Kara Pazarlar Diye Bir Kitap

Kaçışlar
Kaçmak             

KİTABIMIN BİR YORUMU sanmıştım ama değilmiş. Dün gece öğrendim. Böyle düşünmem ve  yargısız infaz yapmam doğru değildi. Üzgünüm fakat telafisi yok. Zira kitabı yazan ben olduğum için, tam oturmuş sanki her şey...
Diyelim ki doğru ve ben böyle bir yorumla karşılaştığımda ne yapar mışım?...

Yorum...
Bölük pörçük heveslerinin üstüne kurmuştu AŞKINI..?
Ne AŞKI biliyordu ne de onu yaşamasını...?
Geçmişinin bataklığına saplanarak; geleceğini köhne yorumları ve kişisel egosu ile yakıyordu..?
Başı sonu olmayan kararsızlığının çıkmazında; sınır tanımayan doğrularının esiri olmuştu...?

Hep kendine yonttuğu,yozlaşmış ve dümdüz edilmiş yargılarının bir ömür boyu acısını yaşayacağının farkında değildi...?
Varoluş duyarlılığına kapılıp;özsüz değerleriyle sanallığa tutunarak ve bilinçsizlik tohumlarını etrafa saçarak,gerçeklerin kapısına kilit vuruyordu...ama bunun farkında bile değildi..?
Sözcüklerle oynayarak geleceğini bıçaklıyor; kendisine lütuf edilmiş AŞKI BİTİMSİZ BİR SONSUZLUĞA UĞURLUYORDU...?

Suç ortağı egosuna yenik düşerek, dibe vuran korkuları ve çözümsüzlük girişimlerinden sonuçlar bekliyordu...?
Tövbeleri iyice küçülmüş; sevgisinin günah olup olmadığını çözüp işlev görecekleri tahakatten yoksunlaşmışlardı...?
Boyun eğdiği düşleri rüyalarına gizlenerek; kuşkunun dediğini yapan yüreği,yanlış çözümler açmazında yalnız kalmayı ve sevginin tanımını tekrar sorgulamayı kendisine görev adletmişti.*.?
ACABA AŞK VE SEVGİ KARŞILIKSIZ KALINCA MI DAHA GÜZELDİ.?

Eee cevap hakkı doğdu ve derim ki.

BİLMEM? SİZ DAHA İYİ BİLİRSİNİZ. KİTABI SİZ YAZMIŞ GİBİSİNİZ... BAKIN HELE. BAZEN ÇOK UKALA OLDUĞUMU KABUL EDİYORUM. EH NE DE OLSA YAŞ İLERLEYİNCE...FARK ETSENİZ DE DEĞİŞMEK ÇOK ZOR OLUYOR... 

*                 *                   *                     *                   *                        *

Ben Ece Evren. Bu kitabı mahlas isimle yazmak zorundaydım. Zira Konya'lı akrabalarım, hatta iki erkek kardeşim beni aileden afaroz ederlerdi... O artık pek önemli değil. Ama elden ne gelir, kitap salındı gitti...Yazık! Bana mı, yoksa kesilmiş bir küçük  ağacın dallarından oluşan sayfalara mı, yaşananları samimiyetle ve ibret olsun diye anlattığıma mı, yoksa hiç pişmanlık duymadığıma mı yazık? Bilemiyorum artık.

Geçen en iddialı kelimeleri ve cümleleri tek tek yazıyorum dikkatinize:

Aşkımı <bölük pörçük hevesler>imin üstüne kurmuşum. Bu kadar parçalı heveslerim olduğunun farkında değildim. Hayret...Demek kitabımın bir yerlerinden sarkacak kadar pejmürde bir halde imişler...

<Ne aşkı biliyor muşum, ne de yaşamasını...> Ben aşktan taşıyorum yahu o geride kalıyor, sözleşme gibi aşk mı yaşanır? Bir bilenle konuştursaydım da beni anlatsaydı keşke size. Sizin anlayışınıza uymuyorsa benim sorunum değil. Sizin de bu dalda başarılı olduğunuz da söylenemez...

Benim geçmişim asla bataklık değil, tarihi eser kalitesindedir ve korku romanlarına taş çıkaracak fragmanlara sahiptir Basit bir yaşamdan katlarca değerlidir. Film konusudur. Sabırların tavan yapmasıdır. Yaşananlardan bir gazi edasıyla çıkmak, amazon kıvamında  güçlenmektir. Yaşanmadan ahkam kesilmez. İzin vermem...

