Şikayetname 6 Bl


inanç hastalık ibret
Paradise

Şikayetname 6 Bl

Merhaba, öncelikle din kardeşlerim. Allah bize öyle bir din vermiş ki, dünya yaşamının evveli, ahiri ondan ibaret olan, hep doğruyu, iyiyi, hakkı, adaleti emreden bir din. Namaz ve oruç, yapılması müslümanın kendi yararına olan ibadetler. Kendisinden öte kimseye faydası olmayan, asla öğünme ve kınama vesilesi olamayacak, üstelik kabul olunup, olunmadığından asla emin olamayacağınız imanın şartlarındandır. Hatta yapamadığınız hallerde, sizi  diğer müslüman kardeşlerinizin  kınamalarının (onlara hiç hayır getirmeyeceği) kritik çizgisini hala koruyan ibadetlerdir.
 
Size önce 1997 senesinde yaşadıklarımdan  küçük bir hikayemi geçeyim. Bir acaip apartmanda oturuyorduk İstanbul'un Küçük Hamam semtinde. Koca Mustafa Paşa'yı Şehremini semtine bağlayan. Zor bulmuştuk o evi. Eşim diyalize giriyor o karanlık ara merdivenlerden fenerle onu indirirken alt katımızda oturan beyle (Hacı amca derdik, ismini hatırlamıyorum) karşılaştığımızda hiç bir merhamet ifadesi, ya da yardımcı olmak için bir gayret görmezdim. Ben zaten eşimi kimselere emanet etmezdim. Beklediğimden değil, lakin şaşırırdım. Namaza giderken sabahları terliğini hızlı bir şekilde merdiven dibine vurur, eşim sabahlara kadar nefes darlığı ve sancılarından uyumadığı için, tam kendinden geçtiği saatlerde onu bu ses hep ürkütür ve hasta olduğu için haliyle kızdırır, anında tansiyonu yükselirdi. Bir kere amcayı kibarca uyardım ama ses daha da şiddetlendi. Namaz kılmayı ayrıcalığı olarak kabul ediyor ve büyükleniyordu. Anladığım sadece buydu.

Günler geçiyor özel ihtimamımla, hastam olabildiğince kaliteli bakıldığı için zaman zaman morali çok yükseliyordu. Bana yaptığı kaprislerine oralı olmuyor, sadece ondan on yaş küçük olup da ona bakabildiğime şükrediyordum. Diyalizden döndüğümüz bir gün takip edilmiş olmalıyız ki, kapımız çaldı. Hacı amca ve eşi bir adım arkada bize geldiler. Nihayet insafa geldiler diye düşündüm açıkçası. Elimden gelen hürmeti gösterip ağırlamaya çalıştım. Sıkıntımızı hafifletecek  bir kaç söz beklerken duyduklarımızla hayretten dehşete dönüşen bir hale girdik. Söylenen şuydu ''Metin bey, sizin bu hastalığınız beni çok rahatsız ediyor. Acaba başka bir yere taşınabilir misiniz?" Devam etti "Üstelik, sen ölsen bu dul kalacak (beni göstererek) Yakışmaz apartmana, biz huzursuz oluruz..!''Duyduklarıma inanmakta zorluk çektim. Bu sözlere verilecek hiç bir cevap yoktu. ''Sizi Allah'a havale ediyorum. Hastamı yeteri kadar üzdünüz. Üstelik yeni çıktı diyalizden, bin türlü rahatsızlık geçirecek şimdi. Sağolun ziyaretiniz için ''dedim ve yolculadım. Giderken ''Dost acı söyler...''dedi. Ben ''Siz dost musunuz ?" ''Ne kadar acımasızca sözler bunlar böyle ''dedim ve kapımı kapadım. Üzüntüm tarif edilemezdi.

