Rahmetli’ye Mektup...

Diploma
Diploma


Rahmetli’ye Mektup

Ablam;

Bizler; siz diğer âleme geçenlerden hiçbir şekilde haberdar olamadık. Bu halen yaşayanlar hakkında sizin içinde de mi geçerli, bunu da bilemeyiz. Ama ben, tıpkı sen yaşarken olduğu gibi sana dert yanmaya ihtiyaç duyuyorum. Sen artık Allah’a aitsin ve korunuyorsun. Biz yaşayanlar ise hâlâ tehlikedeyiz. 
Sizlere; belki bizim iyi duygu ve düşüncelerimiz geçiyordur. Diğerleri dilerim geçmez, zira bu dünyadan acı ve zorluk çekmeden giden var mıdır, bunu hep merak ederim…

Bu niyetle mektubuma başlarken, ilkin;  bilmeni isterim ki sen benim canımdın. Seni kaybettikten sonra o gülen yüzümün yarısı soldu. Hep buruk kaldı gülüşüm…  

Bizler annemizi erken kaybetmiştik. Bir  -güya- adalet dağıtıcısı babamızı düşününce,  annemize uyguladığı sert söz ve darbeler geliyor aklımıza, değil mi abla?  Evimizde de son karar hep onda olan babamıza karşı koymak mümkün müydü? Annem elli yedi yaşındayken bir öğleden sonra, hiçbirimize yük olmadan yatağında sessizce ölüverdi… Ben annemizi kaybettikten sonra onun boşluğuna seni oturtmuştum. Ondan farklı olarak sen; fazlaca mürekkep yalamış, beynini sürekli yeni bilgilerle besleyen bir kadındın. Aydın bir ‘Cumhuriyet Kadını’ idin. Üstelik ‘İstanbul Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirmiş ve emekli olana kadar lise tarih öğretmenliği yapmıştın. 

Dünya ve vatanımızın geçmişinden, siyasetten, tüm olan-bitenden haberdardın. Köşe yazılarından tut, her gelişimde en az iki kocaman kitabı devirmiş olurdun.Tüm bilgi, düşünce ve giderek yorumlarını benimle paylaşırdın. Benim düşünsel gelişimimde çok katkın olmuştur. “Sen akıllı ve zeki bir kadınsın ama ev kadınlığında sıkışıp kaldığın için onları kullanmayı bilmiyorsun” derdin bana. Hiç darılmazdım sana. Ben senin taleben gibiydim. Zaten senden hiçbir zaman  yanlış bir karar ve söz çıkmazdı. Seni dinlemekten sonsuz haz duyardım. 
Nurlar içinde yat, ruhun huzurlu olsun Sen, annemden büyük bir farkla hastanede çok çekerek öldün. İnatçıydın. Direndin ama vücudun bitmişti. Aklın ise son nefesine kadar zehir gibi çalıştı. 

Mevzumuz bu olmamakla birlikte, bu açıklamayı kendimce gerekli buldum. Burada da sırtımı sana dayamak zorunda hissettim kendimi nedense… Aslında bunun nedenini benim blog arkadaşlarım anlayacaklardır…

Abla, sana vatanımdan çok da güzel haberler veremeyeceğim. Hatırla; 2002 seçimi. Kızın seni tekerlekli sandalyeyle oy kullanmaya götürmüştü. Sen CHP liydin. Biri kadın, diğeri erkek kardeşlerimiz oy kullanmazlardı. Yani sorumsuzlardı. Bana tembih ederdin, oy kullansınlar diye onları uyarmam için. Sen kalp hastasıydın, sinirlenmek yaramıyordu sana. “Ece, bunlar bizim için katli vaciptir!” derler inan derdin. Tabii ki bunun ne demek olduğu açıktır. 

Dedim ya sen CHP liydin. Bu gayet doğaldı. Demokrasinin bizlere verdiği haktı ve istediğimiz partiyi seçerdik… İşte o seçimde oyunu kullandıktan sonra kızın ve damadın seni bize getirmişlerdi ve seçim sonuçlarını beraber takip edecektik. Çok sevinmiştim. Ben; genel bir fikrim olsa da siyasetten hiç anlamazdım, varsa yoksa ev işleri… Kendimce çok geç kaldığımı düşünüyordum uyanmakta. Hayatınızı paylaştığınız şahıs eğer despotsa, terbiyeniz gereği ona tabi oluyor gibi görünürsünüz. Ama hiç de öyle değilmiş ve ablam beni aslında hafif bir uykudan uyandırmıştı. 

Diyaliz hastası eşimin pek tasası olamazdı bu konularda, aslında söylediyse de unutmuşum. Ablamla seçim sonuçlarını merakla beklemeye başladık. Nihayet bugünle asla kıyaslanmayacak şekilde hızla sonuç alınmıştı. Bugün olduğu gibi asla irdelenmemişti.  Apartmandaki bazı komşularımızın sevinç çığlıkları ablamın yüzünü karattı. Biraz sessiz kaldı, hiç sesimi çıkarmadım ve onu sakinleştirmeye çalıştım. Ablam üzgündü ama söylediği şu söz üzerine kendimi kahkaha atmaktan alamadım. “ARTIK BENİM İÇİN SİYASET BİTMİŞTİR!” Sanki aktif siyasetin içindeymiş gibi 😂Güldüğüm için özür diledim ondan, zira hep sakınırdım  onu üzmekten. Keyfi kaçmıştı bir kere… Hele ”Taziyelerimi sunarım baldız.” diyen densiz eşimi güzelce payladı ve ona acayip bir nutuk attı… Ertesi gün gazeteleri getirdiğimde, onca köşe yazısını okuyan sen, onları bir kenara ittin. 

