Dirilişe Doğru... Son Bl...

Merdiven, Yorucu, Duygu, Duygular, Depresyon,
Merdivenler          

Dirilişe Doğru... Son Bl...

Haydi, art arda gelin
Baskılayın duygularımı etkin maddeler...
Bihabersiniz onlardan, aklınız yok, olsa da ermez zaten...
saklamayı da bilirim sizden
Lakin sıkıldım artık, duygu geçişlerimden... 
Birini felç etseniz, benzeri çıkar saklandığı yerinden...
Çalışın siz, siz mi düzelteceksiniz onları?
Tanımadan yok etmeyin, nice keşifler yapıldı
Vazgeçemeyiz ne duygulardan, ne düşünmekten?

Dertlerle danseden o coşkulu hallerimi...
Boşa götürmeyin onca esinlerimi
Unutturmayın bana, zirvedeyken kazandıklarımı
Oralara duygusuzken çıkamazdım ki ben...

"Tamam hocam, uyarım bütün tavsiyelerine
Yaz bakalım kağıda, sonra bana da söyle
Çabuk ol, ağzında ıslatmasana şu baklayı...
Yerime koy kendini, söyle; benim sıkıntım ne?
Tutulduğunda aklım, bu ilaçlar mı tek çare?
Allah'a ısmarladım doktor, tüm veriler elinde
Umarım ki yolun düşmez, karşındaki bu yere...
Şunu bil ki, er ya geç, tasasız geleceğim önüne
Yalnızca biraz zaman, gidiyorum o zaman...

Hayat kalleştir zira, yine karşılaşır mıyız?
Kendine iyi bak hocam, çok iyi görünsen de
Ya ben gelemem belki, ya bulamazsam gelince?
Hakkını helal et, helal olsun benden de...

03.05.2018 günü

Son Bölüm

Depresyon serimi de tamamlamak niyetindeyim bugün. Doktor randevuma, geçen hafta cuma günü gittiğime göre, tam tam altı gündür yeni terkip ilaçları saati saatine alıyorum. Bu çok önemliymiş biliyor musunuz? Vücut bizden akıllı, onu kandıramayız. Zira o da sisteme sadık. Uymayan ve kendimize en büyük kötülüğü yapan bizleriz. O nedenle telefonumun alarmını sürekli kuruyorum. 
Yukarıdaki şiiri, hem işlediğim konuları şiirle süslemeyi sevdiğim, hem biraz da gülelim diye yazdım. Doktorun ne suçu var ki? Tedaviler böyle gelmiş böyle gidiyor... Benim için özel tedavi uygulayacak halleri de yok :) Kategoriler var, hangisine uyarsa hastalığın, elbet onun altındaki ilaçları, birkaç sorudan sonra yazacak. Kaçarı yok bu işin... Hastane dediğin kalabalık olur yahu, bu hiç değil; hem de hiç kimse yoktu bu defa. Erken aldılar içeri. Kalabalık olması, ne de böyle olması düşündürücü gibiyse de, muayene ücretinden dolayıdır dedim.

Bu defa giderken de, dönerken de trafik yoktu. Ben kızıma "Şoför Nebahat" diye takılıyorum, iyi kullanıyor arabayı kerata. Ben de iyi gözlemciyimdir. "Anne, refleks ve sözlerinden hâlâ kullanmayı unutmadığın anlaşılıyor" diyor... Ah bir de şu duygularımın trafiğini bir düzene koyabilseydim... Bizde yeterli ödenek ayrılmayan, sağlık başlığı altındaki tüm hastalıklardan, belki de en önemlisidir psikolojik durum araştırması. Bunun ihmal edilmesi, bazı sektörlerde çalışmaya aday olanların, referansları istendiğinde gözden kaçan ya da gerekli görülmediği için; bu durum sonradan, bazı kişilerin sorumsuz halleriyle, çocuklarımızı bile tehlikeye atmalarına neden oldu. Dilerim bir düzene gireriz ve halk olarak derin nefesler alırız.

Yolda eğlenmiştim ama doktorun önüne çıkmadan asabileştim yine. Onca merdiven... İnsan genç olsa bile oradan çıkacak hâli olmayabilir. Hep kazanca odaklanmışlar...İnsan doktor da olsa yaşlanacağını düşünür. Bacağı kırılır, beli bükülür, çıkamaz yukarı...  Bence tüm bu menfiliklere verdiğim tepkili görüntü ve tabii olarak onun bunu hissetmesinin; ilaç dozlarında etkisi olduysa eğer; o bazı şeyleri mutlaka atlıyor olmalıydı ve ben ise; önce o ilaç yazıp,  sonra huysuzluk yapmadığım için aptal olmalıydım. Yediremedim, kendime, kızdım."Doktor, sinirliyim" dedim. "Neden?" diye, bence basit bir soru sordu. "Bilsem burada olmazdım, çok da keyifli bir yer değil..." dedim. Sabırlıydı, başka şansı da yoktu :) Seçtiği mesleğin zahmetlerini de çekecekti ve biz onun velinimetleri idik. "Mesela," dedim. "Siz de birileriyle kavga etmişsinizdir mutlaka, rahatlar mısınız edince?" dedim. "Mevzu ben değilim" dedi. "O zaman ben söyleyeyim, ben çok rahatlarım " dedim. "Peki bu, bu ve bu ilaç, bu tadı verebilecek mi bana?" Dikçe baktı, gözlüklerinin üstüne oturmuş görüntüsü veren gözleriyle. Onu kızdırmayı başarmıştım...  Sonra da acıdım garibe, boynu büküldü. Muayene ücreti teselli ederdi onu...

