Geç Kalan İtiraf – 5. Bölüm

Eğitim, Fakülte
       Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi                                     


Geç Kalan İtiraf – 5. Bölüm

Ertesi gün yurttan erkenden çıkıp, üniversiteye geldi. Amfiye erken gitmek ve ön sıralarda oturmaktı niyeti. Üniversite binasına girmemişti daha, koluna sıkıştırdığı ciltlerden anlamış olmalılar; kaldırımda oturan iki gençten biri “ dişi ineğin bu kadar güzelini hiç görmedim…” diyerek sesini duyuracak şekilde laf attı. Hacer hırslandı ve onlara dönüp” Terbiyesizsiniz!” dedi. Gülüştüler gençler, daha da kızdı Hacer, gözleri ateş saçıyordu sanki. Karadenizli damarı kabarmıştı. Aslında oralı olmamalıydı, dayanamayıp cevap vermişti işte.... ‘Şöyle kafalarına bir kitap fırlatsam’ diye içinden geçiverdi bir an. Yoluna devam edip, fakültenin merdivenlerinden hızla çıkıp içeri, oradan da kantine gitti. Bir tost ve çay alıp, cam kenarında bir masaya, içeriye arkası dönük olarak oturdu. Tek tük öğrenciler gelmeye başlamıştı. Tanıdık bir kız gelse biraz daha da oturmak isterdi ama kimse görünmemişti yarım saat oyalanmasına rağmen.  ‘Bugün çok öğrenci olacağı için amfiye erken gideyim, orada biraz çalışırım hem…’diye sessizce söylenerek çıktı kantinden.

Koca amfide tek tük öğrenci vardı. Tekstlerini ve kitabını önüne yerleştirdi.
Az huzurla oturmuştu ki, kapıdan içeri yüzlerine aşina olduğu iki genç girdi. Söyleniyorlardı birbirlerine; bir durup, bir yürürken hararetle tartışıyorlardı. Ön sıralara oturacaklarını anladı Hacer. İki basamak alttaki sıraya tam yerleşirlerken, havalı olan diğerine “Daha suç ile kabahati birbirinden ayıramıyorsun oğlum, sen geçtik beşi, altıyı; on senede falan bitiremezsin bu fakülteyi!” der demez, “dikkatli konuş oğlum!” diyerek, vurmak için kaldırdığı yumruğunu havada tuttu onu kışkırtan. Hâlâ konuşuyordu tahrik edercesine havalı genç” Öğren oğlum bilmiyorsan! Alt yapın zayıf senin; nerelisin sen?” Hacer huzursuzlukla yerinden kalktı.

İş kötüye yol almıştı zira. ‘Yarabbim kabus gibi başladı gün’ diye söylendi. Sonra “yeter ya, siz böyle yaparsanız; bu zihniyetle hiçbir öğrendiğinizi uygulayamazsınız. Şu an gözümde aynı yerdesiniz biliyor musunuz?.. Lütfen arkadaşlar, beni huzursuz etmeye de hakkınız yok…” diye, hafifçe sesini yükselterek söyledi bunları. Bu ikaz iyi gelmişti sanki onlara. Havalı olan, hani arabaların trafikte birine yol verdiğinde, diğeri teşekkür için elini yumuşak bir hareketle kaldırır ya, mutlaka şahit olmuşsunuzdur; bu ise kafası öne eğik, Hitler selamına benzer bir selam çaktı. ‘Neyse’ dedi Hacer içinden, ‘ne sorunlu bu erkekler yahu...‘ Bir an önce şu yarım saat geçseydi de, hoca gelseydi. Derken bizim deli kız göründü, küçük kızlar gibi sekerek geliyordu. O da Hacer’i gördü. Bu defa, tepesindeki kuyrukların birine lila, diğerine de siyah kurdele takmıştı. “Bu ne hâl kız?" dedi. “Selam tatlım, insan giderken uyandırır” diye mızmızlandı Lale.

Ece Evren/Halkalı 

13 yorum:

  1. Kabahat mi, suç mu tartışması... Benzer tartışmaları ne çok yaşıyoruz. Fikirlerimizi farklı olsa da kavga etmeden tartışabilsek keşke..

    YanıtlaSil
  2. Keşke Arif... Arada bir kızım arabayla doktora falan götürüyor, bomba gibi sanki şoförler. Önce kolunu çıkarıp arabasından bağırıyor, sonra da diğer şoförün tepkisine göre sanırım, anında çıkmaya yelteniyor. Ondan sonrası meçhul. Her çıkışımda rastlıyorum neredeyse... Allah korusun herkesi hırsla hareket etmekten. Teşekkürler yorum için Arif :)

    YanıtlaSil
  3. Ya şu akıcı diline bayılıyorum ben ya :) Çok güzel bir yetenek :) Derya'nın da dediği gibi kalemi resmen dans ettiriyorsun :) Öpüyorum seni kocaman :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok mutlu oldum Yurdagül'üm. Senden bunu duymak ayrıca güzel. Gözlerinden sevgiyle öperim kızım :)

      Sil
    2. Biri Derya mi dediii 😂😂😂. Bu bölümü atlamisim okudum simdi yenilerini bekliyorum 😘

      Sil
  4. Ece abla, seni sevmenin ardında çok derin bir karakterin ve ruhun var. Ben sanırım buna hayranım daha ziyade... Yazdıkların, anlatmak istediklerin, betimlemelerin, cümle kuruşların. Tek kelimeyle hayranım yazdıklarına. Bir yazı yazmışsın, aslında binlerce mesaj içinde... Anlayana, okumasını bilene. Kalemine sağlık güzel ablam...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Melissa'cığım, çok hislendirdin beni. Teşekkür ederim yavrum. Aslında öykü hareketlenecek de, sondan başa doğru yazınca düzenlemek zor oldu biraz. Sevgiler kızıma :)

      Sil
  5. En heyecanlı yerde bitti hikaye... Devamını merakla beklemedeyim. Üniversite bambaşka bir dünya bence..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kerime, hoş gelmişsin sayfama :) Sana doğru yola çıkarım yorumlarınızı cevaplayınca. Ben üniversiteye gitmedim. Ama ablam; İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde okurken, beni Çemberlitaş Kız Öğrenci Yurdu'nda iki gece ağırladı. Okulunu da gezdirdi. Ona bir çok şey sorardım, anlatırdı bana :)
      Teşekkür ederim yorum için, sevgilerimle canım :)

      Sil
  6. Kıbrıs'ta sürücülerin birbirine yol verip birbirlerini el işaretiyle selamlamaları çok fazladır. Bir keresinde annemle trafikte ilerlerken bir sürücü bana yol vermişti, ben de el işaretiyle teşekkür etmiştim.Annem de tanıyor musun? adamı diye bir hararetle sormuştu bana. Trafikte el işareti deyince aklıma bu geldi.Ece abla keyifle okudum. Kalemine sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Saadet'ciğim:) Hayatın içinden bir öykü olsun istiyorum...

      Sil
  7. İlerde sözü geçen biri olacak Hacer kızımız.. vallahi hissediyorum :) eline sağlık sevgili Ece :)

    YanıtlaSil
  8. Evet canım, onu elime aldım ben 😂😂😂 Teşekkürler arkadaşım 😘

    YanıtlaSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la