Tek Kişilik Kalabalık 12.Bl.


Zor Ruh Hali
Bunalmış Adam

Babam hayatının bizlerle olan kısmını başaramamıştı ve pes etmişti...O bizi sokağa çıkamayacak hale getiren  kara gün ise hayatımızı tümden değiştirmişti. Yaşama karşı önümüze konmuş çelik parmaklıklar birden yok olmuştu. Dışarısı tüm yabancılığıyla karşımızdaydı. Bir de yüz ifadelerimizi sıkı takibe almış onlarca gözler!.. Nasıl başaracaktık bunlarla mücadele etmeyi, topluma karışabilecek miydik daha tam adapte olmamışken! Okulda bize sorulanlara cevap verebilecek miydik peki? Nasıl bir çıkmazdı bu? Daha biz bir şey anlayamamışken üzüntümüz, şaşkınlığımızdan korkmuştu sanki. Ben balkonumuzda sakız çiğnemişim o gün… Farkında bile değilim ki (babam sakızdan nefret ederdi). Mutfak balkonumuza bakan tarafta bulunan postahaneden izleyenlerin değişik yorumlarına sebep olmuştum. Ateş düştüğü yeri ve bu defa  kırk bir yaşındaki  annemle beş çocuğunu da yakmıştı.

Beyinlerimiz durmuştu sanki, birbirimizin yüzüne bile bakamıyorduk. O ve ondan sonraki günler…
Babamın ölümünden  sonra yarım kimliklerimizle ortalığa savrulduk, kaderin desteğine son derece ihtiyacımız vardı. Olayın dehşetinden kimse yanımıza yaklaşamıyordu bile…Tam kırk beş sene evvel yaşadığımız bu olay hepimizde derin yaralar açtı ve biz buna rağmen hayata sıkıca bağlanmaya çalıştık. Doktorun babam için teşhisi; Alkol Paranoyası idi ve biz, doktorun söylediğine göre ucuz kurtulmuştuk. Çünkü hala sağdık. Ve şimdi bize neler olmuştu , onu anlayacaktık. Babamın cenazesi bayrağa sarılmıştı son gördüğümde. Epeyce sayıda   arabanın takip ettiği bir  konvoyla amcam tarafından alınıp doğduğu şehir olan Konya’ya götürüldü. Küçük kız kardeşim hariç ziyaretine giden olmadı. Hangi gazetede hatırlamıyorum, ertesi gün mesleki kariyeri, bildiği diller ve ölüm şekli yazıyordu.

O şehirde yaşamamızın hiç anlamı kalmamıştı. Arkamızdan söylenenleri işittikçe hala üzülürüm. Neyin kurbanı olmuştuk, nasıl bir kaderdi bu? Hikmetini ahirette bilmek isterim. Hayra ve şerre inanmak, yazılanları isyan etmeden karşılamak. İsyan neye yarar ki olacakları engelleyemedikten sonra? Boynumuzu eğmekten başka şansımız yoktu.Biz de öyle yaptık.Akrabalarımız bile bu olaydan nasıl yara aldığımızı düşünemediler. O günlerde etrafımda kimseleri gördüğümü neden hatırlamıyorum ki. Resmen, tesadüf eseri doğmuş ya da istenmiyen çocuklar  gibi ortada kalmıştık. İstanbul’a sonradan kayınvalidem olacak kişinin evine taşındık ilkin. 

Bir süre sonra anneciğime emekli ikramiyesi gelmiş ve belli bir miktar maaş bağlanmıştı. Annem biri avukat,diğeri doktor kayınbiraderlerinden ev almak için biraz destek istemişti.

Zaten Konya Uluırmak’ta büyük babamdan miras kalacak çok büyük bağlar var diye biraz ferahlıyordu annem. Ama kesinlikle yardımcı olmadılar ve bizi kendi vahdetimize bıraktılar. Bundan bahsedince amcam anneme "Ben ağabeyime çok borç verdim..."cevabını alır. Zira avukat amcam, onlara gidildiğinde o geze geze bitiremediğimiz dönümlerce bağları, yanında oturan büyük babamdan; bizlerin izni alınmadan haklarımız yenerek satın almıştı.Tabii biz buna üstüne geçirdi de diyebiliriz. 

Senelerce sonra, rahmetli ablamın ’’Ece, ben ilgilenemedim ama eğer ben ölürsem, kardeşlerimin, anamın babamın hakkı için takipçisi ol!’’ dediği dönüm dönüm bağlar için, Konya’daki akrabalarımı aradığımda hiçbiri hoş karşılamadıkları gibi, halamın en büyük kızından "Kızım, dedenden bir şey beklemeyin, o evi Fikri dayım dedenden alalı çok oldu, bence siz de unutun, peşini de bırak, düşman olursunuz."diye cevap aldım. Avukatımın istediği satış sözleşmesinin zaten olmadığını, o paradan halama ev alındığını ve üstüne evi geçiren  amcamın; diğer doktor amcama verdiği, kime ne kadar verildiği yazılan bir kağıt parçasından başka bir veri olmadığını öğrendim.

Ve diğer amcamın oğlunu telefonla aradığımda, o notu babasının kendisine ölmeden verdiğini, istersem verebileceğini söyledi. Ona sordum, siz feragat mı ettiniz mirastan diye. Fakat o kekelemeye başladı. Demek ki babamın, burada da bizleri düşünmediği ortaya çıkıyordu. Zira evi amcam daha babam ölmeden bir ziyaretinde imzasını alıp üstüne geçirmişti. Ben; haklarımızı , annem ve diğer kardeşlerimin adına helal etmiyorum.  Zira bizden başka hepsinin durumları iyi ve bize arada bir telefon açtıklarında ilk soru ’’Ev aldınız mı ?"olurdu. Bu soru zaten her şeyi anlatır nitelikteydi.

