Ortak Öykümüz (Mim) Yeni Bölüm

Ortak Öykümüz (Mim) Yeni Bölüm


Öykü, Yazmak, Blog
Yazmak       


Ortak Öykümüz (Mim) Yeni Bölüm

👉Öykü Bölümü: Berlin Berlin


"Saçları terden yüzüne yapışmış, gözleri ağlamaktan kan çanağına dönmüş, koşmaktan dizlerinde derman kalmamış bir şekilde sokağın büyük caddeye açılan köşesinden ana yola fırladı. Zifiri karanlıkta bir arabaya rast gelme umuduyla koşmaya devam etti. Yolun karşı tarafınuda beliren ışığa biraz daha yaklaştığında, birinin kendine doğru geldiğini ve fısıldayarak "Öykü" diye çağırdığını duydu."
👉Öykü Bölümü:  DeepTone
"Öykü, Öykü, Öykü!" Fısıldamaların şiddeti arttı: 'Öykü, kızım, hadi uyan, uyansana, hadi kızım, sabah oldu, okuluna geç kalacaksın, uyan!!!' Bir sıçramayla uyandı: "Ah anne, sen miydin beni çağıran, ne işin vardı ışığın altında?' 'Ne ışığı yavrum, kabus mu görüyordun sen, sana kaç defa dedim, uykudan önce gerilimli filmler izleme diye, hadi kalk artık, bir duş al, portakal suyunu iç ve dersine yetiş."
👉Öykü Bölümü:  Ebemkuşağı
"Neyse ki rüyaymış dedi Öykü. Derin bir nefes aldı. Sonra kalkıp lavaboya gitti. Yüzüne çırptığı suyla kendine geldi. Annesi içeriden; 'İki lokma bir şeyler ye!' diye sesleniyordu. 'Geç kaldım anne!' diyerek, odasına gidip aceleyle giyindi. Annesine bir öpücük gönderip masanın üzerinde duran bir bardak sütü içtikten sonra kendini dışarı attı. Hızlı adımlarla ışıklara geldi.Tam caddeden karşıya geçmeye hazırlanırken acı bir fren sesi duydu. Bir an, geceki rüyanın etkisiyle arabanın kendisine çarptığını zannedip gözlerini kapattı. Sonra kendine gelip gözlerini açtığında yerde yatan bir kedi yavrusu gördü. Hemen kediyi kucağına aldı. Neyse ki birkaç ufak çizikten başka görünür bir yarası yoktu kediciğin. İlk dersi kaçırmıştı zaten. Eve dönüp annemden mi yardım istesem yoksa veterinere mi götürsem diye ikilemde kaldı Öykü." 
👉Öykü Bölümü:  İncirli Kurabiye
"Ama kısa sürede toparladı kafasını. Düşünmesine gerek yoktu ki, ne yapacağını o çok iyi biliyordu. Yüzüne kocaman bir gülümseme yayıldı. İçinde kelebekler uçuşmaya ve kalbi hızlıca atmaya başladı. Çünkü aklına gelen fikir onu heyecanlandırmıştı. Eve dönüp annesinden yardım almayacaktı elbette, kediyi veterinere götürecekti. Her gün okuluna giderken yolunu uzatıp kliniğinin önünden geçtiği, 'acaba karşılaşır mıyım?' düşüncesi ile kapısının önünde oyalandığı, aşık olduğu veterinere götürecekti kediyi. O veterineri de ilk, arkadaşının kedisini götürdüklerinde görmüştü... Zaten o anda da aşık olmuştu. Ondan sonra sürekli oraya gitmek için bahaneler buluyordu. Hatta veteriner onu geçen hafta kapısının önünden geçerken görünce içeri kahve içmeye çağırmıştı. Öykü o günden sonra daha çok görmek istiyordu veterineri. Hakkında bütün bilgiye sahipti.. Öykü daha üniversite 4. sınıftaydı, veteriner ile aralarında 3 yaş vardı..." 
👉Öykü Bölümü:  Feri Peri"
Ayakları ondan evvel davranıp harekete geçmişlerdi bile. Hızlı adımlarla yürüyor, ılık sabah rüzgarını kızarmaktan kendilerini alamayan yanaklarında hissediyordu. Başını gözyüzüne doğru kaldırdı. Mavinin envaiçeşit rengine bürünmüş, güneşin anaç ışıklarından şahsına pay çıkarmaya çalışıyordu gök kubbe.'Ne güzel bir Nisan sabahı..." dedi Öykü mutluluğun iksiri aşık olma hali ile sarhoş olurken. Küçük kedicik o sırada iyice kucağına yayılmış, karamel kahvesi tüylerini yalamakla meşguldü.Bir sokak geçti, sonra bir sokak daha. Veteriner kliniği ile arasında sadece yirmi metre kalmıştı ki hemen yanı başındaki bir dükkanın camekanının önünde durdu. Camın yansımasında kendisini yeterince beğenene kadar üstüne başına bir çeki düzen verme gayretine girişti. Ensesinde topladığı koyu kumral saçlarını saldı. Saçlar omuzlarına düştü; perçemleri de küçük ve sevimli alnına. İşte şimdi hazırdı..." 
👉Öykü Bölümü:  Bir Yıldızın Hikayesi
Heyecan içinde özel kliniğin merdivenlerinden çıkarken kalp atışlarının ritmini frenlemek istercesine elini göğsüne bastırdı ve her adımı ile yüreğinin derinliklerinde giderek daha da çoğaldıklarını hissettiği pır pır uçuşan sevgi kelebeklerine hemen oradan uzaklaşmalarını söyledi. Olabildiğince normal görünmeye gayret etse de kucağında taşıdığı yaralı minik kedi kadar ürkek ve narindi. Bekleme salonunda girdiğinde daha önce hiç karşılaşmadığı sarı saçlı, ela gözlü, beyaz önlüğün içinde bile oldukça alımlı görünen bir genç kız karşıladı onu. 'Bu kız da nereden çıktı şimdi?' dedi içinden. Öfkesini yatıştırmaya çalışarak 'Tunç Bey müsait mi?' diye sordu ve ekledi 'Minik kedinin durumu biraz acil de'. 'Tunç Bey şimdi bir operasyonda. 15 dakikaya kadar çıkar. O müsait oluncaya kadar ilk müdahaleyi ben yapayım dilerseniz. Ben onun yeni asistanıyım, adım Seray' deyip onay beklemeden çekip aldı kediciği Öykü’nün kucağından. Onu muayene odasına doğru götürürken geride bıraktığı parfümün rüzgarından hiç hoşlanmamıştı Öykü. Asistanın mekanik kollarında muayeneye giden kedicik ise çaresizce teslim oldu kaderine. Müjde annenin biricik kuzusu ve mahalledeki en yakın kankası Bücürük’le bugünkü pinpon maçını iptal edecekti mecburen."
👉Öykü Bölümü:  Sibella
"Öyle görünüyordu ki beklemekten başka bir şansı yoktu. Boş bulduğu bir sandalyeye yöneldiği sırada telefonundan gelen sesle aniden irkildi. Arayan Müjde’den başkası değildi. Ne diyecekti şimdi ona? Düşünmek yerine telefonu açmaya karar verdi. Telefondaki sesle ikinci defa irkildi. 'Öykü! Neredesin sen Allah aşkına? Okula da gitmemişsin bugün. Akşamki maçı unuttuğunu söyleme sakın bana!' Derin bir nefes aldı ve 'Müjde...' dedi; 'Söz veriyorum en ince ayrıntısına kadar anlatacağım ama şimdi değil. Maçı da ertelememiz gerekiyor. Kızma olur mu?' diyerek kapattı telefonu. Neyse ki Müjde fazla kurcalamamıştı konuyu.Telefonu çantasına koyarken , merdivenlerden inen Tunç’u gördü. Heyecanlanmayacağına dair kendi kendini telkin ederken Tunç da onu çoktan görmüştü. 'Öykü...' dedi; 'Senin burada ne işin var?' 'Şey...' diyebildi… 'Kedi.. araba çarptı da aklıma sen geldin.' 'Çok iyi yapmışsın, nerede şimdi? Seray ilk müdahaleyi yapmıştır, gel bir beraber bakalım nesi varmış senin kedinin.' Seray adını duymaktan hoşlanmadığını fark etti ama muayene odasına Tunç'la girecek olmak ona adeta zafer kazandırmıştı. Küçük bir müdahale sonrası kedicik de kendine gelmişti. Artık gitme vaktiydi. Oysaki gitmek hiç içinden gelmiyordu. Vedalaşırken dile getirmeye çekinir gibi tutuk bir tavırla 'Şey...' dedi yine. 'Öğle tatili vakti geldi galiba, aç mıydın?' Tunç biraz düşünür gibi oldu; 'Aslında çok aç değilim ama şu köşe başında yeni bir pastahane açıldı, tatlılarının güzel olduğunu söylüyorlar. Ne dersin tatlı yiyelim mi?'"
👉Öykü Bölümü:  Mutlu Yazar
 "Öykü Tunç'un teklifini duyunca sevinçten çığlık atmamak için zor tuttu kendini. Sevincini belli etmemeye çalışarak tamam benim için uygun diyerek cevap verdi. Bir taraftan da Tunç'u süzüyordu. Tunç uzun boylu, geniş omuzlu, kumral, yeşil gözlü kendinden emin tavırlı, sakin bir gençti. Öykü'ye gülümseyerek 'Hadi çıkalım.' dedi. Tunç Öykü'nün ilgisini fark etmişti. Bu ilgi hoşuna da gitmişti fakat belli etmedi. O da Öykü'yü beğeniyordu. Neden olmasın diye mırıldandı. Aslında tanımak da istiyordu onu. Gördüğü diğer kızlardan farklıydı. Doğal, saf bir görüntüsü vardı. Üniversite hayatında  hiç ciddi ilişkisi olmamış, kimseye güvenememişti.Pastahanede oturup biraz sohbet ettiler. Havadan sudan konuştular. Daha sonra Tunç Öykü'nün okulunu sordu. Bu sene bitireceğini öğrenince çok sevindi. Tunç'un ses tonu  o kadar yumuşak ve etkileyiciydi ki hiç susmasın konuşsun istiyordu Öykü. İkisi de çok keyif almıştı bu sohbetten.Öykü Müjde'yi düşündü bir an, Tunç'u tanısa nasıl şanslı olduğunu söylerdi Öykü'ye herhalde.Az sonra Tunç ayağa kalktı; 'Artık gitmem gerekiyor iş beklemez' dedi. Öykü'ye dönüp '...yarın tekrar buluşalım istersen...'  diye gülümsedi.Öykü bu gelişmeden çok mutlu olmuştu. Hiç bu kadarını beklemiyordu. Yeni bir aşk mı başlıyordu acaba? 'Tamam, yarın görüşürüz!' diyebildi. Tekrar buluşmak üzere vedalaşıp ayrıldılar..."
👉Öykü Bölümü:  Berlin Berlin
Öykü'nün içi içine sığmıyordu. Yarın tekrar buluşacaklardı. Bu ne demekti? Acaba Tunç'un hisleri de Öykü'nünki ile aynı mı idi? Bu teklif acaba bir ilişkinin başlangıcı mı idi? Yoksa sadece arkadaşça, basit bir buluşma teklifi mi idi? Seray Tunç'un sadece asistanı mı idi? Yoksa aralarında bir bağ var mı idi? Bunun gibi yüzlerce düşünceyle, heyecan içinde yarının gelmesini bekliyordu. Müjde'yi arasamı idi? Ama geç olmuştu. Bir yandan da bu gece heyecandan uyuyamayacağını düşünüyor ve yarın gözünün altında bir sürü mor halka ile Tunç'un karşısına geçmek istemiyordu. Yatağına uzandı ve bir sürü düşünceyle, sonunda uykuya daldı. 
Öykü Bölümü :Sessiz kaldım 
Öykü derin bir uykuya dalar ve kafasında binlerce düşünceyle uyur...Ve güzel bir sabaha uyanır lavaboya gider elini yüzünü yıkar kendine gelir öyle ki neşeli  neşeli  içinden bir  şarkı mırıldanıyor  du  ..yalnız benim için bak yeşil yeşil diye mırıldanıyor du :) öykü eski  şarkıları dinlemeyi severdi zaman zaman ...Annesi seslendi  hayırdır öykü bu sabah ne mutluluk ne neşe böyle bu sefer güzel rüyalar gördün galiba yüzün de adeta güller açıyor malum geçen sefer kötü bir kabus görmüştün...

