Şikayetname 5.Bl


İnsani Suçlar
İnsanlık
Şikayetname 5.Bl

Paylaşmayı bilmeyen insanoğlu, hırslarının, zevklerinin ve nefsinin peşinden koşmuş sürekli. Bu zevk ve güdülerin en uç noktada şahlanmasıyla varsa vicdanları ve acıma duyguları yitip, bir çok sapkınlıklarda parmak izlerini bırakmış. Kafasından ayırdığı vücuda ayağını dayayıp, zafer edası ve iğrenç sırıtması ile poz vermiş. Kimden almış bu serseri gücü? İnsanlık dışı halleri, hayvanları aratmayan güdüleriyle sırada kimler var? Neye ve kime güveniyor? Dünyayı nasıl bir alan olarak düşünüyor, ya da hiç düşünmedi. Normal yaşamlarında neden hayvan barınağı, ya da hapishanelerde değil de nerelerde, nasıl yaşar bu yaratıklar? Neler yaparlar, işleri aileleri var mıdır? Bizim gibi mi beslenir ve bizim kadar huzursuz uyurlar mı? Bir diğer, kendisi gibi insanın soluğunu kesmekten elle tutulmaz, asla onaylanmaz, nasıl bir tatmin duygusu yaşarlar?

Ya toplu katliamlar? Hangi siyasi veya bir başka neden  haklı çıkarabilir ki bu insanlık suçunu? En azından bir, iki ya da art arda kurşunların lüksünden kim, ne hakla men eder ki onları? Bu işin görünen yüzü. Görünen, anlaması güç ve çok acıtan yüzü...

Doğada, toprakta sivri ya da yassı büyükçe bir taşı kaldırdığınızda solucanından tutun, irili ufaklı kıvıl kıvıl canlıların harekete geçtiklerini görmüşsünüzdür. O havasız karanlıkta nasıl canlı olarak kalırlar? Zira omurgasız ve akciğersiz yaratılmışlardır. Ama ezmeye kalktığınızda kıvranmalarından ve hareketsizlik kalmaları ezme kuvvetine göre kısa ya da uzun sürdüğünden onların can acısı duyduklarını düşünebiliriz. Canlı diyorsak can acısı da vardır bence. Canlı olmak ruh gerektirir mi? Hayvanlar düşünmeyen canlılar ise ruhtan da söz edemeyiz. İnsan düşünen hayvan diyorsak, yukarıda bahsettiğim canilerin çoktan hayvanlaştığını da rahatlıkla söyleyebiliyoruz.

Takıldığım ve bayağı düşünüp kafa yorduğum şeylerden biri de hayvanların acı çekmeleri. Onları toplu olarak düşününce şu veya bu nedenle avlanmaları, kesilmeleri yani canlarının alınmasının günah olup olmadığını ve değilse de bu sınırı bilmek istedim. Hemen araştırdım net bilgi için. Çünkü vicdanımı rahatlatmam gerekiyordu. Kuran-ı Kerim'de tam 37 ayet vardı hayvanlarla ilgili. İhramlı iken haram olan, bu şartın dışında avlanması helal olan hayvanları öğrenmek istedim. Allah'ın rızk olarak bildirdiklerini, adını anarak usulüne uygun kesilmesinin helal olduğu yazıyordu. Teyit için tekrar okudum. Belli günlerde keserken ifadesi de Kurban Bayramını işaret ediyordu. Ve rızkların hemen hepsinden, başta su olmak üzere söz ederken dikkatimi çeken ise, önce hayvanlarınız ve siz faydalanın ifadesi vardı. Hayvanların(tümü dikkatinizi çekerim) ve insanların (bazıları, hepsi değil!) secde ettiklerini, onu zikrettiklerini buyuruyordu. İnkâr edenlerin dünyada zevk edip geçindiklerini, hayvanların yediği gibi tükettiklerini ve sonlarının ateşe varmak olacağını bildiriyor. Et ihtiyacı için helal kılınan hayvanların bile kesim şartları var. Aklıma hemen rahmetli bir yakınım düşüyor. Kurban kavurmasıyla içki içen biri. Ona hiç rahmet okumak gelmiyor içimden.