Üstüne on sene daha yaşadın. Gelişmeler, ya da değişimler hızla başlamıştı. Yine sıkı takipteydin. Yine sinirleniyor ve bana anlattıkça rahatlıyordun. Ben de yavaş yavaş bireysel siyasete soyunmaya ve neredeyse yorum yapacak düzeye gelmeye başlamıştım. Zaten yanında yetişmemek ve ne demek istediğini anlamamak için aptal olmak lazımdı. “Ece, hiçbir iktidar sonsuza kadar sürmez,  ama bayağı zorlanacağız…”diyordun. 

Abla, seni kaybetmemin üstünden yedi sene geçti. Ben altmış sekiz yaşımdayım artık. Tam da senin vefat ettiğin yaş... Sağlığım iyi, birkaç ufak-tefek rahatsızlık dışında. Torunum üniversite son sınıfta. Ben onu senin beni etkilediğin gibi yetiştirdim. Hiç unutmadık seni ablam.

31.Mart.2019 da yerel seçimler oldu. Hani sen yaşasaydın, sedyeyle bile giderdin; öyle vatansever bir kadındın. Ben de yırtık menüsküslerimle gittim. Okulun üçüncü katında idi oy kullanacağımız sınıf ve asansörler kilitliydi. Rica ettik, açacak şahsın orada olmadığı söylendi. Anlayacağın altmış çıkış, altmış iniş olmak üzere o kadar merdivenle boğuştum. Aslında doktor bana merdiven çıkmayı yasaklamıştı… Sonrasında vatanım için günlerce yürüyemedim, helal olsun… Kim bilir kaçlarca hasta ve özürlüler zor şartlarda oy kullandılar?
O günün gecesi heyecan içinde televizyonda bir-iki kanal arasında gidip gelerek, sonuçları takip ettik. Bir yığın görevli sandık başlarında nöbet tuttular. Ve hâlâ belli  bir  yerde tutanlar var 😒Biz ekran başında bile yorulduk, heyecanlandık,  daraldık ve gerildik. Onlar demokrasinin emekçileriydi ve öyle anılacaklardı… En geç ertesi akşam büyük bir bölüm netleşir demiştik. Ne safmışız...

Nihayetinde Samanyolu Galaksisi’ndeki yıldızları saymıyorsun. Ve abla; bugün tam on altıncı gün oldu, o senin de eğitim gördüğün, mesleğe başladığın, hayatının büyük bir kısmı geçen İstanbul’daki oylar bir türlü sayılamıyor… İstanbul kırgın, tarih kırgın, halk kırgın… Belki de kırgın olamayacak kadar kızgınız!
Hani bu başka nelere benziyor biliyor musun, ailesinin fedakârlıklarla okuttuğu bir öğrencinin, hak ettiği diplomasını alamamasına, yüklüce peşin para yatırıp ev alacağını hayal eden vatandaşın aldatılıp, parasının bloke edilmesine ve bu kişilerin yurt dışına kaçmasına vs. benzer. Velhasıl gerçekleşmiş hayallerin paramparça edilmesine benzer. 

Ülkemin çoğu yerinde kazananlar mazbatalarını aldılar ve göreve başladılar. 
Tarih yazıyor ablam. Sen tarihçiydin ama ben de artık sayende her şeyi anlıyor ve sana minnet duyuyorum.

Allah rahmet eylesin sana canım ablam. Sana bizim için dua et diyemem… Ama bilmiş ol her şeyi diye yazdım… Hoşça kal…

Ece Evren/15.04.2019

13 yorum:

  1. Icinde bulundugumuz durum daha iyi anlatilamazdi. Ablaniz nur icinde yatsin. Ben hala ümidimi yitirmedim du iki haftada Atatürkcü ve demokrasi isteyen insanlarin cabasi, sokaklarda destrk icin bekleyen insanlar hala ümitlenmemizi sagliyor 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumun beni gülümsetti Derya'cım 😊 Sürekli takipteyiz ve dualar adadım. Dilerim hak yerini bulacak. Sevgilerimle canım 😊

      Sil
    2. Ablamı çok severdim. Amin canım. Tüm ölmüşlerimize Allah rahmet eylesin...

      Sil
  2. Ablanıza Allah 'tan rahmet diliyorum Ece ablacığım. Vatandaşlık görevinizi yerine getirmek için sarfettiğiniz çabayı kutluyorum. Aydınlık yarınlara tez vakitte kavuşmak dileğiyle 🙏🤚

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin Yıldız kızım. Vatanım için canımı veririm. Dilerim demokrasinin gereği yapılır...

      Sil
  3. Anneniz ve ablanız çok genç yaşlarda vefat etmişler. Allah rahmet eylesin size sağlıklı ömür versin Ece abla. Çok duygusal ve güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Saadet. Bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim canım. Adalet yerini bulsun yeter ki, tek dileğimiz bu halk olarak...

      Sil
  4. Ah be Ece ablacım. Her kelimen, her cümlen içimi parçaladı. Güzel günler göreceğiz, güneşli günler.. Umudu yitirmek yok..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Güzel günler göreceğiz sevgili kızım. Çünkü çok sıkıntılı günler yaşadık. Seni sevgiyle kucaklıyorum 😊

      Sil
  5. Ablanıza Allah'tan rahmet dilerim annenizin ise erken yaşta ölmesine çok üzüldüm.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Amin ,Allah razı olsun. Ömrü o kadarmış onların. Allah süründürmesin kimseleri. Duam hep budur. Selam ve sevgilerimle...

      Sil
  6. Her ınsanın olur mu bilmem ama sizin aynanız kelimeler galiba. Emeğinize sağlık abla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar anlamlı bir yorum. Çok teşekkür ederim yavrum. Sağlıcakla kal, Allah'a emanet ol...

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la