Öykü  derin bir nefes alır yüzün de o tatlı gülümsemesiyle annesine döner hiç bir şeyim yok der annesine sadece bir kaç sınavımdan  iyi not aldım    biraz rahatladım ondan anneciğim :)der 

iyi peki öyle olsun bakalım dedi annesi   hadi o zaman kahvaltıya ...Güzel bir kahvaltıdan sonra öykü heyecanla Tunç'la buluşacağı saatleri iple çekiyordu  üstünü giyen öykü artık hazırdı annesini öptü görüşürüz anneciğim diyerek evden çıktı dışarıda bir kaç işini hallettikten sonra Tunç'la buluşacağı zaman gelmişti zaten dünden beri çok heyecanlıydı  ve heyecanı iki katına çıkmıştı kalbi pır pır ediyordu adeta ...Ve  Tunç'un özel   kliniğine doğru yürümeye başladı  ve gelmişti artık içeri girdi karşısın da Tunç'u göreceğini beklerken asistanı Seray çıktı zaten ona karşı içini kemiren sorular vardı neyse ki çabuk toparlandı merhaba Seray dedi Seray da merhaba öykü hoş geldin dedi  ..hoş buldum  der öykü ...Ve tam Tunç'u soracakken  Tunç odasından  çıkar  Tunç öykü gördüğü an içinde kelebekler uçmaya başlamıştı Tunç'un hemen merhaba hoş geldin Öykü ..Öykü: merhaba hoş buldum der onun  da içi cıvıl cıvıldı Öykünün  ...Tunç hadi çıkalım mı  der öyküye ...Öykü Tabi hazırım çıkabiliriz .. Ve     ikisi de çıkar   yan yana yürümeye başladılar Öykünün halen kafasında binlerce sorulara rağmen Tunç'un  yanın da olduğu için çok mutluydu...Tunç o naif sakin ses   tonuyla Öykü'ye bakar nereye gitmek istersin diye sorar ...Öykü  bir an düşünür  güzel bir deniz havasımı alsak  Vapurda çay simit çok güzel gider   martılar der Öykü ..Tunç Tabi neden olmasın çok güzel olur hadi o zaman gidelim der Öykü'ye  Ve vapura doğru yol almaya başlarlar ..  Ve yolda konuşmaya başlarlar ...
Öykü Bölümü :Okuma Günlüğüm
Tunç’la başbaşa olmak, sohbet etmek bir hayal kadar güzeldir Öykü için. Ne konuştuklarının hiçbir önemi yoktur zaten. Havadan sudan konuşurlar, Tunç’un yanında zaman su gibi akmaktadır, neredeyse yarım saatlik yol onlara birkaç dakika gibi gelmiştir ve birden kendilerini iskelede bulurlar.

Ada vapurunun kalkmak üzeredir. “Hadi,” der Tunç, halbuki yol uzundur, kim bilir kaçta dönebileceklerdir, Öykü annesinin onu merak edebileceğini de geçirir aklından ama kalbi öyle hızlı atmaktadır ki hiç bir şey düşünmeden Tunç’un peşinden gider. Kendini inanılmaz hafif ve mutlu hissetmektedir. Vapurda hemen üstteki açık güverteye geçerler, yola çıkar çıkmaz vapurun etrafını saran martılara geçerken aldıkları simitleri atarlar, sonra çay içerler, sohbet ederler ve yine zaman uçup gitmiştir bile. Tunç da Öykü’nün yanında ne kadar rahat ve keyifli olduğunu şaşkınlıkla fark eder. En başta onun güzelliğinden etkilenmiştir ama onu tanıdıkça çok daha özel bir şeyler olduğunu anlamıştır. Zaten Ada’ya gitme fikri de aslında bilinçaltıyla verdiği bir karardır…

Vapurdan indiklerinde Öykü’nün ne yapacaklarını merak etmesine fırsat vermeden “seni biriyle tanıştıracağım,” der Tunç ve kolundan tutup birbirinden güzel evlerin, köşklerin sıralandığı bol ağaçlı bol kedili sokaklardan birine sürükler. Öykü Tunç’un bu heyecanına biraz şaşırsa da mutluluk içinde onu takip eder…
👉Öykü Bölümü:  Berlin Berlin



Böyle güzel, hoşsohbet ilerlerlerken, Öykü'nün telefonu çalar ve annesi ona acilen eve gelmesini  söyler. Tunç'un onu nereye götüreceğini çok merak etmesine rağmen, aklı annesinde kalır. 'Acaba önemli bir şey mi oldu' diye düşünür ve Tunç'a acil işinin çıktığını, bu yüzden eve gitmesi gerektiğini söyler ve oradan ayrılarak  eve doğru yol alır... Yolda, acaba rüyada mıyım, bunların hepsi birer düş mü? diye tatlı bir düşünceyle ilerler. Etrafına mutlulukla bakınarak, ne güzel bir bahar günü, ne güzel çiçekler, her şey ne güzel diye düşünür.

 

Bahar bu sefer başka bir bahardı. Çiçeklerin renk cümbüşü, güneşin teni okşayışı ve rüzgarın esintisiyle düşlerin gerçek olma ihtimali var gibiydi.

Öykü, esrik duygularla yolda yürüyordu.