Tam da sonuçlardan bahsettiği bölümü unutacaktım neredeyse, "şeytanı uyanınca, insan uyurmuş..." (şimdi uydurdum) 
Bana bakıp "Mevsimsel duygudurum bozukluğu..." dedi. Ay aman, sanki bilmiyordum :)

Tüketici haklarımı keyifle kullanıyordum. Zaten TIP ve TEŞHİS; bu kelimeleri duymak bile çok ilgimi çekerdi. Şimdi elinde sonuçlar, ben ise telefonumdaki ses kaydediciyi açmış ve gözlerimi önce elindeki kağıtlara, konuştukça da gözlerine dikiyordum. Tabii ki tıbbi terimlerden anlamazdım ama güzel anlattı. Bir ay kadar verdiği ilaçları kullanıp, yeniden ona gitmemi istedi. Sanırım doz ayarlaması yapacak. 

Hafiften sohbet havasına girdik. "Yazarlar psikopatalojik hastalardır" dedi. "Anaaa" dedim içimden, "sensin o..." Sonra dışımdan "Ama yazar olmak bir ayrıcalık değil midir? Onca insan kafasını gömmüş sayfalara, habire okuyor" Güldük...Ama ben, eserlerini okurken beyin zarımızı adeta zorlayan Dostoyevski'nin, hasta olduğunu, zaten çok kişi gibi anlamıştım :))))))

Sağlıcakla kalın. Sevgilerimle...

Ece Evren/Halkalı



14 yorum:

  1. Sevgili Ece Ablam,
    yazılarını okumayı özlemişim. Ve sana yorum yazmayı da. Zor günlerin senin için geride kalmasına içtenlikle sevindim. Bu aralar ben de bazı zor zamanlar geçirmekteyim. İnşallah geçecek bu dönem de benim için.
    Trafiğin olduğu bir şehirde yaşamak insanı mutlu etmenin aksine yaşamlarımızı kısaltıyor. Birbirimize olan tahammüllerimizi azaltıyor. Yaşanan stres, mutsuzluklar da yanında hediye olarak veriliyor. Anlatmakla bitmiyor... :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Tuğçe'ciğim. Ben allahtan dışarıya çok çıkmıyorum. Nadiren ve mecburen oluyor. Sizler çalışıyor ve tüm zahmetleri çekiyorsunuz. Allah yardımcınız olsun yavrum.
      Fırsat bulunca okursun beni canım 😊 Yüreğine hiçbir sıkıntı girmesin. Öpüyorum, sevgilerimle kızım 💙 💚 💛 💜

      Sil
  2. Abla artık "Depresyon serimi de tamamlamak niyetindeyim" sözünü tutu da bitir :) Şoför Nebahat'a da yazık yani :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bitirdim gari, ne gızıyon??? 😂Aslında seri değil, depresyonun kendisi yok olsun inşallah, Nebahat'a yazık da, bana değil mi? 😂 😂 😂

      Sil
    2. :) Sana da yazık tabii ki! Ama sen depresyon'u bile döversin :)

      Sil
    3. 😜 😝😜 😝 Döverim valla...

      Sil
  3. geçmiş olsun yaaaaaaa. o kişileri de at tabii bahar temizliğiiii :)

    YanıtlayınSil
  4. Valla hepimiz aslinda bir garibiz. Yazi yazmak da yazanla yasamak da ayri rahatsizliklar ama vazgecemiyoruz isze elde degil 😂😂😂

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet, elde değil Derya 😊 Tam günlük oldu bu... Saklı gizli yok 😂 😂 😂

      Sil
  5. Çok keyifle okudum eline gönlüne sağlık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Gözlerine sağlık kardeşim, çok teşekkürler 😊

      Sil
  6. Aslında tam sağlığı bile tanımlayamıyoruz.Farklılık göstermek anormallik olabiliyor.Halbuki öyle önemli sanatçılar var ki ağır psikolojik teşhis konmuş.Diyorum ki onlar iyi ki de normal değil ki farklı gözlerden dünyayı görebilmemizi sağlayan eserler üretmişler.Çok geçmiş olsun ablacığım.Bu ara benim de pek keyfim yok.İnsanız,inişler çıkışlar olabiliyor.Önemli olan çok uzun sürmemesi ve alışkanlık haline gelmemesi.Çok geçmiş olsun sana da :) Öpüyorum seni sevgiyle :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yurdagül'üm, her günümüz aynı geçmez haliyle.Yaşarken kaç türlü hâle girip çıkıyoruz, sadece birbirimizi anlamamız gerek o kadar.Bazen, değil yorum yapmak, gündelik işlerimizi bile yapamıyoruz. Alınganlığa gerek yok bence... Allah her işinde yardımcın olsun. Ben de seni kucaklıyorum kızım.

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la