Bir ay geçti geçmedi, aşağıda vaki olmayan bir kalabalığın sesleri duyulmaya başladı. Öğrendim ki, Hacı teyze kanser olmuştu. O kocasına nispetle daha yumuşak huyluydu. Üzüldüm. Kadıncağızın arka odaya kendisini kapadığını ve kimseyi kabul etmediğini öğrendim. Ama ben yanına girip geçmiş olsun demekte kararlıydım. Karşı çıkamadılar. Bir Yasin-i Şerif kitabı alıp odasına sessizce girdim. Yanına usulca yaklaşıp onu öptüm. Sana dua okuyacağım dedim. Kapalı gözlerinden bir kaç damla yaş süzüldü. Ben hemen biraz ilerisindeki sandalyeye oturup  fısıltıyla üç defa Yasin Suresi'ni  okudum. Bir ara hıçkırır gibi ses duydum abladan. Bitince yanına çok sokulmadan Allah'a emanet ol ablam'dedim. Bende de hal kalmamıştı. Evime çıktım, ağladım, çok çok ağladım. Ölüm ne kadar yakındı bize. O gece ablayı kaybettik.
Bu yaşadığım ibret hikayelerinden biriydi. Sonra Hacı amcamızın genç ve kapalı bir müslüman kadınla evlendiğini duydum. Hayat! dedim...Ne kadar boş.

Bir vatanın sonunun belirsizliğinin  en onursuzca olanını yaşıyoruz. Ne hastalığı, ne de tedaviyi kabul etmeyen bu ruhlar; kaderimizle oynayan, bizi şaşkın koyun sürüsüne benzetmeyi başaranların, bir  gün sade vatandaşa dönüştüklerinde "Eyvah "demeleri  onların yararlarına olmayacak. Ama alınan yara o kadar derin ki,   bazı şeylerden memnun kalmasak da, nispeten huzurlu olduğumuz günlere asla dönemeyiz. Hiç bir kabus bu kadar uzun sürmez. Lanet yağdırılırken üzerimize ve  her şey normalmiş havası sürdürülürken, biz ise hiçbir şey anlamayan aptallar sürüsü muamelesi görüyorsak en değersizliğe mahkum edilmişiz demektir.

Biz tam da bu  yerdeyiz. Varlığıyla ve nimetlerle yetinememek  öyle kötü bir hırstır ki, o noktaya geldiğinde artık her şeyi doğru yaptığını sanar egoist, sarhoş olmuştur zafer sandığı şeyden, kendisinden önce hedefe yol almış  hırslı egosu  o sonu görmeden rahatlamayacaktır. Yürekten olan inançlarımız yalan bilmez. Vicdan tanımazsa her hangi bir insan, ne akan kana doyar, ne de giden canlara. O kurban etiyle beslenir. Tüm bu gerçekler, her şeyden haberdar olan, taktikleri anlayan, sonuç tahmini isabetli, kim bilir anlamanın ve eli kolu bağlı olmanın ne sancılarını yaşayan ama yetkili olmadığı için etkili olamayan  aydınlar  tarafından anlatılsa da, sadece gerçeğin vehametini ayrıntılarıyla anlamanızı sağlar  o kadar. Yüzüne "Neler yapmak istediğinizi biliyorum " demek vatandaşın yarasını da onarmaz, olan ve olacaklara engel de olamaz. Sade  vatandaş; gerçeğin zararlarını ilk hedeften gören, sağ kalma şansı olursa eğer, yaşadığı günü kar sayan, emr-i vaki alınan 'huzur haracı'nı  mecburen verendir. Haraç verilirse de, alınırsa da haramdır. Alınan huzurumuz, güven duygumuz ve dingin, özgür yaşama hakkımız , onu bizden zorla alanlara haram olsun.




Ece Evren      18.07.2016

11 yorum:

  1. keşke müslümanlığı anlayabilsek, ne namaz kılmakla müslüman olunuyormuş ne de oruçla.yazdıkların cidden şok etti beni, şaşırmam sanıyordum iinsanlarn davranşlarına ama ciddi anlamda canımı sıkıyor, önceki günkü olaylardan sonra yaşananlar da öyle, bizler tepkimizi bile doğru dürüst veremeyen saptıran insanlarız, Allah hepimizi korusun(müslüman, gayrı müslüman)

    YanıtlayınSil
  2. Aman Yarabbi! Hacı amca değil bildiğin ŞEYTAN. Yahu niye hep en sahtekar, en üçkağıtçı tipler din maskesi altına gizlenir? İnsanlar din deyince, namaz, bismillah, Rabbi'm deyince kolay etkilenip, kanıyorlar diye sanırım.
    Ahınız çıkmış diyemiyorum keşke o iblis geberseymiş, karısı da rahat etseymiş.