Yine aynı acı fren sesini duydu. Kalbi yerinden çıkmış gibi çarpıyordu. Arkasına dönüp baktığında sabah kediye çarpan arabayı gördü. 
Arabaya odaklandı. Spor araba ile cip arasında yeni modellerden biriydi. Parlak mavi tonuyla, araba hemen fark ediliyordu. Kapı açıldı. 
Saçlarını arkaya toplamış, deri ceketli kirli sakallı ve gözlüklü erkek indi.
Gözlükleri olsa da bakışları Öykü'ye kitlenmişti. Bunu o kadar mesafeden hissedebiliyordu.
O anın etkisiyle mi bilinmez; gök grileşti. Soğuk bir rüzgar başladı... Yanından geçen iki kadın aralarında o adamdan konuşuyordu. Kısa saçlı olan kadın: "Mahalleye yeni geldi. Geçen alt komşu onu merdivenden inerken görmüş. Belinde silah varmış. Her gece, farklı kişilerle eve geliyormuş."
Diğeri yetiştirdi:"Genç kızlarla da görülmüş. Konuştuğunda insan ürperiyor. İçinde canavar var, sanki. Şerrinden koru, Yarabbim! Nereden geldiyse, oraya geri dönse!."
Kadınlar uzaklaşırken adamsa ona doğru yürüyordu. Öykü, kendini gördüğü kabusların içinde hissetti. Kaçmak istiyor, ama; olduğu yere mıhlanmıştı...
İçindeki ses; ona düşünmeden orayı terk etmesini söylüyordu. Öykü sakinleşmeye çalışarak yola baktı. En azından bu sefer kimse zarar görmemişti. 
👉Öykü Bölümü: http://sevdeninsiirler.blogspot.de/

Ve adam gelmişti bile öykü'nün yanına iyi misiniz dedi. Öykü konuşamıyordu sonra kendine geldi iyiyim dedi adam öykü'ye öyle bakmıştı ki daha çok korkmaya başlamıştı ve uzaklaştı oradan hızlı adımlarla öykü. Hemen eve gitti annesine olanları anlattı annesi geçti kızım korkma dedi (annesi 


bir anda neden panikledi) diye düşündü bir an öykü ama  annesine çok güvendiği için sormadı  onun yanında kendini huzurlu hissediyordu ve odasına çıkıp yatağına yattığın da düşündü ben neden o adamı gördüğüm de bir şeyler hissettim annem neden bu kadar panik yaptı acaba diyerek uykuya daldı. Uyandığın da evin her yerine baktı ve annesi evde yoktu bir şeyler yedi ve oturdu o arada annesi dışarıda dolaşırken bir anda o adamı gördü Selçuk dedi Selçuk  şaşırmıştı öykü'nün annesi başladı konuşmaya yıllar sonra beni bırakıp gittin şimdi neden döndün biliyor musun sen beni bıraktığın da ben hamileydim kızımıza ve sana bunu anlatamadım çünkü beni bırakıp gittin defalarca aradım seni ama dönmedin sen beni hiç sevmemiştin zaten. Selçuk umursamadı ama bir yandan içinde bir his oluştu nedenini bilmediği öykü'ünün hiç bir şeyden haberi yoktu öykü evde oturuyordu ve canı sıkılmıştı hazırlanıp dışarı çıktı etrafına bakınırken annesiyle Selçuğu konuşurken gördü ( ne konuşuyordu bunlar ) diye düşündü ve yavaşça onları dinlemeye karar verdi öykü'nün annesi sen umursamıyorsun ama bizim bir kızımız var adı öykü dedi.Öykü duyduğun da şok olmuştu.
Baba diyerek bağırdı !

Annesi ve Selçuk arkasına döndü öykü dedi......
👉Öykü Bölümü: https://deepinsideones.blogspot.de

Yıllardır adına bir sürü hikaye dinlediği adam şimdi karşısında duruyor olamazdı. Kalbi ile hüzünlü anıların arasında geçişler yaşamaya başlamıştı bile. Annesinin sözlerinin öfkeli yumruklarla çarptığı kişi gerçekten babası mıydı? Buna inanmasını kimse bekleyemezdi ondan. Ailede herkesin dilinde ölmüş olarak dolanan biri nasıl olur da evlerinin önünde dikilebilirdi. "Öykü bunu açıklamamıza izin ver lütfen" dedi annesi gözlerinden yaşlar süzülürken. Bunu açıklamak mı? 21 senelik bir yalan nasıl açıklanabilirdi ki. 
Öykü ne yaptığını bilmez bir halde koşarak caddeye doğru ilerledi. Annesi peşinden koşmaya çalışsa da yetişemedi. Kalbi ve ruhu büyük bir tezatlık içinde yeniden sıkışmaya mahkum edilmişti. Çocukluk anıları birer birer gözlerinde yeniden sahneliyordu. Onca sene öldüğüne inandırılan babasına kavuşabildiği için sevinecek değildi ya. Kalbinin sessiz çığlığı yükselmeye başlarken güneşin yeni yeni aydınlatmaya başladığı caddenin başında tüm bedeni tir tir titremeye başladı. Heyecanla beklediği yarınların hiç bir anlamı kalmamış hissine kapıldı. Babası dedikleri adam, Öykü'nün hayatında hiç bir anlamı olmayan gölgeden başka bir şey değildi. "Kalbimin derinliklerinde kabuk bağlamış bir acı vardı ve her şey altüst oldu." dedi kendi kendine. Bu saçmalığa ne inanmak ne de dahil olmak istemiyordu. Belki de hayatının en hızlı ve zor kararını aldı o an ve annesinin işe gideceği saati beklemek için köşe başındaki kafeye oturdu. 
Saatler inatla ilerlemek bilmezken, evin boş olduğuna inandığı anda koşarak eve döndü. Duvarında asılı olan haritaya baktı. "Yıllardır ertelediğim yolcuk, işte şimdi hayatımı değiştirecek." diyerek çantasına dolapta bulduğu bir kaç parça eşyayı tıkıştırdı. Yıllardır biriktirdiği paraların durduğu desteyi montunun cebine koydu. Susmak bilmeyen telefonunu tamamen kapatarak kendini bulmak için çıktığı yolculuğa adım attı. 
👉Öykü Bölümü: Berlin Berlin

Anne ve babasıyla tekrar yüzyüze gelmek istemiyordu. Neticede kendini kandırılmış hissediyordu. Ama Tunç? Ona da bir veda etmeden mi yola çıkacaktı? Tam aralarında bir yakınlaşma olmuşken, bu kadar basit mi bitecekti her şey? Tekrar telefonunu açtı ve işaret parmağını Tunç'un numarasının üzerinde dakikalarca bekletti. Arasa ne diyecekti ki? Kafası karmakarışık bir şekilde ne yapacağını düşünürken, bir anda telefonu çalmaya başladı. Arayan Tunç'tu. Kalbi ilk defa bu kadar hızlı çarpıyordu. Elleri titreyerek telefonun açma tuşuna dokundu ve titrek bir sesle "Alo" dedi. Tunç'un sesi de tuhaf geliyordu ama onun bir şey söylemesini beklemeden Öykü hemen, " Sana anlatmam gereken çok önemli bir şey var" dedi. Tunç da ağır ve sessiz bir şekilde "Benim de" dedi. "O zaman  yarım saat sonra dünkü buluştuğumuz pastanede seni bekliyorum" diyerek telefonu kapattı.

👉Öykü Bölümü: Acemi Demirci
Öykü’nün şu bir iki gündür yaşadıkları inanılır gibi değildi... Bunca sene öldü bildiği babası çıkagelmişti. Hayalinde yaşattığı babasına hiç benzemeyen garip bir adam. Hiç de tekin gözükmüyordu.

Sonunda hep istediği şey olmuş, Tunç ile bir pastanede oturup laflayabilmiş olsa da yine de istediği gibi olmayan şeyler vardı. Seray aklından çıkmıyordu bir kere. Bilinmezlikler içinde kalmak hoşuna gitmemişti. 

Öykü, tüm bu olanlar nedeniyle kendini altüst olmuş hisseder, düşünceleri karmakarışık iken kafasını toparlayamadıkça atacağı adımların doğruluğundan emin olamayacaktı. Sağlıklı düşünmekten çok uzaktı şu sıra.

Gitmese miydi acaba Tunç ile görüşmeye. Öyle ya, Tunç’un kendisine söyleyebileceği ne olabilirdi ki o kadar önemli. Birkaç kez ayak üstü ya da bir tatlı yemelik sürede konuşabildiği birinden bunca önemli ne duyacak olabilirdi ki!

Nasıl olsa uzaklaşacaktı buralardan artık. Gitmeden önce Tunç’u bir kez daha görmekten bir şey olmazdı. Zaten tutup da “bak Öykü, sakın şaşırma ama bunca yıl öldü sandığın baban aslında yaşıyor ve bu mahallede yaşıyor” diyecek hali de yoktu. Bu gerçeği öğrenmişti zaten.

Tunç erkence gitmişti buluşacakları yere. Onu bekliyordu. Bir an önce anlatacaklarını anlatıp Öykü duysun istediği belliydi. Öykü de masadaydı sonunda.

Garsona siparişleri verdikten sonra “gidiyorum” dedi Öykü, damdan düşer gibi. Tunç anlamadı, “daha yeni geldin, ev kaçmıyor ya, gidersin” deyince, “yok, öyle değil. Buralardan uzaklaşıyorum” diye cevapladı Öykü.


Şimdi Tunç da en az Öykü kadar allak bullak haldeydi. Altüst olmuş iki insan karşılıklı oturmaktaydılar. “Neden, nereye?” diye sordu Tunç. “Sakin, kafa dinleyeceğim bir yere”. “Neden?” diye üsteledi Tunç. “Altüst oldum. Karmakarışığım” dedi Öykü. “Ne oldu ki altüst edecek kadar seni?” Öykü, belli ki anlatacak halde değildi. “Anlatması zor. Ben gideceğimi söylemek istemiştim sana” diyebildi. “Nereye?” diye yine sordu Tunç. Öykü sustu. Sonra “Senin anlatacağın önemli şey neydi?” diye sordu Tunç’a. Tunç yutkundu. Anlatacakları, karşısına geçmiş gideceğini söyleyen birine anlatılacak şeyler değildi. 

Öykü sessizliği bozmak, buraya kadar gelmişken Tunç’un önemli dediği şeyi öğrenmek istiyordu uzaklara gitmeden önce. Neydi o acaba? “Bir şey söyleyecektin bana?” diye söze girdi Öykü. Tunç, gözlerini üst üste kırparak baktı Öykü’ye. “Anlatacaklarım, uzaklara gidecek birisi için değildi” dedi.

