Hapşırık Tozu

Hastalık, Grip, İnsan
Sağlık      

Hapşırık Tozu

Size belki ilk defa; kendi hastalığımın, tüm ajitasyonlarını içeren edebiyatını yapacağım. Mecburum, durum bu. Dükkanımı, hiç bu kadar sahipsiz bırakmamıştım. Aklım burada ama gözüm hep yatakta idi. Ben, bu hastalığın izin verip de, nadiren masada oturabildiğim anlarında, önümdeki bardağın içindeki suya attığım sandoz C vitaminin fışlama sesini dinleyecek ve vitamin kaçar endişesi ile bir an önce içecek bir kadın değildim. Ama insanız, oldum. Hayatımın, tarihi üçüncü gribine yakalandım.  Yatırıp dövseydi daha iyiydi… 

Bütün aktivitelerimizi onun izniyle, mümkünse suistimal etmeden ve sayesinde yapabildiğimiz sağlığımız bazen öyle intikam alır ki, “eğer düzelirseniz şükredip aynı ihmalleri yapmayın”, dercesine. Tehdit de edebilir, haklıdır. Aslında bu gibi hâllerde sessizlik, çok şey anlatandır. Bu yaşıma denk gelmesinde de hayır var diyorum, zira gelecek senelerde en zayıf yerimi bulup oradan da vurabilirdi. Şimdilik atlattık sayılır, atlatamadığımız vatanı manevi çökertme girişimlerine inat. 
Nerede hangi organım varmış, aşağı/yukarı bilsem de emin olmak adına, tüm vücut şemalarına bakıp hem bunu anlayıp, hem de yaptığı kazı çalışmalarını da tespit ettim. Daha evvel niye düşünememişim, elimi kolumu kıpırdattığıma hiçe yakın şükretmemişim? Tüm pişmanlıkları bir arada yaşadığıma göre, hastalığın hikmetini şiddetle teyit ettim. Gerçekten potansiyel tehditmiş bu grip illeti. Yani, hayatımın, sağlığım tarafından atılan üçüncü şamarını yemiş durumdayım. Minnettarım kendisine… Sağlığın en gıcık olduğu söz” Bana bir şey olmaz…” sözüdür. 
Belki Türkiye’min her yanı bu tehdidin tehlikesindedir ama yaşadığım yer hakkında hislerimi söylemekle yetinmeliyim. 

Artık İstanbul’un taşına, toprağına, havasına, suyuna, iki üç gün arayla tepede turlayan helikopterlerine, en başta ise, hin insanlarına asla güven yok. Aynı ateşte yanacaklar ama haberleri yokmuş gibi davranıyorlar…

Aklıma bir anım geldi. Onu anlatınca zaten helikopter esprisini anlayacaksınız. 
Eşim bekârlık senelerinde, çekirge çevikliğiyle her dalda çiçekler ararken; hem de ticaret olsun diye Almanya’ya işçi olarak çalışmaya gitmiş. Bilmem, hangi sebeple dönüşe geçtiğinde yanında bir yığın hapşırık tozu getirmiş. Bir müddet aileyle hasret giderdikten sonra, arkadaşlarıyla buluşup sinemaya gitmeye karar verirler. Tanınmış bir sinemaydı ama şu isim hafızası kusurum yüzünden bir türlü hatırlayamadım. Her neyse. Sinema salonu iki katlıdır ve önceden üst kata biletler alınır, normal vatandaş gibi vaktinde gidip seyir beklenir. Işıklar söner, filmden önce fragmanların ve reklam vs. gösterildiği esnada, aşağıya bakıyor görüntüsü vererek daha önce ağızlarını kestiği ambalajları aşağıya itina ile boşaltarak diğer köşede operasyonu tamamlar. Bakın bu adamdan sonra polis oldu, buna dikkatinizi çekerim. (her koyun kendi bacağından asılır, hiç acımam vallahi)

Geçer yerine oturur, hepsi tilki gibi sessizce gülerler. O sırada film ve hapşırıklar neredeyse aynı anda sahne alır. Bir kişinin muzırlığı, onca kişinin cezası olur. Bitmek bilmez hapşırıklar. Tabii toz yükselince üst katta kendileri de nasiplerini alırlar ama kahkahalarla gülerek hapşırırlar. Bu ve buna benzer salakça şeyler anlattığı zamanlarda onu hiç anlayamazdım. Ben oldukça ciddiydim, o ise benim aptalca ona gülmemi beklerdi. 

Gecekondu Camii




Bu yazıyı kaleme almadan yarım saat önce dışarıyı gören salondaki ikili divanda, gribin üşüme nöbetlerinden birini daha yaşarken, dışarıda bir görüntüye ilişti gözlerim. “Artık yeter “ diyeceğimiz bir tabloydu bu “çok abarttınız!” dedirten… 
Yaşadığımız bu iğrenç zamanlarda, şöyle veya böyle ölenleri bence Allah korumasına aldı diye düşünmekten alamıyorum kendimi. Acaba bizleri de korumaya alacak mı? Yoksa birden; yine onun hükmüyle sıra; onlardan korunmamız gerekenlere gelip, bu alternatifle önümüze güzel günler mi açacak? Tabii bunca terslikten olan mağduriyetimizin mükâfatını görmek isteriz, ikinci bilinmeyen zamana gitmeden önce…
Doktorum “full/time istirahat” dedi ama bu defa da vatanımın derdi uyutmuyor… Biraz dur be dünya, silkelen, at üstünden kokuşmuş düşünceleri… Sen bari eşlik etme bu ters adımlara. Aslında indirmeli bayrağı yarıya, öylece izlemeli başımızda dönenleri…
Hepinize sağlıklı günler ve hepimize vatanımızda huzur diliyorum. 



