Çocuklar Hep Masumdur... 4. Bölüm


Dokunuş
Bebek,Dokunuş                                      


Çocuklar Hep Masumdur...

Bir çocuk, dilenci ya da hırsız, uğursuz dahil, sapık, ve tüm insanların elini de, dünyaya hükmeden birinin elini de aynı güven ve masumiyetle tutar. O, kötülüğü tanımaz, o kimseden ve hiçbir şeyden kötülük beklemez zira... Bizim anladığımız manada ne kadar acı değil mi? Tutundukları eller onlara hainlik ettiler, hatta en yakınları tarafından ne felâketlere götürdüler...

4. Bölüm


Masal bu ya; her şey usulüne uygun olmayabilir, biraz da neşe katalım dedik...
Lütfen hoşgörüyle okuyunuz...

****

Çok sürmez, henüz iki aylık olan Bincan saraydadır bile. Hizmetkârlar yavruyu yıkar, tertemiz bir şekilde padişahın huzuruna getirirler. Padişah,
-Verin onu bana der. Hemen kucağına bırakırlar. Padişah bebeğe uzun uzun bakar. Vezire
-Bu ağlamaz mı hiç, bakalım sesi kuvvetli mi? der. O sırada Bincan sanki anlamışçasına ağlamaya başlar…
-İyi, der padişah, sesi güçlüymüş… İki aylık olmasına rağmen, uzunca boylu, sert vücutlu, olanca dik bakışlı... Padişahın tuttuğu parmağını sıkmasına bakılırsa kuvvetli bir oğlandır…

- Adı nedir?
-Bincan, hazretleri…
-O nasıl bir ad öyle?
- Anlattığım olaylar yüzünden, telaş içinde ezanla kulağına okumuşlar...
- Biz, bir ad daha ekleyelim o zaman. Çağır hocayı!
- Emredersiniz… der ve geri geri orayı terk eder. Cariyeler, vezir çıktığında etrafında dört dönerler. 
- Neler oluyor vezir hazretleri, o çocuk sarayda mı kalacak?”
- Hiçbir şey bilmiyorum, zamanı gelince hepimiz öğreneceğiz der…

Hocanın gelmesi uzun sürmez. Hızlı adımlarla padişahın odasına girer. Onu saygıyla selamlar.
- Gel hoca efendi, bu oğlanın bir adı var ama ona bir ad daha koyacağız... 
- Emredersiniz padişahım, dilediğiniz ad nedir?
- Buğra, der padişah. Onun adı artık Buğra Bincan olacak.  
Bincan bebeğin kulağına ezan okuyarak ismini fısıldar. 

–Hayırlı olsun padişahım der hoca hazretleri. Onlarca senelerdir her doğan evladın adını ezanla kulağına o okuyordur. Padişah sabırsızdır, veziri çağırıp, derhal bir mürebbiye, sütannesi bulmasını ve bebeğe çok iyi bakılmasını buyurur. Çocuk bakıcılara teslim edildikten sonra, inanılmaz çabuk bir kararla vezire dönüp,
-Top atışı başlasın… der

Vezir şaşkına dönmüş bir halde koşturmaktadır. 

-Sana söylüyorum, yedi top atılsın!  Ülkenin her tarafına, komşu ülkelere haberler ulaştırılsın. Bu uğurlu bir çocuk, herkes ona hayır dua etsin. Sarayda kutlamalar başlasın. Burada doğmadığı için, çoğunun haberi yok ama gözünden, kulağından kaçmamalıydı sadrazamın, nerede o? Gelsin huzuruma!  Mahkeme sicillerine işlensin. Sizi ancak değişik bir durum olduğu için affediyorum. Bu çocuk azami dikkatle korunacak… Herkes görevini yapsın. Diğer yapılacakları zaten sen biliyorsun vezir hazretleri. Tek ihmalin başına mâl olur bilesin. Vezir titredi. Yerlere kadar eğilip  

-Emriniz olur padişahım der ve kan ter içinde mürebbiyeyi, dadıyı, çocukla ilgilenmesi gerekenleri araştırmaya gider. Sakince süren sarayın havasını minicik bir bebek bir anda değiştirmiştir. Padişahın neden bu kadar heyecanlı olduğuna vezir akıl erdiremiyordur. Ortamları dikkatle denetlemesi ve hiç hata yapmaması gerekiyordur. Bu nedenle koşarak sarayın içinde kaybolur. Harem ağası aptal gibi dolaşırken birden çarpışırlar, 
-vezir efendi, cariyeler merak içinde, size ulaşamadıklarından yakınıyorlar.
-Zamanı var, beklesinler dedi vezir ve hiç umursamadan gitti…
Bu arada cariyeler toplanmış, bu işin aslı astarı hakkında konuşuyor ve endişelerini dile getiriyorlardı. Harem ağasının sağlıklı bilgisi yoktu, onlar veziri yakalamak, ondan işin doğrusunu öğrenmek niyetindeydiler… 
-Yani bizim oğullarımıza rakip mi geldi, neyin nesi bu çocuk? diyenler de vardı. İçleri hiç rahat değildi.  


Ece Evren/Halkalı 17.07.2018


10 yorum:

  1. Başlangıçtaki kırmızı fona hayran kaldım Kraliçe ablam😂Bin can Buğra oldu saraya demirbaş yazıldı.?Muhtesem Süleyman filmi aklıma geldi neden bilmiyorum.?Sonra Hz Yusuf akĺıma geldi neden bilmiyorum.Bu Bincan saraya HAYIRLI mi olacak dağıtacak mi.?Yoksa Sultanlardan birini mi bağlayacak ilerde yoksa kardeşlerinin den sibe mi uğrayacak.Yoksa adaleti ve ahlakı saraya mi öğretecek.?Fatih 23 yaşında istanbulu feth etti bu bin CAN nereyi feth edecek.Kolay bitmez bu hikaye ablam😂SEVGİLER SAYGILAR HEYCANLI ANLARDA KESMELERİMİZE HAYRANIM.En sonunda cehennemi ben aldım cennet hepimizin diyebilirsiniz..?😂🌷⚘⚘

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ah Duycan, yorumlarına hayranım... Bir bilsem neler olacağını :))) Ama bindik bir alamete, inşallah varırız selamete. Asıl niyetim başkaydı, ben şimdi bu çocuğu, nasıl ülkenin başına ceza olacak şekle getirip, istediğim mesajı verebilirim, gece-gündüz düşünmekteyim.
      Bincan sarayı geçtim, halka yararlı olsun yeter. Ama sanırım önce kan dökülecek 😂
      Sevgiler, saygılar kardeşime 🌷⚘⚘

      Sil
  2. Padisah da tanidik geldi sanki. Sürükleyici bir hikaye olmus kaleminize saglik 😘

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Zaten, eğer her gün böyle geçmişi araştırmaya çalışırsam, sonunda yorumum hiç iyi olmayacak. Neler dönmüş meğer Derya. Bazen bilmek huzur getirmiyor insana :)

      Sil
  3. Çocuk ne güzel bir hayat yaşamaya başladı.Bizi saraya çağıran olmadı valla :) Şaka bir yana süper gidiyor hikaye :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çocuk misler gibi büyüyor, bu halinde bile sarayı birbirine kattı .))

      Sil
  4. kadınlar yine çocuklarını yarıştırma derdinde :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Huy bozuk olunca istersen kraliçe ol, değişmiyor...

      Sil
  5. Çocuk sarayda. Beni de alsınlar saraya. Sesimi çıkarmaz otururum :)

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la