<Geleceğin köhne yorumları ve kişisel ego...> O da ne yahu? Gelecek daha gelmedi ki yorum köhne olsun. Üstelik ben kahin miyim? Hele egodur, bencilliktir, havada uçuşan saçma sapan laflar... O erkek kahramanımızın sıfatlarıdır, aman karıştırılmasın. Tüm egoistliklerinin üstünde hala bakım, onarım  çalışmalarım devam etmektedir. Bu kitap bundan ibaret değildir. İkincisi çıkacak ve adı da <Bir Ego'nun Ölümü!> olacak.

        *               *                 *                  *                *                  *

<Başı, sonu olmayan kararsızlık çıkmazı...> Romanın baş kahramanı yani ben, radikal bir kişiliğe sahibim. Çok kararlıyım hiç belli değil diyemezsiniz. Haksızlık bu...

<Sınır tanımayan doğrularım.> Karıştırmış olmalısınız, ya da hem cinsinizi koruyorsunuz. Çiçekler, böcekler, kelebekler, süslü kadınlar, makyaj destekli kusursuz güzellik hayranlığı, yaşına yakışmayan haller, tipi bozuk, egoist. Doğrularım eğer başa çıkamamışsa bunlarla, karşı taraf mutlaka defoludur. Bu kadar basit yani. Ama yine de sevdim. Sanırım suç değildir?

<Hep kendine yonttuğu, yozlaşmış ve dümdüz edilmiş yargılarının bir ömür boyu acısını yaşayacağının farkında değildi...?> Bu ne demektir yahu? Boyun düzlüğü rahatsızlığımdan sonra bir de bu mu çıktı başıma?:)))))) Hemen radyolojiden randevu almalıyım, yozlaşmış, düzleşmiş yargılarım için, belki erken teşhis kurtarır...

<Varoluş duyarlılığına kapılıp; özsüz değerleriyle sanallığa tutunarak ve bilinçsizlik tohumlarını etrafa saçarak, gerçeklerin kapısına kilit vuruyordu...> ama bunun farkında bile değildi..? Ay ben ne salak bir şey mişim de haberim yokmuş. Özsüz değerlerde bir fren yapalım. Bu bir hakarettir. Her düşündüğünüzü yazma lüksüne sahip değilsiniz !

Sanallığa tutunmak? "BEN BURDAYIM ARKADAŞIM SANALLIKLA İŞİM OLMAZ BENİM."<BİLİNÇSİZLİK TOHUMLARINI!!!ETRAFA SAÇARAK> gerçeklerin kapısına kilit vuruyorum ve bunun farkında bile değilim. ÖYLE Mİ? GERÇEK BENİM GERÇEĞİM DEĞİL Kİ DİĞER KAHRAMANIN GERÇEĞİ, O DA NE İSTEDİĞİNİ BİLSEYDİ YOLCULUĞA ÇIKMADAN... BURASI YOL GEÇEN HANI MI Kİ DALDI? BEN GAYET HER ŞEYİN FARKINDAYIM, SİZ TASALANMAYIN...

<Sözcüklerle oynayarak geleceğini bıçaklıyor; kendisine lütuf edilmiş AŞKI BİTİMSİZ BİR SONSUZLUĞA UĞURLUYORDU...?>

Bakın işte... Burda bir es gerek. Sözcükler oyuncaklarıma laf etmeyin, zira hiç uygun teşhis olmamış. Onlarla  çok güzel oynarım. Yetenek diyorlardı sanırım buna. Yanlış mı hatırlıyorum? Ne de olsa yaşımdan dolayı aklımı küçük görme özgürlüğünü bulmuşsunuz. DEVAM... KİM TUTAR SİZİ? SİZ YANLIŞ BİLİYORSUNUZ, AŞKIMIZ  SON GAZ DEVAMMM... 

<Suç ortağı egosuna yenik düşerek, dibe vuran korkuları ve çözümsüzlük girişimlerinden sonuçlar bekliyordu...?>

Ayol ben potansiyel suçluymuşum meğer!!!, yarın gidip teslim olayım, masum erkeğe yazık:))) KORKULARIMLA TANIŞTIM BEN, DANIŞANIM DA VAR, EFENDİLER GİBİ SEANSLARIMA DA GİDİYORUM. PSİKİYATRIM DİYOR Kİ, "SİZİN GİBİLERDE İÇ GÖRÜ TAM. BENİM BİR ŞEYİM YOK!" DİYENLER TEHLİKEDEYMİŞ ASIL. BİLGİNİZE...

<Tövbeleri iyice küçülmüş; sevgisinin günah olup olmadığını çözüp işlev görecekleri tahakatten (takatten olur mu? sanırım kaleminiz sürçmüş) yoksunlaşmışlardı.>

Neden tövbe ediyor muşum afedersiniz? Durup dururken dürtülmemden mi? Sanırım diğer kahramanımızın bu hak, yani herkesin tövbesi kendisine, hiiiç üstüme bile almam. Suçlu psikolojisine sokmaya çalışmak!!! Bence tövbe etmek tam da burada yerine oturdu. Paslıyorum size...