Diğer bölümlerde görüşmek dileğiyle Allah'a emanet olun.



Ece Evren                        30.05.2016





39 yorum:

  1. ne doğru yazmışsınız.. insan olmayı unuttuğumuz şu günlerde bir şeyler daha kötüye gidemez derken gidiyor aslında.. ne olacak bilmem..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Duygun kızım, Allah sizin gibi pırıl pırıl gençlerimizin hatırına yürekleri ferahlatacak şeyler yazmıştır dilerim.Yorum için teşekkürler canım.Görüşmek üzere, başarılar dileklerimle sevgiler.

      Sil
  2. Abla ne güzel sorgulama olmuş bu böyle! Soru sormamaktan, sorgulamamaktan, körü körüne inanmamaktan yakınıyoruz ya o nispet adeta! Kalemine sağlık... Dün haberlerde gördün mü bilmiyorum ama köpeğini tatile giderken hayvanların bırakıldığı barınağa emanet etmiş ama döndüğün omurgada kırıklar bacakları sakatlanmış falan... Çok üzülmüştüm.. Vicdan olayı? hiç bilmiyorum ya ne kadar göreceli!
    Son paragrafa göre; besmele ile Allah rızası için kesilip tüketilmesi -kimin kestiği de- önemli diye biliyorum Abla, islami usullere uygun... Hayvana acı çektirmeden, vahşetten uzak... Tüyleri kolay yolunsun diye haşlamadan... kesilecek yeri belli, acıtmadan... Bunlar bildiklerim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canım kızım.Yorumun için çok teşekkürler.Ben artık iyice sorgulamaya geçtim.O köpeğini barınağa bırakıp, sakat bulma olayını duymadım canım.Ama o kadar üzüldüm ki şimdi :-b Sopayla dövmüş olmalılar Allah cezalarını versin.Ne acımasız oldu ya insanoğlu...Ben de Bodrum'a yakın Boğaziçi köyünde bir sitedeydim iki ay evvel.Köy evleri var etrafta, pazarına gittik, deniz kenarında ki orada balıkçı tekneleri var.Kediler yalpalayarak yürüyor.Bir bitkinler sorma.Yani öyle bir yerde kediler beslenmezlerse, yine Yeşilköy'deki insanlar iyilermiş dedim.Zira bizim apartmanımızdaki kedi düşmanları dışında her yerde yem ve su kapları vardı.İşte canım halimiz böyleyken bir de vatanımız için son derece üzgünüz.Allah insanları islah etsin.Yazdıkların doğru canım.Acıtmadan usulünce.Sevgilerimle Feno kızım.

      Sil
    2. Ayy sorma abla, cezası da yok gibi, kadın mahkemeye gitti ama bakalım ne olur? Halimit, ülkemin durumu nasıl düzelecek iyice sıkıldık her gün kayıp, bomba... 😐

      Sil
  3. Ben vicdanın ilahi bir takip olduğuna inanıyorum Ece abla. Benim gibi umutsuz bir insanda belki bu sözler eğreti gelecek ama kimse vicdanından kaçamaz buna inancım sonsuz. Yine düşündürücü bir yazıydı eline sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İşte ilk cümlen, akıl akıldan üstündür sözüne tam bir örnek Yağmur'cuğum. Büyük düşünüyorsun ve aynı düşüncedeyim.Kayıtlarımızı kendimiz tutuyoruz hiç atlamadan.Sen umutsuz değilsin yavrum.O yazıları yazan umutsuz olamaz.Belki başkalarından daha çok huzursuz ediliyorsun yazgı tarafından ama her şeyin değişeceğine inanıyorum ben.Dilerim hep mutlu olursun Yağmur kızım.Sevgiyle kucaklıyorum seni canım :)

      Sil
  4. Ahhhhh Ece ablacımmmm. İnsan öyle hale geldi ki, annesini babasını gözü kırpmadan öldürüyor. Nerde kaldı ki zavallı hayvanları düşünsünler. Egolarının esiri olmuş, insanlıktan çıkmış zavallı yaratıklar olmuşlar yazık

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Tigris'im.Kanından birini acımadan öldürüyorsa insanoğlu artık yapamayacağı canilik yok demektir.Hayvanlar zaten Allah'ın gözetiminde. Görünen yüzü üzüyor bizi.Zaten nereye kadar koruruz ki?O gereğini yapacak elbet.Ama sayıları gün geçtikçe çoğalan, insan diye gezen düşünen hayvanlarla başa çıkmak mümkün görünmüyor.

