Geç Kalan İtiraf 14.Bölüm

Epilepsi                  

Geç Kalan İtiraf 14.Bölüm


Ertesi Gün...
Gözünü açtığında karşısında Lale vardı. 
 -Yoksa? Dedi Lale’ye
-Evet canım. Neden bana hiç bahsetmedin?
- Çok düşündüm söylemeyi, sen olsan kolayca anlatabilir miydin?
Günlerce uyumuş kadar mahmurdu. Yorgun ve solgun görünmesine rağmen o kadar güzeldi ki…
-Evet ama söylemen gerekirdi, seni oraya gitmek için zorlamazdım. Çok daha sakin mekânlar vardı.
-Şimdi herkes duyacak…
-Hayır, duymayacaklar. Şerif ile Sinan acayip üzüldüler. Kimseye bahsetmemek için söz verdiler. Sen sadece dinleneceksin canım. Ben hep senin yanında olacağım. 

Onu önce acile götürmüş, orada müdahale etmişlerdi. Stabil olup da serviste bir odaya geçirdikleri anlarda Hacer hâlâ kendinde değildi. Tertemiz bir odaydı ve Lale’nin de kıvrılacağı rahat görünen bir divan vardı. Hemşireler sıkça geliyor ve Hacer’i kontrol ediyorlardı. Lale o kadar şaşkın ve üzgündü ki, bölük pörçük uyudu. Arkadaşını çok seviyordu. Ertesi gün doktorlar gelip dosyasını incelediler ve Hacer’den mes'ul doktor, bir gün daha kalmasını uygun gördü. Hacer genelde uyuyordu ama aralarda bol bol sohbet de ettiler. 
Doktorun bana, dikkat etmemiz gereken her şeyi anlattı. Ha, bir de ilacını değiştirdi. On beş gün sonra yeniden geleceğiz buraya. 
-Sağ ol dedi Hacer.

Bitkindi Hecer, günlerce uyuyası vardı sanki… 
-Lale, acaba sosyal fobimin nedeni bu olabilir mi? İçten içe korkum yani… Sana söylemiş olmalıyım, hani köyümden bir kız. Aileme ait her şeyi bilen… Benim için büyük tehlike o. Okuldaki son günlerimi bu korkuyla yaşamak istemiyorum. 
-Sen üzülme canım. Ben önlem alırım. Sadece onu tanımamı sağla. 
Ertesi gün olmuş, doktorlar yeniden gelip, Hacer’in artık taburcu olmasını uygun görmüşlerdi. Hazırlanmaya başladılar. Bir ara konuşurken Lale ona 
-Bana attığın o sıkı çimdiği unutmuş değilim dedi. Kahkahayla güldüler. 
-Ama hak etmiştin Lale… 
-Erkeklere zaafım olduğu doğru, lakin bu benim kötü bir kız olduğumu göstermez ki… 
-Tabii ki Lale, sen benim en güvendiğim arkadaşımsın. Ama yine de dikkatli olmanı isterim canım. Ben erkeklerden çok korkuyorum, nedenini anlamak dahi istemiyorum. Şu günlerde düşüneceğim tek şey finallerim olacak. Güle oynaya hastaneden çıkıp yurda doğru yol alırlar. Hacer, Lale’nin hastalığını öğrendiği için tedirgin olmasından korkuyordu. İlaçlarını düzenli kullanmalıydı. Yatağında huzurla uykuya daldı. Lale ise artık kendisini Hacer’den mesul hissediyordu. Hacer’in tahmini doğruydu. Tetikteydi sanki, hep etrafındaydı… Hastalık huzursuz eden bir şeydi, tek hasta değil, yakınlarını da etkilerdi. 

Nöbetten sonraki günler...

Hacer herkesin önünde geçirdiği bu nöbetten sonra içine kapanır gibi oldu. Finallerde başını kaldırıp kimseyle gözgöze gelmemeye çalıştı. Bir gün yanına Şerif oturdu. Bambaşka biriydi sanki, Şımarıklığından eser yoktu.
-Hacer
-Efendim Şerif?
Sana üzüntümü anlatmam imkânsız.Senin olayın sanki beni kendime getirdi ve hayatla yüzleşmeme neden oldu. Lütfen üzülme. Bizler senin senelerdir arkadaşlarınız. Hepimizin başına gelebilecek şeyler bunlar. Daha değişik şeyler de olabilir, yaşama artık bambaşka bir gözle bakıyorum. Çok değerli ve güzel bir kızsın. Seni çok seviyoruz biz. 
-Sağ ol Şerif, gerçekten bana moral oldun. Bir tutukluk yaşıyorum ama geçer sanırım...
-Bundan sonra hareketlerimize dikkat edeceğiz, kendimize gelmemiz lazım, ciddi birer mesleğimiz olacak. Zaten normali de budur. Sorumsuzca yaşama ara verelim diyoruz arkadaşlarla...
-Dert etme Şerif, ben hastalığıma alıştım ama bu kadar şiddetli geçirmemiştim doğrusu. Zaten sırf düştüğüm anı hatırlıyorum. Lale'nin doktora anlattıklarından dinledim şiddetini. Sizinle gelmem hataydı, nasıl güvendim ki kendime. Ses, gürültü ve hareketli ışık benim için risk zaten. Doktorum söylemişti... Yine de ilgine çok teşekkür ederim Şerif.

