Biraz İçten Olalım.


Bir Olmak
İnsanlar  ve Sevgi   
BİRAZ İÇTEN OLALIM!
              
Bu, tüm topluluklara ve bloggerlar’a hitabeden bir yazıdır.
Bugüne kadar en masum ve içten bulduğum; Mersin’den tüm şehirlerdeki topluluklara ve blog, ya da web sitelerine her gün "MERSİN’DEN SELAM VE SEVGİLER, SİZLERİ ÇOK SEVİYORUM..." diye seslenen ……………………arkadaşımıza ithafen yazıyorum. O kendisini, biz de onu biliyoruz. Ve sizlerin adına ona sesleniyorum. "ONLAR DA SİZİ SEVİYORLAR, AMA BELLİ EDEMİYORLAR."

Yazacaklarıma alınmak ve buna hak vereceğim insanlar olursa bundan mutluluk duyacağım. Zira bizler bir çok konuda birlikte hareket etmenin bilincine pek sahip değiliz. Buralarda dolaşmam bir seneyi geçmiş, ya da dayanmıştır. İyiden iyiye beni düşündürüp, içinden çıkamamalara zorlayan şeyler oldu. Katıldığımdan bugüne gelene kadar; hem yazıp, hem de gidişatı sıkıca anlamaya çalıştım. Bende bir düşünce seli oluşturdunuz ve bu sele set koymanın zamanı geldi diye düşünüyorum. Yorum yapılmayacağını bildiğim için yoruma kapatacağımı özür dileyerek bildirmek istiyorum.Yazımı sınava sokmaya hiç niyetim ve buna değen bir gerekçe de yok zaten...

Evet, Bir insanda bir kimlik,ya da bir baş kimlik olur. O kimlik, ne görür, neye ilgi duyar, ne düşünürse ve tüm  bunların ışığında ne fısıldarsa bize, anlaklarımızın potasında şekillendirip  bazen "Aman ne kadar güzel yazmış ya da sergilemiş yeteneğini..." bazen de "Bugün şişirmiş!.." diye düşündürten paylaşımlarımız olur. Hepimiz insanız ve çeşitli hayat tarzlarımız ve ona göre düşünce ve aktarımlarımız olur. Ayrıca çoğumuzun belli hedefleri ve amaçları var.Buraya kadar hemfikiriz.

Fakat bazen gerçekten saçmaladığımızın farkında olmalıyız. Dükkanımızdaki malzemelerimizden vitrinimize koyacağımız örnekleri itina ile seçmeli, yorum bekliyorsak bizler de yapmalıyız. Hele bir yoruma belli bir nedeniniz yoksa ki bunu bir tek siz bilirsiniz, cevap vermemek saygısızlık ve değer vermemektir. Bir olur iki olur, notunuzu verir ya onların kervanına dahil olur ya da yorum yapmaktan asla vazgeçmezsiniz. Kazanan yine SİZ OLURSUNUZ... Genel tavırlarımızla ve yazdıklarımızla birbirimizden alacaklarımız mutlaka olmalı derim.          

Profillerimizin arkalarında biz varız. Anılan isimlerimiz dişi ya da erkek olduğumuzu belirtir nitelikte olmalı. Ortaya tüm bilgilerimizle çıkmamamızın dışında, hakiki kimliklerimizi saklamamızın tabii ki de haklı sebepleri olabilir. Bu nedenle geçmişinden, fikirlerinden veya saygı çerçevesinde hiçbir şeyden çekinmeyen, hakiki isimleriyle anılan arkadaşlarımızı bu vesile ile kutlarım. Çuvaldızı geç de olsa kendime batırıyor ve Ece Evren adını; ayrı ayrı sevdiğim iki sözcük olduğu için, kitabımı 'Mahlas İsim' le yayınlama gerekliliğiyle aldım. Bilgilerinize sunuyorum. Gerçek adımı, güvendiğim insanlar haricinde  başka kimse bilmez ve bilmemeli... İnanır mısınız bu isimle birlikte, kaderim sanki yeni ufuklar açtı önüme. Çünkü yürekten istedim. Kitabımın içeriği dolayısıyla, akraba çelmesinden korunmak için 'Mahlas isim' kullandım. Fakat resimdeki şahsiyet benim.

