Sabırsız Olmayın…

Azgın Kuş
Balık                   

Sabırsız Olmayın...

AYNI TARAFTA, Yani DÜŞÜNCEDE VE FİKİRDE OLMAK ZORUNDA DEĞİLİZ. ANCAK, AYNI DÜŞÜNMESEK DAHİ; BİRBİRİMİZİN HAKLARINA SAYGI GÖSTERMEK ZORUNDAYIZ. TÜRKİYE ÇOK YORULDU. HAYDİ, DİNLENDİRELİM ONU VE ONA OLAN TÜM BORÇLARIMIZI ÖDEYELİM. ONA HER BİRİMİZİN NE KADAR BORÇLANDIĞIMIZI İSE, SANIRIM AKLI OLAN HERKES BİLİYORDUR...

Sabırsız Olmayın…

Size; vatanımızda yeniden güzel günler göreceğimizi, günlerdir olan nefesini kullanarak, azimle, inançla ve bizlerin heyecanlarımıza benzer utangaç bir tevazuyla anlatan; genç, hevesli ve dinç insanımızı ani ve yanlışlığı kesin bir kararla; en azından kafalarınızda harcamayın, harcatmayın! Sadık olun; hem vatanınıza ve hem de sizde olduğuna inanıyorsanız, adil olan düşüncelerinize…

SABIRSIZ OLMAYIN…

Seneler geçmeye, gün itibarıyla başladı bile. Zaman sürdüğü müddetçe; hak, hukuk ve adalet, varlığına kavuşmak için gereken mücadelesini verecek… Bunu gerçekleştirmek isteyenlere; o aceleci ve sabırsız tavrınızı bir yana bırakıp (zaten bir şey yapamıyorsunuz) süre verin, destek olun. İyisi mi siz, sadece hakiki vatansever olun…

Sabırsız olmayın

Bir anda, bir yığın engellerin aşılması ve mucizeye benzer bir atlayış beklemek zaten abes olurdu. Kim kaç senelerdir, mükemmel bir organizasyonla çalışılıp, hedefe  kitlenilmiş ve ağaçlaşmış bir yapının, köklerinin nasıl yayıldığını; hepimiz, aklımız kıt olsa da anlayabiliriz. Peki; kendimizin asla yapamayacağı şeyi, daha kendi haklarımızı korumak nedir, bunu bile bilmekten acizken; bu vatan evladının çalışma ve gayretlerinin sonunu başarısızlık olarak nasıl nitelendirebiliriz ki? Başarısız olan, vatanı için gereken atılımları yapmayan, senelerdir oy kullanmaya gitmeyi zul sayan bizleriz...

Başarı göreceli bir kavram… Dün heyecanla yücelttiğimizi; beklediğimiz hazır  sonucu almadık, alamadınız diye – tadını beğenmediğiniz bir yiyecek misali- çöpe atmayın. Vatana ve Ata’nıza ihanet etmiş olursunuz. Siz emek ne demek, vatan için çırpınmak ne demek bilir misiniz? Tabii, çoğunuz bilir ama yetkili ve seçilmiş birileri olmadığınız için sadece yorum koltuğundan ahkâm keser, hatta asar-kesersiniz! 

Bekleyin, sabırsız olmayın. Her şey bitmiş gibi davranıp, doğru bildiğinizi inkâr etmeyin.

Bizler neleri başaramadık bilir misiniz? Düşüncelerimize, doğru bildiklerimize, tarafımıza ( taraf olmasaydı, demokrasi olmazdı ), örflerimize, adetlerimize, geleneklerimize, ahlak anlayışımıza, sınırlarımıza, kültür eserlerimize, manevi miraslarımıza, çocuklarımıza, kadınlarımıza, engelli vatandaşlarımıza, havamıza, suyumuza, vb. gibi birçok değerlerimize; tüm bunların kıymetini bilip, sahip çıkamadık, bunun gayretini bile göstermedik... 