Daha bitmedi yahu... O kitabı yazarken bu kadar yorulmamıştım.

<Boyun eğdiği düşleri rüyalarına gizlenerek; kuşkunun dediğini yapan yüreği, yanlış çözümler açmazında yalnız kalmayı ve sevginin tanımını tekrar sorgulamayı kendisine görev adletmişti.>(addetmişti) olacak. Fazla olmuş yanlış yazımlar...

Vallahi yoruldum sayın okuyucular. Sitesine gidip gayet samimi duygularımla yorumlar bıraktığım, kardeşim dediğim birinin beni; içtenlikle, yarısını kaydederken gözyaşlarımı tutamadığım, yalansız, dolansız  yazdığım bir tanecik yayımlanmış romanımı, böyle gaddarca yorumlanacağı aklımın ucundan geçmezdi... Yorumlanırken eğer kötü kelimeler bu kadar özensizce kullanılmasaydı kabul edebilirdim. Ama asla kitabım böyle bir yorumu hak etmiyor.


Okuyanlarınız olacaktır.Bu benim göstermem gereken bir tepkiydi ve gösterdim.

Gerisi için Allah Kerim'dir diyorum. Hepinize sevgilerimle..


Aaaaaaaa 14 Şubat olmuş.SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN. SEVDİKLERİNİZİ ÜZMEYİN. SON PİŞMANLIK FAYDA ETMİYOR ZİRA...


Sevdiğimin de SEVGİ GÜNÜ kutlu olsun. Şimdilik ayrı yerlerde olmak zorunda olduğumuz için 'Buruk' da olsak mutluyuz.    


Hepinize ayrı ayrı mutluluklar diliyorum.


Ece Evren.  01.30 saatinde  14.02.2016 





15 yorum:

  1. Kötü yorumlar, eleştiriler yapmak kimi zaman çekememezlik, kimi zaman kıskançlık, kimi zaman da o kişinin içindeki kötülüğün göstergesidir. Bu nedenle bence hiiç ama hiç sıkmayın canınızı. Sevgiyle kabul edin onu da ve bırakın bu koskoca evrende gideceği yere gitsin. Bu sevgi gününde en kocaman sevgilerimle :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler yavrum.Yazmadan üzüntüm hafiflemeyecekti.Artık sineye çekecek gücüm azaldı.Zaten hassas bir yapıya sahibim.Üzmek bu kadar kolay olmamalı.Teselli sözcüklerin için minnettarım.Sevgililer günü sevginin galibiyetinin başlangıcı olsun.Sana da kutlu olsun canım.Sevgilerimle..Ece ablanız.

      Sil
  2. İnsanları yargılarız hep ama bir de empati yapıp kendimizi onların yerine koyabilsek keşke... Evet benim de kırmızı cizgilerim, bir ahlak anlayışım yaşama ve insanlara , manevi değerlere, çevreme bir bakışım var bu kimilerine göre ön yargılı kimilerine göre ön yargılı ama sonuçta bunların hepsiyle ben benim... Bu yüzden de Ece Evren'inde hayata,yaşama, insanlara, geleneklere,önyargılarına bir bakışı olduğunu düşünmeli ve saygı duymalıyım,duymalıyız... Birbirimizi hiç mi eleştirmeyelim diyecek belki bazıları hayır eleştirelim alalım iki fincan kahve geçelim bir masaya hem konuşup hem eleştirelim hem kendimizi hem karşımızdakini hemde dünyayı ama ne olursa olsun birbirimizi kırmayalım çünkü kıra kıra bu hale geldik... Ayrıldık ayrıştırıldık farklılaştırıldık suçlandık dışlandık ama hep suçu başkasında aradık...
    Kusuruma bakma Ece Abla biraz uzun bir yorum oldu ama birini/sizi suçlamak için böyle bir CIMBIZ calışmasını görünce dayanamadım.
    Abla yorumların ve yazıalrın içinde ayrıca teşekkür ederim şimdi aklıma gelmişken burasının da bu teşekkür için TAMDA yeri olduğunu düşünmüşken onuda yazayım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İyi günler dileklerimle Süleyman kardeşim.Epeydir üstünde durmamaya çalışıp,kulak arkası etmem bir işe yaramadı ve en sonunda dürüstçe tepkimi belirttim.Ben bir kitap çıkarttıysam ;alın onu beni recm edin demedim ki.Olaylar öyle akar ki bazen çağlayan gibi gelir ve onun önünden siz de akışa tabi olursunuz.Düşünsene ,her okuyan böyle dönüp eleştirirse insan yaşamdan kaçmak bile isteyebilir.Ben suçlu değilim ve hiç öyle hissetmedim. Hassasiyetin için sonsuz teşekkürler.Yapmak istemediğim bir şeye *zorunda* bırakıldım.Ben onurlu bir insanım.Herkes kadar.Yazılarına bakıyorum .Tabii ki de be mecrada bize daha yakın gelen,insan olmanın olmazsa olmaz özelliklerini taşıyanları ayrı bir yere koyarız.Koymalıyız. Paylaşımlarda,yorumlarda görüşmek dileğiyle,güzel bir tatil günü diliyorum kardeşim.Sağol.Ece ablan..