Öykü hep üsteleyen, Tunç da açılmak yerine hep kaçamak cevaplar veren oldu sonraki dakikalarda. Belli ki Tunç anlatacağı her ne idiyse anlatmayacaktı. Telefondaki o kararlı Tunç gibi gözükmüyordu. Bu sırada Tunç’un telefonu çaldı. “Kesin Seray’dır. Bir hayvan gelmiştir, acele gel diyecektir Tunç’a” diye düşünürken telefon ekranında arayanın “Beşik Kertmesi” olarak kayıtlı olduğunu gördü. Tunç da sanki bir çocukla konuşur gibi bir hava içinde tamamladı konuşmasını.

Öykü’nün gözleri büyüdü. Tunç’un bir beşik kertmesi mi vardı yani? Başından aşağı kaynar sular dökülmüş gibi oldu. Oysa ki her şeyi bırakıp gitmeye hazırlanan, kararlı bir insanın böyle hissetmemesi gerekmez miydi? Ama kazın ayağı öyle değilmiş meğer. Gözünü kırpmadan gitmelere kalkarken bir telefon araması onu ne hale getirmişti bak işte. Bu arada Tunç masadaki peçeteyle oynuyor hatta üzerine bir şeyler karalıyordu aklı karışık insanların çoğunun yaptığı gibi.

“Acele ile alınmış yanlış bir karar olmasın sakın gitme isteğin” diyebildi Tunç. Cevap veremedi Öykü, çünkü böylesi anlarda alınan kararlar ne kadar doğru olabilirse kendi kararı da o kadar doğruydu. Okulunu, bunca sene kendisini tek başına büyütmüş annesini, arkadaşlarını, evini, Tunç’u bırakıp gitmek, kaçmaktı aslında. Hayata kaçarak mı başlayacaktı? Elindeki avucundaki bitince ne yapacaktı? İşi gücü yoktu, elinden gelebilecek bir şey de yoktu. Bulaşık bile yıkayıp kazanamazdı ekmek parasını. Tüm tabakları kırıp borçlu bile çıkardı.

İyisi mi bir düşünse miydi gidip gitmeme kararını. En azından birkaç gün daha bekleseydi. Tunç’un yüzüne bakınca geride neler bırakacağını görmüştü çünkü. Babası gittiğinde annesi de bu halde olmalıydı. Şimdi babasının annesine yaptığını kendisi Tunç’a mı yapıyordu yoksa? Babasından ne farkı kalırdı insanları bu halde bırakıp sırtını dönüp giderse? YYok, gitmemeliydi. En azından şimdilik. 
“Tunç”, dedi. “Hemen gitmeyeceğim. Belki hiç gitmeyeceğim.”

Tunç bunları duysa da gözlerini peçeteden kaldıramadı. Öykü biraz daha yüksek sesle aynı şeyleri tekrar söyledi. Sonra da “Şimdi sen söyle, neler anlatacaktın bana” .

Tunç, ”Gitmeme kararın kesinleştikten sonra söyleyebilirim söyleyeceklerimi ancak” deyip, üzerine bir şeyler çiziktirdiği peçeteyi katlayıp Öykü’nün avucuna bıraktı. Birkaç resim, birkaç söz, birkaç şiir dizesi yazmıştı. Bir de öyle bir cümle vardı ki…

“Bunu benim yanımda açma. Eve git. Kendi kendine kal. Hafif bir müzik aç. Sonra bak peçeteye. Okuduğun her sözcüğün anlamını tart. Sonra istersen konuşalım.”Öykü yine altüst olmuştu. Tunç’tan duyacaklarını sesli olarak duymayacak, görecekti. En büyük korkusu da anladıkları ile anlatılanların birbiri ile örtüşmemesi idi tabii. Ne yazmış olabilirdi ki Tunç peçeteye. İçinde ikisinin baş harfleri yazan bir kalp çizip içinden ok mu geçirmişti? Bu çizim için en iyi yerin ağaç gövdeleri olduğunu sanırdı oysa. Yoksa yüzüne söylemeye cesaret edemediği şeyleri kâğıda yazacak kadar kaçak güreşen biri miydi Tunç?

Madem Tunç konuşmayacaktı iyisi mi bir an önce eve gidip peçete kâğıdına bakmaktı. Ne vardı o kâğıtta? Beşik Kertmesi de aklını kurcalayıp duruyordu, Seray yetmezmiş gibi. 


Kimmiş, neyin nesiymiş onu da öğrenmek istiyordu. Çekip giderse buralardan asla öğrenemezdi. Kalacaktı. Ama bunu Tunç’a hemen söylemeyecek ne yaptığını görecekti onun, kendisini gidecek sandığı için. 




👉Öykü Bölümü: https://www.deryasoyguel.com

Pastaneden çıkıp ayrıldıklarında daha fazla dayanamayıp elindeki peçeteyi açtı. Gercekten de peçetede bir kalp vardı, altında da lütfen kal... Yazıyordu.
Öykü elinde peçete kalakalmıştı yol ortasında. Bir yanda anne babasına duyduğu öfke, diğer yanda kalbinin sesi... Bu mesajı gördükten sonra gidemezdi. Demek Tunç da onu seviyordu. Yoksa neden kalp resmi çizip gitme desindi... Ama anlatmak istediği neydi? Beşik kertmesi ne anlama geliyordu? Bunları açıklığa kavuşturmalıydı önce.
Eve dönmek istemedi hiç. Yakınlarında oturan teyzesine gitmeye karar verdi. Teyzesine olanları anlatınca, kafasını toparlayana kadar kalabileceği yanıtını aldı.
Eşyalarını misafir odasına bırakıp Tunç' a  mesaj yazdi : Gidemedim...
Aradan bir kaç dakika geçmeden yanıt geldi. Tunç çok mutlu olmuştu ve ertesi gün onunla buluşup herşeyi açıklığa kavuşturmak istiyordu.
O gece Öykü' nün gözüne uyku girmedi. Hem ertesi günün heyecanı,hem babasının hayatta olduğu gerçeğinin yarattığı şok onu huzursuz etmişti.
Sabah kahvaltı etmek üzere sözleşmişlerdi. İkisi de daha fazla uzatmak istemiyordu. Erkenden kalkıp hazırlandı ve her zaman gittikleri pastaneye gitti. Tunç da erkenden gelmiş, onu bekliyordu.
Masaya oturup siparişlerini verdikten sonra Tunç, elini tuttu.
-Gitmediğine çok sevindim. Bu kararı vermende umarım benim de payım vardır.
-Aslında sadece senin için kaldım desem...
Tunç önce mutlulukla gülümsedi, sonra gözleri kederlendi.
-Öykü, sana olan sevgimi inkar edecek değilim. Tanıştıktan kısa süre sonra bunu anladım ve seninle hayatımızın sonuna kadar birlikte olmaktan başka bir isteğim yok. Ama sana anlatmam gereken çok önemli bir konu var. Aramızda gizli saklı bir şey olmasını istemiyorum. Biliyorsun ben Adanalı' yım. Babam orada pamuk ticareti yapıyor ve daha ben bebekken ortağının kızı ile ikimizi beşik kertmesi yapmışlar. İleride başkalarıyla evlenip işi bölmeyelim diye. Ama ikimiz de kardeş gibi büyüdük Lale ile ve evlenmek de istemiyoruz. Ben okuldan sonra buraya yerleşip kliniğimi açtım ama Lale büyük baskı altında. Babası benimle evlenmezse başkasıyla evlendirmek istemiyor. Babam da tabii verdiği söze uymadım diye bana çok kızgın. Bana bu işi çözmek için zaman verir ve anlayış gösterirsen, en kısa sürede eşim olmanı istiyorum.
Aslında Öykü telefonda beşik kertmesi adını görünce bu duyduklarını tahmin etmişti ama evlilik teklifi almayı da beklemiyordu doğrusu. Tunç zaman istiyordu ama bu meseleyi çözebilecek miydi kimseye zarar gelmeden?
 



👉Öykü Bölümü: https://www.eceevren.com

Öykü bölümü: Ece Evren

Öykü, ertesi gece başını yastığa koyduğunda; hiçbir olayın sebepsiz olmadığını düşündü. Ne o kediciğin yaralanmasının,ne o, babası olduğunu öğrendiği adamın kediyi yaralamasının, ne Tunç'u tanımasının ve ne de daha bilmediği ve hâlâ farkında bile olmadıkları her şeyin... Bir olaylar örgüsü vardı, günbegün akışa çıkıyor ve belirginleşip, insanoğlunun yaşantısını şekillendiriyorlardı. Bunlar zaten yazılmıştı; bu kişilerse, ister tanıyalım ya tanımayalım zaten varlardı, sadece sahneleri gelmemişti, sıralarını bekliyorlardı. İnsanoğlunun kaderine etkisi, istek ve tarzlarına göre; hayat oyununu onlar için daha yaşanılır kılıyordu. Bazen istekler, bazen tutkular sahne alıyor; olayların istedikleri yönde gelişmesi ise, mutlu olmalarını sağlıyor, aşırılıklar ise pişmanlıklarla sonlanıyordu. Ama son söz, mutlaka kaderin oluyordu. 

Öykü'nün, Tunç'un elindeki telefona (her ne kadar etik olmayıp, zor olsa da) belli etmeden bakması, velev ki gördü; beşik kertmesi de neyin nesiydi? Artık böyle düşünceler ve saflıkların gülünç olduğu günümüzde; bunları unutabilirsek, batıllardan da kurtuluruz. Akla aykırı her şey saçmadır... Nikâhın yenilmezliği ve tutsaklığı kadar olmasa da, kapasitesiz düşüncenin sonucu bu. Düşünebiliyor musunuz, nikâhta aklı başında olan insanlara "Bilmem kimi kocalığa ya da karılığa kabul ediyor musunuz?" sorusunun, asla sorulmaması gereken bir sabiyi, manevi olarak bir erkeğe tutsak etmek ve büyüyene kadar, bunu ortamlarda sık sık dile getirip, hem onların kısmetini kapayıp, hem de alay konusu etmek... Malın dışarı çıkmaması, menfaat işbirlikleri; demek ki iki gencin mutluluklarını sollayıp geçiyormuş bir zamanlar. Bunu düşünebilen anne ve babaların, evlat sevgilerinin bence sorgulanması gerek... 

