Geç Kalan İtiraf 24.Bölüm

Hayal Kırıklığı


Geç Kalan İtiraf 24.Bölüm


Tam üç gün geçmişti. Kızı, annesinin telefonuna ulaşamayınca artık telaşa kapılır ve hemen dönmeye karar verirler. Heyecanla kapıyı açar, seslenir
-Anne, anneee neredesin? 
Şaşılacak şey, annesi hiç dışarı çıkmazdı ki. Son konuştuklarında sesi neşeliydi. Odalara bir bir baktı, hayır, yoktu. Görevliye telefon açtı, iki gün evvel bir-iki şey aldırdığından beri görmediğini söylüyordu. En son, "inşallah başı dönüp düşmemiştir" diyerek banyoya koştu. 

Küvet sol köşedeydi, açtı ve annesinin şişmiş cesediyle karşılaştı, Çığlık atarsam kızım gelir diye onları içinde boğdu. Gözlerinden oluktan akarcasına fışkırıyordu yaşlar. Bir anda içeriye girmeye çalışan kızını ittirerek "git, git" diye bağırdı. Kızcağız şaşırdı, masmavi gözleri dopdolu olmuş, anlamıştı ters bir şey olduğunu "ah zavallı anneannem, kim bilir nasıl bunaldı da yaptı bunu" diyordu tekrar tekrar. Ama annesine itaat etti, banyoya girmedi. Anlatılmaz bir şeydi bU... Ölen kadının kızı hâlâ şoktaydı. Nasıl ölmüştü annesi böyle. Koca kadın küvette nasıl boğulurdu ki? Birisi mi yaptı diye düşündü. Ama kim olabilir, o adamdan başka kimseyle görüşmüyordu, o ise yerinden kıpırdamaz biriydi, annesini sevip sevmediğinden bile emin değildi. Kafasında düşünceler dönüp duruyordu. Annesini yine üzmüş müydü acaba? Telefonunda konuşmaların kayıtları vardı. Onları dinlerim diye düşündü. Bir yandan da "Anne, anne, niye beni sensiz bıraktın?" diye ağlıyordu. 

Yarabbim, nasıl bu şekilde duruyor? Neden suyun üzerine çıkmamış, sadece sağ bacağı boşta, nasıl bir şey bu diye çırpınıyordu. Kızı anlamıştı ve içeri girmeden.  "belki yaşıyordur anne, ambulans çağırayım mı?" Öyle bir "hayır" diye bağırdı ki, kızcağız korktu. 
-Babanı çağır, kimseye bir şey söylemeden gelsin, dedi. Tüm cesaretini toplayıp bu defa bir şeyler yaparım umuduyla tekrar küvetin önündeydi. Zavallı annesi çok sevdiği elbisesini giymiş ve her yeri kapalıydı. Çok düşünceli bir kadındı, neden böyle giyindiğini anladı. "Ah annem, nasıl kıydın kendine böyle?" diyerek küvetin tıpasını açtı. Annesini boğan su boşalmaya ve ceset son haliyle görünmeye başladı. Başını tutup onu öpmek istedi ama kıpırdamıyordu bile. Küvete yapıştığını anlamıştı. Annesi bile istiye kendisini öldürmüştü. Artık gücü tükenmişti, dışarı çıktı, kapıyı çekti ve kızının kollarına yığılıp kaldı. Kızı da ağlıyordu. Babası gelene kadar öyle kaldılar...

Eski kocasının elleri hep üzerlerindeydi, hemen gelmişti. Üzgündü, yine de bir şeyler yapmak zorundaydılar. 
-Polise haber vermek zorundayız, dedi eski eşi. 
-Tabii ki vereceğiz, ben bu ölümün nedenini biliyorum, dedi Şeyma. Adam ise hiçbir şey sormadı. 

Arkadaşı olan bir polisi arayıp, neler yapılabileceği hakkında ondan bilgi aldı. Hiç bir şeye dokunmamaları gerektiği söylendi. Sıkıntılı bir bekleyiş başladı. Bir saate varmadan cinayet bürodan sivil polisler geldiler. Banyoda uzun süre kalıp incelemelerini yaptılar. Kadıncağızı küvetten kurtarmak çok zor olmuştu, öyle bir yapıştırıcıydı ki, suda çözülmemişti. Ölen kadının kızına birkaç soru sordular. Kamu davası açılacağı için bilgi almaları gerekiyordu. Kızı emniyete gidip ifade verip, sonra da Cumhuriyet Savcılığına giderek dava açmalıydı. Polisler cesedi adli tıbba götürmek üzere çıkıp gittiler. Bu elim olay hayatlarının bundan sonrasını rezil etmişti. Annesini senelerce oyalayan o adamı zor durumda bırakmaya yemin etti içinden... 

