izleyeceğiz. Herkese şifa olsun inşallah canım. Dualar gönderiyorum sana. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evett canım kardeşim. Ben çok umutluyum. Yepyeni bir Ece 😂 geliyor. Yirmi senedir bana yanlış ilaç içiren doktorumu gözüm görmesin 😂😂 Canım, nasıl mutlu oldum yorumuna, çok öpüyorum seni arkadaşım. Ben de sana tüm yüreğimle dua edeceğim bu gece, sevgilerimle 💙 💚 💛 💜

      Sil
  5. Özel hastane deyince gözümüzde büyütüyoruz sevgili Ece, bu yazdıkların yüzünden nefret ediyorum hastanelerden de, doktorlardan da, o testler çok eskide kaldı diye biliyorum, şimdi depresyon için yepyeni ve başka tedaviler var. Hele hele başbakan adları filan sormak ne o öyle? Çok sinir...Allah kimseyi doktora, hastaneye muhtaç etmesin, elden, ayaktan düşürmesin. Çok geçmişler olsun, sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aminn Müjde'ciğim. Kanter içinde kaldım o gün, ne zormuş. Hâlâ kendime gelemedim inan. İstanbul'dan her konuda bıktım. Kızımı kandırmaya çalışıyorum Milas'a yerleşmek için. Çok teşekkürler arkadaşım. Sevgilerimle çok öptüm 😊 💟

      Sil
  6. Çok geçmiş olsun Ece abla zor bir muayene süreci yaşamışsın. Hayat bazen zorladığında sıkıntılı günlerde elbet bugünlerde geçecek güzel günler gelecek diyerek teselli verirdim kendime. Bu beni çok rahatlatırdı 😊 İnşallah sen de kolay atlatırsın. Allah yardımcın olsun. Sevgilerimle 💙

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Saadet'ciğim. İçim rahat en azından canım. Revizyon gerekiyordu. Psikiyatrımdan pek sonuç alamamıştım zira. Amin, herkesin ve benim de yardımcımız olsun Allah. Sevgilerimle canım 💝 💓

      Sil
  7. Çok çok geçmiş olsun...
    İnşallah düzgün bir tedavi programı ile kendinizi çok iyi hissedin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah canım. Çok teşekkürler, hem yorum, hem de dileğiniz için 😊

      Sil
  8. Insallah bu zor günler cabucak gelir gecer 😍

    YanıtlaSil
  9. Her şey Beyinde bitiyor Ece Ablam. Daha önce dikkat eksikliğimi nasıl yendiğimi söylemiştim bir yazımda. Depresyonu da beynimiz sayesinde yenebiliriz, depresyon bir nevi kabullenmektir aslında. Sorunlarım olduğu zaman kafama takmamaya çalışıyorum, biraz midem acıyor içime attığım için ama doğa yürüyüşlerine çıkıyorum odamda tuz barındırıyorum olabildiğinde içimdeki negatif duyguları atmaya çalışıyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten Elif'ciğim bu gittiğim prof, beni uzun uzun dinledikten sonra ve dışarı çıkmak istemediğimi söylediğimde bana, "insanları görmek, hava almak, yaşınıza göre kısa da olsa yürüyüşler yapmak size çok iyi gelecek" dedi. Aynen senin son iki satırında yazdığın gibi. Bahane üretmenin hiç yararı yok, yapmak zorunda olduğumu biliyorum canım. Çok teşekkürler kızım.

      Sil
  10. Merhaba Ece Ablacığım,
    biliyorum bu hastaneyi. Üsküdar Üniveristesi'nden mezunum ben de. Zamanında çok reklamı yapılıyordu okuldayken. Dilerim bu zor günler senin için bir an önce biter. Yüzündeki gülümseme hiç eksik olmasın inşallah... Sağlıcakla kal! 💙

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Tuğçe kızım. Bu girişimim bile içimi az da olsa rahatlattı. Bundan sonraki görüşmede, sonuçlara göre inşallah iyiye doğru giderim. Çok teşekkür ederim canım. Sevgilerimle 💟