Ben Tunç'un buna önem verdiğini düşündüm burada ve bunu açıklama gereği duydu kızımıza. Öykü'nün gitme kararını duyunca da çabucak vazgeçti. Bu, onun bir manada sırrıydı, sadece karısı olmasını istediği kişiye açacaktı ve öyle de oldu. Öykünün gitmekten vazgeçmesi üzerine ona bahsetti. 

Ertesi gün ise, sözleştikleri yerde buluşmak için sevinçle evlerinden çıktılar. Tek bir anı bile yaşamaktan mahrum kalmak istemiyorlardı. Hızlı hızlı yürüyorlardı. Tunç, Öykü'ye bir demet çiçek almayı düşünüyordu. Bu, belki onun vaktini alırdı biraz ama eli boş gidemezdi... Öykü'nün ise Tunç'a ulaşması için iki cadde geçmesi gerekiyordu. Zaman geç değildi ama yaşanacak çok şey vardı ve onlar bunu çok istiyorlardı. Derken Öykü'nün geçeceği yolun sol başında, düzensizce yerleştirilmiş eşyalarla dolu bir kamyonet vardı. Hafifçe eğilerek bakınca öykü, kamyonetin solunda hiçbir araba göremedi. Üstelik yaya geçidi yeşil yanıyordu. "Birden geçerim" düşüncesiyle kendisini yola attı. Üç adım sonra ise, parlak mavi bir  araba ona şiddetle çarptı...Öykü on metre kadar uzağa savrulmuştu. Herkes o yana koştu. Kızcağız yerde hareketsiz yatıyordu. 
Saçlarını arkaya toplamış, deri ceketli kirli sakallı ve gözlüklü erkek, bayağı bir telaşla arabasından indi ve yanına koştu. Ömür'e boş gözlerle bakıyordu.
   
Mimlediğim arkadaşım ise http://www.elestirmenadam.com

Sevgilerimle...

