Şikayetname 2.Bölüm


Düşünmek
Dünya     


Şikayetname 2.Bölüm

Bizim gibiler günah olur diye düşünüp yapmaktan çekinirken çok şeyi, mutlaka hikmetler olduğuna inandığımız ; zor gelse de kabullendiklerimizi yaşam tarzı haline getiririz. Ama onların okuduklarında bunlardan bahis geçmiyordur, birebir yazmıyor diye inkâr edenlerden oluruz. Yaşamın bana uygun gördüğü zorlukların, başıma gelip göğüs gerdiğim sıra dışı felaketlerin; belki anlayıp ya da anlamayı fuzuli bulan insanlardan oluşan çevremde, sırf özel bir yerim olması adına, onlarla birlikteyken etkileme alanımı biraz genişletmek ve istediklerime ulaşmak için bir avantaj bile olamayacağını anlamanın  burukluğu içindeyim.

Türkiye’deki yaşadığım şu metre karemden ülkeme ve dünyaya baktığımda anladığım ilk şey: Yerin altı ve üstü sürekli kaynamakta. Tarihçilerimizin ve istatistikçilerimizin önlerinde saygıyla eğiliyorum. Gökyüzünün gördüğümüzden ibaret olmadığını en cahilimiz bile bilir. Yeryüzü, yerin altı ve bunları çepeçevre saran; tüm gezegenlerin içinde ahenkle seyirlerini belli bir ritmle sürdürdükleri alan hakkında duyduklarımızın dışında tam bilgi sahibi olmadığımız için; onları takdir etmemizin bir şey ifade etmeyeceği o nadir bilim adamları... Bitmek tükenmek bilmeyen inceleme, yeni veriler  peşinde koşma arzuları ve bu mucizevî oluşumun farkındalığıyla yaptıkları bu araştırmaların sonuçlarını belgelerle  gözlerimizin önüne sermeleri...

Tam 'Beş Güneş'li Gezegen'!.. Bence her şey bundan ibaret de değil. Yaradılış gerçeğini sadece Allah’ın emrettiği ve farz kıldıklarını ezberlerde dondurup rutinleştirmekle asla anlayamayız. Namazda, oruçta, Kelime-i Şehadet getirmekte, Hac vazifesini nasip etmesinde nice hikmetler var...Hacca kerelerce gitmek ise bu emrin gösterişe ve sıradan bir seyahatten alınan zevke dönüşmüş dejenerasyonundan başka bir mana ifade etmez. Kerelerce gitmek yerine abartı olacak gidişinize ayırdığınız maddiyatı insanlara yardıma dönüştürmek bence akla gelmesi şart olandır. Zaten gördüğümüzü sandığımız her şey hiç de gördüğümüz gibi değil. Bambaşka mesajlar var almamız gereken fakat anlamaya çalışmak bile altına girilemeyecek bir büyük yük.

Farkındasınız, muhakkak farkında olmalıyız ki bize çok şey meçhul. Sadece bu “Gizem” bile hepimiz için kocaman bir gerçektir. Mikrofon tutup günlerce ve insan sayısı yettiğince bütün dünya ülkelerinin vatandaşlarıyla  röportaj yapıp, yaradılışımız hakkında ne düşünüldüğü sorulsa. Genellikle duyduklarımız kişilerin kültürlerine, inançlarına göre değişebilen laf kalabalığından öte geçemeyecektir. Duyulacaklar ihtimallerinde başı çeken ise, bu konudaki düşüncelerin tek birleşeni 'sadece anlamaya çalışan' beyinlerin bir takım ezberlerinden ibaret sözleri olacaktır. Ama bilim insanlarının yaradılış hakkındaki yorumlarını öğrenmeyi çok isterdim.

Bildiklerimiz net olan gördüklerimizdir. Mesnetsiz bulan bazılarının da netleşmemiş düşüncelerinden, hayatı birkaç cümleye sığdıracak kadar hafife aldıklarını da anlarsınız. Aslında kişiye ve yaşananlara göre değişen milyarlarca cevap. Fakat daha sırrına eremediğimiz ve dünya gözüyle eremeyeceğimiz aleni olan tek bir gerçek var. O da Yaratılış ve Yaratan gerçeği. 


     Ece Evren  Düzenleme 14.10.2016


4 yorum:

  1. Evet sirlarini bilemedigimiz yaradani dar kaliplara sigdirmaya calisiyoruz. Adeta insani bir bedene sokuyoruz. Keyifle okuyorum yazdiklarinizi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve bu yorumunuzu da görmemişim.Aslında bu yazılarımın yorumları benim için çok önemli idi.Teşekkürler canım.Sevgiler :)

      Sil
  2. Daha fazla okuyup düşünmeliyiz. Daha çok soru sorup inancımızı sorgulamalıyız. Düşünüp yaşama anlam katabilmeliyiz... Galiba böyle yetiştirilmediğimizden ve sorgulamayı, düşünmeyi yasaklayan kültürümüz ve din adamları yüzünden yaşamın bize vermek istediği mesajı anlayamıyoruz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumu üç ay sonra görmenin affedilir bir yanı yok ama, ancak üzgünüm diyebilirim.Sağol Mustafa.Aynen katılıyorum yazdıklarına.

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la