Yoncalı Şalın Sihri 10.Bölüm

Kabus
Uyuyan  Kadın          

Yoncalı Şalın Sihri 10.Bölüm
       
     Hayat işte; böyle nice sırlarla, kandırma ve aldanmalarla ile dolu bir yerdir. Suç hep namlunun ağzındadır. Ya siz sıkarsınız ceremesini çekmek üzere ya da başka birileri sıkar kurşunu ama siz hem suçlanır hem de zararını görürsünüz…                    
     
     O gece öğrendiği şeyler Umut’u çok yıkar. Annesi Sedef Hanım, teyzesi ikinci çocuğuna hamileyken sürekli ona baskı yapar. Çocuğu olmuyordur ve doğacak çocuğunu ona vermesini yalvararak ister. Umut’un babası uzun süre  yurt dışında  kalacaktır. Onun kendisinden ayrılacağı kuşkusuyla, telefonda hamile olduğunu söyler kocasına. O zamanlarda teyzesi başka bir şehirdedir. "Ablamın yanında hamileliğimi geçireceğim" yalanıyla hem eşini beklentiye sokmuş, hem de bu emr-i vaki ile teyzesini büyük üzüntüye gark etmiştir.
      
    Nihayet teyzesi başka çıkar bir yol bulamaz ve bu büyük yalana ortak olur. Eniştesi büyük tepki verir ama bir işe yaramaz. Bütün gereken işlemleri hileyle halledecektir. Sonra annesi, teyzesini yaşadıkları şehre taşınmaya ikna eder. Zaten Umut’u görmeden duramayacaklardır karı koca. 'Bu vesile ile oğlumuzu görmüş oluruz sık sık' diye düşünürler. Hemen taşınırlar. Sedef Hanım aralarda Umut'u almaya geldiğinde  sürekli  tembih eder ablasına sırrını hiç kimseye vermesin diye. Korkusu sadece eşindendir.

     Umut teyzesinde fazla kalamamıştır o gece. Adeta kaçarak eve döner. Hemen yatağına atar kendisini. Annesi salonda arkadaşlarıyla yine oyun oynuyordur. Bir an önce kaçıp gitme isteği doğar içinde. Ceyda’yı da alıp yurt dışına gitmek… ‘Sabretmeliyim’ diye düşünür. Telefonu çalar, arayan teyzesidir. Nasıl olduğunu sorar şanssız kadın. Umut; teyzesiyle konuşmayı kısa tutmak için, bir şeyler söylemeye çalışırken hıçkırıklara boğulur. Teyzesi çok üzülmüştür. Ona yarın gelmesini, Ceyda ile ilgili öğrenmek istediği şeyler olduğunu söyler. Kapatır telefonu ve yere bırakır Umut. Hayatının en üzgün gecesidir bu.
Umut çok zorlanır uyumakta. Nihayet yorgun düşmüş ve uyuyakalmıştır. Uykunun hangi evresinde bilinmez, teyzesi girer rüyasına.
-Umuuut! diye sesleniyordur…
-Teyze…
-Umut oğlum…
Bu ses sürekli yankılanıyordu rüyasının özgür ve sınırsız alanında, derken eko yapmaya başladı. 
-Oğlum, oğlum, oğlum… Dayanma gücü azaldı, yüreği çılgın gibi atmaya ve çırpınmaya başladı.
-Yeteeeer! Umut birden uyandı, etrafına bakındı, pencereden içeri doğru giren rüzgâr nefes almasına destek oldu. Rüyanın etkisi ise yeniden uykuya dalana kadar sürdü.

      Rüyalar, sözleşmiş gibidir iki sevgiliyi ziyarette. Ceyda ise rüyasında Umut’u görüyordu. Bir tepeye doğru tırmanıyordu sevdiği. Ceyda’nın ardından seslenmelerini işitmiyor gibiydi. Koşmaya başladı ama yetişemiyordu, dizlerinin üzerine düştü. Ağlamaya başladı. Umut hızla gidiyor gibi görünse de fazla uzaklaşmıyordu. Birden kollarını havaya doğru açtı, sağ elinde Ceyda’nın şalı vardı. Düştü Umut, Ceyda yanına doğru yeniden koşmaya başladı ama bir türlü ulaşamadı. Onu tepeden bakar gibi gördü birden, kan vardır göğsünde. “Aman Allah’ım” diye bağırdı. Şal kıvrılarak düşüp, Umut’un kanla kaplanmış göğsünün üstünü kapladı. Ceyda hıçkırarak ağlamaya başladı ” Umut ne oldu sana?” diye üst üste bağırırken uyandı...

Bazı rüyalar vardır, gelecekten bazı şeyler fısıldarlar sanki bize. Bazen de korkularımızla şekillenirler. Uykularımızın konuklarıdır onlar, bilinçaltımızın sahnesinde oynananları gözsüz seyrettiklerimizdir.  
      
Ece Evren 03.12.2018

2 yorum:

  1. Gercekten büyük bir dram. Ilk paragrafa katiliyorum. Hayat tuzaklarla dolu. 😪

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler Derya. Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la