Geç Kalan İtiraf - 1.Bl

Ceza Kanunu, Kitap, Kitaplar
Hukuk Kitapları    

Geç Kalan İtiraf 1.Bl


İstanbul/ Kasım.1998

Hacer, 30 katlı iş merkezinin 27. katındaki bürosunun penceresinden, kuş bakışına yakın bir açıyla dışarıyı seyrederken, Boğaz Köprüsü harika bir maket gibi göründü gözüne. Arabaları düşünün; bir yığılıyor, bir akıcı seyrediyorlardı.  Hele insanlar nokta kadardılar. ‘Bu kadar küçük cüsselerin, dünyayı allak bullak etmeye nasıl da güçleri yetiyor’ diye geçirdi içinden. 
On ay önce kiralamıştı bu büroyu. Hacer, avukattı. Ceza davaları alıyordu. Ankara’da yapmıştı tahsilini ama eşi İstanbullu olduğu için buraya yerleşmişlerdi. 

Daha ilkokuldayken ailesine “ben hakim olacağım…” der dururdu. Azimli kızdı, olmuştu işte… Ailesinden uzakta okumuştu. O ne zengin, ne de birçok arkadaşı gibi, tanınmış ya da soylu bir ailenin çocuğu değildi. Ayrımcılığı kınardı. Maalesef dünyada çoktandır ya zengin ya da soylu insanlar itibar görüyorlardı. Ceza Hukuku okumasının, dayılarından birinin katil olması ile yakından ilgisi vardı. Dayısı cezasını çekip; çıktıktan sonra bile, onu asla affetmemişti. Evlerine gelmesini de istemiyor ama anne ve babasının yalvaran bakışlarına da karşı duramıyordu. 
Birazdan yine bir dava alacaktı. Düşüncelerine tersti belki avukat olmak ama o, insanları suça iten belli başlı nedenleri, tahriklerin onlarda yarattığı etkileri anlamak için yanıp tutuşuyordu. Telefonu çaldı. Arayan eşiydi. “Sonra konuşalım mı?” dedi. “Benim de sana soracaklarım var…”

Beş sene önce

Birinci senesiydi fakültede. Birçok arkadaşı vardı. Sürekli olan ise Lale idi. Biraz havai olsa da zararsız bir kızdı. Koca kız tepedeki saçlarını sağ ve solda atkuyruğu yapar, kurdeleler bağlardı, komik kızdı… Hep âşık olur, hemen de bir kusur bulup soğurdu. Yurtta onunla aynı odada kalıyorlardı. Hiç olmazsa ondan, oğlanların kötü huylarını öğrenmiş oluyordu. Yöresinin menfi özelliklerinden biri çabuk parlamaktı. Kimseye kınama ya da merak malzemesi çıkarmaya niyeti yoktu. Zaten sessiz ve  kendi halinde olan görüntüsünü olabildiğince öne çıkarıyordu.


Ece Evren/Halkalı 

11 yorum:

  1. Devamini merakla bekliyorum 😊

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Başladım bakalım Derya, inşallah cazibesini artırabilirim 😊 Teşekkürler...

      Sil
  2. Devamında neler olacak merak ettim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir kısmından sonrası bana da meçhul, teşekkürler 😊

      Sil
  3. Harika !.. işte beklediğim öykü 😊 💓

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İnan Sezer'ciğim bu öyküyü yazma kararımda senin payın büyük. Teşekkürler canım 💙 💚 💛 💜

      Sil
  4. Sevgili Ece abla, çok güzel bir hikayeye başlamışsın. Devamını merakla bekliyorum.
    Ayrıca ortak yazdığımız öyküde senin de dediğin gibi bazı kopukluklar var. Senin yazmış olduğun bölümdeki kirli sakallı adam, babası değil de, Yusuf adında başka birisi olarak devam etti. Gerek anlatım, gerekse imla hatalarını derleyip düzenleyip tekrar yayınlarız. Sevgilerimle.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol canım. O hikâyemiz halloldu demek, sevindim. Ben de başladım, epeyce metin hazırladım, düzenlemelerini yapıyorum.Bakalım beğenecek misiniz? Sevgilerimle kızım? 💓

      Sil
  5. Dikkat çekici ve içimizden biri gibi... Hemen devamını okuyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Sinan, bizden birinin üstlere alışma süreci ve nasıl tepkiler vereceğini ben de merak ediyorum. Teşekkürler yorum için oğlum...

      Sil
  6. Şimdi okumaya başladım, merakla okuyacağım..

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la