      Sil
  5. Yazı da resim de çok çarpıcı olmuş. Her ettiğimiz kaydediliyor, önümüze çıkacak bir gün de, işte farkında olarak yaşasak keşke... Sevgiler Ece ablacım ❤

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağol Emine'ciğim.İşte yazıyorum.Ama gerçekten üzülüyorum, hem de çok.Tek tesellim cezalarını çekecekleri.Sevgiler canım :)

      Sil
  6. Ece abla çok güzel bir yazı olmuş ya okuyan herkesin kendisini bir değerlendirmesi gerektiğini anlamlaştıran bir yazı oldu eline sağlık:)

    YanıtlayınSil
  7. Muhteşem yazı dizisi. Yazan Tam bir yazar belki daha ileri.. Canım abLam harikasın. Yazılır bu kadar mı güzel . Sorgulamada haklisin bence Eğitim yılımız 5 8 11 arttıkca biz egitimsizlesiyoruz malesef.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağool estağfurullah kardeşim benim.Hassas olduğum konular.Beğenmen beni mutlu etti.Sevgilerimle :)

      Sil
  8. Allah insanla karşılaştırsın ....
    Bu söz bugünlerde inanılmaz bir dua benim için ... İnsani değerleri yok olmayan vicdanlı insanlar ...
    Kaleminize ve yüreğinize sağlık Ece ablacığım

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoş gelmişsin Didem'ciğim.Dualarımız gerçekleşir dilerim.Çok teşekkür ederim.Sevgilerimle canım :)

      Sil
  9. Bir dergide tek sefere mahsus bir yazı kaleme almıştım, Kurban ve anlamıyla ilgili. Kendimce tabi, bir nevi günümüz uygulamalarını sorgulamak, özüne yönelmek maksadıyla. Yazını okuduktan sonra o aklıma geldi Ece Abla.
    Doğadaki diğer canlıları dinlemesini, onlarla birlikte yaşamasını bilsek her şey çok güzel olacak. Bize öğretecekleri, gösterecekleri çok şey var aslında. Yerde biten küçücük bir otun bile bazı insanlara öğreteceği çok şey var. Tabi senin yaptığın gibi düşünen, sorgulayan, vicdanını dinleyenler için böyle durum. Onların umurunda dahi değil ve dediğin gibi tek tesellimiz cezalarını çekecek olmaları ve acı çektirdikleri, yok saydıkları tüm o mahlukattan daha aşağı derecelerde yer alacak olmaları.
    Daha önce de söylemiştim, Şikayetname başlığı altında yazdıkların, pek çoğumuzun duygularına ve düşüncelerine tercüman oluyor Ece Abla. Kalemine ve yüreğine sağlık tekrar. Teşekkürler. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Öncelikle yorum yapmayı hiç ihmal etmemen ve paylaşımcı olman seni takdir etmemin ilk nedeni Serhat.Sanki seni tanıyor gibiyim.O kadar seviniyorum ki yorumunu görünce.İyi ki blog açmışım diyorum böyle anlarda.Bazen hayal ediyorum.Şöyle; iyice içimizin ısındığı bloggerlar bir çay, ya da kahve içimi toplansak.Kim bilir?ama bu hayat telaşında zor gibi.
      Duygusallığı bırakayım Serhat.Dergide yayımlanan yazını okumak isterdim.
      Sana bir tespitimi yazayım.İki ay kadar evveldi.Evde yalnızdım ve bir şeye çok üzülmüştüm.Birden hıçkırarak ağlamaya başladım.Bir buçuk yaşında erkek tekir kedimiz Ponçik, olduğu yerden kalkıp tam karşıma geçti ve bana sabit bir bakışla hiç kıpırdamadan bakıyordu.Fakat ben durduramıyordum kendimi.On dakika sürdü, durulmaya başladım ve sonra benim mesafemde bir yere çıktı, başıma kafasını dayadı.Bir müddet öyle kaldık. Allah'ım dedim.Bir kulun üzdü, yarattığın bir kedi teselli ediyor.Hiç bir şey boş değil Serhat.Çok teşekkür ediyorum yorumun için.Sevgilerimle oğlum :)