Ece EvrenHalkalı 08.05.2018

Yorumlar

BLOGGER: 21
Loading...
Ad

"Kitap İsimleriyle Espriler | Mim,1,"Satır Arası" # MİM 3,1,#dogamizdavar,1,#Mim Sinema ve Ben,1,19 Mayıs Atatürk'ü Anma,3,20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü,1,2018 Yaklaşırken,1,23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,1,23.nisan çocuk bayramı,1,24 Kasım Öğretmenler Günü,1,29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'mız Kutlu Olsun,1,3 Aralık 2016 Dünya Engelliler Günü,1,30 Ağustos Zafer Bayramı Hepimize Kutlu Olsun,1,Acı,2,acılar,2,Acım Dinmiyor,1,açlık,1,adalet,2,Adımı Ben Koydum,1,Adresine Ulaşmayacak Mektup,1,ağır kayıplar,1,ağlamak,1,Ağlamak Yetmiyor,1,ağlıyor,1,Ah İstanbul Ahhh,1,ahiret öğretisi,1,ahlak çöküntüsü,1,aile,16,aile hayatı,1,aile içi sorunlar,1,aile mevhumu,1,aile olmak,2,aklanmak,1,Aklımda Deli Sorular / MİM 2,1,aklın sükutu,1,akraba,1,akşam,1,aktivite,1,aktiviteler,1,Al Şu Bulmacayı,1,aldanışlar,2,aldanma,1,aldanmak,2,aldatma,1,aldatma nedenleri,1,Alışkanlık İşte,1,alışkanlıklar,1,Allah,5,Allah'ı hissetmek,1,Allah'ın yüceliği,1,Almadılar,1,an,1,analar,1,anılar,1,Anın Kerameti,1,Ankara'da patlama,1,Anladıklarımız,1,anlamak,1,anlaşılmak,1,anlaşılmamak,1,anlaşma,1,anlaşmak,2,anlaşmazlıklar,1,Anlatmak Daha Bir Zor,1,anlayamamak,1,anlayış,1,anmak,3,anne,2,anne sevgisi,1,Anneler En Kıymetlilerimizdir,1,anneler günü,2,annenin değeri,1,annesiz çocuklar,1,antidepresanlar,1,Arakanda katliam,1,arama,1,araştırma,1,arayış,2,Armağan,2,Arthur Schopenhauer,1,Artık Anla,1,Artık Bitti,1,Artık Sesler Kesildi,1,asil Atamız,1,askerlik,3,Aslında Erenler,1,Aşık İnler,1,aşk,7,aşk acısı,1,aşk çıkmazı,1,Aşk Ölür,1,aşk romanı,1,aşk tutsaklığı,1,Aşk ve Gurur,1,Aşkım Yoğun Bakımda,1,aşkın gücü,1,aşkın muhasebesi,1,aşkın ölümü,1,Ata'mızın değeri,1,Ata'mızın vefatı,1,Atatürk,6,Atatürk',1,Atatürk'e Minnet ve Saygıyla,1,Atatürk'ümüz,1,atlatılamayan travmalar,1,avukat,3,avuntu,1,ay,1,ay tutulması,1,ayak uydurulamayan dünya,1,aymazlık,1,Aynadaki Dilsiz Bilge,1,Ayrılığı Nimet,1,ayrılık,8,Ayrılık Ölümden Beter,1,Ayrılık Vurgunu,1,ayrılıklar,1,azrail,2,Azrail Her Daim Hasatta,1,bahaneler,2,Bana Neler Oluyor,1,barışmak,1,Basın susturuluyor,1,baş eğmek,1,baş kumandanımız,1,başlar sağolsun,1,Başöğretmenimiz,1,bayram,1,Bazıları,1,bebeğe tecavüz,1,bebeğin hissettikleri,1,bebek olmak,2,beklemek,2,Beklenen Sondan Korku,1,beklentiler,3,belirsizlik,6,belirtileri,1,Bembeyazdı ve Tertemiz,1,Ben,3,Ben Affedemem,1,Ben Bir Hayaldim-Ece Evren,1,Ben Hazırım,1,ben kimim,1,Ben. Sen,1,Bırakın Güven İçinde Yaşayalım,1,Bırakın Şiirimi Ağlasın,1,bilimin kötüye kullanılması,1,Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu ve Bir Teşekkür,1,Bir de Siz,1,Bir Defa Daha Kaçırdık Güneşi,1,bir delikanlının hayatı,11,bir dost,1,bir engelli,3,Bir Eylülün Müjdesiydin,1,bir garip dönem,1,Bir Garip Döngü,1,Bir Gün Anlayacaksın,1,Bir Güzellik,1,Bir Küçücük Serçe,1,Bir Küçük Kasaba,1,Bir Mim,1,bir rüya ki,1,Bir Tufanın Ardından,1,bir umut,1,Bir ve İlk Yenilgi,1,Bir Yaş Günü Hediyesi,1,Biraz Huzur,1,Biraz İçten Olalım,1,birlik olamamak,1,birlik olmak,1,bitiş,1,bitmiyor,1,biz,1,biz olamamak,1,blog,8,Blog Çalıştayı,1,blog etkinliği,1,blog sohbetleri 2,1,Blog Yaşam,1,blog yazarı,1,Blog Yazarları Çalıştayı 2017,1,blog yazısı,1,Blog.Yazılarım,1,blogerlar arası etkinlik,1,blogger,5,blogger dayanışması,1,blogger olmak,1,bloggerlar,1,bloggerlar arası etkinlik,1,bloggerlar kaynaşıyor,5,bloggerler,1,bloglar,1,bloglar arası aktivite,3,bloglar arası dayanışma,2,Bloglar Arası Dayanışma ve Tanıdığım Bloggerlar,1,bloglar arası iletişim,1,bloglar arası paylaşım,1,Bloglar Arası Söyleşi,1,Boğan Günahlar,1,bombalar,1,boşa giden yıllar,1,boşa gidenler,1,boşanan ailede çocuklar,1,boşanma,1,boşluk,1,boşluk üzerine,1,Boşta Kal Sevgili,1,Bu Bayrak Hepimizin,1,Bu Defa Başka Olacak,1,Bu Kötü Günlerde Bir Masum Sevinç,1,budistler,1,Bugün Günlerden ŞEHADET,1,Bukalemun Adam,1,bulmaca,1,bulutlar,1,Burada Güvendeyim Ben,1,büyü,1,Büyük Blog Takip Etkinliği,1,can kırıkları,1,cani insanlar,1,cehennem,4,Cehennem Bile Almaz,1,cennet,2,cesaret,1,cevaplar,2,Cevaplarım,1,ceza,5,ceza hukuku,3,Cumhuriyet,1,çabalar,1,çalışmalar,1,Çalıştay,1,çanlar,1,Çare Her Zaman Biziz,1,Çaresizliğin Adıdır Aşk,1,çaresizlik,4,Çaresizliklerim,1,Çek Bir Türkiye Kebabı,1,çelişki,1,Çıkalım Dünya’dan,1,çıkmazlar,2,çocuk,3,Çocuk Hakları Günü,1,çocuk sevgisi,1,çocuklar,8,çocuklar için,1,Çocukları Bırakın Bari,1,çocukluğum,1,çocukluk,15,çok yazarlı öykü,1,Çoktan Dayanmıştı Kapımıza,1,Dağınık Anne,1,Dağınık Anne şiiri,1,davetsiz gidiş,1,Dayanamıyorum,1,Dayanılmıyor Artık,1,dayanışma,2,dayanma gücü,1,dedektif,1,Dedektifin Hüsranı,11,Deeptone kitabı,1,değer ölçüsü,1,değerler,1,değersizlik,1,değirme,1,değişiklikler,1,delice sevmelerim,1,demokrasi,3,depremler,1,depresyon,6,Depresyonun Bendeki Hâli,1,derin kaygı,1,destekler,1,devrim,1,devrimler,1,dibe vuruş,1,dikkatli,1,Dillerde Gezen Hakaretler,1,Dilsiz Şeytanlar,1,dinginlik,2,dini bayramlar,1,dini bayramlarımız,1,dini günler,1,Dinle Doktor,1,direniş,1,Dirilişe Doğru,1,Dirilişe Doğru 2. bl,1,Dirilişe Doğru Son Bl,1,diyalog,1,diyaloglar,1,Dodiş,1,doğa olayları,1,Doğallık,1,doğduğumyer,1,Doğru mu Yapıyoruz?,1,doğru muallakta,1,doğum,1,doğum yerim,1,doğuşum,1,dolunay,1,donmak,4,dostluk,1,Doyumsuz Zaman geçmiş,1,Dönmek İstemedim Ben O Alemden,1,Dönüş,1,Dönüyorum,1,döşemeler,1,dua,1,dul,1,duyarlılık,1,duyarsızlık,16,duygudaşlık,1,duygular,3,duygularım,3,duygusal şiir,1,Duyurular,1,dünya,4,Dünya Alarm mı Veriyor,1,Dünya Emekçi Kadınlar Günü,2,dünya halleri,1,dünya hâlleri,1,Dünya İçime Kaçtı,1,dünya için,1,Dünya İçin Ağlıyorum,1,dünya kadınlar günü,1,Dünya Kandıramıyor,1,Dünya Seyrinde Hâlâ,1,Dünya Sıkıldı,1,Dünya Sonuna Sabırsız,1,Dünya Teklerden Oluşur,1,dünyada kötülük,1,Dünyada Neler Olmuyor,1,dünyadan soğuma,1,Dünyanın Adaleti,1,dünyanın gidişatı,2,Dünyanın Hakkını Vermeyeni,1,Dünyanın Kaderi,1,Dünyanın Kiracıları,1,Dünyanın Son Durağı,1,düşünce yolculuğu,1,düşünceler ölmez,1,düşünceler silsilesi,1,düşüncelerim,1,düşüncelerimiz,1,düşüncesizlik,8,düşünmek,1,düzene uymama,1,ebcet hesabı,1,ece evren,1,Ece Evren şiiri,1,ece evren şiirleri,1,Ece Evren-Bembeyazdı ve Tertemiz,1,Ece Evren-Unutmak İstiyorum,1,ecel,1,Ecele Beş Kala,13,edebiyat,1,edebiyat dergisi,1,edebiyatta atışma tarzı,1,ego,2,egoizm,2,eğitim,1,eğitim neferleri,1,eğitim sistemi,1,eleştiri,1,elim olaylar,1,elveda,1,Emanet Zamanlar,1,emekçi kadınlar,1,emeklerim,1,Emektar Ellerim,1,emin olmak,1,en büyük şans,1,En Çok Şimdi Egodan Sıyrılma Zamanı,1,En Yaralıyım,1,endişe,2,engeller,1,engelli,1,engellilerin sorunları,1,enler,1,erdem,1,Erozyon,1,etkiler,1,etkinlik,13,Etkinlik yazım,1,etkinlikler,1,evlilik,1,Evlilik Aldatmacası,1,evlilik karmaşası,8,Evren Soyuçok,1,Evren Soyuçok ile blog yazarlığı üzerine söyleşimiz,1,Ezberler Yetmiyor,1,fazla önemsemek,1,ferahlık,1,Fırat'ın Engeli,1,Fırat'ın Engeli Son Bölüm,1,Fırat'ın Engeli...1,1,fırsatlar,1,fırtına sonrası,1,fidan,1,fikir ayrılık nedenleri,1,FYODOR MİHAYLOVİÇ DOSTOYEVSKİ,1,gaflet,1,gaflet uykusu,1,garip,1,Gariptir Benim Şiirlerim,1,gazap,4,gece,2,Gecenin Örtüsü,1,gecikme,1,Geç Kalan İtiraf 1.Bl,1,Geç Kalan İtiraf 2.Bl,1,Geç Kalan İtiraf 3.Bl,1,geç kalmış bir aşk,1,geçen sene,2,Geçen Sene Bu Zamanlar,1,geçen seneler,1,geçici,1,geçinme,1,geçişler,1,geçmiş,2,Geçmiş İçin İstihareye Yatılmaz,1,Geçmişe Uzanır Ellerim,1,gelecek,1,Gelecek vaat eden bloglar,1,Gençlik ve Spor Bayramı,1,Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun,1,Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun,1,gerçek,1,gerçek alem,1,gerçekler,1,gerginlik,1,Geri Sayımlı Günler,1,gidişat,5,Gitmem Lazım,1,gizem,4,göçen bir hayat,1,gökyüzü,1,görmezden gelme,1,görüşü netleştirememek,2,göz dönmesi,1,göz yumma,1,Gözlerin Çılgın Dansı,1,Gözlerin Çılgın Dansı... 