Uzun süre kediciğimin masum ve tecrübesiz gözleriyle izledim buraları. Bundan bir hafta evvel; topluluklardan olduğunu  düşündüğüm birinin bıraktığı saçma yoruma tepki olarak bir soru işareti yaparak yollamam üzerine, bana "Yazıyorsunuz, çiziyorsunuz, kimdir nedir diye baktım profilinizde bir kedicik!.. Ortalık güzel kadın ve Rus kızlarıyla dolu. Siz de kimsiniz?" diye yazdı. Hemen şok olup geri bildirim yapıp engelledim... Bu terbiyesizce bakan gözü ve yazdığını bile hafife almadım. O gün profilime kendi resmimi koydum. Zira akrabalarım buralara bakmaz bile. Kimseye ayrıcalık tanımadan izledim sizleri. Toplulukları; paylaştıklarını, samimiyetlerini ve bana ya katıp ya da alma ihtimalleri olan fikir, paylaşım ve insanları elerken bile bazen içim sızladı. Her güzel yaklaşıma içten cevaplar verdim. Yanlışlık yapmaktan çekindim. Ve yanlışlık yapmaktan çekinmelisiniz. Hangouts'ta yeşil ve diğer renklerde yanan ışıkların sırrını çözdüm. Bihaberdim bunlardan bugüne kadar. Kötü düşünmedim. Çoğunun genel akışa duyduğu saygıyı takdir ettim. Zira bilgisayarı yazdıklarımı kaydetmek ve her konuda bilgi edinmek için kullanıyordum sadece.

Peki neden böyle bir yazıya ve paylaşmaya ihtiyaç hissettim? Topluluklar kurallarını koymuş ve üye olanları izlerler, bu çok hoşuma gitti. Fakat, moderatörleri seçerken acaba mecliste olduğu gibi dürüst davranacaklarına yemin mi ettirmeli? Öyle hislerinize veya hırslarınıza göre insan harcayamazsınız. Üye olduğunuz, görmeden saygı duyduğunuz toplulukların hastaglerini yazılarınızın altına, üstüne unutmadan eklediğiniz halde, "Hastaglerimizi kullandığınız için teşekkür ederim." Ya da velev ki unuttunuz..."Hastaglerin kullanılması mecburidir!"uyarısı bile sizinle ilgilenildiğini gösterir. 

Bu övgü ya da uyarıları kimseyi ayırt etmeden yapmalısınız. Ya da rahatsız eden yazılar olduğunda haklı veya haksız olduğunuz tepkilerinizi yazıların üstündeki topluluk ismini çizerek göstermemelisiniz. Bu defolun demenin korkakça göndermesi midir? "Sükut ikrardan gelir..." Açıklama yapmak zorundasınız! Bunu hatta o yayının hemen altındaki yorum hanesine yapmalısınız. Sebep belirtmelisiniz. Ve herkes bunu görmeli üstüne yorum yapmalı ki, o zaman varsa bir yanlışlık özür de dilenir, paylaşım da bizzat yazan tarafından ancak silinir. Çizilmez. Bu yazdıklarım mesnetsiz değil ama cevap gelmemesi tabii ki düşündürücü...

EZ CÜMLE: Kuş bakışı gözlemlerimden ve maalesef bende yarattığı fırtınalarından bahsettim bugün. Yakın bir günde; dergilerde ya da Yazar Kafe vs. yerlerde göze, gönüle  hitabeden, ve tabii ki içimizden de olsa yoruma açık yazılar yazan arkadaşlar hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım .OKUMAK YA DA OKUMAMAK! İşte o size kalmış. Güzel bir gün ve güzel paylaşımlar dileklerimle.
                                                                                                                           
 Ece EVREN  27.10.2015





4 yorum:

  1. Sevgili Ece ablam...o kadar guzel bir yazi yazmisiniz ki onunuzde saygiyla egilirim...cok hakli gerekcelerlede acjklama getirmis olmaniz sizi birkez daha yurekten sevmeme neden...saygiyla..sevgiyle selamlarim...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler Asmin.Tüm cevaplarım gitmiş,yeniden yazıyorum canım.Sevgiler sana:)

      Sil
  2. Tam olarak olayı bilemesem bile İçinden geçenleri yazmışsın Ece abla Muhakkak Bildiklerin ve gözlem diklerine dayalı olarak anlamaktasın Nacizhane üzülmeye inan değmez Ece abla.... Yorum ve Cevaplama kısmında ise elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım. O kısımda.da çok haklılık payın var....

    YanıtlayınSil
  3. Mayıs canım. Amma alevli yazmışım. Bu bayağı eski bir paylaşım. Peki düşüncelerim aynı mı? Yüzde yetmişi aynı. Ama çok kırılganmışım o zaman. Şimdi artık çok şeyin nedenini anladım. Pek üzülmüyorum. Sağ ol yorumun için kızım. Sevgilerimle :)

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la