      Sil
    2. O benim de hayalim Ece Abla, ben henüz yeniyim tabi ama neden olmasın. Güzel bir toplantı yapılabilir, çok güzel olur. :)

      Sil
    3. Cem beyi de davet ederiz aklımıza gelenleri not edelim.Nerde yaşıyorsun Serhat semt olarak?Bir ara yazarsan sevinirim.Görüşmek üzere.Sevgilerimle :)

      Sil
    4. Küçükçekmece'de yaşıyorum Ece Abla.
      Cennet Mahallesi taraflarında. :)

      Sil
    5. Güzel haber (h) Halkalı Tema İstanbul Sitesi :) Şimdi Milas'tayım.Pazartesi uçağım.Döneceğim.Çok sevindim.Yağmur kızımı da görmek istiyorum.Bir program yapalım inşallah Serhat.Çok sevindim.Görüşmek dileğiyle.

      Sil
  10. Ece Ablam, kalemine, güzel yüreğine sağlık... İnsanların hırsları öyle kötü ki, kendisinden başkalarının yaşamam hakkı olduğunu unutuyorlar. Yazdıklarını okurken, aklıma dün eşimle gittiğimiz akvaryum geldi. Hayvanları küçücük akvaryumlara kapatmışlar diye üzüldük ve sonra öğrendik ki köpekbalıklarını yüzgeçleri için öldürüyorlarmış :(( Bu nasıl zalimliktir abla :( O kadar zalim bir dünyada yaşıyoruz ki, kardeş kardeşe düşman oluyor. Bazı şeyleri düşündükçe aklım duracak gibi oluyor. Ellerinden öpüyorum ablacığım. <3

    YanıtlayınSil
  11. Hoşgelmişsin Blana'cığım.Maalesef dünya zalimlerin arenası gibi.İlk çağlarda hadi tekamül ediyordu diyelim.Artık bunu bilinçli olarak ve hiç acıma duygusu olmadan yapıyor.Sevgilerimle canım.

    YanıtlayınSil
  12. Kim bilmiş ki paylaşmayı aaa aa paylaşmayı bilsek ne para olurdu hayatımızda ne arsa nede tapu ablacığım bunlar neden icat oldu sanıyorsun birileri çalışırken birilerinin suistimal etmesi sonucu . paylaşılmayacak şeyleri paylaşınca böyle bir yaşam biçimi çıkmış ortaya çokmu konuştum ne:)) öpüyorum....

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hayır çok konuşmadın Kuğum benim.Tam da düşündüklerimi yazdın.Ben de seni öpüyorum canım.Sevgilerrr :)

      Sil
  13. Kur'an-ı Kerim'i baş tacı etmekte gösterdiğimiz özeni, okuyup anlamakta da gösterseydik dünya gerçek manada cennet gibi olabilirdi ama ne yazık ki temelsiz öğretilerini dinmiş gibi önümüze serenlerle dolu dünya ve biz şekle takılıp kalırken özü kavramaktan uzak kalıyoruz.
    Sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Akıllı kızım.Özü kavramak şöyle dursun, inancı oyuncak ettiler.Artık hangi değerimize sahip çıkacağımızı şaşırdık. Akıl sır ermez oldu olan bitene...Sevgiler canım.