2.Bl,1,Gözünüzü ve Elinizi Emeklerden Çekin!,1,gözyaşları,1,gözyaşları.Şiirlerim,1,Gözyaşlarım Durun Artık,1,Gözyaşlarım Lav,1,gözyaşlarım.Yazılarım,1,grip,1,gurur,2,Gururun Onura Yenilgisi,1,güçler,1,güdülmek,1,güfte,1,gül,1,Gülme Oyunu,1,gülmek,1,GÜLÜMSEYEN BİR ÇOCUK İÇİN : KİMSESİZ BIRAKMAYIN,1,gün batımı,1,gün dönümü,1,Gün Dönümü Çocukları,1,günahlar,1,gündüz,1,Güne Nasıl Başlıyorum – Mim,1,Güneşe Hazır Değilim,6,güneşte patlamalar,1,günü,1,güvensizlik,2,güzel el,1,hainler,1,hak,2,hakaretler,1,Hakkımda,1,haklar,3,hakları,1,haklarımız,1,Haklı Çıkma Sanatı,1,haksızlıklar,2,halk,2,hangisi yanlış,1,hapsolmak,1,Hapşırık Tozu,1,haram,1,Haram Gecelerim,1,harcanmak,1,harika bir düşünce silsilesi,1,hasret,3,hasreti,1,Hasreti Başa Sardık,1,Hasretin Hasatı,1,hasta,5,Hasta Bakmak Nasıl Olmalı?,1,hastalık,5,Hastalıklı Ruhlar,1,hatalar,1,hatır,1,hatırlamamak,1,havalimanı,1,Hayal,2,hayal bitimi,1,hayal kırıklığı,3,hayal kırıklıkları,2,Hayal Kırıklıklarım,1,Hayalden Öte,1,Hayalimdeki Meslek? (Mim'li),1,Hayaller,3,Hayaller Ülkesi,1,hayallerim,2,hayallerin,1,hayalleriniz,1,hayat,3,hayat arabası,1,Hayat Devam Ediyor...Gerçekten mi?,1,hayat devam etmeli,1,hayat oyunu,7,Hayata Kırgınım,1,hayatın sürprizleri,1,hayattan kaçış,4,Hayattan Kesitler,1,haydi geleceğinizi kurtarın,1,hayır diyebilmek,1,hayır işlemek,1,hayırlı,1,hayırlı olmak,1,Hayırlı Olsun,1,Hayırlısı,1,hayvan,1,hayvan eziyetleri,1,Hayvan Manzaraları,1,hayvan sevmek,1,hayvan sevmeyen insanlar,14,hayvanlar,3,hediye çekilişi,1,helikopter kazası,1,Hep Güzellikten Yanaydım,1,Hepimiz Değerliyiz,1,her bölüm bir kesit,1,Her Şey Anlamsız Artık,1,her şeye ayak uydurma,1,hesap,1,hesap dökümü,1,hesaplar,1,Hey Gidi Sanal Dünya,1,Heyy! Ben de Varım Dünyada1.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada 2.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada 3.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada 4.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada 6.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada... 9.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada...10.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada...11.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada...12.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada...13.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada...8.Bl,1,Heyy! Ben De Varım Dünyada...Son Bölüm,1,hırs,2,hırsızlık,1,hırslar,2,Hiç Bir Yol Kalmadı,1,hiçlik,1,Hiçlik Korkusu 1. Bölüm,1,Hiçlik Korkusu 2. Bölüm,1,hikâye,4,Hikayelerim,55,Hikâyelerim,8,hikmetler,1,hikmetleri,2,hilal,1,hissettirdikleri,1,huriler,1,huylar,1,Huzur,2,Huzura Çıkacak Tek Yol,1,hürriyet,3,hüsran,3,hüzün,1,ışıklar,1,ibret öyküsü,13,içgörü,1,içimin fırtınaları,1,içimizdeki biz,1,İçimizi Susturamazsınız,1,İçini Soğutsun,1,içtenlik,1,ideal,1,ihanet,2,ihanet. Şiirlerim,1,ikazlar,1,İki Boş Sandalye,1,İki Taş Arasında,1,ikindi,1,İlahiyatçı Mehmet Paksu Hoca,2,ileriyi görememe,8,ilişki,2,ilişki çıkmazı,7,ilişkiler,1,İlk Kar Mektubu,1,ilk yardım,1,iman,1,imanın şartları,1,inanamak,1,inanç,3,inkar,1,insan,2,İnsan,1,insan hakları,1,İnsan Madeni,1,insanca yaşamak,1,insanlar,1,insanların duyarsızlığı,1,insanlık,4,insanlık ne halde,1,insanlık suçları,1,insanoğlu,1,insanoğlunun çilesi,1,internet,1,intikam,1,islamiyet,4,İslamiyet,1,İstanbul,2,isteksiz yolculuk,1,istendiği gibi davranmak,1,istiklal marşı,1,isyan,1,işkenceler,1,İyi Geceler ve İyi Bir Gelecek Türkiye'm,1,İyi Ki Doğdun,1,iyi niyet,1,izbeler,1,İzmir'in Dağlarında,1,Kabusum Bendim Zaten,1,Kaç Mevsimi Kaçırdık,1,Kaç Suçlu Gece Geçti Üstümüzden,1,kaçış yok,1,kaçmak,1,kader,2,kadercilik,1,Kaderin Bendim,1,Kaderin Bendim. Sesli şiir,1,Kaderin İzni,1,kadın,1,kadınhakları,1,kadının değeri,1,kadınlar,2,kadınlara haksızlıklar,1,kalem,1,Kalem Kırıldı Artık,1,kalıntı,1,kalleşlik,1,kalp,2,kan,2,kan ağlıyoruz,1,Kanlı Ay,1,kanser gibi illet,4,kaos,1,kaoslarım,1,kar,1,Kara Cumartesi veya 20 Ocak faciası,1,Kara Kan Damlayacak,1,Kara Pazarlar,2,Kara Pazarlar Ece Evren Tanıtım Yazım,1,Kara Pazarlar Kitabıma İthafen,1,Kara Pazarlardan,1,karakter,1,karar,1,kararlılık,2,kararsızlıklar,1,kardeş kaybı,1,Kardeş Ülke Azerbaycan,1,kargaşa,1,karmaşık duygular,1,kasırgalar,1,katıkalpler,1,katletmek,1,katliam,2,katliamlar,2,kavuşma,4,Kavuşmayı Zahmet Saymışken,1,kaygı,1,kayıp,1,kayıp günler,1,kayıplar,5,kayıtsızlık,1,kaynaşma,1,kaynaşmak,2,kedi,1,Kedimin Anısına,1,kefaret,1,kendi sesimden,1,kendi şahsiyetini ezmek,1,Kendime İhanet Ettim,1,Kendimi Arıyorum,1,Kendimi Buldum,1,Keşke,1,Keşke Her Yaşadığım Kurgu Olsaydı...,1,Keşke Olmasaydı,1,kırgınlık,2,kırgınlıklar,1,kırıcı olmak,1,kırmızı,1,kısmet,1,kıyamet,1,Kıyamet Alametleri,2,Kıyamet gerçeği,2,Kıyamette Görüşürüz,1,kızıla dönüşen ay,1,kibir,1,kimliğim,1,kimliklerimiz,2,kişilik bozukluğu,1,kişisel blog,2,kişisel idare,1,kitap,1,kitap yorumu,1,kitaplar,1,Kity Genovese Sendromu,1,kopya yazılar,1,korku,1,koşturmalar,1,kötü emeller,1,kötü ortam,15,kötü yorum,1,kötüler,1,Kuklanın İsyanı...,1,Kur'an,1,kurall,1,Kuran-ı Kerim'i anlayabilmek,1,kurban,1,Kurban Bayramınız Mübarek Olsun,1,kurbanlar,1,kurtulma isteği,1,kurtuluş,1,Kurtuluş savaşı,2,kuruluşlar,1,kuşkularım,4,kutlama,1,kutlamalar,1,Kutsa,1,küfürler,1,kültür başkenti,1,Madem ki,1,Maden,1,mahşer,1,maneviyat,1,marş,1,marşlar,1,Martının Özgürlüğünde,1,masallar,1,Maviden Hep Ürktüm Ben,1,mavinin büyüsü,1,Meçhule Uyandık,1,Meçhule Uyandık Yine,1,med cezir,1,mektup,1,melek,1,merhaba,2,Mesele Ne Bilir Misin,1,mevsimler,2,milli bayramlar,4,Milli Bayramlarımız,2,mim,9,MİM | BLOG MUHASEBESİ,1,Mim Etkinliği,10,MİM Kore Fenomeni =Gözümü Korkutan Kitaplar,1,Mim: Blog Yazarını Tanımak,1,MİM: Küçük Bir Mim,1,Mim:Seni Tanıyabilir miyim,1,mimlemek,1,mimlenmek,2,mimler,1,Miraç Kandiliniz Kutlu Olsun,1,misafir yazar,2,mucize,1,mucizeler,1,Mustafa Kemal Atatürk hakkında,1,Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla anıyoruz,1,mutlu olabilmek,1,mutluluk,5,Mutluluk Çok Geciktin,1,Mutluluk Paradoksu,1,Mutluysanız Böyle Kalsın,1,mutsuz aşk,1,mutsuz günler,1,mutsuzluk,2,müşterek,1,mütevazı olmak,1,Nasıl Elveda Derim,1,nasip,1,Ne Çok Sevmiştim Seni,1,Neden şaşkınız böyle,1,nefis ziyanları,1,Nefisler,1,nefret,1,Nereden Biliriz Ki?..cennet,1,nereye gidiyoruz,3,Nev i Alanına Münhasır Âlem,1,Neyin Bedeliydi Bu,1,Neysem Oyum,1,nida,1,nikah,1,nimet,1,nimetler,1,normal doğum,1,okul,1,okumak,1,olanlar,2,olanlara anlam verememek,1,Olay Yeri,1,olaylar,1,Olmasa Keşkeler,1,Olmayanlar,1,on kasım,1,On üç Şehidimiz Var,1,onur,3,onur mücadelesi,1,Ortak Öykümüz (Mim) Yeni Bölüm,1,oyuncular,1,Oyuncular 1. Bl,1,Oyuncular 2. Bl,1,Oyuncular 3'cü Bl,1,Oyuncular 4.Bl,1,Oyuncular 5.Bölüm,1,Oyuncular 6.Bl,1,Oyuncular 7. Bl,1,öğrenim. Yazılarım,1,Öğretemedim Sana,1,öğretmenler,1,Öldü Dersin Gül Güzeli,1,ölenler,1,ölüm,9,Ölümden Randevu Alınmaz,1,Ölüme Dair,1,Ölüme Hasrettir Yaşam,1,ölüme yolculuk,2,ölümle randevu,1,ölümler,1,Ölümün Kapısı,1,ömürler,1,Önderimiz,1,öneri,1,önyargılar,1,öykü,1,öze saygı,1,özgürlük,1,özlem,1,özlemek,1,Pamuk İpliği Sevgiler,1,Parçalandım Of