Ece Evren   18.07.2016  

10 yorum:

  1. Hakkaniyet önemli.Özellikle akraba denilen insanların bu haksızlığı yapmamaları gerek.Benzer şekilde babam da amcalarım tarafından parasal anlamda ciddi kayıplar yaşadı maalesef :(

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Demek bu tip insanlar geleceklerini düşünmeyip, günlük yaşama önem veriyorlar.Konya'lı Müslüman akrabalarım benim.Şükür ki onlar gibi değilim.Sevgiler sana canım.

      Sil
  2. Her kelimen de duygularınız yansıyor inanın.
    Hak yiyen illaki karşılığını bulur onlara da bir şekilde ağırlı olur:(
    Zaten bir dünya acı yaşanırken destek olmak yerine böyle yapılması ne kötü

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hiç bir zaman tanıdığım, tanımadığım bir insanın gönlünü bile istiye kırmadım.Ama akrabalarımdan gördüğüm manevi zararı, hiç bir bağım olmayandan insanlardan da görmedim.Yaşam buysa tüm gücümle varım.Halletmem gereken özel bir meselem var.Allah'ın izniyle onu da başarırsam, salim kafayla okumam gereken seçili kitaplar, bir de daha çok yazma tutkum var.Yorum için teşekkürler Hatice kardeşim.Selam ve sevgiler sana.

      Sil
  3. Bunlarda tuz biber olmuş olanların üzerine. Akraba değil akbaba.. Şaşırdım diyicem o da değil ama üzüldüm canım Ece ablam.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yağmur'um.İsmine hayranım.Birbirimize üzülmemiz haktır.Ama şeffaf yazan kızlarımın başındasın.İyi ki tanıdım seni.Sevgiler yavrum.

      Sil
  4. Zaten böyle zamanlarda en büyük darbe yayınlardan gelir. Ne üzücü, kendini Allah'analı yakın zanneden insanarin dünya malı için bu kadar çırpınmaları. Ne zaman anlayacağız acaba dünya malının dünyada kaldığını ve de yatım hakkı yemenin ne affedilmez bir günah olduğunu. Ece ablam yasadıkların çok zor gerçekten. Bunları anlatmak her ne kadar çok zor olsada, yazıp dile getirmenin yüreğindeki yükü hafifletmiş olmasını diliyorum. Sevgilerimle.

    YanıtlayınSil
  5. Yüreğimdeki yük hafifledi Zehracığım, ama sanırım bu hikayemi içtenlikle okuyanlara sıkıntı vermiş oldum.Bu arada blog sahibi olduğumu bilen baba tarafından bir kişi bana ulaşıp tehdit savurdu.Ben sadece doğruları yazdım. O kişiye de gereken cevabı verdim.Allahtan korkusu olmayanın insana zaten saygısı olmaz.Okuyup, bana fazlasıyla destek verdiğin için sonsuz teşekkürler Zehra yavrum.Allah razı olsun.Sevgilerimle kızım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ece ablacım keşke sadece okumakla değil de daha fazlasını yapabilseydik destek adina😔. Sıkıntı ne demek ortak olduk sadece dertlerinin bir kısmına. Paylaşmak acıyı da mutluluğuda ikiye bölmek,yükü hafifletmek degilmi 😟 ilk yorumum da dediğim gibi yazdıkça hafifler dertler yani en azından benim için öyle. Hep derim bu dünyada kimsem olmasa bile bir Rabbim var bir de kalem ve kağıdım. Tabii artık klavyeler var o ayrı 😄. Ece ablam yorumu okuyunca ne kadar hatalı kelime yazmışım öyle vallahi çok utandım 😶. Bu telefonun klavyesi yüzünden. Lütfen kusuruma bakma oysa o kadar da dikkat ediyorum. Tekrar tekrar okuyorum yayınlanınca böyle çıkıyor. Yoksa bu kadar kelime hatası asla yapmam. Tekrar özür dilerim😟. O akrabanıza gelincede şunu söyleyebilirim ki, haddini bilmeyen kuluna Rabbim zamanı geldiğinde elbet haddini bildirecektir😡. Sevgilerimle

      Sil
    2. Zehra kızım.Okadar duygulandım ki anlatamam.Paylaşmak gerçekten yükümü hafifletti inan.Bu hikaye ile yüzleştim adeta.Artık o günleri hiç düşünmemeye çalışacağım.Yazmak terapi gibi geliyor.
      Bir de insan görmeden nasıl severmiş onu öğrendim.Benim için çok değerlisin.Hatalı kelimeler için lütfen canım.Hiç utanılır mı kızım benim.Bende kocaman dereceli gözlük, büyük klavye rahat yazıyorum.Ama bazen yayınladığım şeyde ne hatalar buluyor, düzeltip güncelliyorum :) Tatlı kızım.Bu gün biri daha aradı akrabalarımdan, cevap vermedim. Suçluluk psikolojisine girdiler.Onları düşünmek dahi istemiyorum. Allah'a havale ettim.Her şey için binlerce teşekkürler kızım.İyi ki varsın.Sevgiyle öpüyorum seni.

      Sil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la