Zaman zaman diğer arkadaşlarıyla bu tür diyalogları oldu. Lale her an yanı başındaydı zaten. Arkadaşına toz kondurmuyordu. Hacer'e arkadaşlarının bu yakınlıklarından dolayı güven gelmişti. Artık gülüyordu gözlerinin içi. Bu rahatsızlıkta moral çok önemliydi. Hacer de erkek arkadaşlarına karşı ön yargılı olduğu için kendisini eleştirmeye başlamıştı. Hayat da somurtarak geçmezdi yani. Sinan'ı da, Şerif'i de kırmıştı o gece. 'Yine iyi çocuklarmış' diye düşündü. 

Finaller bitmiş, sıra baloya ve kep törenine gelmişti. Baloya katılmayı düşünmüyordu. Kep en çok da ona yakışmıştı. Havaya fırlatırken; Lale onun poz poz fotoğraflarını çekti. Sonra annesine gönderdiler.Lale maalesef başarı gösterememişti, aynı sınıfa tekrar gidecekti, o kadar gezerse olacağı buydu...  
Az bir dinlenme ve staj hazırlıkları. Dünya kadar evrak gerekiyordu müracaatta. Lale onu bir dakika bile yalnız bırakmıyordu. Hacer'in babasının kiraladığı şirin evde kalıyorlardı. Lale bütün maharetini sergileyerek yemekler yapıyordu arkadaşına. Bolu'luydu Lale. İyi ev kadını olurdu ondan. Hacer'le hiç ayrılmamak üzere sözleştiler. 

Hacer'i; korunmaya muhtaç gibi hissetmesi zorluyordu ama manasız gurur yapmanın saçma olacağını düşündü sonra. 
Hastalığı stabil olana kadar çok dikkatli olmalıydı. İlaçlarını Lale mutlaka hatırlatıyor,arkadaşının düzelmesi için çırpınıyordu. Senelerdir tutmayan nöbetin o gece olması asla bir tesadüf değildi. Tamamen sebeplere bağlıydı. Anlaşılan Hacer, ömrü boyunca dingin bir hayat sürmeliydi. Doktor bu kadar olumsuz düşünmüyordu. "Hacer, hayatını rahatça sürdürebilirsin, spora, dansa gidebilirsin. İlaçlar seni korur" diyerek içine su serpiyordu. Son kontrollerde sonuçlar çok iyiydi. Doktor Hanım tam altı ay sonrasına randevu verdi. Bu iyi bir şeydi. 

Doğa da öyle değil miydi, yağmurlar, seller, afetler bir-iki gün sürer, tahribatını bırakır ve giderdi. Bu nöbet de Hacer'in, son güne kadar olan sıkıntılarının, yoğun çalışmasının bir patlaması olabilirdi. 

Hayatı hakkında her şeyi biliyordu artık Lale. Nöbetine bile şahit olmuş, kim bilir nasıl üzülmüştür diye düşündü. Tüm bunlara rağmen davranışları hep aynıydı. Nöbetten sonra üstüne çok düşseydi kendisine acıdığını düşünebilirdi. Hiç öyle olmadı. Çok şanslı olduğunu düşündü Hacer. Böyle candan arkadaşlar kolay nasip olmazdı kimseye. Onunla ölene kadar arkadaş kalmaya söz verdi içinden. Lale'nin daha bir senesi vardı. Onun da stajı olacaktı. Ama birbirlerini yalnız bırakmayacaklardı. 

Ece Evren/Milas 20.09.2018

8 yorum:

  1. sinanla şerif dürüst mü acaba? çoğu zengin çocukları biraz şımarık gibi olur da..🤔😀 ama doktor hanım doğru sölemiş spor,dans gibi hareket gerektiren faaliyetler Hacer açısından iyi olabilir..✔ emeğinize sağlık efenim..✔🙂

    YanıtlaSil
  2. Sinan ile Şerif'in rolleri buraya kadardı. Olay seyrini değiştirecek Ertuğrul. Teşekkürler yorum için :)

    YanıtlaSil
  3. Hayat bize yaşadıklarımızla ders verir. Göremedipimiz hatalarımız bize bşr olayla batar ve değişimin zamanıdır artık.

    YanıtlaSil
  4. Cok iyi bircdistmus Lale. Merakla okuyorum 😊

    YanıtlaSil
  5. Dost yazacaktim telefonla yanlis oldu 🙈

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olsun Derya'cığım 😊 Sevgiler...

      Sil
  6. Evet, herkese nasip olmaz böyle dost, arkadaş. Lale'ye yakın bir tip tanıdım ben. Rahmetli ablamın arkadaşı idi. Biraz çapkındı :) ama çok severdi ablamı ve hastayken çok yardımcı oldu ona. Ondan da esinlendim biraz :) Sevindim okumana canım. Teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la