Şikayetname 22.Bölüm

          Dilsiz  şahitler    

Dönüş O’nadır…

Geçip gitmiş mutluluk mutlu eder mi, bunun için onlarca şartı şart koyanı? Acılar bence değerli olan. Önü ardı meçhul ömür denen sayılmış gün, neye göre hesaplandığını, kararlaştırıldığını bilmediğimiz ve öğrenip öğrenmeyeceğimizden bile tam olarak emin olmadığımız; geçiciliğin olmayan insafına salıverilmişlik; zamanın içinde uzayda bir yerlere. Dünya dönüyor, biz de; o nereyeyse oraya... Şarkılarda, şiirlerde aldanılmışlıklar ve sanki aldanma gerekliliğinin formülleri aranıyor hâlâ…

Her şey zıttı ile kaimse, kara taraftakiler neden hep orada? Ak ve mutluluk tarafında olanların yeri sağlam olsun diye mi çekilen ızdıraplar? Nasıl bir dengesiz denge ki bahsedilen? Şansı yaver gidenler, daha önce bir yatırım mı yapmışlar? Bu yaşımda şunu söyleyebiliyorum ki, kader denen şey; kötülüklere daha çok prim vermiş. Uzun soluklu kötülüklerin ve acımasızlıkların bir tatmin yeri… Bize düşense, koyun gibi kabullenmek. Bence her şey bundan ibaret… Varsa da ben görmedim bilmiyorum tutan bir tarafını…

Sırlar var, sırlarıyla gidecek olsalar da bazen tüyo verirler anlayabilecekleri ihtimal dâhilinde olanlara ve bu yetiyi kazanma evrelerinin acımasızlığından bir şekilde geçenlere. Aslında hayvanlar iyi geliyorlar insana. Onlar biliyor gizemin ardındaki altındaki tüm gerçekleri. Ondan dilsizler. Onlar anlar üşüyenleri, aç kalanları ve iyi niyetlileri. 
Bazılarının özenle kurdukları masalarını süsleyen içecekler, dünyayı iplemez edip biraz unutturuyorlardır sanırım. Ama ertesi gün tüm acımasızlığı hakikatin; çelikten bir kalkan gibi dikilir onların da karşılarına.

Ölümü hiç düşünmeyenler, yakın olup olmadığını asla bilmeyecekler. Ölürken verdikleri son nefeslerinde belki tam da anlayıp, anlatmamaya mahkumdurlar... 

Geleceğin kapısına dayanmanın, meçhuller dünyasına geçişin durağı olduğu bu yerde; hangi hâller üzere olunacağının hep bir sır olarak kalacağı. Ve insan vücutlarının daha şekle dönüşmeden tepesinde konuşlanmış beyinlerinin, ezelden ruhlarıyla anlaşmış olma ihtimalinden giderek; beden yıkılınca yere cansız, belki gerçeklerin ayan beyan beyin gözlerinde zuhur edeceği ya da ruhların bedenle irtibatının derhal keseceği… 

Ölüme borçlu olduğumuzdan emin olarak, adım adım ama uzak ama yakın; sürekli yol aldığımızı aklımızdan uzak tutmaya çalışıyoruz. Gün denen, insanoğlu ve kızına sunulmuş, içinde yaşama şansımızın kaçınılmazı zaman dilimi. Rutin yeme içme mecburiyeti, bir koşuşturmaca, ya da kimilerine eşsiz bir zevkler çeşitliliği ki ucu gelmez, doyulmaz. – Keşke- lerimiz oldukça çok, eklemeye devam edeceğimiz belli olan ve sanki - ulaşacağımızdan emin olduğumuz- bir hedefe koşarken ve kimilerinin ezberlerle yetinerek Yaratıcının azametini 'Korku dağları bekler 'gibi anlatımları… 

Aslında; Allah'ın o güçlü sessizliğini fark etmiyor musunuz?

Ece Evren 05.08.2018


11 yorum:

  1. Sessizliğin anlattıkları daha başka nasıl dile getirilebilir, yazıya dökülebilirdi. Emeğinize, yüreğinize sağlık.

    YanıtlayınSil
  2. Yine yüreklere dokunan bir yazı. Kaleminize sağlık...

    YanıtlayınSil
  3. İnsan hayatı zaman zaman ağır sorgulamalarla uğraşıyor sanıyorum farkında olarak veya olmayarak. Farkında olmayarak ifadesi aslına bakılırsa bilince fırsat vermeden yapılan ve sonrasında farkında olarak yapılan ise bilinçli olarak yapılan sorgulamalarımızdan oluşuyor. bazılarımız kader, bazılarımız da isyan ederek cevap veriyoruz bunlara. Teslimiyet ise en kötüsü anlaşılan. Kendi sorumluluklarının farkında ve bilincinde olan insanlar için ölüm korkulacak şey değildir bence. Zaten o sorululuklarının farkında olmakla onlarca belki de daha fazla yaşarlar o duyguyu, kanka olurlar yaşamları içinde. İnsan kankasından korkar mı hiç?
    Her şey gönlünüzce olsun. Hoşça kalın.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz çok güzeldi. Sizin de her şey gönlünüzce olsun Halil Bey :)

      Sil
  4. şiir gibi kaleme alınmış bir şikayetname yazısı..bir yazarın şikayetlerini yazı türünde şiir gibi yazması,okuyucununda hoşuna gidiyordur..🙂 elinize emeğinize sağlık,umarım ailecek iyisinizdir,kızınızla ilgili rahatsızlığı duydum,çok geçmiş olsun.Allah'ım şifa versin..sağlıcakla kalın..🙂

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sağ ol Ertuğrul. Her iki yazdığından ötürü de.
      Kızımın saçları fışkırmaya başladı, bu iyi haber. Dilerim bununla kalır, Allah kimseye göstermesin...
      Diğeri; şiire gidiyor hep kalemim. Böyle yazmaktan keyif alıyorum.
      Döndüğüne o kadar sevindim ki... Sağlıcakla kal kardeşim :)

      Sil
    2. Sizlerin de iyi olmanızı dilerim :)

      Sil
  5. Cok güzel, her zamanki gibi. 😍😍😍

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la