      Sil
  3. Yıkıcı olan eleştirilere dayanamıyorum gerçekten. Bence bu kişiler hiçbir şey üretemeyen ve bu yüzden de kıskançlıktan nereye saldıracağını bilemeyen kişiler. Ve bu insanlar için canımızı sıkmak yerine ne kadar zavallı olduklarını düşünüp üzülmeliyiz bence. Dünyada parazit gibi yaşayıp kendilerinin sahip olmadığı yetenek vb. şeylere sahip olanları yıkmaya çalışıyorlar, tıpkı sinsi bir yılan gibi. Ya da daha kötüleri var bunların egosunu bir türlü tatmin edemeyen bilgili -bilgi fakirleri- Onlara acıyamıyorsunuz da, kendilerini kabul etmekten aciz onlar siz neyini nasıl kabul edesiniz? Hasılı, hiç kafanıza takmayın ablacım, karşınızdaki insan yukarıdaki türlerden hangisi olursa olsun bence zavallının tekidir.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum yazar tarafından kaldırıldı.

      Sil
    2. Hoş geldin Dream,seni burda görmek ne güzel..Canım,öyle bir coştum işte.Aslında beni seven bir insandır.Onu üzdüğüme bile sıkılan bir yapım var.Sevgi günümüz kutlu olsun Dream..Tüm mutluluklar ve barış dünyayı sarsın.O zaman her şey ne güzel olur.Gözlerinden öpüyorum kızım.Sevgilerimle.

      Sil
  4. Beğenmedim de geç. Ne uğraşırsın öyle uzun uzadıya arkadaş ya? Neyse boş veron siz.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tamamdır Kurall,senin şu kargodan gelen ürünler hikayelerin geldi aklıma şimdi.Yine güldürmeyi başardın işte.Sevgi günün(ben öyle demeyi tercih ediyorum,yanlız olanlara üzülüyorum zira)kutlu olsun.Sağol yorum için.

      Sil
  5. insanlar sadece yerinde olamayacakları insanlardan ve sahip olamayacakları şeylerden nefret eder ve başkalarının başarı ve mutluluklarıyla dalga geçerek kendilerini yüceltmeye çalışırlar. Hiç sıkma canını Ece ablacım. Çünkü böyle insanlar hep olacak etrafımızda. Bırak seni eleştirdiğini sanıp senin gönüllü reklam adamın olsun. Senin keyfin onun derdi olsun. Sen yine yaz içinden geldiği gibi. Gerisini de sakın sallama :) Sevgilerimle..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel teselli etmişsin.Sağol yavrum.İlk defa böyle bir hırsa kapıldım.Ama size de aynı şeyleri düşündürdüyse, ki akıllı evlatlarımsınız,olmasa iyi olurdu tabii.Sevgilerimle canım:))

      Sil
  6. Selam Ece,
    Kitabını henüz okumadım umarım birgün okurum. Hiç bir kimseyi düşüncelerinden dolayı kalbinden geçenlerden dolayı; yaşama bakış açısından dolayı suçlayamayız küçük görmeyiz... Galiba dogmatik düşünceli ya da fantik düşünceli insanlar hoşgörüden uzak oluyor. Boşver, sen yaz gitsin...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aslında kitabım senin tarzın değildir gibi geliyor,ama bir yandan da yazdığın şiirler sanki beni anlayacağını söylüyorlar bana adeta.Adres ya da kargodan yollayabilirim.Yeni bastıklarından bir kaç tane yolladılar. Boşuna yer işgal ediyorlar kitaplıkta.Şimdi şiir kitabına taktım.Ama düzenlemek zor geliyor.Evin her köşesinde daha not halinde duruyorlar. Neyse,gmailinden adresini verirsen ben de gururla imzalar,gönderirim kardeşime.Sevgiler Mustafa,yorumlar için ayrıca teşekkürler.

      Sil
    2. Şiirleri bir araya toplamak çok zor oluyor ben kendimden biliyorum. Bir defa toplayınca da artık düzeni bozulmuyor. E postana adresimi gönderdim.

      Sil
    3. Teşekkürler Mustafa...

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la