    Ben de haram ediyorum, zehir zıkkım olsun.
    Kalemine sağlık canım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Müjde kardeşim.Bana yazılarımda hikayelerimde yoldaşlık ettin.Sana minnettarım.O hastahane dönemi, eşimin tüm akrabaları, sık sık gelip bir başkasının hastasını ve yabancı bir refakatçiyi seyreder gibi ruhsuzca seyrettiler.Kara Pazarlar romanımda bana yaptıklarını anlattım.Soyadlarını reddettim.Kızlık soyadımla devam ediyorum hayatıma.Onlarla irtibatı eşim vefat ettiğinde kestim.
      Son paragraflarda yazdıklarıma ilaveten yine bir yazı hazırlıyorum.Benim siyasetle ilgim yok.Biz ülkemizi insanca yönetecek partiler ve vatanımda rahat yaşamak istiyoruz.Tekrar yazıyorum.Vatanı bu güne getirenlerin üstlerinden lanet eksik olmasın.

      Sil
  3. Ece ablacım ❤ Âh şu enaniyetimize, âh basiretsizliğimize, âh günahlarımıza... Allah, bizden ne şekilde razı olacaksa öyle davranmamızı nasip etsin. Yoksa bizi bize bırakırsa bu âhlar denizinde boğulur gideriz...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ahlar denizinde boğulacaklar şu an belli.Dilerim cehennem çukurunun demirbaşları olurlar.Halktan hem de Konya etkisinden kendimi kurtaramamış bir vatandaş olarak aklım baliğ olduğundan itibaren gördüğüm tüm hükumetleri temsil eden partiler ne tam anlaşabildiler, ne de bizim sözcümüz oldular.Ülkemizin çoğu günlük yaşamı kar sayan cahillerden ibaret.Sahip çıkamadı vatanına, kendi kararlarını verecek kapasiteleri yoktu.Diğer kısmını da bayağı çok başlık altında değerlendirmemiz mümkün. Hal böyle olunca 'fİLLER TEPİŞİP, ÇİMENlER(BİZLER)eziliriz tabii...Dilerim Allahtan, daha yaşarım da sonucu görürüm.Sevgiler kızım.

      Sil
  4. Şaşırmadım Ece abla. Benim böyle bir tanıdığım var. Güya hacca gitti ama her türlü dalavere onda. Ya zaten dinlerin özünde iyi olmak vardır doğruluk vardır. Oruçmuş, hacmış, namazmış elbet güzel ibadetler lakin bunları yapamayıp iyi olan insan var hepsini yapıyor gözüküp aklı hinlikte olan da var. Bunla ilgili yüzlerce kıssa var. Çok takılmamak lazım herkesin tekamülü kendine. Böyle insanlarla sınanıyoruz işte.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet sürekli sınanıyoruz Yağmur kızım.Dayanabilip ölmez isek, iyiliğin dürüstlüğün, insan olmanın zirvesine ulaşırız dilerim.Sevgimle canım.

      Sil
  5. Kalbin de ruhun da Allah la buluşamayan 5 değil 15 vakit namaz kılsa ne yazar herkes ağzından çıkanı yaşarmış ama olan kadıncağıza olmuş:(( yerin de rahat etsin.
    insanlara göstere göstere ben ibadet ediyorum havaları da beni acaip geriyor.
    Önce secdeye koydukları alnı huzura layık hale getirsinler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Hatice kardeşim.Allah kendilerini makbul insan gibi görenlerin ellerinde namazı, dinini, verdiği tüm nimetleri oyuncak etmesin dilerim.

      Sil
  6. Keşke göstermelik dindar olmasak, yaradanın içimizde olduğunu bilsek ve düşüncelerimizi kirletmeden ar duysak...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Keşke Medine kızım.Seni merak ediyordum.İnternet sıkıntısı çektiğim bir beldedeyim.Bazen kullanabiliyorum.Sağol yorum için.Sevgiler kızım :)

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la