Belki hiç umursamadık. Saf ve mesuliyeti oldukça sınırlı, kafa yormayan yaşamları seçtik. "Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” mantığındaydık. Günler, bugünlere dayanana kadar ise nemalananlar; tabiatları, inançtan anladıkları ve ezberleri haline gelmiş düşünceleri gereği bir yapı oluşturmuşlardır. Zamana yayıldığında, aralarda şok etkisi yaratmaktan çok, uyuşturma taktikleriyle; hadlerini iyice aşıp, burayı eski Osmanlı toprakları kabul edip ve bizi vasıfsız köleler; üstümüzde cirit attılar... Oyunlar oynadılar. Eh, sanırım biz de kafamıza, gözümüze gelmesin diye; saçma sapan beden savunma hareketleri yaptık. Bu arada şaşaalı yapılar dikildi bir bir ve yavaş yavaş. Şimdi bizleri atsan içine asla kabul etmeyip, çığlık çığlığa kaçacağımız...  

Terör ve bilumum olmaması gereken şeyler vuku bulurken, hep bir avuç yürekli insanlar dolaşıyordu vatanın birçok yerinde kümeler halinde. İtiraz ettiler ama ya öldüler ya da hapse atıldılar. 

SİZ BU SONUCA HÂLÂ BAŞARI MI DİYORSUNUZ?

EY VATANIMIN İNSANLARI…
SİZ CEDDİNİZE, ATA’NIZA, NANKÖR OLMAYIN! KALAN ŞU RAHATINIZIN UZUN SÜRECEĞİNİ SANMAYIN… ÜSTÜNÜZDE METAZORİ BİR HÂKİMİYET – ÇOKTAN- İNŞA EDİLDİ. SİZ ANCAK, AKILLARINIZI, VİCDANLARINIZI VE ZEKÂLARINIZI KULLANMAK İSTERSENİZ; İŞTE ANCAK O ZAMAN EVLATLARINIZ KURTULUR!


Bizler demokratik olmasını dilediğimiz bir seçimin gazileriyiz. Bugün, yüz küsur miting yapan bir vatan evladını eğer değişik yargılarla suçluyorsanız, sizin kanınızdan şüphe ederim...

NE MUTLU TÜRK'üm VE MÜSLÜMANIM DİYENE…

Ece Evren 26.06.18

8 yorum:

  1. Sabırdan başka yaptığımız bir şey yok.Ne mutlu Türküm diyene..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Başka çare de yok sanırım. Zaman işleyecek, tarih yazmaya devam edecek...

      Sil
  2. Ben de seçim sonuçlarına hem şaşkın hem de çok üzgünüm.Sandıkların başında müşahit olarak bekledik biz.Gençler çok azdı.Seçim sonuçlarına da verilen kararlara da saygı duymaktan başka yapılacak bir şey yok..
    Ben kendi adıma değerlerimizi korumaya,elimden geldiğince çalışmaya,üretmeye devam edeceğim.Enseyi karartmadan devam etmek gerek.Umudumuzu kaybetmemeliyiz.Kalemine sağlık ablacığım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Yurdagül'üm.
      Oy kullanacağım sınıfa girer girmez, önce sağdaki görevlileri derin bakışlarla süzdüm. Ama ne orada fazla kalma şansım, ne de şansım olsa dahi, sığındığım atarlardan başka yapacak bir şeyim yoktu.

      Yalnız ben; kızım arabasını park ettiği yerden almaya gittiğinde, elleriyle ağızlarını sıkıca kapatmaya çalışıp; telefonlarını yiyormuş görüntüsü veren bir-iki gencin, yanlarına saf ve iyice yaşlı bakışını yüzüme oturtarak, onlara yaklaşmaya çalıştıkça çekirge gibi zıpladıklarını gördüm. Bizden değildi onlar. Anlamak güç değildi. Günahlar boyunlara artık :(((
      Sakin olmak lazım. Güneş her gün; bir bu yüzü, sonra bir diğer yüzü aydınlatıyor. Ya hiç aydınlatmasa nice olurdu halimiz? Öpüyorum kızım.

      Sil
  3. Fazlada sabırlı olmayın , her şeyin bir kıvamı var :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben mi, biz mi? Hepimiz mi? Ben bunu anlatmak istemedim ki web kenti...

      Sil
  4. Cok güzel bir yazi olmus. Bizler görüsü rüzgara göre degisenlerden degiliz. Dün neysek bugün de oyuz. Büyük bir hayalkirikligi ve hatalar var ama sartlar da belli. Sevgiler 😊

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la