      Sil
  11. başınızdan ilginç şeyler geçmiş..doktorların yaptıkları aslında sorular ve kartlarla insan psikolojisini anlama ve tedavi etme süreci..aşağı yukarı psikolojinin vazgeçilmezleridir bunlar,bu şekilde insan psikolojisinin ne ve nasıl olduğu konusunda bir karar verebiliyorlar..tabii bana göre burada önemli olan tetkik ve tedavinin doğru verilip verilmediğidir..eğer sonuçlar sizi tatmin ediyor,kendinizi iyi hissediyor ve tedaviye olumlu bir katkısı varsa tetkik ve tedavinin doğru olabileceği sonucuna varabiliriz,tam tersi ise tetkik ve tedavinin verilmesinde bir eksiklik bir yanlışlık var demektir..neyse çok konuştum,sanki kendimi hekim yerine koydum gibi oldu,umarım hekimler kızmamıştır..😀çok geçmiş olsun,sağlıcakla kalın efenim..🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok falan konuşmadın Ertuğrul 😊 üstelik çok iyi konuştun. Bu konuda teşhis için yapılan bu testlerin; İstanbulda ulaşım başlıbaşına bir sorun olduğu için, hastayı hırpalama amaçlı olmasa da, bir güne değil, bir kaç saate sığdırılması benim için zordu. Onların bize kolaylık olarak sundukları bir şeydi aynı gün olması. Ama rorschach testi yapan hanımla, doktorumla söyleşiden daha uzun ve sıkıcı o süreç ve bu hastalığın zaten sıkıntıdan patlayacak hâle getirmesiydi kötü olan. Ama onlara tam da bu halimle açıklar verirdim. Aslında teşhis açısından iyi oldu. Bakalım bir dahaki gidişimde neler olacak?
      Sıkıntılı günler geçirdiğin bu günlerde, bana yorum yaptığın için çok teşekkürler Ertuğrul. Dilerim iyi haberler alırız senden. Sağlıcakla kal kardeşim.

      Sil
  12. Çok geçmiş olsun Ece abla. Seninde dediğin gibi nasıl bir organımıza ağrıyınca doktora gidiyorsak, beyin ve ruhumuz içinde gitmeliyiz. Bu tarz testler ne kadar can sıkıcı olsa da maalesef gerekli. Umarım bir an önce sağlığına kavuşursun. Zira bu sıra o kadar çok sağlıkla ilgili kötü şeylerle uğraşıyorum ki; daha fazlası olsun istemiyorum. Sağlıklı günler ablacığım. Her şey dilediğinden daha güzel olsun. Seviliyorsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kızım. Dilerim akrabaların sağlıklarına kavuşurlar.
      Gerçekten; hasta olunca etrafımızdaki bizi sevenlerin de huzuru kaçıyor...
      Ben senelerdir aynı ilaçlarla tedavi ediliyorsam, dozu hakkında bile bilgi verilmiyorsa ve sadece başka bir kurumda yazdıramadığım için psikiyatrıma gidiyor ve bir ilerleme kaydedemiyorsam, yeni bir tedavi süreci başlatmak gerekiyordu. Üstelik tıp bu kadar ilerlemişken arayış şart olmutu benim için.
      Yorumun için çok teşekkürler canım. Sen de seviliyorsun Beyda'm...

      Sil
    2. Sevgili kızım. Dilerim akrabaların sağlıklarına kavuşurlar.
      Gerçekten; hasta olunca etrafımızdaki bizi sevenlerin de huzuru kaçıyor...
      Ben senelerdir aynı ilaçlarla tedavi ediliyorsam, dozu hakkında bile bilgi verilmiyorsa ve sadece başka bir kurumda yazdıramadığım için psikiyatrıma gidiyor ve bir ilerleme kaydedemiyorsam, yeni bir tedavi süreci başlatmak gerekiyordu. Üstelik tıp bu kadar ilerlemişken arayış şart olmutu benim için.
      Yorumun için çok teşekkürler canım. Sen de seviliyorsun Beyda'm...

      Sil
  13. Ne kadar zormuş bu işler, Ece Abla, iyi dayanmışsın ama sağlık için şart maalesef. Her şey iyi görünüyor derken başbakanın ismini sormak ve ardından hatırlamayınca da ayıplamak çok saçmaymış. Benim de içime bir kurt düşürürdü bu durum. Tarafsız ve objektif olmak zorundadır doktorlar. Özellikle de ruh doktorları.
    Neyse, iyi düşünelim de iyi olsun Ece Abla'cığım. Umarım ilaçlar da tedavi de çok iyi gelecek sana 💕
    Yorumlarda da okudum, bir an önce taşının bence de durum el veriyorsa İstanbul'dan. Artık insanca yaşanmaz durumda o şehir...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım; çok zor diyemem, tanıdık şeyler aslında ama aynı güne sığdırılmasıydı beni yoran. Oraya gitmek bile beni çok rahatlattı aslında.
      İnşallah gideriz buralardan, şimdilik konuşmalara iyice yerleşti fikrimiz.
      Çok teşekkür ederim Feride kızım. Sevgiyle kucaklıyorum seni 💟

      Sil
  14. Uzun bir macera olmuş. Yazı da macera kadar uzundu yer yer okuyabilen okuyabildim. Bazen doktorun da hastanın da gözünden bir şeyler kaçabilir. Ama uzman ve "bu işte en iyizi biziz" diyenlerin bence hata yapma payları sıfır olmalı... Geçmiş olsun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence de Mustafa, yeni bir seans daha var. Sağ ol kardeşim 😊

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la