Şeyma Hanım, bu yaştaki bir adama vicdan azabının yeteceğini düşünüp, dava açmadı. Savcılık dosyayı kapadı. Ama Allah katında dava sürecekti. Hayat çeşitli yaşanmışlıklarıyla, bazen hiç ibret ve ders alınmadan bu tip olaylar tekrarlanıp, sürüp gidiyordu. Olayların vuku bulmasında kim ne kadar aktif rolde bilinmediği gibi; örneğin bu olay kaderin işi ise; o adam kadını ilk bulduğunda onun da suçu yoktu. Sadece hevesinin tuzağına düşmüştü. Yani olanlar yine de olacaktı.


Hacer, Şeyma hanımın başına gelenlerin etkisinden hâlâ kurtulamamıştı. Arada bir arayıp hatırını soruyordu. Aslında artık rahatsız etmemeliydi. Ölen ölmüş ve o adam da kim bilir ne haldeydi? Ayrıca karısı ilişkisini öğrenmiş ve başının etini yiyor olabilirdi. Hiçbir şey gizli kalmıyordu görüldüğü gibi. Elini kıpırdatmadan adam öldürmek de buydu herhalde...

Lale yanlarına yerleşmişti. Hacer çok mutluydu. Yemek yapmakla pek arası yoktu Hacer'in, bilirdi ama.... Lale her gün güzel yemekler yapıyordu. Şimdilik herkes hayatından memnundu. Hacer'in hastalığından konuşuyorlardı.
-Burada da bir doktor bulmalıyız Hacer, dedi Lale
-Evet, hatta gel internetten araştıralım, geciktirmeyelim bu işi. 
Levent'e söylememe konusunda fikrim değişmedi, fark ettiğinde verdiği tepkiden anlaşılır zaten, dedi
-Sen bilirsin Hacer. 
Levent Lale'den hiç şikayetçi görünmemekle birlikte, Hacer'in ona düşkünlüğünü içinden sorgulamıyor değildi. Ama şimdilik sorun etmiyordu. 

Ece Evren/Milas 16.10.2018

8 yorum:

  1. Aa! intihar gerçekleşti,ben olmucak diye düşünmüştüm ama çok üzücü oldu..🤔 o kuvvetli yapıştırıcıyı nerden bulmuş acaba yoksa birisi mi sürmüş onu pek anlayamadım,bu yüzden çok kafa karışıklığı var,intihar mı yoksa cinayet mi? Hacer bunu çözer mi acaba? Bu bölüm biraz hüzünlü oldu ama olsun hikaye heyecanla devam ediyo..🙂 Emeğinize sağlık..✔😊

    YanıtlayınSil
  2. Evet, bunu bir ay önce yazmıştım. Bayağı yumuşattım hikâyeyi aslında. Ama daha da kessem o zaman kuş kadar kalacaktı. Yapıştırıcıyı apartman görevlisi nalburdan buldu. Ölen öldü, yapacak bir şey yok. İbret olsun yalnız kadınları üzenlere diyelim.
    Yorumun için çok teşekkürler kardeşim 😊

    YanıtlayınSil
  3. Ne yorum yazacagimi bilemiyorum ama ölüm asla basvurulacak care olmamali

    YanıtlayınSil
  4. Kesinlikle Derya, hayat gerçekten yaşanmaya değer canım.

    YanıtlayınSil
  5. Son ana kadar umudum vardı, maalesef bir can daha yitti gitti, sessiz sedasız. Hacer' in hastalığını hala gizliyor olması da Levent' e karşı yaptığı bir haksızlık. Çözüm ve destek sunma şansını alıyor eşinin elinden.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet haklısınız. Sara kötü bir hastalık ama evlendiği kişinin bunu bilmeye hakkı vardı. Herkes olaylara, kendi açısından doğru bildiği gibi bakarsa kötü sonuçlara şaşırmamak lazım...

      Sil
  6. Bir evliliğin tam göbeģinde 3.kişinin işi ne yahuuu? (Laleden bahsediyorum)

    YanıtlayınSil
  7. :))) Hacer'in korkuları... Çok tatlısın :)

    YanıtlayınSil

Whatsapp Button works on Mobile Device only

Aramak için kelimeni yaz ve ENTER'la