Geç Kalan İtiraf – 6. Bölüm

Uçurum, Baş Dönmesi,
                   Uçurum                                               



Geç Kalan İtiraf – 6. Bölüm

O günün akşamüzeri, dosdoğru yurda geldi, çoklukla yaptığı gibi. Yemeğe kadar yatakhanede ders çalışmayı düşünüyordu. Bir yığın kanun maddesi vardı ezberlenmesi gereken. Ders çalışmayı ertelemekten hiç hazzetmezdi. Lale okuldan çıktıklarında, bir yığın ısrar etmişti,
-Sen de gel takılalım biraz
-Başka zaman belki…
-Bak kızım; gözün, gönlün açılır, nereye kadar okul-yurt arası?
-Düşüneceğim, söz…
Gerçekten de düşünmüyor değildi. Şu dersleri halletsin, sonra uyurken yine hayal kurardı…

İki gün geçmişti. Lale ne derslere, ne de yurda gelmemişti. Bayağı merak ediyordu onu. Kucağında kitabı, düşüncelere daldı. Ders çalışmanın dışında hiçbir şey yapmıyordu. Hayatı kaçırdığının farkındaydı. Diğerlerinin ruh sağlıklarının daha iyi olduğunun da… En kaldıramadığı gerçeği düştü aklına. Epeydir düşünmemişti. Zira doktoru,  ayda bir gittiğinde, iyi gördüğünü, nöbet geçirme ihtimalinin düşük olduğunu ve ilaçlarını ihmal etmemesi gerektiğini yinelerdi.  Hacer Epilepsi hastasıydı… İlk nöbetini beş – altı yaşlarında geçirmiş, o günden itibaren babası onu doktora ve kontrollere götürmeyi hiç ihmal etmemişti. Hacer, kendisine iyi davranılan bir kızdı. Ya onların yanında bir şey olursa? Böyle düşünmekten kendini alamıyordu. Birden kaygılandı... Doktorunu arar, yüksek sesle çalan müziğin zararı olur mu diye sorardı.

Bu kanunlar da yetmişti canına. ‘korkarım insanlardan soğuyacağım bu gidişle’ düşüncesi içini titretti. Artık ne istediğine karar vermeli ve kafasına takılan bu sorulardan kurtulmalıydı.

Öncelikle bir arkadaşlık teklifi gelirse değerlendirecekti. Kafası dik yürüyecek ve bakışlarını kimseden kaçırmayacaktı. Arkadaşlarıyla selamlaşacak, kantinde daha fazla vakit geçirecekti. Pek müzik dinlemezdi ama tabii ki bu zevke sahipti. Sadece ders çalışırken müzik dinleyenlerden değildi. Tüm dikkatini dersine verirdi… Bunları düşünmek bile onu mutlu ettiyse, insanlara karışmanın tam sırasıydı… Yapabilirim bunu dediği an, Lale cadısı girdi kapıdan. 
-İki gündür neredesin? Özledim seniii. Gel kız, sana sarılayım. Lale şaşkınca,
-Aaaa, sen beni özler miydin? Kankilerle takıldık, anlatırım istersen. Haydi şimdi yemeğe, orada konuşuruz. Kıkırdayarak aşağı indiler…

Ece Evren/Halkalı 

8 yorum:

  1. Kötü seyler yapmasa bari 🙄🙄🙄

    YanıtlayınSil
  2. Epilepsi,hem hasta için hem de hastanın ailesi için gerçekten zor bir hastalık.Okuyoruz bakalım nolcak?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bayağı bilgi sahibi oldum Yurdagül'üm. Eşime baktığım zamanlarda hastanedeyken bir gece; diğer odalardan birinde bir genç nöbet geçiriyordu. O ne hâldi öyle :(( Ben çok cesaretliydim ve hemşire bunu biliyordu. Ağzına kaşık soktum delikanlının. Çok zor gerçekten. Allah yardım etsin hastalara da ailelere de. Sevgiyle öpüyorum canım :)

      Sil
  3. Hay allah, hiç beklemediği bir anda bir kriz vurmasa bari onu :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben onu ayarladım canım, bugün internetten neler buldum. Çok öpüyorum canım arkadaşım :)

      Sil
  4. "En kaldıramadığı gerçeği düştü aklına." Hacer'in bu cümleside beni vurdu işte ... Haceri üzmeyin Ece hanım olur mu?

    YanıtlayınSil
  5. Evet canım, gayet özenli davranacağım kızımızın hüsrana uğramaması adına. Bu arada ziyaretiniz mutlu etti. Çok teşekkür ederim :)

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la