Ece Evren 20.03.2018




16 yorum:

  1. Bir grip ancak böyle anlatilirdi. Tekrar cok gecmis olsun 😍

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Derya. Hastayken ziyaret daha makbul oluyor 😊

      Sil
  2. yazla kış (kışa gererken) ve kışla yaz (yaza girerken) arasında en çok yakalanılan hastalık giriptir,yanlış anlamadıysam gribe yakalanmışsınız,çok geçmiş olsun..kokusunu kaldırabilirseniz eğer bence gribin ilacı sarımsaktır..hergün bir küşük sarımsak yemek bile gribe yakalanma oranını çok düşürüyo..yeniden çok geçmiş olsun,kendinize iyi bakın efenim..🙂

    YanıtlayınSil
  3. Çok teşekkür ederim Ertuğrul. Kötü gün dostusun, görmesem de seni anladım artık.
    Evet, ben büyük söz söyledim diyeceğim ama alakasız olacak. Zemini hazırlamıştım. Bu kaloriferler beni delirtiyor. İstanbul'un havası zaten güneşin durumuna göre günde dört mevsim. İnşallah geçse de yazılarımla ilgilensem.
    Sağ ol, tekrar teşekkürler 😊

    YanıtlayınSil
  4. Çok geçmiş olsun Ece Abla, Ertuğrul Bey'in sarımsak fikri o söyleyince benim de aklıma geldi. Sarımsak çok faydalı gerçekten. En doğal antibiyotiklerdendir. Ben de faydasını çok gördüm.
    Bizim de burada Eskişehir'de savaş uçakları var, hatta meşhurdur çok, insanlar konuşamaz, birbirini anlayamaz o geçtikçe.
    Sağlık ve sıhhat diliyorum sana, yazını okurken gerçekten bir insan grip olduğunda ne hissediyorsa onu hissettim sende de, yazın sırasında hatta kendi hasta olduğumdaki halim canlandı gözlerimin önünde. "Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" değil mi?
    Geçmiş olsun tekrardan :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili kızım. Ancak bu gece gelebildim masa başına. Yorumlarınızı onayladım. Çok teşekkür ederim, ben kimseyi ziyaret edemiyorum, zira hemen kuvvetten düşüyorum.
      Sarımsağı severim. Yoğurtla karışmışı daha da hoşuma gidiyor. Alıyorum her gün canım.
      Aynen de öyle Feri kızım, sıhhat olmayınca hiçbir şeyin tadı yok. Sevgilerimle canım.

      Sil
  5. Çok geçmiş olsun Ece ablacığım. 💜 Havalar bir garip bu günlerde. Ben de nezle olma yolundayım bakalım. :')

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tuğçe kızım. Çok perişanım hâlâ ama sanırım son dönemeçteyim, yani inşallah iyileşeceğim. Aman dikkat edin yavrum. Her şey gibi, havalar da tuhaf... Sevgilerimle kızım.

      Sil
  6. Cok gecmis olsun su siralar grip bitiriyor insani nasil bir seyse gecmek bilmiyor

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canım, gerçekten de yapışmayagörsün, hele bu yaşta hiç çekilmezmiş meğer... Allah herkesten uzak tutsun.

      Sil
  7. Geçmiş olsun Ece Abla.İlerleyen yaşlarda hastalığa daha çabuk yakalanılıyor ve atlatması da zor oluyor. Eşinizin hapşırık tozu muzipliği çok kötü şakaymış ama, hapşırarak film izleyemeye çalışan insanları düşününce acıdım. Yazık :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten Saadet, bağışıklığım düşmüş olmalı ki, böylesine perişan etti ve hâlâ ediyor. Pek değmezdi bana zira. Çok teşekkür ederim Saadet'ciğim.
      Eşimin çok acayip şakaları vardı, bu ne ki? Yürek hoplatanları da. Sanırım bu da bir çeşit rahatsızlıktır. Elden bir şey gelmedi, hoş karşılamaya çalıştık.
      Keşke onları fark eden biri olsaydı da, şöyle bir sopa yeseydiler...

      Sil
  8. Harika bir yazı, üstelik de hastayken.. hapşırık tozu dedin aklıma eskiden kullanılan enfiye kutuları geldi.. millet ikide bir de burnuna bir şeyler çekiştirir, hapşırırdı 😄 ama hapşırmak sanki beyni de açıyor.
    Evet uzun uzun dinlenmek en doğal iyileşme yöntemi canım.. haa bir de benim son yayınımda mimlendin :) Eh bir de uzandığın yerde o mimi yapmak. Uzaktan öpüyorum... (bana da geçmesin) Sevgiler en kocamanından..💝

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Canımm. Allah korusun, gerçekten dayak yesem daha iyiydi 😂 Demek mimlendim. Yaşasın arkadaşım. Bu gece bir şiir girdim, yarın yaparım artık. Şimdi sana doğru uzanıp bakalım bir nedir o mim 😂 😂 Ben de seni uzaktannn öpüyorum 😤 Çoook sevgilerimle canım 💗

      Sil
  9. Çok çok geçmiş olsun. Sağlıklı olmak gibisi yok ya.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Cem. Üstünüzden ırak olsun kardeşim...

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la