      Sil
  14. Zaman zaman aklımıza gelip ürperdiğimiz bir konuyu yazmışsınız. Dünya kurulduğundan beri var olan şiddet ve katliamın giderek artıyor olması insanı dehşete düşürüyor. Hem dünyada hem özelinde insanlarda bu tür tavırlar arttıysa sebebleri üzerine kafa yormak lazım. Biz kendimizden, yetiştirdiğimiz çocuklarımızdan başlayarak bir durum değerlendirmesi yapmalıyız. Yanlışlar ne olabilir ya da hangi yitirdiğimiz hangi değerlerin diyeti bu olabilir? Hem korkuyoruz ama hem de Rahmetinden eminiz. Ona emanetiz ama akıl fikir vermiş, bundan da mesuluz. Allah korktuklarımızdan emin eylesin. Elinize, gönlünüze sağlık. Sevgilerimle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hoş gelmişsin canım.Çok güzel bir yorum.En güzel satırların da hem korkup, hem de yanlışlarımızın affedileceğinden sanki emin olmamız.Aslında insanoğlunun yaradılışında var kendisine her şeyi hak sayması.Bütüne yakın yaptığı kınama ve eleştirilerini, kendi vicdanının üstlenmediği şeyleri, bir öz kandırmacasıyla yapıyor.Ben vatan sahnesini aklım baliğ olduktan sonra tam elli sekiz senedir seyrediyorum.Az-buz değil.Vatan sever ve ilim sahibi bir babanın öğretilerinde bu seyirlere tarafsız gözle bakıp, yeri geldiğinde haklarımızı korumak için şu küçücük metre karemizden elimizden ve düşüncelerimizden geleni yapmak vardı. Seyrettiğim şeyler, iktidarlarda istisnalar dışında öncelik kendilerinin menfaatleriydi. Atatürk'e saygı vardı, emanetinin dokusuna çok da zarar vermemişlerdi.Ama şimdi onun ilkelerinin bir bir talan edilmesini, tüm kimyasının hırsla yok edilmeye çalışıldığını görüyoruz.Ve ne yazıktır ki, böyle düşünen hatırı sayılır çoğunlukta beyni yanlışı doğru kabul etmiş, küçük menfaatleri bile kar sayan, cahil ve kula tapar hale gelmiş bir insan güruhu var.Bunları o yoldan döndürmek imkansız.Ancak Allah bir sebep yaratırsa önünde engel tanımaz.Hiç bir kötü, bir bu kadar daha bu salınmışlıkta dolaşamaz. Sevgiler kızım.

      Sil
  15. Bizim aklimiz almasa da bu tarz insanlar her kötülügü yapip gayet rahat yasiyor. Biz birisinin kalbini kirsak vicdan azabi çekeriz

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Derya'cığım.Normal hayatlarında nasıl yaşarlar çok merak ederim.Ya da hak nedir hiç bilgileri oldu mu?

      Sil
  16. İnsanlar olarak yüksek medeniyet (!) seviyesindeyiz. Teknolojik ilerlemeler ve refah artıyor. Fakat, yukarıdaki ünlemi neden mi kullandım: Çünkü gelişmek üst bilinç seviyesine çıkmakla; manen, duygusal anlamda ilerlemekle olur. Duygusuz, robotlaşmış, makine tarzı insanlar olduğumuz müddetçe bencillik, hırs, savaşlar, kavgalar, çekememezlikler asla bitmeyecek. Belki de evrendeki milyarlarca medeniyetten ve yaşam formundan en geri kalmışı biz insanların medeniyetidir, kim bilir?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bence de öyle düşünmek gerekiyor Mustafa, zira dünyanın halinin içler acısı ve bilim adamlarının kıymetlerinin bilinmediği,menfaat ve hırsın uç noktada konuşlandığı dünyada ancak medeniyet çakması yaşanıyor. Başka medeniyetler vardır diye düşünüyorum ben de.Yaradılış gibi büyük bir hadise ve Koskoca alemler dünyayla sınırlı olamaz, hiç mantıklı değil.
      Artık günümüzde ilerlemek U dönüşü yaptı, çifter adım geri zıplamaya başladı gibi.Teşekkürler yorum için.

      Sil
  17. İnsanlar için en çok merhamet diliyorum. Gönlünden merhamet olmadan yaşayan biri insan değil yalnızca iki ayaklı bir ucubedir.

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la