Bile Demeden,1,paylaşımlar,1,paylaşmak,2,pazarlar,1,pişmanlık,3,piyonlar,1,polisler,1,profil karmaşası,1,profiller,1,psikiyatr,1,Puslu Dünya,1,Ramazan Bayramınız mübarek olsun,1,Referandum,1,Regaip Kandili,1,Reklamlardaki Gibi Olmayan Şeyler,4,renkler,1,riya,1,riyakar insan,3,riyakâr insan,3,riyâkar insan,1,riyakârlık,1,roman,1,ruh,1,ruhlar,1,ruhum,1,Ruhum Yanardağ,1,Ruhumun Çırpınışları,1,ruhun özgürlüğü,1,ruhun zedelenmesi,4,rüya,1,sabah,1,Sabahları Sen,1,sadakat,2,Sade ve Derin,1,sadistler,1,saf düşünceler,1,sağlık,2,sahipsiz aşk,2,samsun,2,sanallık,2,sanık,1,Sanırım Her Şey Bundan İbaret,1,sapan,1,Satır Arasi Mim #1,1,satranç,1,seçenekler,1,sela,1,sempati,1,semptom,1,Sen Yıldızlara Uzandın mı Hiç,1,senarist,1,senden bir daha,1,sendrom,1,Seni Sen Yapan Sevdiğin Şeyler - Mim Yazısı,1,sensizlik,2,serçe,1,Serzeniş,1,sesli şiilerim,1,sesli şiir,8,Sesli şiirlerim,1,sessizliğin dinginliği,1,Sessizlik Boğar Bazen,1,sevgi,16,sevgili,2,Sevgimi Geri Ver,1,sevginin değeri,1,Sevginin Galibiyeti,1,Sevginin Nurdan Kapısı,1,Sevginin Nurdan Kapısı 1,1,Sevginin Nurdan Kapısı 2,1,Sevginin Nurdan Kapısı 4,1,Sevginin Nurdan Kapısı 5,1,Sevginin Nurdan Kapısı-son,1,sevginin ölümü,1,sevgisizlik,1,sevgiye dair,1,sevilmek,5,sevmek,7,sevmekle sevilmenin farkı,1,Seyretmek Ayrı,1,Sezaryen,1,Sığdıramadım,1,sığınmak,1,sıkıntılar,2,sıradanlık,1,sırlar,1,siber alem,1,siber âlem,1,siberalem,1,simitçi,1,Simitçi Çocuk ve Hayalleri,1,sinema,1,sinema seyretme tercihleri,1,sinir,1,sis,1,Site Yönetiminde Darbe Oldu,1,Sivas,1,Sizce Mutluluk Nedir,1,Size Bir Mektubum Var,1,son,3,Son Baharım bu,1,Son Duruş Tabiiyeti- Tevazu Erdemi,1,Son Kavşak,1,Son Merhaba Ve Veda,1,Son Söz İlahi Adalette,1,Son Şarkı,1,Son Tattır Ölüm,1,sonsuzluk,1,sonu merak,1,sonuç,1,sonuçsuz sevmeler,1,sonumuza ağlamak,1,sorgulama,1,sorgulamak,1,sorular,2,sorumsuz yetkililer,1,sorunlar,2,sosyal olmak,1,sömürü,1,söz hakkı,1,Sözler Tükendi,1,Sözüm Hepimize,1,Stephen Ne Yapıyor Acaba?,1,stres,1,Stres Faktörleri,1,sur,2,Sur'da Bir Sabah,2,Suratlar,1,susmak,4,susmalı,1,sübyan mektepleri,1,Şairin Hezimeti,1,şairler.,1,Şans Mimi,1,şansızlık,1,şarkı,1,şehitler,16,şehitler var yine,1,şehitlerimiz,3,şeker bayramı,1,Şekilden Şekle,1,şeytan,1,şiddet,15,şiir,17,şiir oku,1,şiir videosu,2,şiirler,13,Şiirlerim,190,Şiirlerim.,11,Şiirlerm,1,Şikayetname,2,Şikayetname 1.Bölüm,1,Şikâyetname 10,1,Şikâyetname 11,1,Şikayetname 11.BL,1,Şikayetname 12.bl,1,Şikayetname 13,1,Şikayetname 14.Bölüm,1,Şikayetname 15.Bl,1,Şikayetname 16.Bölüm,1,Şikayetname 17.Bölüm,1,Şikayetname 18. Bl,1,Şikayetname 19.Bl,1,Şikayetname 2.Bölüm,1,Şikayetname 20.bl,1,Şikâyetname 21.bl,1,Şikayetname 3.Bl.,1,Şikayetname 4. Bl,1,Şikayetname 5.Bl,1,Şikayetname 6 Bl,1,Şikayetname 7. Bl.,1,Şikayetname 8. Bölüm...,1,Şikayetname 9. Bl.,1,şükretmek,2,şüphe götürmez gerçekler,1,şüpheler,1,tacizler,1,talan,2,tanıma,1,tanımak,2,tanıtım,1,tarih boyunca değişen isimleri,1,tarikatler,1,taşlar,1,tavizsizlik,1,tavsiye,1,tecavüz,1,tecavüzler,1,Tek Kişilik Kalabalık 10.Bl,1,teknoloji,1,telafi,1,Temizlik İmandan Gelir,1,tepkiler,1,tepkisizlik,1,terapi,1,terk edilmek,1,terör,12,Terör Kayseri'nin Ciğerini Dağladı,1,terör belası,1,terör laneti,1,Teröre Lanet Olsun,1,terörle mücadele ekibi,1,Teslim Oldum Ben,1,Tetikte Ol Sevdiğim,1,Tetikte Yaşamak,1,tıkandık,1,toplum,2,toprağım,1,tutsak avazlar,1,tutunacak dal,1,tuzaklar,1,tükeniş,1,tükenmek,2,Tüketen ve Sonunda Tükenen İnsanla Diyalog,1,tüketmek,1,Tüm Öğretmenlerimize Kutlu Olsun,1,Türk olmak,1,uçak,1,uçmak,2,Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,1,umarsızlık,1,umursamazlık,1,umut,5,umutlar,1,umutsuzluk,5,Uyandırmayın,1,Uyu Bebeğim,1,Uzak Dur Dokunma,1,Uzak Zamanlar,1,uzaklar,1,uzanmak,1,uzun beklemeler,1,Üç Yarım Bir Tam Eder Mi?,1,Ülkemin Her Yanında Çiçekler Açsın,1,üstü çizilmiş yazılar,1,üzgünüm,1,üzüntü,1,vahim olaylar,1,Vakitsiz Ezan,1,Varlığın da Yokluğun da Bir,1,Varlıklar,1,vatan,8,Vatan Hainleri Kahrolsun,1,vatan mevzuları,1,vatan uğruna,1,vatanım,5,vatanımda neler oluyor,1,vatanımız,1,vazgeçememek,1,veda,4,vefa,2,vefasızlık,3,vermeler,1,vertigo,2,vertigo belirtileri,1,Videolar,3,Videolarım,1,vurgun,1,vuslat,1,Vücutlar,1,WordPress,1,Ya Hiç Olmasaydık,1,ya Sen?,1,yaftalanmak,1,Yakamozun Büyüsü...dolunay,1,Yakarı,1,yakarış,1,yakın ölümü,1,yakınlar,1,yalan,4,yalanlar,1,Yalnız İnsanlar,1,yalnız kadın,1,yalnızlık,1,yanılma,1,Yanılmak Doğruya Çıkabilir,1,Yanımda Bile Uzaksın,1,yanlış kullanımlar,1,yanlış politika,1,yanlış seçim,1,Yanlışın Savunması Olmaz,1,yansıma,1,yapaylık,1,Yapma Kurban Olayım,1,Yaradan,2,yaradılış mucizesi,1,yaradılışımız,5,yaradılışın sırrı,1,yaralananlar,1,yaralanmak,1,Yaratan,1,Yaratılış Sırrı,1,yardım isteği,1,yargı,1,Yarı Açık Zindanımdayım,1,yarım,1,yarınlar,1,yaşam,5,Yaşam Denen Mucize,1,Yaşam Diye Bir Şey,1,yaşam hakkı,2,yaşama sevinci,3,yaşamak,3,Yaşamak Mutluluk Nedir? Şiirlerim,1,yaşanan zorluklar,1,yaşla gelen acılar. Yazılarım,1,Yavaşça Gelin,1,yayınlanmış,1,Yaz İçin Öneriler #Mim Etkinliği,1,yaz mevsimi,1,yazar,1,yazı,6,Yazıklar Olsun,1,yazılar,5,Yazılarım,177,Yazılarım.,8,yazlıklarda neler oluyor,1,Yazma Tutkusu,1,Yeni bir yıl,1,Yeni Dalga Dergisi,1,yeni doğan,1,yeni umutlar,1,Yeni ve Yararlı Bir Mim,1,yeni yıl,3,Yeni Yıl Huzurlu Olsun,1,yeni yil,1,Yeniden Gel,1,yenidoğan,1,Yeraltından Notlar,1,yeter,1,yetimler,1,yıkılan umutlar,1,yıkılmak,1,yıkılmış hayaller,1,Yıkılmış Şehir Gibiyim,1,yıkıntılar,1,yıldızlar,1,Yılgın Rüzgarlar,1,yine kurbanlar,1,Yine mim gibi bir güzellik,1,yine terör,1,yirmi iki blogger,1,yitirilen güven duygusu,1,yitirilenler,1,yitirme,1,yitirmek,1,yoğun duygular,1,yok etmek,1,Yokluğumda Sen,1,yokuşa gidiş,1,yol bulamamak,1,yollar,1,yoruma tepki,1,yüreğim,1,yürek,1,Yürümek İstiyorum,1,zalimler,1,zaman,4,Zaman Durdu Bak Yine,1,Zaman Kavramı,1,Zaman Şahidimdir,1,zamanın kaydı,1,Zamanın Yükü,1,zamanlar,3,Zamansız Sela,1,zıtlaşmak,1,zindan,1,ziyan olmak,1,zor insanlar,1,zorbalık,1,Zorlaştırılan İslam,1,zorluklar,4,zulüm,1,zulümler,1,
ltr
item
Ece Evren'in Kişisel Bloğu: Ortak Öykümüz (Mim) Yeni Bölüm
Ortak Öykümüz (Mim) Yeni Bölüm
Ortak Öykümüz (Mim) Yeni Bölüm
https://4.bp.blogspot.com/--eK1-t90Pkg/WvCg5x9msrI/AAAAAAAAJ5s/CkwmYEQ71P8o3u8CudJDz6C1gdCmnETzACLcBGAs/s1600/address-3368238_1920.jpg
https://4.bp.blogspot.com/--eK1-t90Pkg/WvCg5x9msrI/AAAAAAAAJ5s/CkwmYEQ71P8o3u8CudJDz6C1gdCmnETzACLcBGAs/s72-c/address-3368238_1920.jpg
Ece Evren'in Kişisel Bloğu
https://www.eceevren.com/2018/05/ortak-oykumuz-mim-yeni-bolum.html
https://www.eceevren.com/
https://www.eceevren.com/
https://www.eceevren.com/2018/05/ortak-oykumuz-mim-yeni-bolum.html
true
2595208849766120292
UTF-8
Tüm Gönderileri Yükle Herhangi bir gönderi bulunamadı Tümünü Gör Devamını Oku Cevapla Cevabı İptal Sil Yazan Ana Sayfa Sayfalar Gönderiler View All Tavsiye Yazılar Etiketleri Arşivler SEARCH Tüm Postalar Herhangi bir sonuç bulunamadı Ana Sayfa Sunday Monday Tuesday Wednesday Thursday Friday Saturday Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat January February March April May June July August September October November December Jan Feb Mar Apr May Jun Jul Aug Sep Oct Nov Dec Az önce 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 haftadan fazla Takipçiler Takip et! THIS CONTENT IS PREMIUM Please share to unlock Copy All Code Select All Code All codes were copied to your clipboard Can not copy the codes / texts, please press [CTRL]+[C] (or CMD+C with Mac) to copy